ACIBADEM HAYAT www.acibadem.com.tr http://www.acibadem.com.tr/hayat
  • Meme büyütme

    Yaza girerken kadın hastalar meme küçültme, dikleştirme ya da büyütme işlemlerine yönelir. Son yıllarda özellikle meme büyütme cerrahisine olan ilgi artış gösterdi.
    Bu cerrahi işlemde, kalıcılığı nedeniyle silikon protez altın standart olsa da bazı kişiler giderek daha da yaygınlaşan yağ enjeksiyonlarını ya da protez ile yağ enjeksiyonun bir arada olduğu uygulamaları tercih edebilir. Memenin boyutu hastanın boyu, kilosu, omuz ve bel genişliği, kalça yapısı hatta yaptığı iş, göz önüne alınarak hesaplanır.
    Yöntem tercihi yaparken kişinin talebine önem verilir. Yağ enjeksiyonunda bir süre sonra memenin hacminde bir miktar erime olması nedeniyle ikinci uygulama yapılabilir. Vücudu fit olan kişilerde ise alınacak yağ dokusu bulunamayabilir.
    Silikon protezler yaklaşık 50 yıldır kullanılan bir yöntemdir. Bu ameliyat yaklaşık 1-1,5 saat sürer. Bir gece hastanede kalan hasta eve döndüğünde kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olur. Masa başı çalışanlar üç gün içinde işlerine dönebilir. Birkaç hafta sonra spora başlanabilir ve yüzülebilir.


  • Meme küçültme

    Bu işlemde memenin var olan hacmine göre uygulanacak teknik belirlenir. Karar verilen miktar kadar doku ve fazla cilt çıkartılır, memeye yeni şekli verilir. İşlemin ardından meme başı etrafında ya da memenin altından aşağı doğru inen ters T şeklinde bir iz kalabilir. İşlem memenin boyutuna göre üç-dört saat sürebilir. Bir gece hastanede kalınır ve kişi bir hafta içinde işe dönebilir. 10-15 gün içinde de efor harcamayı gerektiren işler yapabilir. Daha önce doğum yapmış ve emzirmiş annelerin yüzde 70-80’ini meme küçültme cerrahisinden sonraki doğumlarında da bebeğini emzirebilir.


  • Meme dikleştirme

    Memenin sarkma miktarına bağlı olarak meme hacmi yeterli ise sadece dikleştirme yapılır. Meme başı olması gereken yere taşınır, fazla cilt çıkarılır. İşlemin ardından meme başında ya da altında ters T şeklinde bir iz kalır. Eğer memenin iç dokusu da boşsa hem dikleştirme hem de büyütme işlemi aynı anda yapılabilir.


  • Liposuction

    ABD’de ve Avrupa’da “liposuction” kadınların estetik uygulamalar tercihinde birinci sırada gelir. Ülkemizde ise burun ve meme estetiği ilk sıralarda yerini alıyor. Liposuction’ın zayıflama değil, kontur düzeltme ameliyatı olarak görülmesi gerekir. Bu uygulama vücudun belli bölgelerinde birikmiş olan, spor ve diyetle atılamayan, yağ bozukluğuna bağlı gelişen kontur düzensizliklerini gidermek için yapılır. Kadınlarda en sık karın ve sırt bölgesi ile dizlerin iç kısmında, erkeklerde ise karın ve meme bölgesinde yağ birikimi görülür.
    Liposuction işleminde temel prensip fazla yağları doku içinde parçalayıp dışarı almak olduğu için önce o bölgeye yağları parçalamak, kanamayı azaltmak ve anestezi etkisi yaratmak için özel bir sıvı verilir. Daha sonra görünmeyecek yerlerden yapılan minik kesilerden gönderilen kanüllerle yağlar vakumlanır. İkinci yöntemde yağlar ultrason ile parçalanıp yine vakum sistemi ile alınır. Bir diğer yöntemde ise yağlar lazerle parçalanır ve vakumlanır. Miktarın az olduğu vakalarda yağı sadece parçalayıp yerinde bırakmak da bir çözüm olabilir. Çünkü vücut zamanla bunu atıyor.
    Lazer belli dalga boyları içerir ve yağları parçalamak için kullanılan dalga boyu sadece yağlara etki eder. Damarlara, sinirlere, dokulara zarar vermez. Bu da daha az kanama, şişlik ve morluk anlamına gelir. Lazerli uygulamada en fazla 10 gün korse takılıyor. Çünkü yağlar alındıktan sonra aynı seansta cildin sıkılaşması için gerekli dalga boyları da uygulanıyor.
    Liposuction işlemi ameliyathane koşullarında yapılır. Küçük boyutlu işlemlerde lokal anestezi, büyük işlemlerde ise genel anestezi uygulanır. İşlemin boyutuna göre kişi aynı gün taburcu olur veya bir gece hastanede kalabilir. Alınan yağlar kişinin talebi doğrultusunda yüz veya meme bölgesinde dolgu malzemesi olarak da kullanılabilir. Ameliyattan iyi bir sonuç elde etmek için kişilerin dengeli beslenmeyi ve egzersizi hayatlarına dahil etmeleri gerekir.


  • Saç ekimi

    Yaşlılık, hormonal değişiklikler ve ailede kelliğe yatkınlık gibi birçok faktör saç kaybına sebep olabilir. Yanık ve travmalar sonrasında da saç kaybı meydana gelebilir. Saç nakli kişinin özgüvenini artırabilir. Ancak sonuçlar her zaman düşünüldüğü gibi olmayabilir. Bu nedenle cerrahi girişime karar vermeden önce iyice düşünmek ve durumu doktorla yeniden değerlendirmek gerekir.
    Saç nakline aday olan kişilerin verici alan olarak kullanılmak üzere kafalarının arka ve yan taraflarında sağlıklı saçları olması gerekir. Saç rengi, sertlik derecesi, dalgalı ve kıvrımlı olması gibi diğer faktörler de yapılacak girişimin sonucunu etkiler.
    Saç naklinde farklı teknikler bulunur. Bazen iki ya da daha fazla teknik bir arada kullanılır. Nakil tekniklerinden “punch greft, mini greft, mikro greft, slit greft ve strip greft” gibi teknikler genellikle daha küçük girişimler gerektiren kişilerde tercih edilir.
    Cerrahi işlem muayenehane ortamında, sedasyon altında lokal anestezi ile yapılır. Bir seansta orta bir ekimde 2500-3000 kök, büyük ekimlerde 4000-5000 kök ekilebilir. Cerrahi sonrası hissedilenler işlemin büyüklüğüne göre değişir. Bant kullanıldıysa ertesi gün çıkarılır, iki gün sonra da saçlar nazik bir şekilde yıkanabilir. Kanama riskine karşı üç hafta kadar zorlu egzersizlerden kaçınılması gerekir.