ACIBADEM HAYAT www.acibadem.com.tr http://www.acibadem.com.tr/hayat
  • Cam kemik hastasına ilk kez kalp zarından kalp kapağı yapıldı

    Emre Çağlar’ın doğumdan itibaren en hassas yeri kemikleriydi. 'Cam kemik' hastalığı olarak bilinen “osteogenesis imperfecta” hastası olan 37 yaşındaki Çağlar’ın kemikleri basit bir nedenle bile kırılabiliyordu ki tam 15 kez kemik kırığı yaşamıştı. Üstelik kırık sonrası iç kanama da gelişiyordu. İyileşme süreci de normalden daha uzun ve zorlu olduğundan Emre Çağlar, kırığa yol açabilecek tüm etkenlere karşı aşırı endişeyle yaklaşıyordu. İşte göğsünde daha sık hissettiği ağrı ve çarpıntı yeni bir endişeyle onun doktora götürdü.


    Cam kemik hastalığı kalbini de etkiliyordu


    Bir bankada asistan olarak çalışan Emre Çağlar kendisini bildi bileli kalbinde hafif çarpıntı sorunu yaşadığını belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Mesela beş dakika yürümeye kalksam, kalbim hemen çarpmaya başlıyordu. Ancak çarpıntımın hafif olması ve hemen geçmesi, beni biraz rahatlatıyordu. Ama bilmediğim önemli bir nokta varmış: Cam kemik hastalığım kalbimi de olumsuz etkiliyormuş meğer, üstelik kalbimdeki sorunlar da artıyormuş.”


    Kalbi büyüdü
    Çağlar çarpıntılar sıklaşınca bir uzmana başvurma ihtiyacı duydu. Kalp kapakçığının bozulduğu teşhis edildi. En fazla 55 mm olması gereken kalbi büyüyerek 64 mm boyutuna ulaşmıştı. Bu 9 milimlik fark, hayatla ölüm arasındaki farkın da başlangıcı oldu.


    Ameliyatını erteledi ama…
    Emre Çağlar, teşhis sonrasında yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bu hiç beklemediğim bir sonuçtu, şok olmuştum. Acilen ameliyat olmam gerekiyordu. Doktora göre hastalığım ilerlemişti ve ameliyat olmadığım takdirde hayatım tehlikeye girecekti. Öte yandan hastalığımın sonuçlarından da korkuyordum. Çünkü hem ameliyatta kırık ve kanama riski vardı hem de protez kapak takıldığında kan sulandırıcı ilaç içmek zorunda kalacaktım ki, bu da yeni bir risk demekti.” Çağlar, riskleri düşünerek, ‘ameliyat tarihini ne kadar ertelersek o kadar iyi’ diye düşündü ta ki, acil servise gitmek zorunda kalana kadar. Kalbindeki ritim bozukluğu ilerlemiş, kalbi duracak gibi olunca soluğu acil serviste almıştı. O zaman ameliyat olmak için daha fazla beklemesi çok daha büyük bir risk olacaktı.


    ‘Kendi kalp zarından kalp kapağı yaparız’

    Emre Çağlar, kendi risklerini düşünerek titiz bir araştırmaya başladığında, Acıbadem Maslak Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Alhan’a ulaştı. Tek sorusu vardı; kapağı kurtarabilir miyiz? Çünkü protez kapak riskliydi. Ama Prof. Dr. Cem Alhan “Değil kurtarmak, sana yepyeni bir kapak yaparız hem de kendi kalp zarından” deyince sevinçten havalara uçtu. Ameliyat sonrası bu sevincin sonuçlarını da yaşadı. Ertesi gün kalp çarpıntısı sorunu bitti, şimdi uzun yürüyüşlere başladı.


    Ameliyat çok riskliydi
    Hastalık nedeniyle sadece kemiklerde gelişebilecek kaynama problemi yüzünden bile protezle uygulanan kalp kapakçık ameliyatının cam kemik hastalarında yaşamsal riskler taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Cem Alhan riskleri şöyle anlatıyor: “Kendi kapağı tamir edilemeyecek durumdaki hastalara genel olarak ya mekanik ya da biyolojik kapak kullanıyoruz. Ancak Emre Çağlar’ın cam kemik hastalığı nedeniyle her iki yöntem de fazlasıyla risk içeriyordu. Mekanik kapak kullansaydık Emre Çağlar’ın ömür boyu kan sulandırıcı ilaç tedavisi görmesi gerekecekti. Ancak bu hastalıkta en ufak bir travmada kemikler kırılabiliyor ve bu durum da iç kanamaya yol açabiliyor. Hastamız daha önce 15 kez kırık vakası yaşamış, bu kırıkların ikisinde ilaç kullanmadığı halde iç kanama gelişmiş. İlaç kullansaydı çok ciddi tablolar gelişebilirdi. Biyolojik kapağı tercih etsek kapak 8-10 yılda dejenere olacağı için tekrar ameliyata ihtiyaç duyulacaktı. Üstelik her iki protezde de kapağın dokudan ayrışma riski yüksekti. Hem ağır kan sulandırıcı ilaç kullanmayı gerektirmeyecek hem protezin ayrışma ihtimali en düşük olacak hem de uzun yıllar dayanacak bir kapağa ihtiyacımız vardı. Bu nedenle hastamız için en uygun çözüm, kendi dokusundan yapılacak olan bir kalp kapakçığıydı. Bizim 9 yıldır uygulanan ve uzun dönem sonuçlarını bildiğimiz “Ozaki” yöntemini uygulamaya karar kıldık.”


    Ozaki yöntemi nedir?


    Dünyada yaklaşık 10 yıldır uygulanan Ozaki yöntemiyle aort kapağı değiştirilmesi gereken kişilerde, protez kapak yerine kişinin kalp zarından kapak elde ediliyor. Cerrahi tedaviye ihtiyaç duyan aort kapak hastalarında bugüne kadar kullanılan mekanik ve biyolojik kapaklara alternatif olarak geliştirilen yöntem önemli kazanımlar sağlıyor. Özellikle ameliyat sonrası kan sulandırıcı ilaç kullanmak gereken kişilerde bu zorunluluğu ortadan kaldırarak yaşam kalitesini yükseltiyor.”


    Dünyada sayılı merkezde uygulanıyor
    Şu an dünyadaki sayılı merkezde kullanılan yöntemi ülkemizde başarıyla uygulayan Acıbadem Maslak Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Alhan, bunun birçok hasta için umut veren bir gelişme olduğunu söylüyor. Ozaki yöntemi; aort kapak değişimi gerektiren hastalıkların tedavisinde uygulanıyor; hastanın kendi kalp zarından yeni bir kapak oluşturularak aort kapağının rekonstrüksiyonu esasına dayanıyor. Operasyon sırasında hastanın kendi kalp zarı hazırlanarak özel bir işlemden geçiriliyor ve kapakçığın anatomisine uygun boyutlarda yeni bir kapakçık oluşturmak için hazırlanıyor. Ozaki prosedürü aort kapak değişimi gerektiren aort kapak hastalığı olan tüm hastalara uygulanabiliyor.


    ‘Dünyada ilk kez cam kemik hastasına uyguladık’
    Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Alhan “Ozaki yöntemi sayesinde artık hastalara yabancı bir madde kullanmadan, kendi kalp zarlarından oluşturulan kapaklar ile kalp kapak ameliyatı yapabileceğiz” diyor. Prof. Dr. Cem Alhan ayrıca bu yöntemin bir cam kemik hastasına da dünyada ilk kez uygulandığını söylüyor.


    Ozaki yönteminin faydaları nelerdir?

    • Kan sulandırıcı tedavi gerekmiyor.
    • Çocuklarda protez kapak takıldığında zaman içinde çocuğun büyümesiyle kapağın küçük kalmasına bağlı tekrar ameliyat edilmesi riskini azaltıyor.
    • Anne adayları için önemli avantaj: Bebeklerde kan sulandırıcı ilaç kullanımına bağlı anomali riskini önlüyor.
    • Ameliyat sonrası kalıcı kalp pili ihtiyacını en aza indiriyor.
    • Mevcut yayınlar ışığında uzun yıllar dayanacağı düşünülüyor.

     


    Paylaş
En Çok Görüntülenen Bilgiler