ACIBADEM HAYAT www.acibadem.com.tr https://www.acibadem.com.tr/hayat
  • Akciğer kanserinde umut veren tedaviler

    Akciğer kanseri, tüm dünyada en sık görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Dünya genelinde her yıl 1.5 milyon kişi, Türkiye’de ise 20-25 bin kişi akciğer kanseri nedeniyle yaşamını kaybediyor. Ancak yeni tedaviler sayesinde akciğer kanseri tedavisinde umut veren gelişmeler yaşanıyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Aziz Yazar, kansere bağlı can kayıplarında ilk sırayı alan akciğer kanseri tedavisindeki yeni tedavi yöntemlerini anlattı.

     

    Akciğer tedavisinde son dönemde hedefe yönelik tedaviler, bir başka deyişle akıllı ilaçlar ile dünyada “Küba aşısı” olarak bilinen ilaç başarıyı artırmalarıyla öne çıkıyor. Akciğer kanserinin tedavisinde kaydedilen gelişmeler hastalıkla birlikte yaşama oranını artırıyor ve bu hastalığı kronik bir hastalık haline dönüştürebiliyor. Ancak tedaviden başarılı sonuç elde edilmesinde kanserin erken dönemde tespit edilmesi büyük önem taşıyor.

     

    İmmünoterapi yaşam süresini iki katına kadar artırabiliyor

    Günümüzde akıllı ilaçlarla akciğer kanserinin tedavisinde umut veren sonuçlar elde ediliyor. Akıllı ilaçlar için uygun olan kişiler, klasik kemoterapi yerine, ağızdan alınan ilaçlarla tedavi edildiklerinde, yaşam süresi iki katına yakın uzuyor. Üstelik yan etkileri kemoterapiye göre daha az oluyor. Bu ilaçlar için uygun olmayan kişilere de immünoterapi veya kemoterapi verilebiliyor. İmmünoterapi akciğer kanserinde hem birinci hem de ikinci seri tedavide kullanılabiliyor. Yapılan çalışmalara göre; akciğer kanserinin ileri evresinde, immünoterapi yönteminde kemoterapi tedavisinden iki kat daha fazla başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Ayrıca kişilerin immünoterapinin yan etkilerine karşı toleransları da daha iyi oluyor.

     

    Küba aşısı umut veriyor

     

    Akciğer kanserinin tedavisinde bir başka umut veren gelişme ise dünyada “Küba aşısı” olarak bilinen ilaç. Küba aşısı immünoterapötik bir ajan. Racotumomab 3.ve 4. “küçük hücreli dışı” akciğer kanserinde etkili oluyor. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri, akciğer kanserlerinin yüzde 80-85 gibi büyük bir oranını oluşturuyor. Küba'da yapılan bir çalışmada birinci yılın sonunda, aşı verilen grup aşı verilmeyenlerle karşılaştırıldığında hayatta kalanların oranı yüzde 20 ve 2. yılın sonunda yüzde 14 daha fazla bulunmuş. Aşının son zamanlarda küçük hücreli akciğer kanserinde de etkili olabildiği, yapılan küçük çaplı çalışmalarda bildirildi. Faz II (ilacın akciğer kanserinde etkili olup olmadığının test edildiği ve genellikle kişi sayıları 40-50 düzeylerinde olan) çalışmada etkinliği gösterildikten sonra birçok ülkede kullanılmaya başlandı. Ancak faz III (ilacın akciğer kanserinde standart tedavi ile karşılaştırıldığı ve daha fazla kişinin dahil edildiği) çalışma sonuçlanmadığı için henüz FDA onayı almadı.

     

    Küba aşısı hem etkili hem de yan etkisi az

     

    Aşı, ileri evre akciğer kanserinde kemoterapi sonrasında tümörü gerileyen veya stabil kalan kişilere verildiğinde daha fazla yarar sağlıyor. Aşı verildiğinde vücuttaki tümör miktarı ne kadar az olursa başarı oranı da o kadar artıyor. Aşı, akciğer kanserinde etkili olması ve yan etkisinin oldukça az olması nedeniyle oldukça önemli. Aşı, ileri evre akciğer kanserinde hastalığı tümüyle iyileştirmese de yaşam süresini ortalama olarak aylarla ifade edilen bir süre uzatabiliyor. Bu haliyle aşının standart tedavinin yerini alması beklenmemeli, ancak akciğer kanseri tedavisinde yeni bir yöntem olarak kabul edilmeli.

     

    Bağışıklık sistemini uyarıyor

    Kanserin insan vücudunda gelişme nedeni, kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçması. Küba aşısı olarak bilinen ilaç bağışıklık sistemini uyararak NeuGcGM içeren kanser hücrelerini tanıyıp yok eden antikorlar oluşturuyor. NeuGcGM normal hücrelerde bulunmazken, küçük hücreli dışındaki akciğer kanseri hücrelerinde yüzde 90 oranında bulunuyor. Acıbadem Sağlık Grubu’nun da dahil olduğu Türkiye’de, “ileri evre küçük hücreli dışı” akciğer kanserinde 35 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada; akciğer kanserli kişilerin serumlarında NeuGcGM gangliosid’e karşı olan antikorlar ölçüldü ve aşısı uygulandıktan sonra bu ganglioside karşı kişilerin serumunda aşının etkisiyle antikor artışı saptandı. Aşı sonrası kişilerin serumunda oluşan bu antikor artışının sağ kalımla paralellik gösterdiği belirlendi.

     

    Yılda bir kez tarama hayat kurtarıyor

    Akciğer kanseri tanısı konan tüm kişiler ele alındığında, kişilerin ancak yüzde 15’i 5 yıl üzerinde yaşayabiliyor. 5. evrede beş yıl üzerinde yaşama şansı yüzde 5 düzeyine iniyor. Bu düşük yaşam oranının nedeni ise hastalığın tanısının ileri evrede konması. Öyle ki kişilerin yaklaşık yüzde 75’inde tanı ancak 3.ve 4. evrede konabiliyor. Oysa 3. evrede tedavinin başarı oranı yüzde 25 iken, hastalık erken yakalandığında bu oran 70-80’lere yükseliyor. Bu nedenle akciğer kanserini erken evrede yakalayabilmek için risk altındaki kişilerin (54 yaşından büyük, yılda otuz paket sigara içmiş olanlar) yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranması gerektiğine dikkat çekiyor.

     

    Video: Akciğer kanseri evreleri nelerdir?

     

     

    İlginizi çekebilir

    Akciğer kanserinin 10 belirtisi

    Akciğer kanseri türleri nelerdir?

    Bu belirtiler akciğer kanseri habercisi olabilir

    Akciğer kanseri tanı yöntemleri nelerdir?

    İnatçı öksürük akciğer kanseri belirtisi olabilir 


    Paylaş
En Çok Görüntülenen Bilgiler