Ücretsiz Danışma Hattı Her Perşembe 10.00-11.00

Sigara ve Tütün Bağımlılığı

  1. Ana Sayfa
  2. Bağımlılık Yapıcı Maddeler
  3. Sigara ve Tütün Bağımlılığı
Tütün Sigara ve E-Sigara Bağımlılığı

Tütün veya sigara, dünya üzerindeki en yaygın madde bağımlılıklarındandır ve ölümcül hastalıklara sebep olur.

2013 verilerine göre, ülkemizde yetişkin erkeklerin %39,2’si ve kadınların 13,7’si her gün tütün kullanmaktadır. 2010 verilerine göre erkek ölümlerinin %30,8 i ve kadın ölümlerinin %12’si sigaraya bağlıdır. Çocuklarda ve gebelerde tütün kullanımı diğer önemli sorunların arasında yer alır.

Akciğer kanserlerinin %80-90’ı tütün kullananlarda görülür.

Tütünün, bağımlılık yapan maddesi nikotindir. Yakılıp dumanı solunarak kullanıldığında 8-10 saniye içerisinde aşağıda belirtilen etkileri gösterir:

  • Uyarılma ve aynı zamanda rahatlama sağlar
  • Dikkati arttırır
  • İştahı azaltır
  • Kan basıncını arttırır

Sigara (Nikotin) Bağımlılığı Nedir?

Tütün veya sigara, içindeki birçok zararlı madde yanında nikotin de içermektedir. Nikotin, beyinde çok yaygın bulunan almaçları etkileme yeteneğine sahiptir. Bu yüzden hem doğrudan hem de dolaylı yollarla “ödül mekanizması”nı çalıştırabilir. Sadece nikotin değil tütün içindeki başka maddeler içinde antidepresanların etken maddesi olan dopamin, serotonin ve noradrenalinin yıkımını azaltarak antidepresanlar gibi de etki eder.

Gece uykuda dahi nikotin alımına ara verildiğinde, kişinin beyninde oluşan duyarlılık ile “aşermenin” çok yoğun şekilde yaşandığı bilinmektedir. Yoksunluk belirtileri kaygı ve stres olan sigaranın kullanımı bir yerden sonra kaygı ile baş etme yöntemi olarak karşımıza çıkar. Bu çok yönden etkili bağımlılık yapıcı madde, kısa zamanda kontrolsüz şekilde kullanılmaya başlar ve bağımlılık gelişir. Tütünün yasal bir madde olması, kolay ulaşılması ve yaygın olarak kullanılması, temas riskini arttırır.

Kişiler sigarayı, duygularını kontrol etmek ve keyif düzeylerini düzenleyebilmek amacıyla kullanır. Beyinde çok alana etki eden ve uyanıklıkla ilişkili bir başka kimyasal aracıyı taklit ettiği için, konsantrasyonu arttırır, cevap oluşturma süresini kısaltır ve kimi görevlerde performansı arttırır. Bu etkilere çabuk tolerans/direnç gelişse de madde bırakıldığında ortaya çıkan yoksunluk belirtileri zorlayıcıdır: huzursuzluk, sinirlilik mutsuzluk, kaygı… bu etkilerden kurtulmak için tekrar sigara kullanmak kimi zaman başlı başına amaç olmaktadır.

Sigara kullanıcılarının %80'inin 18 yaşından önce sigara kullanmaya başladığı ortaya konulmuştur. Çocukluk ve gençlikte tütün kullanımı, erişkin çağa göre çok daha kolay bağımlılık geliştirmektedir. Gençleri sigaraya yönelten etkenler öncelikle akran ve ebeveynlerin örnek olmasıyla ilişkilidir. Bunun dışında kişinin risk almaya yatkın olması, uyum problemleri yaşaması, kimi psikiyatrik sorunlar, bağımlılığa zemin sağlar.

Sigaranın Zararları

Sigara kullanımı en sık “önlenebilir ölüm“ sebebidir. Bu kişinin sigaraya bağlı hastalıklar yüzünden hayatını kaybetmesi anlamına gelmektedir. Sigara öncelikle yaşam ömrünü kısaltmaktadır. Bunu kanser, kalp damar hastalıkları ve solunumla ilişkili hastalıklar yolu ile yapar.

Akciğer ve solunum yolu enfeksiyonları, diğer alanlarda çeşitli enfeksiyonlar, kemik erimesi, ameliyat sonrası istenmeyen ek hastalıklar, gecikmiş yara iyileşmesi, mide barsak hastalıkları, ülserler sigaranın yol açtığı diğer hastalıklardır. Bunlar yanında yangınlar da sigara kullanımının diğer sonuçlarındandır.

Düzenli tütün kullanımında uzun dönemde görülen sorunlardan bazıları şunlardır:

  • Solunumu engelleyen akciğer hastalıkları
  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Akciğer ve diğer kanserler
  • Yaşam ömrü kısalması

Nikotin, şiddetli bağımlılık yapar. 90-120 dakika içerisinde yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler şunladır:

  • Sinirlilik, gerginlik, öfke
  • Uykusuzluk
  • Baş dönmesi, titreme
  • Tansiyonda düşme
  • Kas kasılması

Sigara Neden Bırakılmalı?

Sigarayı bırakmak için her kişinin kendince öncelikli bir sebebi olabilir. Aslında tedavide başarıyı sağlayan da kişinin önceliklerine eğilebilmektir. Yaşam ömrünün kısalması, kanser riski ve diğer sağlık sorunlarını engellemek en yaygın sebebi oluşturmaktadır.

Ancak bağımlılığın getirdiği “bağımlılığı sürdürücü düşünceler” sağlık tehdidini görmezden gelmeye, önemsizleştirmeye yarayabilir. Kişi hayatında bu riskleri gerçekten yaşadığında bu sigara bırakmaya karar verme ile sonuçlanabilir.

Sigara kullanımı kişinin fiziksel kapasitesini kısıtlar, sosyal çevresini kısıtlar bazen sevdikleri ile ilişkisini kısıtlar. Bu kısıtları ortadan kaldırmak için de sigaradan vazgeçmek düşünülür. Ciltte ve üreme sisteminde yaşlanmanın hızlanması ve cinsel işlevlere olumsuz etkisi de sigarayı bırakmaya yönelten etkenlerdendir.

Sigara kullanımı özellikle gebelik ve ebeveynlik döneminde kişinin çocuğunun sorumluluğu ile önemli çatışmalar yaşamasına sebep olabilir. Yukarıda ayrıntılı açıklandığı gibi ebeveynin örnek olması genç yaşta sigara kullanımına, genç yaşta kullanım ise daha kolay bağımlılığa yol açar. Sağlık konusunda kendimizi önemsizleştirebilsek dahi çocuklar söz konusu olduğunda normalleştiren düşünceler işlevsizleşebilmektedir.

Sigara kullanan kişilerin 13 ila 15 yıl arasında ömürlerinin kısaldığı bilinmektedir. Hayat boyu sigara kullananların yarısı sigaraya bağlı hastalıklardan dolayı hayatını kaybeder.

Sigaraya bağlı ölümler, önlenebilir. Dahası sigarayı bırakan kişi, hemen sağlığı üzerinde olumlu etkileri görmeye ve kendini iyi hissetmeye başlar: Sigara bırakıldıktan sonra kalp hastalıkları ve felç riski her yıl giderek azalır, bu risk 1 yıl sonra yarıya inerken, 5 ila 15 yıl sonrasında hiç sigara kullanmamış kişilerle aynı seviyeye düşer.

Sigaranın, bilinen cinsel yan etkileri ve özellikle cilt yaşlanmasını hızlandıran etkileri sigara bırakıldıktan sonra geri döner ve ilerlemez.

Görüldüğü gibi sigarayı ve tütün kullanımını bırakma, görülen zararların ortadan kalkmasını ve kişinin eski sağlığına kavuşmasını sağlar. Sigarayı bırakmak; ekonomik kazanımın yanı sıra, çevredeki insanların da sigara dumanına maruz kalmalarını azaltır.

Tütün dumanı sadece içen kişiye değil çevresindekilere de ciddi zararlar verir. Sigara dumanının % 70’ten fazlası çevredekiler tarafından solunur. Bu sebeple çevredekiler de tütünün sebep olduğu tüm rahatsızlıklara karşı açık hale gelirler.

Sigara Bırakma Yöntemleri

Sigara kullanımı şiddetli bir bağımlılığa sebep olur. Sigarayı bırakmak isteyen kişinin tedavi alması oldukça önemlidir.

Sigarayı bırakmada ilaç tedavileri son derece etkilidir. Tütün ve sigara kullanımına tekrar başlamaya karşı, uzmanlar tarafından kişiye özel planlanan programlara uyulması önemlidir. Bu programlar kişinin tütün ve sigarasız kaldığı süreyi uzatırken yeniden başlamasına engel olur.

Sigarayı bırakmada en etkili yöntem psikoterapi ile birlikte sürdürülen ilaç tedavileridir. Sigara bağımlılığı tedavisi bırakmayı istemekle başlar, istek ise sigara üzerine konuşabilmekle oluşur. Danışın, öğrenin, sorgulayın…

Nikotin Sakızı

Sigarayı bırakma sonrası vücut alışkın olduğu nikotinden uzak kalır ve yoksunluk belirtileri gösterir. Aşırı sinirlilik ve tahammülsüzlük hali hem sigarayı bırakan kişi, hem de çevresindekiler için zorlayıcı hale gelebilir. Bu dönemde vücuda nikotin sağlamak için farmakolojik yöntemler kullanılabilir. Ülkemizde, nikotin sakızı ve nikotin bantları bu amaçla kullanılmaktadır.

Nikotin sakızı kullanımı ile kandaki nikotin düzeyi hızla artar. Bu durum kimi hastalarda bağımlılık gelişimine sebep olabilecekken, uygun hastalarda riskli kullanımın zararlarını ortadan kaldırmayı sağlar.

Nikotin Bandı

Sigarayı bırakma sonrası vücut alışkın olduğu nikotinden uzak kalır ve yoksunluk belirtileri gösterir. Aşırı sinirlilik ve tahammülsüzlük hali hem sigarayı bırakan kişi, hem de çevresindekiler için zorlayıcı hale gelebilir. Bu dönemde vücuda nikotin sağlamak için farmakolojik yöntemler kullanılabilir. Ülkemizde, nikotin sakızı ve nikotin bantları bu amaçla kullanılmaktadır.

Nikotin bandı, kandaki nikotin düzeyini sabitler ve yoksunluk tedavisinde daha kontrollü ilerlenmesini sağlar. Ancak yanlış kullanım zehirlenmelere yol açabildiğinden, doktor kontrolü altında belirli bir süre kullanılmalıdır.

Elektronik Sigaranın Zararları

Ülkemizde ruhsatlı olmayan ve kontrolsüz dağıtılan elektronik sigaranın, sigara bırakma tedavisindeki yeri tartışmalıdır. Kullanım biçiminin sigaraya benzemesi ve daha az zararlı olduğu yanlış inancı, kişilerin maruz kaldığı nikotin miktarını arttırıp, uzun dönemde sigaraya dönüşlerine sebep olmaktadır.

E-sigaralar, nikotin ve çözücü olarak çeşitli maddeler içerir. Bu çözücülerin ve oluşan dumanın kanserojen maddeler içerdiği bilinmektedir.

Bu aletler, vücutta ani nikotin artışına sebep olacak şekilde ağızdan, dumanı solunarak kullanılır. Elektronik sigara kullanan kişiler davranışsal olarak bir değişiklik sağlayamadığı gibi herhangi bir yol kat edemez. Elektronik sigaralar, alışkanlığı devam ettirdiği için yeniden kullanımı teşvik eden önemli bir hatırlatıcı olarak işlev görür.

Kokusunun farklı olması, kimi zaman fark edilememesi ve bazı kapalı alanlarda kısıtlanması konusunda belirsizlikler bulunması sebebiyle, sigara yerine tercih edilebilmektedir. Özellikle gençler (ergenler) arasında kullanımının yaygınlaştığı bilinmektedir. Elektronik sigaralar ülkemizde ruhsatsız, kontrolsüz ve güvenilmez olması sebebiyle kesinlikle önerilmemektedir.

İlaçlar

İlaçlar, sigaranın etken maddesi olan nikotinin beyinde bağlandığı bölgelere bağlanarak, nikotin yoksunluğu çekmeye ve sigara aşermeye (craving) engel olur. Günümüzde, sigarayı bırakma konusunda etkinliği gösterilmiş ilaçlar mevcuttur. İlaçların çok etkili olması yanında, kimi zaman yarattığı yan etkileri sebebiyle hekim kontrolünde kullanılması gereklidir.

Psikoterapi

Sigara bırakmak için en iyi sonuç, farmakolojik tedavi yanında psikoterapi uygulamaları ile alınmaktadır. Sigara bırakmak, bir davranış değişikliğidir. Ve bir şeyleri değiştirmek, hayatımızın akışında uyum içinde hareket eden birçok alışkanlığa dokunur. Şayet yeterli motivasyon ve kararlılık yoksa bu pek kolay olmayabilir.

Kişi, hem sigarayı bırakmaya ister hem de bırakmamayı. Terazinin iki kefesi gibi bir o taraf, bir bu taraf ağır basar. İşte bu durumda kararsızlığa sebep olan durumlar konuşulmalı, kendine güveni arttıracak uygun yöntemler keşfedilmeli ve davranış kalıbı değiştirilmeye hazırlanmalıdır.

Özellikle sigara aşermelerinde neler yapılacağı, hatırlatıcılar ve stresle baş etme becerileri psikoterapinin çalışma alanlarıdır.