ACIBADEM HAYAT www.acibadem.com.tr http://www.acibadem.com.tr/hayat
  • Kan yağları ölçümü (Lipoprotein)

    Yaş, kilo ve beslenme alışkanlığından bağımsız olarak kan yağı düzeyleri anormal yükselebilir. Bu nedenle genellikle 20 yaşına basmış olan her bireyin temel bir kan yağı tahlili yaptırması önerilir. Çoğunlukla genetik ile aktarılan bu duruma zamanında müdahale edildiğinde ileri yaşlarda oluşan kalp krizleri önemli ölçüde engellenebilir. Sonuçlar normal ise yani total kolesterol değeri 200 mg’ın altındaysa, bu testin belli bir yaşa kadar beş yılda bir tekrarlanması önerilir. Eğer sonuçlarda anormallik varsa ya da diyabet, obezite, ailede erken dönem kalp hastalığı hikayesi, sigara içimi gibi diğer riskler bulunuyorsa daha sık ölçüm yapılması önerilir. Saptanan anormal değerlere ilaç ya da yaşam tarzı değişiklikleri ile müdahale edilebilir ve kişi takip edilir.


  • Tansiyon (kan basıncı) ölçümü

    Genel kural 20 yaşını geçmiş her bireyin tansiyonunun en az bir defa ölçülmesi yönündedir. Normal saptansa bile rutin fizik muayenelerde, doktora herhangi bir nedenle başvurulduğunda da ölçülmesi gerekir. Yani her bireyin ilk kontrolden sonra en az iki yılda bir tansiyon ölçümü yaptırması gerekir.

    Tansiyonun genellikle şikayete yol açarak ortaya çıktığı ve bu belirtilerle yüksekliğin saptanabileceği düşünülür. Oysa tansiyon yüksekliği çoğu zaman sessiz seyreder. Tansiyon ölçümünün düzenli yapılması, sonuçlar normal yani 120/80 mm hg ve altında bir değer ise iki senede bir rutin ölçülmesi, bu değerin üzerinde ise şiddetine göre sınıflandırılıp takip edilmesi gerekir. Çözüm olarak kan basıncını yükselten faktörlerin düzeltilmesi, ciddi yüksekliklerde ise direkt olarak ilaca başlanması önemlidir.


  • Kan şekeri ölçümü

    Diyabet, damar sertliği riskini artırdığı için kalp damar hastalıklarının ortaya çıkışını da çoğaltır. Diyabet hastalarının ölüm nedenlerinin başında kalp damar hastalıkları gelir. Bir diyabet hastasının kalp damar hastalığına yakalanma riski ise diyabet olmayan bir bireye göre üç-dört kat daha fazladır. Kan şekeri yüksekliği tanısı konulan kişilerde, rahatsızlığın kalp damar hastalığı üzerindeki etkilerinin çok daha önce başladığı tespit edilir. Birçok kişiye kalp krizlerinin ardından diyabet tanısı konulur. Bu nedenle diyabetin taranması, yükseklik saptandığında tedavi edilmesi önemlidir.

    Açlık kan şekeri ölçümü başta olmak üzere kan şekeri ölçümlerinin 45 yaşından itibaren rutine konulması önerilse de ailede özellikle Tip 2 diyabet öyküsü varsa veya kalp damar hastalığı risk faktörleri bulunuyorsa, bu ölçümlerin 30’lu yaşlardan itibaren yapılması tavsiye edilir.


  • Fiziksel kondisyon

    Bireyin egzersiz alışkanlığının olup olmaması, hangi egzersizleri hangi sıklıkta ve şiddette yaptığı da kardiyoloji uzmanları için önemli bir veridir. Toplumumuzda egzersiz alışkanlığı genel olarak düşüktür. Egzersiz denilince akla karmaşık ve yorucu çalışmaların gelmemesi gerekir. Düzenli yapılan tempolu yürüyüş dahi yeterli bir egzersizdir. Haftada en az 150 dakika, orta tempolu (yürürken sık nefes alıp vermek doğru tempoda olmayı işaret eder) yürüyüş yapmak da kalp hastalığı riskini yüzde 40-50 oranında azaltabilir.


  • Kilo takibi

    Obezite; diyabeti, yüksek tansiyonu ve kolesterolü yükseltici etkisi olduğu için kalp damar hastalıklarının gelişiminde önemli rol oynar. Bu faktörler ortaya çıkmasa bile kilo fazlalığı kalp damar hastalığı riskini artırır. Kilo fazlalığı ilk aşamada vücut kitle indeksi (VKİ) üzerinden saptanır. VKİ, bireyin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilir. Sonuç 25-30 arasında ise kişi fazla kilolu, 30’un üzerinde ise obez olarak tanımlanır. Bu ölçümlerin periyodik olarak tekrarlanması, kişinin bu konuda bilgilendirilmesi ve fazla kilonun giderilmesi için yönlendirilmesi gerekir.

     

    Fazla kilolu olmanın yanı sıra fazla yağın dağılımı da önemli bir ayrıntıdır. Karın ve bel bölgesindeki yağlanma, iç organ yağlanmasını yansıttığı için kalp damar hastalıkları ile diyabet gelişimi için gösterge olabilir. Bel çevresi ölçümünün de rutin olarak değerlendirilmesi ve kişinin bu konuda bilinçlendirilmesi önemlidir.
    Obezitenin kalp hastalıkları riskini artırması nedeniyle bireylerin dengeli beslenmeleri gerekir. VKİ normal sınırlarda olsa da kolesterol, tansiyon ve diyabet gibi hastalığı olanların da sağlıklı beslenmeye teşvik edilmesi gerekir. Kilo problemi yaşayan kişilerin dengeli beslenme konusunda diyetisyen desteği alması tavsiye edilir.


  • Yüksek riskli kişilere uygulanan tetkikler

    Kalp damar hastalıkları açısından birden fazla risk faktörü olan bireylerin ilerleyen yıllarda bu hastalıkları geçirme riskleri hesaplanabilir. Bireyler, düşük, yüksek ya da ultra riskli olarak gruplara ayrılabilir. Yüksek risk grubunda bulunan bireylerde ilave tetkikler de kullanılır. Rutin muayenede kullanılan elektrokardiyografinin yanı sıra efor testi gibi daha kapsamlı testlerle değerlendirme yapılabilir. Bu testlerin sonuçları şüpheli çıktığında ise Bilgisayarlı Tomografi ile yapılan sanal anjiyografiler de kullanılır. Kardiyoloji uzmanları açısından çok değerli olan bu tetkikin, yüksek risk görülen kişilerde veya rutin tetkiklerde şüpheli durumlarla karşılaşıldığında kullanılır.