ACIBADEM HAYAT www.acibadem.com.tr https://www.acibadem.com.tr/hayat
  • İşitme kaybı sinsice ilerler

    Gerek eğlence yerlerinde gerekse kulaklıkla müzik dinlerken aşırı yüksek sese maruz kalmak ciddi tehlikelere davetiye çıkarıyor. Uzun dönemde olabileceği gibi ani işitme kaybına da yol açabiliyor. Yüksek sesle müzik dinlemekten orta kulak enfeksiyonlarına, annenin hamilelikte kullandığı ilaçlardan kulak çubuğunun yanlış kullanımına dek birçok faktör işitme kaybına yol açabilir. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Emre, işitme kaybı ve tedavisine yönelik önemli uyarılarda ve önerilerde bulundu.

     

    Ülkemizde milyonlarca işitme engelli ya doğuştan gelen ya da sonradan gelişen nedenlerle duyma yetisinden mahrum. Günümüzde giderek yaygınlaşan yüksek sesle müzik dinleme alışkanlığı da işitme kaybına davetiye çıkarır. Müziğin gerek eğlence yerlerinde gerekse kulaklıkla çok yüksek sesle dinlenmesi uzun dönemde işitme kaybına yol açabildiği gibi ani işitme kaybına da neden olabilir. Uzun süre yüksek ses ve basınca maruz kalındığında iç kulakta duymamızı sağlayan duyu hücreleri tahrip olur. Bu durumun sık tekrarlanması durumunda geri dönülemez hasarlar meydana gelebilir. Öte yandan kulaklığın tıkacı kulağın içindeki kiri zarın üzerine itip orada topaklanmasına yol açtığından bu da zamanla işitme güçlüğü doğurabilir. Kulak çubuğu da işitme kaybına yol açabilir. Kulağımız doğal yapısı gereği kendi kendini temizleme özelliğine sahip. Ama kulak çubuğunun yanlış kullanılması ile kulak kirlerine müdahalede bulunulur. Kulak kirlerinin zarın üzerinde birikmesi birçok sorunun yanında işitme kaybına da yol açabilir.

     

    Hamilelikte ilaç kullanımına dikkat!
    Genetik faktörlerin yanı sıra yüksek ateşli hastalıklardan orta kulak iltihaplarına, diyabetten hipotiroide birok hastalık işitme kaybına neden olabilirken; annenin hamilelik döneminde kullandığı bazı ilaçlar, geçirdiği hastalıklar, sigara, alkol kullanımı, doğum sırasında komplikasyonlar ve doğum sonrası ateşli hastalıklara bağlı geçirilen havale de bebekte işitme kaybına yol açabilir. Anne adaylarının mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının takibinde olması gerekir. Bu dönemde aşılarının tamamlanması önemlidir. Örneğin; kızamıkçık aşısı olmamış bir anne adayına öncelikle aşı uygulaması yapılması gerekir.

     

     

    'Kulağım çınlıyor' deyip geçmeyin!


    Genetik yatkınlığı olanlar, yüksek sese sürekli maruziyeti bulunanlar ve işitme sinirlerinin yaşla birlikte yıpranması nedeniyle yaşlılar işitme kaybı açısından daha riskli grubu oluşturur.

     

     

    Ani işitme kaybı da günümüzde sıklıkla meydana gelebilir. Ani işitme kaybı yüzde 90 oranında nedeni bilinmeyen bir hastalıktır. Ani işitme kaybı gelişen hasta, etkilenen kulağında işitme kaybının yanı sıra uğultu, tıkanıklık, günlerce süren kulak çınlaması ve baş dönmesi de hissedebilir. Bu olguların bir kısmının kendi kendine iyileşebildiği bilinse de ilk iki hafta içerisinde tedavisine başlanmayan hastalarda iyileşme şansının daha düşük olduğu ortaya koyulmuştur. Bu nedenle bu olgular ihmal edilmemeli örneğin ‘kulağım çınlıyor’ deyip geçilmemeli, mutlaka zaman kaybetmeden kulak, burun ve boğaz hastalıkları uzmanına danışılmalıdır.

     

     

    Çocuğunuzda bu belirtiler varsa...


    Günümüzde her yenidoğana işitme kaybı olup olmadığını tespit etmek amacıyla tarama testi yapılır. Yine ülkemizde Sağlık Bakanlığı yoğun bakımda kalan her bebeğe kalış nedenine bakmaksızın BERA testini zorunlu tutuyor. Bu özellikle yoğun bakıma gereklilik gösteren ve aynı zamanda işitmeye de zarar verebilen hastalıklarda, işitme kaybının erken tanısı açısından önemlidir. Bu dönemden sonra yüksek ateşli hastalık, beyin zarı iltihabı, kulak iltihapları veya genetik bozukluğa bağlı işitme kaybı gelişebilir.

     

     

    İşitme kaybı sinsice gelişen bir hastalık. Burada işitme kaybının geliştiğine dair dikkat edilmesi gereken başlıca unsurları şöyle sıralayabiliriz;

     

    • Bebeğin yüksek seslere tepki vermemesi,
    • Seslendiğinde cevap alınamaması,
    • Televizyonu yüksek sesle dinlemesi,
    • Konuşmada gecikmesi,
    • Kulaklarda sürekli kötü kokulu, sarı renkte akıntı gelmessi.

     

    Bunların fark edilmesi durumunda hemen bir kulak, burun ve boğaz hastalıkları hekimine başvurulmalıdır.

     

     

    Koklear implant umut veriyor


    İşitme engellilerin hayatına ses veren sistemin adı, "koklear implant". Ülkemizde 90’lı yılların ortasında yaygınlaşan ve işitme engellilerin karşısındakini görmeden telefonda duyup konuşabilmesini de mümkün kılan bir sistem. Koklear implant iç kulaktaki işitme organının bir elektrot ile direkt uyarılması esasına dayanır. Birçok farklı frekansın uyarılabilmesi nedeniyle normal işitmeye yakın bir ses duyulabilir. Hastanın işitme kaybının ne zaman olduğu ve dil gelişiminin hangi aşamasında kayıp yaşadığı koklear implant uygulaması sonrası dil gelişimini önemli derecede etkiler. Koklear implant 1 yaş itibariyle takılabilir. Bu nedenle işitme kaybı saptanan ve dil gelişimi başlamamış olan çocuklara en kısa sürede koklear implant takılması gerekir. Bu sayede çocuğun sağlıklı işiten bir bireyin dil ve zeka gelişimi ile eşdeğer gelişim göstermesi mümkün olur.

     

    İlginizi çekebilir:

    İşitme kaybı değerlendirmesinde kullanılan üç test
    İşitme kaybının derecesi nasıl ölçülür?
    Bebeklerde işitme kaybı nasıl teşhis edilebilir?

     

    VİDEO: Çocuğun geç konuşması işitme problemi belirtisi olabilir

     

     


    Paylaş
En Çok Görüntülenen Bilgiler