Hamilelikte Crohn & Kolit

İnflamatuar barsak hastaları (İBH) çocuk sahibi olabilir mi?

Evet, inflamatuar barsak hastaları yani “İBH” olan kişiler bebek sahibi olabilir. Ancak bebek sahibi olmak isteyen İBH hastaları, bu kararı hastalığın aktif olmadığı dönemlerde almalılar. Tabii, her ne kadar hastalığın aktif olduğu dönemlerde doğurganlığın azaldığı bilinse de hamile kalmak mümkün. Ancak böyle bir durumda oluşan plansız hamileliklerin hekim kontrolü altında olmasına dikkat edilmeli.

BH hastalarının kullandığı ilaçlara bağlı olarak; hastalık kişide pasif duruma geçebilir. Fakat bu süreçte kullanılan ilaçların plansız bir hamilelikte zarar verici yan etkileri de olabilir. Bu nedenle İBH hastalığı tedavisinde hamile kalmak isteyen kişiler ya da plansız bir hamilelik ile karşılaşanların doktor tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmeleri gerekir.

İnflamatuar barsak hastalığı doğurganlığı ne derece etkiler?

Ülseratif kolitli kadınlar, genellikle sağlıklı kadınlar kadar doğurgandır. crohn hastalığında ise , kadın doğurganlığı hakkındaki soruların yanıtı bu kadar net değildir. Ülseratif kolitli hastanın tedavi gereği kalın barsağının hepsinin alınarak, ince barsağının da anal kanala bir cep şeklinde boşluk yaratılarak bağlandığı, total kolestomi ve ileo-anal poş ameliyatı olarak adlandırılan operasyon geçirdiği dönemde, karında büyük ameliyat yapıldığı için doğurganlığında geçici bir azalma görülebilir ama bu azalma genellikle geçicidir. Haftalar veya aylar içerisinde doğurganlık normale döner. crohn hastalığında ise hastalığın aktif dönemlerinde ve büyük ameliyatlardan sonra doğurganlıkta sıklıkla azalma gözlenir. Her iki hastalıkta da aktif dönemlerinde görülebilen aşırı ve hızlı kilo kaybı amenoreye (adet görememe) sebep olabilir. Hastalıkların çok şiddetli olduğu dönemlerde, hamileliğin en uygun koşullar sağlanana dek ertelenmesi önerilir, varsa ameliyat yaralarının iyileşmesi ve hastalığın aktif dönemden çıkması beklenir. Ayrıca unutulmamalıdır ki İBH hastalarındaki doğurganlıktaki azalma her zaman İBH’ye bağlı olmayabilir bu sebeple diğer olası sebepler de araştırılmalıdır.

İnflamatuar barsak hastalığı hamilelik sürecinde bebeğin sağlığını nasıl etkiler?

İBH hastalığı olan kadınların yaklaşık % 85’inin hamileliklerinin genellikle normal olduğunu gösterilmiştir. Crohn hastası veya ülseratif kolitli kadınların bebeklerinin sadece yaklaşık % 1’inde doğumsal anormallikler görülür. Gebeliğin düşükle sonlanma riski de genelde artmamıştır. Bu oranlar,sağlıklı kadınlarda görülen oranlarla benzerdir. Gerçekte hamilelik ile ilgili veya bebeğin sağlığını etkileyen problemler veya komplikasyonlar, vakaların yaklaşık % 15’ inde görülür. Ancak, gebelik, artmış hastalık aktivitesi döneminde meydana gelir ise kürtaj oranları, prematüre doğumlar ve diğer hamilelik sorunları önemli derecede artar. Mümkün olan durumlarda hamilelik başlangıcından önce aktif hastalık mümkünse tedavi edilmelidir. Örneğin, yakın gelecekte ameliyatın gerekli olduğu biliniyor ise operasyon hamile kalmadan önce yapılmalıdır.

İnflamatuar barsak hastalığı olan kişilerin hamilelik öncesi herhangi bir tetkik yaptırması gerekir mi?

Planlı bir hamilelikten önce İBH hastasının tıbbi geçmişi, şu andaki durumu, hastalığın aktivitesini belirlemek için gerekli olan laboratuvar testleri ve beslenmesindeki olası yetersizlikler hakkında gebeliğini takip eden doktoru ile yapılacak detaylı bir görüşme, son derece akıllıcadır.

Karın bölgesinin ve barsağın tecrübeli bir doktor tarafında yapılan ultrason muayenesi de değerli bilgiler sağlayabilir. Bazı hastalarda ise barsağın endoskopik ve radyolojik araştırmaları da dahil olmak üzere daha kapsamlı merkezlerde ileri testlerin yapılması ve muayene olunması gerekebilir.

Hamileliğin ilk aylarında folik asit alınması, gelişmekte olan bebeğe fayda sağlayacağından İBH olan ve olmayan tüm kadınlara tavsiye edilebilir. Ancak, folik asit alımı ve metabolizmasının sülfasalazin veya sülfapiridin (salazoprin gibi ilaçlar) tedavisi sırasında azalması olasıdır.

İnflamatuar barsak hastalığı sebebi ile cerrahi tedavi görmüş hasta hamile kalabilir mi?

İnflamatuvar barsak hastalığının tedavisi için geçirilen ameliyatlar genellikle hamileliğin gidişinde olumsuz bir etki yaratmaz. Kolektomi (kalın barsağının alınması) veya bir ileostomi yaratılması da dahil olmak üzere büyük barsak ameliyatlarından sonra dahi hamilelik komplikasyonsuz seyrini tamamlayabilir. Ancak önemli olan nokta, operasyon ile hamile kalma zamanı arasında, ameliyat yaralarının iyileşmesi için yeterli miktarda sürenin geçmiş olmasıdır ve önemli bir hastalık aktivitesinin bulunmamasıdır. Büyük karın ameliyatları sonrası, gebe kalmak için, genellikle 1 yıl beklenmesi önerilir. Nadiren, gebelik sırasında var olan ileostomi ile ilişkili komplikasyonlar (örn: tıkanma, prolapsus, kanama) da görülebilir. Bazı vakalarda da hamilelik sırasında ameliyat yapılması gerekebilir ancak bu durum oldukça nadirdir ve operasyon geçirenlerin çok azında da gebelik erken doğum veya düşük ile sonuçlanabilir. Diğer yandan, ülseratif kolitleri ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalarda total kolektomi (kalın barsağın tamamen çıkarılması) de dahil olmak üzere yapılan büyük ameliyatlardan sonra bile komplikasyonsuz hamilelikler belgelendirilmiştir.

Hamilelik inflamatuar barsak hastalığının seyrini nasıl etkiler?

Çoğunlukla, hamilelik İBH aktivitesini veya remisyonunun sürdürülmesini etkilemez. Ancak bazı vakalarda İBH’de dramatik bir iyileşme veya tam tersi semptomlarında kötüleşme görülebilir. Hamileliğin başlangıcında artmış bir hastalık aktivitesi mevcut ise hastaların üçte birinde bu artmış aktivite hamilelik boyunca hemen hemen sabit kalır. Hastalığın alevlenmesi, hastaların hamileliklerinin ilk üç ayında ve lohusalıkta daha sık görülür. Hem Crohn hem de ülseratif kolit hastalığında, hamilelik sırasında gözlenebilen alevlenme oranı, hamile olmayan İBH hastalarının normal gidişlerindeki aktivasyon riski oranı ile benzerdir. Hamilelik süresince gelişen hastalık atakları, genellikle tedaviye olumlu yanıt verir. İlaçlar, hastalık aktivitesinin azalmasını sağlayabilir ve bu durum hamileliğin kalan süresi boyunca sürdürülebilir. Ayrıca unutulmamalıdır ki, hamilelik sırasında inflamatuvar barsak hastalıklarının semptomlarının kötüleşmesi, otomatik olarak bunun daha sonraki hamileliklerde de tekrarlanacağını göstermez.

Hem crohn hastalığı, hem de ülseratif kolit hamilelik sırasında ilk semptomlarını gösterebilir. Genelde bu hastalarda inflamatuvar barsak hastalıklarının seyri, hamile olmayan hastalardan daha ciddi değildir; ancak ortaya çıkan yakınmalar ve ilaç kullanılması gerekliliği hamile kişiyi ve ailesini tedirgin eder. Bu konuda gebe ve yakınları detaylıca bilgilendirilmelidir.

Hamilelik boyunca inflamatuar barsak hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar bebeğe zarar verir mi?

Her hamile gebelikte ilaç almaktan çekinir ve çekinmesi de doğaldır. Ancak İBH hastalarında hastalığın aktif olması, ilaç yan etkilerinden daha çok bebeğe zarar verebileceğinden hamilelik sırasında ilaç kullanımını gerekebilir. Ancak, her olgu için tedavi bireysel olarak, gerekli olması durumunda uygun uzmanlar ile konsültasyon sonrasında verilmelidir ve sadece gerekli olan ilaç verilmelidir. Sağlıklı kişilerde dahi hamileliklerin sadece % 85’i herhangi bir komplikasyon olmadan sürdürüldüğü bilgisi her hamile İBH hastasına anlatılmalıdır. Uygun bir şekilde tedavi edilmez ise inflamatuvar barsak hastalıkları hem bebeğe hem de anneye ilaç tedavisinden daha çok zarar verdiği de unutulmamalıdır. Özetle, ilaç tedavisi gebede gerekliyse verilmelidir.

İnflamatuar barsak hastaları hamilelik sürecinde ilaç tedavilerini kesmeliler mi?

Azatiopürin (imuran gibi) ve 6-merkaptopürin gibi bağışıklığı baskılayan ilaçların yanetkileri olması sebebi ile planlanan gebelikten 3 ay öncesinde kesilmesi önerilir. Bu tip ilaçların kesilmesi ile hastalığın aktive olacağı şüphesi taşıyan hastalarda ise ilacın kesilip kesilmemesi her hastaya özel, takip eden hekimi ile görüşülerek risk-fayda ilişkisi konuşularak karar verilmesi gereken önemli bir konudur ve ayrıca bu ilaçlardan birisini kullanan hasta bilmeden de hamile kalmış olabilir bu gibi durumlarda da gebelik yakında takip edilmelidir. İnflamatuvar barsak hastalığının tedavisi için genellikle verilen çeşitli kortizon (prednizon, prednizolon, hidrokortizon) ve 5-ASA preparatlarının (salofalk, asacol, pentasa gibi) alışılmış dozları, güncel bilgiler temel alındığında bebek için artmış bir risk taşımazlar ve İBH hastası bu ilaçlar ile remisyonda kalmışssa, hamilelik gerçekleştiğinde de bu ilaçların kesilmesi gerekmemektedir.5-ASA türü ilaçların aspirinden bağımsız olarak kanama riskini artırmadığı bilindiğinden doğumdan önce kanama riski sebebi ile kesilmesi de gerekmemektedir. Hamilelikte infliksimab (remicade) veya adalimumab (humira) kullanımı tavsiye edilmez ve genellikle azatioprin kullanımında olduğu gibi, infliksimab kullanan hastalara da, ilacı bıraktıktan en az üç ay sonra hamile kalmaları önerilir. Diğer yandan hamilelikleri sırasında bu ilaçları kullanan annelerin pek çoğu sağlıklı bebekler dünyaya getirmiştir, dolayısıyla güncel kanıtlar bu ilaçları kullanmış alan annelerde hamileliğin sonlandırılması için kesin bir endikasyonu desteklememektedir.

Hamilelikte metronidazol veya siprofloksasin gibi antibiyotiklerin kullanılması için kesin bir endikasyon gereklidir ve bu ilaçların uzun süreli kullanımları kontraendikedir. Ayrıca loperamid veya difenoksilat/atropin gibi ishal durdurucu ilaçlar da hamilelikte kesinlikle kullanılmamalıdır.

İnflamatuar barsak hastaları emzirme döneminde ilaç kullanılabilir mi?

Kortizon türü ilaçların İBH tedavisi için verilen dozlarının fetüste herhangi bir anomali riskini artırmadığı veya düşüklere neden olmadığı kabul edilir. Ancak teorik olarak bu ilaçların çok yüksek dozlarının gebeliğin son döneminde kullanılmasının, yenidoğan adrenal bezinde kortikosteroid yapımını baskılayarak apati ve azalmış aktivite ile birlikte düşük kortikosteroid seviyelerine neden olacağı söylenebilir, bu durum yenidoğanı takip eden hekime bildirilmelidir. Hekim uyarılmalıdır ve bu nedenle bu yenidoğanlar uzman bir doktor tarafından takip edilmelidir. Kortizon anne sütü ile bebeğe geçtiği için aynı durum emzirme dönemi için de geçerlidir. Her iki durumda da kortizon alımı kesildikten sonra herhangi bir komplikasyon kalmaksızın düzelme sağlanır.

Azatioprin, 6-merkaptopürin, metotreksat (MTX),siklosporin, takrolimus veya infiliximab, adalimumab gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanılması zorunluysa yenidoğan emzirilmemelidir.

İnflamatuar barsak hastalığı olan annede hamileliği sonlandırmak gerekebilir mi?

Annede inflamatuvar barsak hastalığı olması nedeni ile hamileliğin sonlandırılması çok nadiren görülen veya hiçbir zaman gerekli olmayan bir durumdur. Hamileliğin sonlandırılması yerine annenin inflamatuvar barsak hastalığı uygun bir şekilde tedavi edilmeli ve ilave olarak doktorları tarafından kapsamlı bakıma alınmalıdır.

İnflamatuar barsak hastalığı tanısında kullanılan yöntemlerden hangileri hamilelikte kullanılabilir?

İster hamileliğin takibi, ister İBH açısından karından yapılan ultrason muayenesi anneye veya bebeğe kesinlikle zararlı değildir. Gerekli durumlarda ve kesin endikasyonu varsa gebeliğin 2. trimesterinde yapılan ( uzman bir doktor tarafından yapılması kaydıyla ve mümkünse hafif sedasyon altında) gastroduodenoskopi veya kolonoskopi (rektoskopi,sigmoidoskopi ve hatta ileo-kolonoskopi) muayeneleri hamile kadınlarda güvenli bir şekilde uygulanabilir. İlk trimester ve son trimesterde ise risk-yarar dengesine bakılarak işlemin yapılmasına karar verilebilir. Ancak bu yöntemler, en uygun tedavi şeklini belirlemek amacı ile kesinlikle gerekli olduklarında kullanılmalıdır. Muhtemelen zararlı olmayan manyetik rezonans görüntüleme (MRI) de bazı vakalarda gerek duyulduğunda tercih edilebilinir. Radyasyona maruz kalmayı gerektiren tanı prosedürleri ise (tomografi, direkt röntgen filmleri) doğum sonrasına ertelenmeli ve ancak acil durumlar için düşünülmelidir.)

Doğum sırasında inflamatuar barsak hastalığı ile ilgili olarak dikkat edilmesi gereken konular var mı?

İBH olan gebelerde genellikle normal vajinal doğum tercih edilir. Ancak geçirilmiş karın ameliyatları nedeniyle veya makat çevresinde ve kalça bölgesinde yaygın fistül veya öncesinden açılmış ileostomi varlığında doğum uzmanı ile ortak karara varılarak sezeryan tercih edilebilir.

İnflamatuar barsak hastalığı varlığında, hamilelikte dikkat edilmesi gereken bir diyet var mı?

Gebe olmayan İBH hastalarında genellikle özel bir diyet uygulanması gerekmez. Hastalara tabii ki dengeli beslenme için yapılan genel tavsiyelere uymaları söylenir. İBH hastaları hamilelik sırasında da yeterli kalori, vitamin ve mineralleri almalıdır.