ACIBADEM HAYAT www.acibadem.com.tr http://www.acibadem.com.tr/hayat
  • Doğum sonrası vajinal akıntı ve kanamaya dikkat

    Doğumu takip eden ilk günlerde lohusalık dönemine özgü, parlak kırmızı renkli, adet kanamasına yakın miktarda ve ‘loşi’ denilen akıntı olur. Günler içinde bu akıntının miktarı azalır ve rengi açılır. Sonunda da beyaz bir akıntıya dönüşür. Bu dönemde günlük hijyenik ped kullanmak, bunları sık sık değiştirmek, akıntının kötü kokulu, aşırı miktarda olmamasına ve iltihabi özellikler taşımamasına dikkat etmek gerekir. Aşırı kanama, rahim içinde plasenta dokusu kaldığına ya da nadir olarak görülen ve rahim iç zarı tabakasından başlayarak rahmi tutan bir enfeksiyona işaret edebilir. Bazı kadınlarda ateş, şiddetli kanama ve karın bölgesinde aşırı hassasiyet belirtileri ile de kendini gösterebilir. Bu bulguların varlığında doktor ile görüşmek gerekir.


  • Doğum sonrası dikişlere özen gösterin

    Normal doğum yapmış kadınların vajina bölgesinde cerrahi kesi yapılmışsa ya da yırtılmalar olmuşsa genital bölgeye dikiş atılması gerekir. Bu dikişlerin neden olduğu hassasiyeti gidermek için taburcu olurken önerilen lokal anestezik kremlerin kullanılması, ılık oturma banyoları yapılması ve yumuşak yastıklar kullanılması tavsiye edilir. Hem dikişlerin varlığı hem de rahim ağzının açık olması nedeniyle bu dönemde akıntılar için tampon kullanmamak, günlük hijyenik pedleri tercih etmek gerekir. Bu hassasiyet, 1-2 hafta içinde kaybolur. Sezaryen yöntemi ile doğum yapan kadınların ise bikini bölgesine uygulanan yaklaşık 8-10 santimlik kesideki dikişlerin yarattığı ağrıyı azaltması için süte uyumlu ve parasetamol etken maddeli ağrı kesiciler kullanması önerilir.


  • Doğumdan sonra jinekolojik muayeneleri atlamayın

    Annenin doğumdan 10-15 gün sonra ve lohusalığın bittiği 6 haftanın sonunda rutin muayeneden geçirilmesi gerekir. Bu muayenelerde bikini bölgesindeki kesinin ya da genital bölgenin kontrolü yapılır, rahmin eski boyutuna gerileyip gerilemediği incelenir. Ayrıca lohusalık sonrası cinsel hayatın başlayıp başlayamayacağına, annenin nasıl korunacağına da bu dönemde karar verilir. Öte yandan ateş, üşüme, titreme, memelerde süt birikmesi, bacaklarda kızarıklık veya şişme, hareketlerde zorlanma, şiddetli ya da kötü kokulu kanama, iltihap özellikli akıntı ve genital bölgede kızarıklık gibi durumlarda rutin muayeneyi beklemeden mutlaka doktora bilgi vermek gerekir.


  • Doğum sonrası tuvalete çıkma sorunu sizi korkutmasın

    Özellikle normal doğum yapan annelerde, doğum sırasında bebeğin başının mesaneye yaptığı baskının idrar kontrolünü sağlayan kasları etkilemesine bağlı olarak idrarı başlatmakta zorluk, idrar yaparken sancı veya idrar yapamama gibi sıkıntılar yaşanabilir. Tek çözümü zaman olan bu durumda, idrar yapmaya çalışırken genital bölgeye ılık su tutmak rahatlatıcı olur. Nadiren görülen idrar tutamama hali de doğumu takip eden birkaç gün içinde kaybolur. Ayrıca her iki doğum şeklinde de anal bölgede ağrılı şişliklerin belirmesi anlamına gelen hemoroid görülebilir. Ağrılı vakalarda lokal etkili ağrı kesiciler kullanmak ve diyetteki lif oranını artırıp yumuşak dışkılamayı sağlamak yarar sağlar. Şikayetler, lohusalık sonrası gerilemezse genel cerrahi uzmanından görüş almak gerekir.


  • Anne sütünün yetmeyeceği endişesinden kurtulun

    Lohusalık dönemindeki bir annenin en büyük endişelerinden biri de bebeğini nasıl besleyeceği olur. Bu endişeleri gidermek için hastaneden çıkmadan önce bebek hemşireleri ile emzirme tekniği üzerine çalışmak fayda sağlar. Bebeğin emmeyi, annenin ise emzirmeyi öğrendiği ilk günlerde süt az miktarda gelir. Ancak annenin ruh hali pozitifse ve bebek aktifse süt günler içinde hızla çoğalır. Bu dönemde bol sıvı tüketmek süt miktarına olumlu etki yapar. Tatlı yemek gibi ek yöntemlere başvurmak gerekmez. Emzirme döneminde meme başının temizliğine dikkat etmek ve memelerde fazla süt birikmesine izin vermemek önem taşır.


  • Süt kanallarının tıkanmasına izin vermeyin

    Bebeğin emmesinin ardından memede halen sertlikler ve hassasiyet varsa, memenin pompa ya da elle boşaltılarak sütün ileride kullanmak üzere süt poşetlerine alınması, ılık havlu ya da ılık duş ile memeye masaj yapılması gerekir. Bu önlemler alınmadığı takdirde memede enfeksiyon başlayabilir. Annede üşüme ve titreme görülebilir. Önlem alınmadığı takdirde memede apse oluşur ve bunun cerrahi yoldan boşaltılması gerekir. Enfeksiyon oluşmuşsa doktor kontrolünde parasetamol etken maddeli ağrı kesici ve emzirmeye engel olmayan antibiyotik kullanılarak süt vermeye devam edilebilir.


  • Doğum sonrası ilaç kullanımı yeniden düzenleyin

    Bazı annelerde hamilelikten önce gelen ve hamilelikte eşlik eden diyabet, tiroit ya da kardiyak rahatsızlıklar gibi kronik hastalıklar bulunabilir. Bu hastalıklar annenin emzirme sırasında da ilaç kullanmasını gerektirir. Böyle durumlarda süt ile uyumlu ilaçların düzenlemesi yapılarak emzirme döneminde de kullanılması gerekir.


  • Doğumdan sonra karnınızın görüntüsü sizi korkutmasın

    İster normal ister sezaryenle doğum yapılmış olsun birçok anne, bebek çıkar çıkmaz karınlarının eski haline döneceğini düşünür ve bu gerçekleşmeyince hayal kırıklığına uğrar. Oysa 9 ay boyunca yavaş yavaş gerilen karın kaslarının toparlanması vakit alır. Lohusalık döneminin sonunda ise karında beklenen toparlanma gerçekleşir.


  • Bebek uyurken siz de uyuyun

    Hamileliğinin son günlerini daha çok dinlenerek geçiren bir anne için, doğumdan itibaren çok yoğun bir tempo başlar. Bebeğine en iyi bakımı vermek isteyen anne, aynı zamanda evinin işlerine de yetişmek isterse daha da yorgun düşer. Bu dönemde aile büyüklerinden ve arkadaşlardan yardım talep etmek gerekir. Ayrıca bebeğin uyuduğu saatlerde annenin de uyuması önerilir.


  • Lohusalık depresyonunu yenmek için yardım isteyin

    Lohusaların yüzde 70-80’inde lohusalık üzüntüsü, yüzde 10-13’ünde ise lohusalık depresyonu görülür. Daha sık görülen ve daha çabuk geçen lohusalık üzüntüsünü aşmak için aileden ve arkadaşlardan destek almak, bebeği güven duyulan birine bırakıp evden dışarı çıkmak gibi faaliyetler fayda sağlar. Lohusalık depresyonunu ise annenin kendisinden çok çevresindeki insanlar fark eder. Sürekli ağlamak, bir şeyler yapmak için enerji bulamamak, çok fazla ya da çok az yemek, çok fazla ya da az uyumak, dikkati toplamada ve karar vermede güçlük yaşamak, değersiz ve suçlu hissetmek, keyif alınan olaylara ilgiyi kaybetmek, eşten, aileden, arkadaşlardan hatta bebekten kendini soyutlamak gibi belirtiler görülür. Bu bulgulara sürekli baş ağrısı, mide problemleri gibi fiziksel sıkıntılar da eşlik edebilir. Bu durumda bir psikolog veya psikiyatristten destek almak gerekir.