Çocuk Kalp Ameliyatları Öncesi ve Sonrasında Bilmeniz Gerekenler

Günümüzde minik kalplere büyük müdahale edilerek bebekler sağlıklarına kavuşturulabiliyor. Ancak ameliyat küçük ya da büyük olsa da, çocuğun bu sürece hazırlanması gerekiyor.

Ameliyat öncesi
Ameliyat, birçok anne babanın çocuğu adına endişe ile karşıladığı bir karar. Ancak kalbinde anomali olan çocuğunuz, çocuk kalp hastalıkları uzmanları ve kalp damar cerrahları tarafından değerlendiriliyor. Böylece alınan karar, çocuğunuzun bu ameliyattan sonra yepyeni ve sağlıklı bir hayata kavuşacağı anlamını taşıyor.

Peki ameliyata hazırlanmak için neler yapılıyor?

İlk hazırlıklar

  • Çocuğunuz genellikle ameliyattan kısa bir zaman önce hastaneye yatırılıyor. Hastanede kalma süresi ise ortalama 5 ila 10 gün. Bu süre bazı koşullarda uzayabiliyor.
  • Ameliyat öncesinde çocuğunuzun mümkün olduğu kadar sağlıklı olması son derece önemli. Çocuğunuzda ateş, öksürük veya soğuk algınlığı varsa çocuk kardiyoloğunuza veya kalp cerrahınıza haber vermeniz gerekiyor. Uzmanlar durumu değerlendirerek ameliyatın birkaç gün ertelenmesi kararını alabiliyor.

Genel tetkikler

  • Çocuğunuz ameliyat öncesinde karaciğer, böbrek fonksiyonları ve pıhtılaşma faktörleri açısından inceleniyor.
  • Ameliyat sırasında veya sonrasında sorun yaratabilecek olası bir enfeksiyon odağının tespiti ve gerekirse tedavisi amacıyla çocuk hastalıkları uzmanı tarafından genel muayenesi ve diş hekimi tarafından diş muayenesi yapılıyor.
  • Çocuğunuzun ameliyata hazır olup olmadığı açısından ve gerekli ameliyat hazırlıkları bakımından değerlendirilmesi konusunda hasta koordinatörü sizi yönlendiriyor ve yardımcı oluyor.

Ameliyatlarda kan nakline ihtiyaç duyulabiliyor

Kalp ameliyatları sırasında kan nakline ihtiyaç duyuluyor. Ameliyata bağlı olarak ihtiyaç duyulan kanın miktarı değişiyor. Genellikle açık kalp ameliyatlarında 2-4 ünite, kapalı kalp ameliyatlarında 1-2 ünite kan gerekebiliyor. Kan örnekleri AIDS, Hepatit (B ve C) ve her türlü bulaşıcı hastalık açısından titizlikle taranıyor.

Servis Dönemi

Yoğun bakım ünitesinden çıktıktan sonra çocuğunuz pediyatri servisine çıkarılıyor. Burada çocuğunuzun bakımı ile ilgili olarak siz de önemli bir rol üstlenebilirsiniz. Serviste genellikle öksürme ve solunum egzersizlerini içeren solunum terapisi uygulanıyor. Böylece akciğer ve solunum problemlerinin önüne geçilmeye çalışılıyor. Bir süre sonra çocuğunuz ağrı kesici ilaçlara daha az gereksinim duyuyor.

Çocuğunuzu iyileşme sürecinde şöyle destekleyebilirsiniz:

  • Çocuğunuzu yatak içinde doğrulturken iki elinden birden tutun, sırtından ve başından destekleyerek kaldırın. Ameliyat kesisinin gerilmesine neden olacak hareketler yapmayın. Doktorunuzun tavsiyesine göre çocuğunuzu daha aktif olmaya teşvik edin ve servis içerisinde dolaştırın. Çocuğunuza drenaj tüpleri ve serum takılı olabilir. Bu durum hemşire gözetiminde çocuğunuzu koltuğa oturtmanıza ve dolaştırmanıza engel değildir.
  • Çocuğunuza dokunmadan önce ellerinizi yıkamaya özen gösterin. Göğüs yarası ve tedavi ekipmanlarını gözeterek çocuğunuza sarılabilir ve kucağınıza alabilirsiniz. Ziyaretçilerin uzun süre içeride kalarak oda havasını kirletmesini ve çocuğunuzu öpmesini engellemelisiniz. Hijyenik açıdan açıkta yiyecek, içecek, giysi bırakmamalı ve oda içi düzeni korumalısınız.
  • Ameliyattan sonra çocuğunuza vücutta su tutulmasını önlemek amacıyla tuzsuz diyet uygulanabilir. Diüretik (idrar söktürücü), antibiyotik veya digoksin gibi ilaçlar verilebilir. Çocuğunuzun beslenmesi ve ilaç kullanımının tıbbi ekibin önerdiği şekilde uygulanması için destek olabilirsiniz.

Bazı çocuklarda ameliyat reaksiyonu olarak birkaç gün sonra ateş çıkabiliyor. Eğer ateş devam ederse, doktorunuz bunun nedenini ve nasıl tedavi edileceğini belirlemek için çocuğunuza bazı testlerin yapılmasını isteyebilir. Testlerinin yapılması sırasında çocuğunuza, manevi destek verebilirsiniz.

Devamını oku

Ameliyat Süreci

Kalp ameliyatları bu alanda uzmanlaşmış doktorlar, teknisyenler ve hemşirelerden oluşan bir ekip tarafından gerçekleştiriliyor. Cerrah ameliyata konsantre olurken, diğerleri hastanın kan dolaşımı, solunum ve diğer hayati fonksiyonlarını sağlayan cihazlarla ilgileniyor.

 Çocuğunuzun ameliyata hazır olup olmaması açısından ve gerekli ameliyat hazırlıkları bakımından değerlendirilmesi konusunda, hasta koordinatörü sizi yönlendiriyor ve yardımcı oluyor.

Açık kalp ameliyatı:
Bu ameliyatlarda kalp-akciğer makinesi kullanılıyor. Bu cihaz akciğerler ve kalbi devre dışı bırakarak kanın oksijenlenmesini ve vücuda kan pompalanmasını sağlıyor. Böylece kalbin güvenle durdurulması ve açılıp tamir edilmesi mümkün olabiliyor. Bu yöntemle cerrah kalbin içini ve kalp kusurunu rahatlıkla görüyor ve düzeltiyor.

Ameliyat sonunda kalp tekrar çalıştırılarak pompadan çıkılıyor. Kalp ve akciğerler normal pompalama ve oksijenlendirme görevlerine geri dönüyor. Bazı açık kalp ameliyatlarında hipotermi olarak adlandırılan bir teknikle ameliyat yapılması gerekebiliyor. Hipotermi tekniğinde çocuğun vücut ısısı düşürülerek kan akımı yavaşlatılıyor, hatta durduruluyor ve güven içerisinde kalbin tamiri yapılıyor.

Kapalı kalp ameliyatı:
Bazı operasyonlar kalp-akciğer pompası kullanılmadan yapılabiliyor ve bu ameliyatlara da “kapalı kalp ameliyatı” deniyor.

Minival İnvaziv Kalp Ameliyatı:
Bazı kalp anomalilerinde göğüse çok küçük bir açıklıktan girilerek bazı özel aletler ve video kamera yardımı ile kalp ameliyatları yapılabiliyor. Minimal invaziv kalp ameliyatları olarak adlandırılan bu ameliyatlarda yara izi daha küçük ve belirsiz, iyileşme daha çabuk oluyor. Ancak bu tür ameliyatlar, her kalp anomalisi için uygun olmayabiliyor. Özellikle tam şifa ile sonuçlanan ameliyatlarda, hastaların ilerki dönemlerde tek şikayeti “ameliyat izi” ile bunun getirdiği estetik ve psikolojik sorunlar olabiliyor. Küçük açıklardan yapılan ameliyatlarla bu sorun, en az düzeyde hissediliyor.

Yoğun bakımdaki cihazlar ve çocuğa takılı tüplerden dolayı endişe etmeyin. Bunların hepsi gerekli ve rutin olarak kullanılan ekipmanlar. İhtiyaç kalmadığı zaman yavaş yavaş bu ekipmanların hepsi çocuğunuzdan çekiliyor.

Bu özel cihazlara örnek olarak aşağıdakileri sıralayabiliriz:

  • Solunum makinesi (ventilatör)
  • Soluk borusuna takılı solunum tüpü (endotrakeal tüp)
  • Ekstra oksijen vermek için takılan oksijen maskesi
  • Göğüste biriken kan ve sıvıları boşaltmak için ameliyat sırasında yerleştirilen tahliye boruları (dren)
  • Kan, serum ve ilaçların verildiği damar içi uygulamalar
  • Burnundan takılan, mideye ulaşan nazogastrik sonda; kalp ritmi ve tansiyonunu monitörden görüntülemek için takılan elektrod ve kablolar gibi.

Dikkat

  • Çocuğunuzun ameliyat sonrası yoğun bakımda takip edilmesi için yukarıda sıralananların hepsine ihtiyaç duyuluyor. Tıbbi sakıncalar nedeniyle çocuğunuzun yoğun bakımdaki odasına girmeniz istenmiyor. Ancak durumu ile ilgili olarak size düzenli bilgi veriliyor. Ertesi gün telefon ile veya yoğun bakım ünitesi kapısından yoğun bakım sorumlusu ile yüz yüze görüşerek çocuğunuz hakkında bilgi alabiliyorsunuz.
  • Dışarıdan gelen kişilerin çocuğunuza hastalık bulaştırmasını önlemek için yoğun bakım ziyaretleri kısıtlanıyor. Yoğun bakımda kalma süresinin uzaması durumunda eğer doktoru uygun görürse, aileden bir kişi özel giysiler giyerek çocuğu ziyaret edebiliyor.
  • Yoğun bakımda çocuğunuzu rahatlatmak için sakinleştirici ilaçlar verildiği için kendisini uyuklar halde görebilirsiniz. Yoğun bakım ekibi ameliyattan sonra çocuğunuzda kullanılması gereken özel uygulamalar olursa, bunlar hakkında sizi bilgilendiriyor.
  • Kullanılan ilaçlarla, çocuğun kendisine uygulanan işlemlerden rahatsızlık duyması ve ağrı
  • Hissetmesi engelleniyor.

Eve Ne Zaman Dönebilir?

Çocuğunuz ameliyattan sonra kısa süre içerisinde kendisini daha iyi hissediyor ve hastaneden ayrılmaya hazır hale geliyor. Taburcu olmadan önce ameliyatın sonuçlarını kontrol etmek amacıyla bazı incelemeler yapılabiliyor.

Çocuğunuz kendini daha iyi hissettiğinde ve doktorunuz çocuğunuzun iyileştiğine kanaat getirdiğinde eve dönebilirsiniz. Artık çocuğunuzun kalbi, normal olan yaşıtları gibi normal bir büyüme ve gelişme gösterecektir.

Evde Yapılacaklar

  • Doktorunuzun verdiği randevu gününe kadar size söylenenleri harfiyen uygulayın. Çocuğunuzun fiziksel olarak aktif olmasına doktorunuzun tavsiyesine göre yardımcı olun.
  • Taburcu olduktan sonra evde kullanılmak üzere size verilen ilaçları titizlikle çocuğunuza vermelisiniz. İlaç saatlerini ve isimlerini şaşırmamak için buzdolabı üzeri gibi her zaman görünecek bir yere ilaç çizelgesi hazırlayın.
  • Çocuğunuza evde duş aldırabilirsiniz, ancak ameliyat yarasının iyileşmesi için sabunu uzun süreli kullanmayın. Bunun için küveti sabunlu suyla doldurmayın veya duş sırasında ameliyat yarası üzerine bastırarak sabun sürmeyin. Çok sıcak veya soğuk su kullanmayın.
  • Çocuğunuzun hoşuna gidecek yemekler hazırlayın. İyileşmesi için iyi beslenmesi gerekir. Aşırı yağlı, tuzlu veya şekerli yiyecekler vermeyin. Çorba, bebekler için mama gibi yumuşak ve hazmı kolay yiyecekleri tercih edin.
  • Çocuğunuzun yanında sigara içmeyin ve onu sigara içilen mekanlardan uzak tutun.
  • Çocuğunuzun göğsünün gerilmesine neden olacak hareketleri veya yük kaldırmasını 1 ay süre ile kısıtlayın.
  • Ateş, solunum sıkıntısı, vücutta şişme (ödem) ve doktorun verdiği talimatlar doğrultusunda herhangi bir ciddi değişiklik olursa, mutlaka hastaneyi arayın. Acil durumlarda acil servise başvurabilirsiniz.

Yoğun Bakım Dönemi
Yoğun bakım çocuk kalp merkezlerinin odak noktasıdır.

Ameliyattan sonra çocuğunuz yoğun bakım ünitesine alınıyor. Burada özel eğitimli doktor, hemşire ve teknisyenler 24 saat hizmet veriyor.

Çocuğunuzun yoğun bakımda tüm hayati fonksiyonları bilgisayarlı elektronik cihazlarla takip ediliyor. Çocuk kalp ameliyatlarından sonra yoğun bakım ünitelerinde ECMO ve kalp pompa destek sistemleri mutlaka bulunmalıdır.

Yoğun bakımdaki cihazlar ve çocuğa takılı tüplerden dolayı endişe etmeyin. Bunların hepsi gerekli ve rutin olarak kullanılan ekipmanlar. İhtiyaç kalmadığı zaman yavaş yavaş bu ekipmanların hepsi çocuğunuzdan çekiliyor.

Bu özel cihazlara örnek olarak aşağıdakileri sıralayabiliriz:

  • Solunum makinesi (ventilatör)
  • Soluk borusuna takılı solunum tüpü (endotrakeal tüp)
  • Ekstra oksijen vermek için takılan oksijen maskesi
  • Göğüste biriken kan ve sıvıları boşaltmak için ameliyat sırasında yerleştirilen tahliye boruları (dren)
  • Kan, serum ve ilaçların verildiği damar içi uygulamalar
  • Burnundan takılan, mideye ulaşan nazogastrik sonda; kalp ritmi ve tansiyonunu monitörden görüntülemek için takılan elektrod ve kablolar gibi.

Dikkat

  • Çocuğunuzun ameliyat sonrası yoğun bakımda takip edilmesi için yukarıda sıralananların hepsine ihtiyaç duyuluyor. Tıbbi sakıncalar nedeniyle çocuğunuzun yoğun bakımdaki odasına girmeniz istenmiyor. Ancak durumu ile ilgili olarak size düzenli bilgi veriliyor. Ertesi gün telefon ile veya yoğun bakım ünitesi kapısından yoğun bakım sorumlusu ile yüz yüze görüşerek çocuğunuz hakkında bilgi alabiliyorsunuz.
  • Dışarıdan gelen kişilerin çocuğunuza hastalık bulaştırmasını önlemek için yoğun bakım ziyaretleri kısıtlanıyor. Yoğun bakımda kalma süresinin uzaması durumunda eğer doktoru uygun görürse, aileden bir kişi özel giysiler giyerek çocuğu ziyaret edebiliyor.
  • Yoğun bakımda çocuğunuzu rahatlatmak için sakinleştirici ilaçlar verildiği için kendisini uyuklar halde görebilirsiniz. Yoğun bakım ekibi ameliyattan sonra çocuğunuzda kullanılması gereken özel uygulamalar olursa, bunlar hakkında sizi bilgilendiriyor.
  • Kullanılan ilaçlarla, çocuğun kendisine uygulanan işlemlerden rahatsızlık duyması ve ağrı
  • Hissetmesi engelleniyor.
Devamını oku

Nelere Dikkat Etmeli?

1. Düzenli aralıklarla muayeneleri yapılmalı
Çocuğunuzun tedavisinde düzenli kontrol muayenelerinin yapılması son derece önemli. Doğumsal kalp hastalığı tanısı konulmasından ve kalp ameliyatından sonra günler, haftalar, aylarla ifade edilen kontrol randevuları veriliyor. Sonrasında bu randevuların sıklığı giderek azalıyor.

Çocuğunuzun sorununa bağlı olarak düzenli muayene ve incelemeler gerekli olabiliyor.

Bu incelemeler:

  • Kan testleri
  • Elektrokardiyografi (EKG)
  • Ekokardiyografi
  • Göğüs filmi
  • 24 saat EKG takibinin yapıldığı Holter tetkiki
  • Egzersiz testi
  • Anjiyografi (kalp kateterizasyonu)

2. Bakteriyel endokarditten korunmalı
Bakteriyel Endokardit (BE), kan akımına karışan bakterilerin kalbin iç yüzeyi, kalp kapakları veya kan damarlarına yerleşerek enfeksiyona neden olmasıdır. BE hastalığına çok sık rastlanılmıyor. Ancak doğumsal kalp hastalığı bulunan çocukların bu hastalığı geçirme riski daha yüksek. Bu nedenle korunma (proflaksi) büyük önem taşıyor.

Bakterilerin kan akımına karışmasına yol açan cerrahi veya dişlerle ilgili girişim yapılmadan önce çocuğunuza antibiyotikle korunma sağlanması gerekiyor. Doğumsal kalp hastalığı nedeniyle takip edilen ameliyat olmamış çocukların hemen hepsinin BE’den korunmak için antibiyotik kullanmaları gerekiyor.

Kalp ameliyatı yapılan çocukların bir kısmında da BE’den korunmak için antibiyotik kullanılması gerekli olabiliyor. BE’yi önlemek için çocuğun cerrahi veya dişlerle ilgili girişim yapılmadan 1 ya da 2 saat önce antibiyotik alması gerekiyor. Amerikan Kalp Derneği (AHA) aşağıdaki girişimlerden
önce antibiyotik proflaksisini gerekli görüyor:

  • Bademcik ve geniz eti ameliyatları
  • Diş eti veya ağızda kanamaya neden olabilecek dişlerle ilgili girişimler
  • Bazı mide-bağırsak, üreme ve idrar yolu ameliyatları ile girişimler

Çocuk kardiyoloğunuz BE’den korunmakla ilgili olarak size daha detaylı bilgiler ve uygulanacak antibiyotik tedavisini belirten endokardit profilaksi kartı verecektir. Bu kartı diş hekiminiz, çocuk doktorunuz, aile doktorunuz ve diğer hekimlere göstermeniz, gerektiğinde

İlacın dozu çocuğunuzun kilosu, kalbinin durumu ve yapılması düşünülen girişime bağlı olarak değişiyor ve diğer hekimlere göstermeniz, gerektiğinde uygun antibiyotiğin, uygun dozlarda verilmesi açısından çok önemli.  

3. Spora yönlendirilmeli
Doğumsal kalp hastalığı olan çocukların çoğu, fiziksel olarak tamamen aktif bir yaşam sürebiliyorlar. Bu çocukların günlük aktivitelerine herhangi bir kısıtlama getirmeye gerek yok. Ancak anne babalar, çocuklarının fiziksel aktivitelerine gereksiz olarak bazı kısıtlamalar getirebiliyorlar. Bu durum akranlarıyla bir arada bulunmasını engelleyerek çocuğunuzun fizik kondisyon ve yaşam kalitesinde düşmeye neden oluyor.

Bu nedenlerle çocuk kardiyologları çocuğunuzun fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmesini teşvik ediyor. Bu sayede çocuğunuzun kalp ve akciğer kondisyonu artıyor ve daha kaliteli bir yaşam sürebiliyor. Ancak özellikle tam olarak düzeltilemeyen bazı hastalıklarda, spor yapma veya yönlendirilmesi uygun olan spor dalları konusunda çocuk kardiyoloğundan görüş alınmalı.

4. Kalp ilaçları doğru ve düzenli alınmalı

Doğumsal kalp hastalığı olan çocukların bir kısmı ilaçla tedavi ediliyor. Kullanılan ilaçlar genelde alınan besinlerle etkileşmiyor. En iyi yöntem, bebeği beslemeden önce ilacını vermektir.

Ancak ilaç vermede aşağıdaki önerileri dikkate almalısınız:

  • Mamasıyla birlikte vermeyi düşünüyorsanız, biberonun tamamını bitiremeyeceği için alacağı ilacı mamasıyla karıştırmayın.
  • İlacı az miktarda su ile karıştırarak damlalık, enjektör veya kaşıkla ağzına verebilirsiniz.
  • Bebeğiniz ilaç verildikten sonra kusuyorsa tekrar ilaç vermeyi denemeyin. Gelecek ilaç zamanı geldiğinde yine her zaman aldığı normal dozda ilacını verin.
  • Çocuğunuz hasta oluyorsa, yeterli beslenemiyorsa, günlük beslenmelerinin iki veya üçünde kusuyorsa ya da altını normalden az ıslatıyorsa, doktorunuzu aramalısınız.

5. Bebekler doğru beslenmeli
Doğumsal kalp hastalıkları bulunan bebeklerin boyları genelde normal olmakla beraber kilo almaları daha yavaş oluyor. Doğumsal kalp hastalığı teşhisi konulmadan önce bebeğinizi anne sütü veya mama ile beslemeye karar vermiş olabilirsiniz. Her iki beslenme yöntemi de kalp sorunu olan çocuğunuzu beslemek için yeterli olabilir. Ancak besleme yönteminde biraz esnek davranmalısınız.

Çocuğunuz anne sütü veya mama ile besleniyor olsa bile ek kaloriye ihtiyacı olabiliyor. Bu ek kalori ihtiyacı, farklı yöntemlerle sağlanabiliyor. Çocuğunuzu en iyi nasıl besleyeceğinizi öğrenmek için doktorunuza veya diyetisyeninize soru sormaktan çekinmeyin. Böylece çeşitli beslenme yöntemleri ve çocuğunuzun aldığı besinlerdeki kalori miktarını nasıl artıracağınız konusunda bilgi alabilirsiniz.

Akdeniz mutfağı tipinde beslenme alışkanlığının çocukluk yaşlarından itibaren başlatılması çok önemli. Yeşil sebze ve meyve ağırlıklı, beyaz et ve balık eti bakımından zengin, zeytinyağının tercih edildiği, karbonhidratların makul derecede tutulduğu diyet, çocuğunuzun erişkin yaşlarda da sağlıklı bir kalbe sahip olmasına yardımcı oluyor.

Devamını oku