ACIBADEM HAYAT www.acibadem.com.tr https://www.acibadem.com.tr/hayat
  • Nörolojik etmenler

    Artikülasyon (boğumlama), dil ve akıcılık bozukluğu olarak üç ana başlıkta toplanan konuşma bozukluklarının temelinde sinir sistemindeki sorunlar yatabilir. Nörolojik nedenlere bağlı dil ve konuşma bozuklukları, en çok yetişkinlerde görülse de, çocuklarda da doğumsal spastisite hastalıklar, serebralpalsi ya da otizm ile birlikte ortaya çıkabilir. Bu hastalıklarda giyinmek, soyunmak, hareket etmek gibi sorunlar çok daha ön planda olduğu için, konuşma biraz geride kalır.


  • Ateşli hastalıklar ve travmalar

    Damarsal kökenli hastalıklar, travmalar ve menenjit gibi bazı enfeksiyonlar da konuşma bozukluğuna yol açabilir. Kasların kullanılmasında zorluğa neden olan her türlü nörolojik hastalık, sinir sistemi ve beyni etkileyen enfeksiyon ile travmalar, çocuklarda dil ve konuşma bozukluğuna neden olabilir.


  • Ses çıkarmada yaşanan sorunlar

    Akciğerlerden gelen nefes, gırtlakta bulunan ses tellerini titreştirerek vibrasyona (titreşim) neden olur. Bu vibrasyon, dil, diş, dudak yardımıyla şekillenir ve kelime ortaya çıkar. Ses tellerinde meydana gelen hastalıklar ses çıkartmayı, dolayısıyla konuşmayı bozar. Enfeksiyonlar, ses teli felçleri, iyi veya kötü huylu tümörler, bu hastalıklar arasında yer alır. Erişkin yaşta da çocukluk çağında da görülen bu sorunun tedavisinde çeşitli yöntemler denenir. Genel olarak ses terapisi başlığında toplanan bu yöntemler, ses istirahatinden sık sık boğazını temizleme alışkanlığını bırakmaya kadar bir dizi önleme dayanır. Hastalara, akciğer solunumu yerine diyaframdan nefes alma yöntemi öğretilir. Gerekirse cerrahi işlemler yapılır.


  • Damak ve dudak yarığı

    Ağız bölgesindeki anatomik bozukluklar, bazı seslerin çıkartılmasını engeller. Örneğin; damak yarığında, damak ve burun arasında boşluk olduğu için hava oradan kaçar. Oysa bazı sesleri çıkartırken burna hava gitmemesi gerekir. Bu tür rahatsızlıklarda, plastik cerrahlar öncelikle söz konusu anatomik sorunu ortadan kaldırır. Ardından da konuşma terapisine başlanır.


  • İşitme kaybı

    İşitmede yaşanan sorunlar, doğrudan dil ve konuşma bozukluğuna yol açar. Yenidoğan döneminde işitme testi yapılmış olsa bile sonradan geçirilen ateşli hastalıklar ya da orta kulak iltihabı işitme kaybına neden olabilir. Çocuk tamamen sağır olmasa bile, belirli frekanstaki sesleri duyamaması, konuşma bozukluğuna neden olur. Böyle bir durumda test ile çocuğun hangi frekanslarda sesi duyduğu belirlenip, ona göre bir tedaviye başlanır. 3-4 yaşından sonra başlanılan tedavilerde, kesin başarı elde etmek güçleşir.


Etiketler: çocuk psikolojisi