Robotik Cerrahi Nasıl Doğdu?

Robotik cerrahi; NASA Araştırma Merkezi’nde çalışan araştırmacılar, sanal gerçeklik sistemini inceleyen mekanik mühendisler ve ABD Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi Araştırma Merkezi’nde çalışan robot teknolojisi uzmanları tarafından geliştirildi.

Prototipi 1997 yılında ortaya çıkarılan da Vinci sistemi, ilk olarak robotik kolesisektomi (safra kesesi ameliyatı) ile denendi. 2000 yılında Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onayıyla ilk olarak kardiyovasküler cerrahide, sonra da yaygın olarak üroloji, genel cerrahi ve jinekolojide kullanılmaya başlandı.

Cerrahinin Evrimi

Son 20 yıl içinde cerrahide birçok önemli gelişme yaşandı; bunların en önemlilerinden biri de ‘laparoskopik cerrahi’ oldu. Geçmişte bir ameliyatı yapmanın tek yolu ilgili bölgeye yapılan büyük kesilerdi. Bunun için hastanın karın, göğüs veya diğer vücut bölgelerinden planlanan işleme göre uzunluğu 40-50 cm‘ye kadar ulaşabilen kesiler açılabiliyordu. Oysa laparoskopi cerrahide yeni bir çağı başlattı. Daha çok kapalı ya da kansız ameliyat olarak bilinen laparoskopik ameliyatlar, çapları sadece 0.5-1.5 cm arasında değişen 3-5 borucuk yardımı ile yapılmaya başlandı. İlk kez 1987 yılında safra kesesi hastalıkları için uygulanan bu teknik geleneksel cerrahiye kıyasla çok büyük ve önemli imkanlar sağladı. Günümüzde fıtık, yemek borusu, mide, safra kesesi, karaciğer, pankreas, apandisit, ince bağırsak ve kalın bağırsağın birçok hastalığının yanı sıra böbrek, prostat ve mesane hastalıkları da laparoskopik teknikle tedavi edilebiliyor.

Laparoskopi kendi içinde hızlı bir gelişim gösterdi ve son on yıl içinde teknolojideki ilerlemelere bağlı olarak tek port cerrahisi (SPS- ameliyatın tek borucuk kullanılarak genellikle göbek deliği yoluyla yapılması), doğal açıklık cerrahisi (NOTES - ameliyatın ağız, vajina, mesane, kalınbağırsak yoluyla endoskop yardımı ile yapılması) ve robotik cerrahi hızla gelişti. Laparoskopide yeni bir çağ başlatan robotik sistemler de, 1997 yılında ilk robotik kolesistektomi (safra kesesi ameliyatı) yapıldıktan sonra, ürolojik, jinekolojik ve kardiyavasküler cerrahide hızla yaygınlaştı. Örneğin Amerika Bileşik Devletleri’nde 2009 yılında gerçekleşen prostat ameliyatlarının yüzde 80’i da Vinci robotuyla yapıldı.