ACIBADEM HAYAT www.acibadem.com.tr https://www.acibadem.com.tr/hayat
  • Diş sağlığı bağışıklık sistemini etkiliyor

    Dünya Sağlık Örgütü, ağız ve diş sağlığında dünya genelinde olumlu sonuçların bulunmadığını söylüyor. Türkiye’de de diş çürükleri, en sık rastlanan kronik hastalıklar arasında. Diş çürüklerine rastlanma oranı okul çağındaki çocuklarda yüzde 90’ları, erişkinlerde yüzde 100’ü buluyor. Ağız ve diş sağlığına yönelik birçok yanlış inanış olduğuna dikkat çeken Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Diş Hekimi Dr. Hatice Ağan, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

     

    Ağız içi kaynaklı enfeksiyonlar, vücudun bağışıklık sistemini zayıflamasına dahi yol açıyor. Bu nedenle ağız ve diş sağlığının genel vücut sağlığı ile bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Bakımı düzgün şekilde yapılmayan ağzın genel sağlığı negatif yönde etkilediğinin bilinmesi birçok hastalığın önlenmesinde oldukça önem taşıyor.

     

    Dişleri fırçalamak yeterli değil
    Sağlıklı dişler için sadece diş fırçalamak yetmiyor. Çürüklerin en çok oluştuğu diş aralarını arayüz fırçaları ya da diş ipleri ile temizlemek; kadifemsi yapısından dolayı bakteri tutunmasına elverişli olan dili de fırçalamak önem taşıyor. Tüketilen besinler de diş sağlığını etkiliyor. Kalsiyumdan zengin süt ve süt ürünleri, meyve ve sebzeler, fındık fıstık benzeri kuruyemişler dişlere fayda sağlarken; işlenmiş karbonhidratlar, yapışkan nişastalı, şekerli gıdalar ve asitli içecekler dişlerde yıkıcı etkilere neden oluyor.

     

    Diş eti kanaması iltihap habercisi
    Dişlerin fırçalama esnasında kanaması, dişeti iltihabının başladığını gösteriyor. Bu durumda dişlerin mutlaka fırçalanmaya devam edilmesi, diş ile dişeti arasında birikmiş plak tabakasının ve diş taşlarının diş hekimi tarafından temizlenmesi gerekiyor. Sağlıklı dişeti fırçalama esnasında kanamıyor. Şişkin koyu kırmızı renkte değil, sıkı, hareketsiz, pembe renkli ve portakal kabuğu görünümünde oluyor.

     

    Sert fırça çok zararlı
    Dişleri daha iyi temizleyeceği sanılan sert fırçalar, tersine, dişlerde aşınma olmasına neden oluyor. Çok yumuşak fırçalar da dişleri yeterince temizleyemiyor. Dişleri sert fırçalamak, mine tabakasını aşındırarak alttaki daha koyu renkteki dentin tabakasını ortaya çıkarıyor ve dişler daha sarı görünüyor. Sert fırçalamak, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmesine de yol açıyor. Bu nedenle genellikle orta sertlikte fırçaların tercih edilmesi gerekiyor.

     

    Süt dişlerinin erken çekilmesi çarpıklığa neden olabilir
    Nasıl olsa düşecek diye süt dişlerinin olması gerekenden daha erken çekimi, alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklığa ve çene kemiği gelişiminde bozulmalara neden olabiliyor. Ayrıca çocuklarda süt dişlerindeki çürüğe bağlı çiğnemede oluşan ağrı, beslenmeyi güçleştiriyor.

     

    Diş taşları dişi korumaz
    Diş taşlarının sünger gibi delikli bir yapısı bulunuyor. Bu küçük boşluklarda mikroorganizmaların birikmesi dişetinin iltihaplanmasına ve çene kemiğinin erimesine neden oluyor. Dolayısıyla “Diş taşı dişi korur” kanısının doğruluğu bulunmuyor. Diş eti sağlığı açısından diş taşlarının mutlaka düzenli olarak temizlenmesi gerekiyor.

     

     

    Şeker ve asit diş düşmanı

     

    Ağızdaki bakteriler şeker benzeri rafine karbonhidratlarla beslenerek asit üretiyor. Şeker Üreyen asit, diş minesini yumuşatarak çürütmeye başlıyor. Ne kadar uzun süre mineyle temas ederse çürük riski o kadar artıyor. Örneğin küçük bir lolipopu dakikalarca ağzında tutan çocuğun dişleri uzun süre şeker asidine maruz kaldığından çürümeye fazlasıyla yatkın oluyor. Ağzında lokma tutan, gece biberonla şekerli süt içen çocuklarda da çürük riski yükseliyor. Asitli bir içeceği yudum yudum ağızda bekleterek içmek diş sağlığı açısından bir kerede içip bitirmekten daha zararlı oluyor. Bu nedenle şeker tüketiminin mümkün olabildiğince azaltılması, tüketildiğinde ise ağzın su ile çalkalanması ya da dişlerin fırçalanması önem taşıyor.

     

     

    Hamilelikte diş tedavisi mümkün
    Hamile kadınlar için en uygun diş tedavisi zamanı üç ile altıncı ay arasında. Diş eti ve diş taşı temizliğinin her dönemde, acil tedavilerin ise kadın doğum hekimine danışarak uygun anestezi tekniği altında yapılmasında bir sakınca görülmüyor. Ancak çok gerekli olmadığı sürece röntgen filmi çekilmiyor, zorunluluk halinde ise kurşun önlük gibi koruyucu kalkanlar kullanılıyor. Planlı hamileliklerde, süreçten önce tüm diş tedavilerinin bitirilmesi ve potansiyel enfeksiyon odaklarının ortadan kaldırılması öneriliyor.

     

    Yalnızca riskli 20 yaş dişleri çekilmeli
    20 yaş dişleri çiğnemede fonksiyon görüyorsa, diğer dişlerde çapraşıklığa neden olmayacaksa, komşu dişlere zarar vermeyecek bir pozisyondaysa, ağız içinde veya kemiğin içinde gömülü olarak kalmasının bir sakıncası bulunmuyor. Ancak ağızın en geri bölgesindeki bu dişlerin temizliği zor olması, çürük ve enfeksiyon riskini daha da artırıyor. Bu nedenle tedavi ile kurtulamayacağı düşünülen, kist ve iltihabi reaksiyonlara neden olan 20 yaş dişlerinin çekilmesi öneriliyor.

     

    Diş ağrısının kaynağı tedavi edilmeli
    Diş ağrıları için kullanılan alkol ve aspirin türevleri yumuşak dokuda yanıklara neden oluyor ve yanığın verdiği acı, ağrıyı bastırabiliyor. Doktor gözetimi dışında alınan antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar yalnızca problemin alevlenmesini önlüyor. Ağrının kaynağı tedavi edilmediği sürece aynı problemle tekrar karşılaşılıyor. Şiddetli sancı yapan diş bir anda oluşmuyor. Çürük oluşuyor, derinleşiyor, dişin sinirine kadar ulaşınca kişiye rahatsızlık veriyor. Bu nedenle 6 ayda bir mutlaka diş hekimi kontrolü yaptırılması, problemlerin ilerlemeden tedavi edilmesine olanak sağlıyor.

     

    Dişlerin beyazlığı sağlıklı olduğunu göstermez
    Ağız, vücuttaki sistemik hastalıkları yansıtan bir ayna görevi görüyor. Aynı zamanda ağız içi belirtiler, önlenebilir birçok hastalığın habercisi olabiliyor. Diş çürüklerinden kaynaklanan enfeksiyonlar, kan ve lenf dolaşımı ile kalp, böbrek, karaciğer, akciğer gibi organlarda dönüşü olmayan hasarlara yol açabiliyor. Dişeti hastalıkları kalp damar, diyabet, bağırsak ve pankreas kanseri ile ilişkilendiriliyor, ağız içindeki bakteriler mide ülserini tetikleyebiliyor. Bu şekilde bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olan ağız içi kaynaklı enfeksiyonlara karşı tedbir almak gerekiyor.

     

     Video: Hangi alışkanlıklar diş gelişimini olumsuz etkiler?

     

     


    İlginizi çekebilir

    Bebeklerde adım adım diş çıkarma

    Dişlere zarar veren 7 alışkanlık

    Diş fırçasını doğru tutuyor musunuz?

    Diş eti hastalıkları sistemik hastalıklara yol açabiliyor

    Diş etlerindeki kanama diş eti hastalıklarına işaret eder


    Paylaş
En Çok Görüntülenen Bilgiler