ACIBADEM HAYAT www.acibadem.com.tr https://www.acibadem.com.tr/hayat
  • Sessizliğe son veren yöntem: Koklear implant

    Türkiye’de 3 milyona yakın kişinin işitme engelli olduğu tahmin ediliyor. Kimi doğuştan kimi sonradan gelişen nedenlerle ‘büyük sessizlik’le yaşamak zorunda kalıyorlar. Ancak tıp teknolojisindeki gelişmeler, bu büyük sessizliği bozup, kişiyi seslerle yeniden tanıştırabiliyor. Bu gelişmelerden biri de koklear implant.

     

    Koklear implant, iç kulakta koklea denilen salyangozun harap olduğu ama işitme sinirinin hala sağlam olduğu durumlarda uygulanır. İç kulaktaki salyangoz bypass edilerek, salyangozun içine konulan elektrotlar yardımıyla sinir uyarılır. Koklear implantın iki ana parçası vardır. Biri operasyon ile yerleştirilen iç kısım yani implant, diğeri sesleri alıp, içeri yerleştirilen parçaya ileten, sesleri elektriksel sinyallere çeviren bir nevi bilgisayar olan dış kısım. Bu iki kısmın uyumlu çalışması ile dışarıdan alınan sesler, beyne iletilir ve böylece işitme sağlanır.

     

     

    Çocukluk döneminde dikkat!


    Koklear implantın uygulanabilmesi için koklea denilen salyangozun içinde elektrotun yerleştirileceği boşluğun korunmuş olması gerekir. Bazı çocukluk dönemi hastalıkları, işitme kaybına yol açabilir ki; ailelerin bu konuda bilinçli davranmaları gerekir. Bazen menenjit sonrası işitme kaybı olduğunda çocuklarda menenjite bağlı iki kulağın işitme yeteneği de kaybedilebilir. Bu çocuklarda koklear implant erken dönemde konulmazsa o salyangozun içi kemikleşir ve implantı yerleştirecek kanal kalmaz.

     

     

     

    Hangi hastalara implant uygulanmaz?

     

    Yine, 'konuşma ve dil öğrenimi öncesi dönem' olan prelingual dönemde işitmesini kaybeden bebeklerde hayatının ilk 5 yılında işitme uyaranı almadıysa tedavi imkanı olmaz. İşitmesi gelişmeyen bir çocukta konuşma da gelişemez. Konuşması hiç gelişmemiş bir çocuk beş yıldan sonra da başarılı olamaz. Bir de 'post lingual' işitme kayıpları olur. Yani çocuk hayata duyarak başlar, konuşmayı öğrenir, ancak konuşma ve dil öğrenimi sonrası' dönemde hayatın bir aşamasında işitmesini; menenjit, ateşli hastalık, yanlış antibiyotik kullanımı ya da kafa travması gibi bir nedenlerle kaybedebilir. İki tarafta da işitme kaybı oluştuğunda bu hastalara implant koymak mümkün olmaz.

     

     

     

    Telefonda da konuşabilirler

     

    Çocukluk dönemi dışında tümörler nedeniyle işitme sinirinin beyinden çıktığı yerde harabiyet olan hastalara kokleaya elektrot yerleştirilse dahi sinir uyarılamayacağı için implant uygun olmaz. Bu tür hastalara farklı tedavi uygulanır.
    Koklear implant teknolojisindeki gelişmeler sayesinde, kişiler telefonla iletişimde de zorluk çekmeden karşı tarafı duyar hale gelebilir. Peki telefonla konuşmak operasyon sonrası ne kadar sürede mümkün olabilir? Ameliyattan sonra ilk ay cihazın ilk ses verme denemeleri yapılıp dış parçası takılır. Bir aydan sonraki süreç hastanın işitme kaybının boyutuna göre değişir. Önceden konuşma ve duyma yetisi olan hastaların çoğu altı ay içerisinde telefonla tekrar konuşur hale gelebilir. Ancak bu yetileri hiç olmamışsa sabırlı olmak gerekir, eğitimin uzun zaman alabilir.

     

     

     

    Ailenin işbirliği önemli


    Tedavide, deneyimli bir ekip son derece önemlidir. Odyologun doğru teşhis koyması, cerrahın başarısı ve yaklaşık 1.5 saat süren ameliyat sonrası terapi uygulayacak, konuşma eğitimi verecek odyologun tecrübesi çok önemli. Ayrıca görsel-işitsel eğitimin sürekliliği olmalı. Bu nedenle ailenin işbirliği ve uyumu birinci sırada gelir. Yoksa kulağa implantı koyulan ve taburcu edilen pek çok hastadan istenilen sonuç alınamaz.

     


    Paylaş
En Çok Görüntülenen Bilgiler