ALO ACIBADEM 444 55 44

Meme Kanserinden Korkmayın Önlem Alın!

  1. Ana Sayfa
  2. Acıbadem'de Meme Sağlığı
  3. Haberler

Meme Kanseri Farkındalık Ayı'nda dünyada ve ülkemizde sık görülen bu hastalıkla ilgili bilgilerimizi artırdık. Acıbadem Sağlık Grubu'ndan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Serap Yücel ve Psikoonkolog Işıl Yıldız konuyla ilgili önemli bilgiler verdi.

Tamamlayıcı Tıp Öğelerini Yabana Atmayın

Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, "Meme kanserinin tedavisini sadece cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve son yıllarda gelişen biyolojik tedavilerle sınırlı tutmayıp konunun tamamlayıcı tıp öğeleri boyutunu da dikkate almak gerek" diyor. Tamamlayıcı tıp öğeleri içine; hastanın psikolojik danışmanlığı, uğraş (hobi) tedavisi, kemoterapi dönemi ile daha sonraki dönemi daha rahat geçirmesini sağlayacak destek unsurları giriyor.

Kilo Nüks Riskini Artırıyor

"Meme kanseri tanısı kadınlar ve aileleri için bir travmadır ve bu travmanın atlatılabilmesi için mutlaka egzersiz, yoga, akupunktur gibi destekleyici uğraşlara ihtiyaç vardır" diyen Demir sözlerine söyle devam ediyor:

"Kanser hastalığında beslenmenin çok iyi yönetilmesi gerekir. Hastaların uzman diyetisyenlerden yardım almaları çok önemlidir. Aşırı kilodan uzak durmak ve düzenli egzersiz önemlidir. Erken dönem meme kanserli hastalarda aşırı kilonun hastalığın nüks riskini artırdığını gösteren bilgiler olduğu gibi ideal kilonun korunmasının ve düzenli egzersizin nüks riskini azalttığını gösteren çalışmalar var."

Rafine Şekerden Ve Aşırı Tuzdan Uzak Durun!

Meme kanserinden korunma yolları arasında aşırı alkol ve sigara tüketiminden kaçınmak, aşırı tuzlu, işlenmiş ve katkı maddesi olan gıdalardan uzak durmak yer alıyor. Bu nedenle hastalara bol miktarda sebze, meyve, salata ve zeytinyağı lif içeren yiyecekler ile taze balık ve işlenmemiş gıdalardan oluşan Akdeniz diyeti öneriliyor.

Yüzde 5-10'u Genetik Geçişli

Tüm meme kanserlerinin yüzde 5-10'unun genetik geçişli olduğu belirtiliyor. Birinci derece yakınları arasında birden fazla meme kanseri olan kişilerin mutlaka genetik yatkınlık acısından taranması gerekiyor. Bu taramada BRCA1, BRCA2 denilen genlerde mutasyon olup olmamasına bakılıyor. Eğer bu mutasyon varsa mutlaka her iki memenin koruyucu olarak alınması, rahim ve yumurtalıkların ameliyatla koruyucu olarak çıkarılması öngörülüyor.

Meme Kanserinden Korkmayın

Prof. Dr. Gökhan Demir, "Meme kanseri erken teşhis edildiği takdirde tam şifaya kavuşabilen bir hastalıktır. Bilinçli olup tarama programlarına mutlaka uymak gerekir. Tarama programlarında ergenlikten itibaren ayda bir kez kadınların kendi memelerini ve koltuk altı bölgelerini elle muayene etmeleri, 40 yaşıdan itibaren ise düzenli mamografik kontrollerini yaptırmaları en sağlıklı yöntemlerdir. Ailesinde risk faktörü olanlarda bu taramaların çok daha erken yaşlarda yapılması gerekir" diyor.

NOKTA ATIŞLI RADYOTERAPİ YÜZ GÜLDÜRÜYOR

Radyoterapi kanser tedavisindeki ana tedavi yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu yöntem ile yüksek enerjili ışınların hedeflenen bölgeye uygulanması sağlanıyor. Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Serap Yücel, "2000 yılından sonra hızla artan teknolojik ilerlemeler, radyoterapide kullanılan cihazların ve bilgisayar programlarının hızla gelişmesine yol açtı" diyor. Bu gelişimin ilk basamağının planlama sisteminde kullanılan, "Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi" olduğuna dikkat çekiliyor ve bu ilerlemeler hastalara daha yüksek kalitede tedavi şansı veriyor.

Radyoterapi tedavileri bilgisayarlı tomografi yanında Positron Emisyon Tomografi (PET) görüntüleri kullanılarak da planlanabiliyor. Tüm görüntüler planlama sisteminde birleştirildikten sonra hedeflenen ve korunma istenen organlar belirleniyor. En büyük hedefin istenilen bölgeye yüksek dozlar verilirken hemen yakınındaki sağlam dokuyu korumak olduğu belirtiliyor. Radyoterapi sırasında kullanılan "nefes takip sistemi" ile hastanın ne kadar hareket ettiği kontrol edilerek tedavinin doğruluğu artırılıyor.

PSİKOLOJİNİN ÖNEMİNİ UNUTMAYIN!

Psikoonkolog Işıl Yıldız, kanser hastalığında psikolojinin önemine dikkat çekerek "Kanser konusunda farkındalığın giderek artmasıyla hastalığı yasayan insanların psikolojik anlamda iyilik halinin önemi de artmıştır. Günümüzde birçok hastanede onkoloji birimlerinde çalışan ruh sağlığı uzmanları vardır ve artık bu destek hizmetinin bir lüks değil gereklilik olduğu kavranmıştır" diyor.

Meme Kanserli Hastalara Öneriler

• Teşhisten sonraki ilk dönemde karmaşık duygular içinde olmak, üzülmek, ağlamak, korkmak ya da öfkelenmek normaldir. Önemli olan hissettiklerinizi saklamamak, ifade etmektir.

Yaşayıp hissettiklerinizi aileniz ve sevdiklerinizle paylaşın.

• Pozitif kişilerle zaman geçirin. Enerjinizi düşüren insanlardan uzak durmaya çalışın.

• Yakınlarınız size nasıl davranmaları gerektiğini bilmeyip çaresiz hissedebilir. Zihninizi okumalarını beklemeyin ve ne istediğinizi ya da istemediğinizi söyleyin.

• İnternetten hastalığınızla ilgili araştırma yapmayın, okuduğunuz şeylerin sizin için ne derece doğru olup olmadığını bilemezsiniz. Sizi tanıyan ve tedavinizi üstlenen hekime ve diğer sağlık çalışanlarına güvenin. merak ettiklerinizi onlara sorup tavsiyelerine uyun.

• Hareket etmek beden sağlığı için olduğu kadar ruh sağlığı için de önemlidir. Hastalık ve tedavi sürecinde yapılabilecek en iyi egzersiz yürüyüştür. Haftada 2-3 defa ortalama 30 dakika tempolu yürüyüş yapıp kendinizi daha iyi hissedin.

• Günlük yaşamınıza mümkün olduğunca devam etmeye çalışın

İşine devam eden (tam zamanlı olmasa da), sosyal hayattan kopmayan ve kendini eve kapatmayan kişilerin hastalık sürecini daha rahat geçirdiklerini unutmayın.

• Gülmek, sağlığı olumlu etkileyen doğal bir ağrı kesicidir ve stres hormonlarının azalmasında etkisi vardır. Komik filmler ya da programlar izleyin, mizah dergileri okuyun, eğlenceyi seven insanlarla zaman geçirin.

Habertürk Magazin, 04.10.2016

Meme Kanserinden Korkmayın Önlem Alın!