Bazen göğüste, bazen de karın bölgesindeki aort damarlarında oluşan baloncuklara zamanında müdahale edilmediğinde hayati risk oluşabiliyor. Özellikle ileri yaşlarda meydana gelen baloncuklara karşı, sigara ve yüksek kolesterol kontrolü gibi önlemler alarak olası riskleri düşürmek mümkün.

Abdominal Aort Anevrizmaları

Nedir?
Aort damarının duvar yapısında gelişen bozulma sonucu, karın bölgesi seviyesinde normal çapının 1.5 katından daha geniş olması durumuna deniyor. İleri yaştaki erkeklerde daha sık görülüyor. Genel olarak toplumda 10 binde 2-3 oranında rastlanıyor. Görülme oranı 50 yaşın üzerindekilerde yüzde 3, 65 yaşın üzerindekilerde ise yüzde 5-6 seviyelerine ulaşabiliyor.

Abdominal Aort Anevrizmalarının belirtileri neler?
Abdominal aort anevrizmaları sıklıkla şikayete yol açmıyor ve sessiz seyrediyor. Bu tip kişilerin hastalığı çoğunlukla başka nedenlerden dolayı yapılan tetkiklerde saptanıyor. Hastaların yaklaşık yüzde 25’inde devamlı veya geçici karın ağrısı olabiliyor. Ağrı hafif veya şiddetli hissedilebiliyor.

Bazen, ağrı bel bölgesinde de olabiliyor. Şiddetli ağrılar veya ilerleyen ağrılarda (özellikle de bel bölgesinde lokalize olanlar) aort damarının yırtılması (rüptür) söz konusu olabileceği için acilen inceleme yapılması gerekiyor.

Risk faktörleri neler?
Sigara içenler, ailesinde anevrizma olanlar, ileri yaştakiler, kalp damar tıkanıklığı, yüksek kolesterolü, kronik akciğer hastalığı ile hipertansiyonu olanlar ve uzun boylular abdominal aort anevrizması gelişimi için risk grubunda.

Tanı yöntemleri neler?
Hastanın şikayetlerine göre yapılan değerlendirme ve muayene sonrasında, ultrasonografiyle kısa sürede tanı konulabiliyor. Anevrizmanın kritik boyutlara ulaşmadığı durumlarda, ultrasonografi takip amacıyla da kullanılabiliyor. Çapı 4 cm.’den küçük olan anevrizmalar 6 ayda bir ultrason takibiyle kontrol edilebiliyor. Ancak anevrizmanın kesin ölçümleri ve lokalizasyonu için bilgisayarlı tomografik anjiyografi (BTA), özellikle rüptür şüphesi olanlarda acil tedaviyi yönlendirmesi açısından önemli ve gerekli.

Kimler tedavi edilmeli?
Öncelikle aort anevrizması teşhis edilmiş kişilerde anevrizma için risk oluşturan faktörlerin gözden geçirilmesi gerekiyor. Özellikle tansiyonun kontrol altında tutulması, sigaranın bırakılması çok önemli.

Eğer anevrizmanın çapı 4-5 cm. üzerinde ise acil müdahale gerekiyor. Ancak rüptür (aort damarının yırtılması) gelişmiş hastalarda anevrizma çapı ne olursa olsun acil tedavi şart!

Abdominal Aort Anevrizma tedavi yöntemleri

Açık cerrahi yöntem
Bu yöntemde anevrizmanın olduğu bölgede karın duvarı yaklaşık 15-20 cm. kesi ile açılıyor. İşlem sıklıkla genel anestezi altında yapılıyor. Anevrizmanın olduğu aort damarına sentetik materyalden oluşan greft ile bypass uygulanıyor. İşlem sonrası hastanın yaklaşık 1 gün yoğun bakımda, 1 hafta da hastanede yatarak tedavi görmesi
gerekiyor.

Endoskopik yöntem
Bu yöntemde gerçekleştirilen tedavi, temel olarak açık cerrahi yöntemle aynı. Ancak işlem geniş bir kesi yerine karın bölgesinden yapılan küçük kesiler içinden gönderilen endoskopik cihazlarla yapılıyor. Açık cerrahi yönteme göre daha küçük kesiler ile yapılıyor.

Endovasküler yöntemle anevrizma onarımı (EVAR)
Bu yöntem kateter tekniklerinin uygulanabildiği ve ameliyathane şartlarının olduğu ortamlarda yapılabiliyor. Anevrizmanın olduğu aort bölgesi, kasıklardan kateter ile ilerletilen stentle tamir ediliyor. İşlem lokal anesteziyle yapılabiliyor. Endovasküler yöntem, öncelikle açık cerrahi yöntem için yüksek riskli olan hastalara uygun görülüyor. Bu yöntem her hastaya uygulanamıyor. Anevrizmanın endovasküler yöntemle tedavi edilebilmesi için damar yapısının uygun olması gerekiyor.

Devamını oku

Aort Damarı Tıkanıklıkları

Nedir?
Bu tıkanıklıklar yürürken bacaklarda hissedilen ağrıyla kendini belli ediyor. Aortoiliak damar bölgesi, aterosklerotik damar tıkanıklıklarının en sık rastlandığı bölgelerden biri.

Risk faktörleri neler?
Genel olarak ateroskleroz için söz konusu olan risk faktörleri, aortoiliak damar hastalığı için de geçerli. Bu risk faktörleri; sigara içilmesi, kolesterol yüksekliği, diyabet hastalığı, hipertansiyon ve fazla kilolardır.

Aort Damarı Tıkanıklıklarının Belirtileri neler?
Buradaki damar tıkanıklıklarında en sık karşılaşılan şikayetler; yürürken kalça, uyluk ve baldırda hissedilen ağrı, seksüel disfonksiyon, istirahat ağrısı, duyu veya motor fonksiyon kaybı, ileri aşamalarda ise doku kaybı olarak sıralanıyor.

Tanı yöntemleri neler?
Bu tip hastalıklarda tanı, doppler ultrasonografi ve BTA anjiyografi ile konuyor.

Aort Damarı Tıkanıklıkları tedavi yöntemleri
Tedavisinde ise açık cerrahi yöntem ile sentetik greft bypass, endoskopik yöntem ile greft bypass ve endovasküler teknik kullanılıyor.

Devamını oku

Torakal Aort Anevrizmaları

Göğüsteki aortta meydana gelen 4 cm.’lik bir genişleme risk yaratıyor 

Nedir?
Göğüs bölgesi içindeki aort damarının anevrizmalarıdır. Bu bölgedeki yaklaşık 4 cm.’lik lokalize bir genişleme, anevrizma olarak adlandırılıyor. Torakal anevrizmalar özellikle 65 yaş üstündeki hastalarda yüzde 1-1.5 oranında görülüyor.

Risk faktörleri neler?
65 yaş ve üzeri hastalarda, yaş ilerledikçe hastalığa daha sık rastlanıyor. Bunun yanında aort diseksiyonu, ailede anevrizma oluşu, bağ dokusu hastalıkları (Marfan Sendromu), travma, iltihabi hastalıklar torakal anevrizma gelişimini tetikleyebiliyor.

Torakal Aort Anevrizmaları belirtileri neler?
Torakal aort anevrizmaları genelde şikayete yol açmıyor ve sessiz seyrediyor. Geniş anevrizmalarda göğüs, sırt ve karın ağrısı olabiliyor. Şikayetler kalp krizine benzeyebiliyor. Ayrıca ses kısıklığı, yutma güçlüğü, öksürük veya kusma ile kanama meydana gelebiliyor. Ani başlayan veya giderek şiddetlenen damar rüptürü (aort damarının yırtılması) gibi acil bir durumun habercisi olabiliyor.

Tanı yöntemleri neler?
Hastanın şikayetlerine göre yapılan değerlendirme ve muayene sonrasında bilgisayarlı tomografik anjiyografi (BTA) ile tanı konabiliyor, özellikle rüptür (aort damarının yırtılması) şüphesi olanlarda acil tedaviyi yönlendirmesi açısından BTA’nın acilen planlanması gerekiyor.

Kimler tedavi edilmeli?
Anevrizma çapı 5 cm.’den büyük hastalarda rüptür riski yüksek olduğu için müdahale gerekebiliyor. Ayrıca anevrizma çapı ne olursa olsun, rüptür gelişmiş hastalarda da acil tedaviye ihtiyaç duyuluyor.

Torakal Aort Anevrizma Tedavi Yöntemleri

Açık cerrahi yöntem
Kalp damar hastalıklarının en yüksek riskli operasyonlarından biri olan torakal anevrizmalarda, anevrizmanın olduğu bölgede göğüs yan duvarı ve eğer anevrizma karın bölgesine de ulaşıyorsa karın duvarı, anevrizmanın lokalizasyonuna göre yaklaşık 25-30 cm. kesi ile açılıyor. İşlem genel anestezi altında yapılıyor.  nevrizmanın olduğu aort damarına sentetik materyalden oluşan greft ile bypass yapılıyor. İşlem sonrası yoğun bakım ve hastanede yatış süreleri, uygulanan tekniğe göre değişiyor.

Torakal endovasküler yöntemle anevrizma onarımı (TEVAR)
Bu yöntem kateter tekniklerinin uygulanabildiği ve ameliyathane şartlarının olduğu ortamlarda yapılabiliyor. Anevrizmanın olduğu aort bölgesi, kasıklardan kateter ile ilerletilen stentle tamir ediliyor. İşlem lokal anestezi ile yapılabiliyor.

Endovasküler yöntem öncelikle açık cerrahi yöntem için yüksek riskli olan hastalara uygun görülüyor. Ayrıca hızlı ve pratik uygulanabilirliği açısından, acil cerrahinin gerektiği rüptüre anevrizmalarda da sıklıkla yapılıyor.

Hybrid prosedürler
Torakal anevrizmalar beyin, kollar ve bazı organları besleyen damarları içerebiliyor. Bu tip durumlarda basit greft ile bypass veya TEVAR işlemi, bu organların beslenmesinin korunması için yeterli olmayabiliyor veya bu organların damarlarının korunması sağlanmadan bu teknikler uygulanamayabiliyor.

Bu tip anevrizmalarda öncelikle bu organ damarlarının bypass yöntemi ile kanlanması sağlanarak, asıl cerrahi veya TEVAR yöntemine geçilebiliyor. Bu tip kombine tedavilerin uygulanmasına ‘hybrid’ yöntem deniyor.

Devamını oku

Diseksiyon

Nedir?
Kalpten çıkan en büyük damar olan aortun, uzun süreli yüksek basınca maruz kalması sonucu iç cidarından başlayarak yırtılması ve duvar katlarının birbirinden ayrılması olayına ‘aort diseksiyonu’ adı veriliyor.

Diseksiyonlarda duvar tam kat yırtılmıyor, ancak sorun hızlı bir şekilde tam kat yırtılmaya ilerleyebileceği için son derece acil bir durum ve hayati tehlike söz konusu. Aort damarındaki yırtılmanın yerine göre klinik seyir farklılıklar gösterebiliyor. Hastanın, hemen teşhis konularak saatler içerisinde ameliyata alınması gerekiyor ve yırtılmış olan aort kısmı, yapay damarla değiştirilerek tamir ediliyor.

Aort diseksiyonu her yıl ortalama bir milyon kişiden 5-6’sında görülüyor.

Risk faktörleri neler?
Çoğu hastada bu duruma hipertansiyon neden oluyor. Aort anevrizması, bağ dokusu hastalıkları (Marfan Sendromu), aort stenozu, aort koarktasyonu gibi hastalıklar ve aort damarıyla ilişkili tıbbi işlemler sonucunda da gelişebiliyor.

Diseksiyon Belirtileri neler?
Sıklıkla ani başlayan, bıçak saplanır şeklinde tarif edilen şiddetli göğüs ve sırt ağrısı oluyor.

Beraberinde terleme, soğukluk, bulantı ve kusma gibi şikayetler de görülebiliyor.

Diseksiyon aynı zamanda organ ve ekstremite beslenmesini bozabileceği gibi, herhangi bir organdaki fonksiyon bozukluğu veya ağrı şikayeti de (örneğin bacak ağrısı) ilk belirtilerden olabiliyor.

Tanı yöntemleri neler?
Hastanın şikayetlerine göre yapılan değerlendirme ve muayene sonrasında ekokardiyografi ile aort damarının başlangıç seviyelerindeki diseksiyon tanınabiliyor. Ancak diseksiyondan şüphelenilen her durumda kesin tanı için acil bilgisayarlı tomografik anjiyografi (BTA) yapılması gerekiyor.

Kimler tedavi edilmeli?
Diseksiyon, acil tedavi gerektiren bir durum. Aort damarının başlangıç seviyesinde gelişen diseksiyonların acilen operasyona alınması gerekiyor. Daha alt seviyedeki lokalize diseksiyonlarda, öncelikle tansiyon kontrolü yapılmalı.

Diseksiyon Tedavi Yöntemleri

Açık cerrahi yöntem
Aort damarının başlangıç bölümünden başlayan diseksiyonlarda göğüs kemiği açılarak, kalp akciğer makinesi desteği altında operasyon yapılıyor. Diseksiyonun geliştiği aort damar segmenti, suni greft ile değiştiriliyor.

Eğer diseksiyon beyni besleyen damarları da içine alacak şekilde ilerlemişse, kol ve bacak damarları kullanılarak kalp akciğer makinesi desteğine başlanması gerekebiliyor. Bazı durumlarda tüm vücut soğutularak kan dolaşımı tamamen durduruluyor. İşlem sonrası yoğun bakım ve hastanede kalış süreleri, uygulanan teknik ve hastalığın ağırlığına göre değişiyor.

Endovasküler yöntemle anevrizma onarımı (TEVAR)
Bu yöntem başlangıç ve beyni besleyen dalların çıktığı kısımları içermeyen diseksiyonlarda uygulanıyor. Kateter tekniklerinin uygulanabildiği ve ameliyathane şartlarının olduğu ortamlarda yapılabiliyor.

Endovasküler tedavi yönteminde anevrizmanın olduğu aort bölgesi, kasıklardan kateter ile ilerletilen stentle tamir ediliyor. İşlem lokal anestezi ile yapılabiliyor.

Endovasküler yöntem öncelikle açık cerrahi yöntem için yüksek riskli olan hastalara uygun görülüyor.

Devamını oku