ALO ACIBADEM 444 55 44

Ultrason, tanı için ne kadar önemliymiş!

  1. Ana Sayfa
  2. Acıbadem'de Meme Sağlığı
  3. Hasta Öyküleri

“Aylık değişimden kaynaklandığını düşündüğüm ve göğsüme dokununca elime gelen kitlenin bir hafta sonra hala aynı yerde durduğunu fark ettim. Panikle eski jinekoloğumu aradım. Çekilen ultrason ve mamografi sonucunda, her iki mememdeki fibrokistik kitlenin ameliyatla alınması gerektiği söylendi. Hemen bu konuda uzman bir cerrah arayışına girdim ve ameliyatımın yapılacağı yere karar verdim. İlk cerrahi müdahalede her iki mememdeki kitleler çıkarılıp patalojiye gönderildi. Doktorumun benimle görüşmek istediği haberi geldiğinde eşime ‘Sonuç iyi çıkmadı, hissediyorum!’ dedim. O ısrarla itiraz etse de, içgüdülerim beni yanıltmadı ve doktorum meme kanseri olduğumu lafı dolandırmadan, sade bir dille anlattı. Ertesi gün ikinci ameliyatımı oldum. Bu ameliyatta, çevre dokuyla beraber yaklaşık 2.9 cm. olan kitle ile nöbetçi lenfleri aldılar. Lenf bezlerime ulaşıp ulaşmadığını test ettiler.

Hastalığım hakkında çok araştırdım

Hastanede kaldığım iki gece boyunca ‘Neden ben?’ diye sorup durdum kendime. Kendimi daha iyi hissetmeye başladığımda, doktorum tedavi sürecimin nasıl olacağı hakkında beni bilgilendirdi. Kendimi onkoloji doktorum ve ekibine teslim ettim. Meme kanseri ailemizde (anne, kız kardeş, teyze) görülmeyen bir hastalık olduğundan sebepleri, oluşma şartları, tedavinin nasıl yapıldığı, kemoterapinin beni fiziksel ve ruhsal olarak nasıl etkileyeceği gibi konuları doktorum, ilk görüşmemizde detaylı bir şekilde anlattı. Her şey anlattığı gibi gelişti. Yaşımın 33 olduğu ve önümde daha uzun bir yaşam olduğu düşünülerek, yapılan fish testinde de hastalığımın östrojen (kadınlık hormonu) pozitif çıkması nedeniyle 21 günde 6 kür kemoterapi ve sonrasında 30 gün radyoterapi almam kararlaştırıldı. Hastalığımla ilgili olarak araştırmayı hiç bırakmadım.

Hastaneden aldığım ‘Meme kanserini nasıl yendim?’ adlı kitap da bana çok yardımcı oldu. Saçımın ne zaman döküleceği, vücudumda ne gibi değişiklikler olacağı, nelere dikkat etmem gerektiği, hijyenin önemi, bu dönemde bağışıklık sistemimin yok denecek kadar azalacağı ve aklıma gelebilecek tüm soruları önce doktorumdan, sonra da bu kitaptan öğrendim.

Sürekli kontrol

Aktif tedavimin bitiminde (kemoterapi ve radyoterapi), 5 yıl boyunca her gün alacağım ilaçlarıma başladım. Burada amaç, östrojen hormonlarının baskılanması ve hastalığın tekrar nüksetme olasılığının minimuma indirilmesiydi. Bunlara ek olarak, ayda bir göbekten yapılan iğne ve kemik erimesini önlemesi için de 6 ayda bir damardan aldığım ilaç etkili oldu. Ayrıca ilk üç yıl 3 ayda bir, sonrasında 6 ayda bir olmak üzere sürekli kontrol altındayım.’