Kanserle Beraber Yaşamayı Öğrendim

Ayşin Beykal

"Kanserle Beraber Yaşamayı Öğrendim"

Hastalığımın hikayesi, göğsümde elime gelen sertlikle Temmuz 2007'de başladı. Yapılan incelemeler sonunda vakit kaybetmemem gerektiği söylendiğinden, bir günde üç ayrı doktora gidip araştırma yaptık. Aynı günün sonunda tedavimi nerede ve kime yaptıracağımıza karar vermiştik. 3-4 gün içinde hazırlıklarla incelemeler yapıldı ve ameliyata girdim.

Ameliyata girmeden önce doktoruma gerekiyorsa göğsümün alınmasını, buna dayanabileceğimi söyledim. Çünkü bütün kötü hücreler içimden çıksın ve içim rahat olsun istiyordum. Mantığım bu doğrultuda çalışsa da, ameliyattan sonraki ilk pansumanda ağlamaya başladım. O ana kadar sadece olayı hemen çözüme taşıyan, duygularını bir tarafa koyan ben, artık duygularımın önüne geçemez olmuştum. Zaten geçmek de istemiyordum.

Uzun süren ağlama krizlerime rağmen kemoterapiye başladım. Doktorum Kerim Kaban, yapılacak tedavileri ve neler yaşayacağımı yavaş yavaş, korkutmadan ama açık bir dille anlattı. Kemoterapi döneminde yaşadığım tüm olumsuzlukların tedavimle beraber biteceğine ve yine eski hayatıma döneceğimi inandım. Bu yüzden sadece iyileşmem için ne gerekiyorsa ve ne söyleniyorsa onu yapmaya çalıştım.

O günlerde düşündüğüm tek şey, bir an önce bu işin bitmesiydi. 8 ay süren tedavim bittiğinde sudan çıkmış balık gibiydim. Bir an önce bitsin diye beklediğim her şey bitmişti ama ben eski halime kavuşamamıştım. Aldığım 12 kilonun ağırlığı, ruhumun yorgunluğu yanında az bile kalırdı. Ama hayat devam ediyordu, eğer hayatın içinde olmak istiyorsam bir yerlerden başlamam gerekiyordu.

Amazon Kadınlarıyla Tanıştım

Kendime ve çevremdeki tüm yakınlarıma karşı sorumluluğum vardı. Bu dönemde, hastanemizdeki meme destek grubunun toplantılarına katılmaya başladım. Burada aynı hastalığı yaşayan ama her birinin özel hayatında farklı sorunları olan, sorunlarının istediği kadarını paylaşan, kimseyi yargılamayan, birbirinden güzel, mücadeleci ve güçlü Amazon kadınlarıyla tanıştım. Her toplantıda kendime çıkarttığım dersler oldu ve bunları hayatıma geçirmeye çalıştım. Eski enerjime kavuşacaktım ama biraz sabretmem gerekiyordu. Eşim, kardeşlerim, dostlarım, tüm yakınlarım ve doktorumla beraber çıktığım bu yolda durmak yoktu. Vazgeçmek ise hiç yoktu.

Mücadelemin başından itibaren eşim, ailem, yakın dostlarımla arkadaşlarımdan gördüğüm ilgi ve sevgi, tedavimin çok önemli bir parçasıydı. Sevildiğimi hissetmek bana moral veriyordu. Tanıdığım herkes, beni yeniden ayağa kaldırmak için el birliği etmiş gibiydi. Bugün hastalığımın üstünden iki buçuk yıl geçti. Bu süre içinde, herkesin ismini bile ağzına almaktan korktuğu bir hastalığı her şeyiyle yaşamış olmak bana inanmayı, güvenmeyi ve şükretmeyi öğretti.

İyileşeceğime dair inancımı hiç kaybetmedim. Doktorlarıma güvendim. Ve sahip olduğum her şey için şükrettim. "Kanseri yendim" demek yerine, bu hastalıkla beraber yaşamayı öğrenmeyi seçtim. Geriye dönüp baktığımda, üstümde gereksiz yere ne kadar yük taşıdığımı fark ettim. Önce bu yüklerden kurtulmam gerektiğini öğrendim. Geçmişte yaşananları, bugün yaşadıklarımı ve geleceğe dair endişelerimin hepsini beraber taşımak yerine, eskiyi bırakıp bugünümü yaşamak bana daha anlamlı gelmeye başladı. Bunu başardıkça kendimle ilgili gelecek endişelerini biraz da olsa hafifletebildim. Hayatı her şeyiyle yaşamaya, her anın tadına varmaya çalıştıkça güçlendiğimi hissediyorum.