Acıbadem Maslak Omurga Sağlığı Merkezi

Basın

Skolyozda yeni gelişmeler

Skolyoz, omurganın sağa ya da sola doğru eğilmesi ve omurların kendi etrafında dönmesi olarak tanımlanıyor. Kız çocuklarında erkeklere göre 10 kat daha fazla görülen skolyoz, tedavi edilmezse yaşam kalitesini ciddi boyutlarda düşürmesinin yanı sıra ileride akciğer, solunum ve kalp problemlerine yol açabiliyor, hatta hastayı yatağa bağlı kılabiliyor.

Skolyoz, omurganın sağa ya da sola doğru eğilmesi ve omurların kendi etrafında dönmesi olarak tanımlanıyor. Kız çocuklarında erkeklere göre 10 kat daha fazla görülen skolyoz, tedavi edilmezse yaşam kalitesini ciddi boyutlarda düşürmesinin yanı sıra ileride akciğer, solunum ve kalp problemlerine yol açabiliyor, hatta hastayı yatağa bağlı kılabiliyor. Güzel haber ise tıp dünyasında atılan dev gelişmeler sayesinde gençler artık oldukça konforlu bir yaşam sürebiliyor, hatta sağlıklarına tümüyle kavuşabiliyorlar.

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay, ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Reyhan Çeliker, Acıbadem Maslak Hastanesi'nde 'Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı' kapsamında halka yönelik olarak düzenlenen 'Skolyoz Tanı ve Tedavisindeki Gelişmeler' konulu söyleşide, skolyoz hakkındaki çarpıcı gerçekleri paylaştı.

Skolyozda 3 tedavi yöntemine başvuruluyor. Birincisi gözlem, ikincisi korse ve üçüncüsü de cerrahi tedavi. Cerrahi tedavi genel olarak 40-45 derece üzerindeki eğriliklerde gündeme geliyor. Günümüzde cerrahi tedavide yaşanan gelişmeler sayesinde artık en komplike deformiteler bile tedavi edilebiliyor. Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay, hem hekimlerin hem hastaların yüzlerini güldüren cerrahi tedavideki gelişmeleri şöyle sıraladı:

1. Gelişme: Uzatılabilen manyetik çubuklarla ameliyatsız ve ağrısız çözüm.

Çocukluk çağında daha önceleri vücuda çubuklar yerleştirilir ve 6 aylık aralarla tekrarlayan ameliyatlarla uzama sağlanırdı. Bu ameliyatların hasta ve yakınları üzerinde yarattığı stres, komplikasyonlar ve ekonomik külfet, doktorları başka çözümler aramaya yöneltti. En önemli çalışmalardan biri de omurgadaki asimetrik büyüme sorununu, çocuğun büyümesini durdurmadan ve hareketliliği bozmadan SIRT kontrol etme esasına dayanıyor. Uzaktan kumandayla uzatılabilen ve omurga sabitlenmeden adeta içeriye yerleştirilmiş bir korse gibi çalışan manyetik çubuklar, bu çalışmaların ürünlerinden biri. Bu yöntem 2-3 ayda bir poliklinik şartlarında uzaktan kumandayla ameliyatsız ve ağrısız bir şekilde yapılıyor.

2. Gelişme: Nöromonitorizasyon yöntemiyle en komplike eğrilikler bile düzeltile biliyor.

Skolyoz cerrahi tedavisindeki önemli kaygılardan biri, ameliyat sırasında hastaların felç olması. Daha önceleri ameliyatın omurilik üzerine etkileri anlaşılamıyor ve hastalar ancak ameliyatın sonuna doğru uyandırılıp felç olup olmadıkları kontrol ediliyordu. Bu işlem hem hasta için sıkıntılı oluyor, hem de ameliyatın sonunda anlaşılabildiği için müdahalede geç kalınıyordu. Ülkemizde son 4-5 yıldır uygulanan ve ameliyat sırasında sinirlerin işlevlerini devamlı olarak gösteren 'nöromonitorizasyon' yöntemiyle ameliyat sırasında sinir yaralanmasına neden BEL olabilecek herhangi bir işlemin yarattığı etki anında anlaşılıyor, bıı sayede gerekli müdahaleyi anında yapmak mümkün olabiliyor. Nöromonitorizasyon tekniği bir zamanlar felç korkusuyla yapılamayan ameliyatların günümüzde rahatlıkla uygulanabilmesini de sağladı. Bu teknik sayesinde en komplike eğrilikler bile artık düzeltilebiliyor.

3. Gelişme: Gerdirme yöntemiyle omurga hareketi yok edilmiyor, çocuğun büyümesi engellenmiyor.

Skolyoz ameliyatlarıyla ilgili en önemli sorunlardan biri de, omurganın sabitlenip belli kısımda omurga hareketliliğinin ortadan kalkması. Omurga cerrahlarının dondurma işlemi yapmadan, omurganın büyümesine ve hareketli kalmasına izin verecek bir düzeltme tekniğiyle ilgili çalışmalar yavaş yavaş meyvelerini vermeye başladı. Omurgasında skolyoz olup halen büyüme potansiyeli olan çocuklarda 'gerdirme yöntemi' diye adlandırılan bir yöntemle, sırt eğriliklerinin dış bükey tarafına endoskopik girişimle yandan vida konuyor ve bu vidalar kalın bir iple bağlanıp gerdirilerek bir miktar düzelme sağlanıyor. Eğriliğin dış bükey tarafının büyümesi de engelleniyor. Böylelikle iç bükey taraf büyümeye devam ederken, dış bükey tarafın büyümesi vidalara bağlı ip sayesinde duruyor ve zaman içinde eğrilik kendiliğinden düzeliyor. Bu yöntemin diğer avantajı da, vidaları tutan yapının bir platin değil, ip olması, böylelikle ameliyat edilen kısmın hareketliliğinin devam etmesi. Bu yöntem dondurma yapılmaksızın eğrilik düzelmesi sağladığı, hareketi yok etmediği ve büyümeyi bozmadığı için Skolyoz tedavisinde devrim niteliğinde bir tedavi yöntemi olarak nitelendiriliyor.

Seminerde konuşulan konulardan biri de. sporun skolyoza faydasının olup olmadığı idi. Skolyozun sportif aktivitelere engel olmadığını belirten uzmanlar, dünya çapında başarılı birçok skolyozlu veya skolyoz nedeniyle öpere olan sporcu bulunduğunu belirterek, gereksiz kısıtlamalar yapılmaması gerektiğine dikkat çektiler. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Reyhan Çeliker seminerde yaptığı konuşmasında sporun skolyoz tedavisinin önemli bir parçası olduğunu ifade ederek,' Fizyoterapi sırasında uygulanan egzersizlerle daha çok Skolyozıın eğimi, omurga çevresindeki kaslar, duruş kontrolü ve biyomekanik sorunlar üzerinde durulurken, sportif aktivitelerle de tüm vücut, özellikle büyük kas grupları çalıştırılıyor. Böylece hem genel aerobik kapasite, hem de zindelik artıyor.' dedi. Sporun ayııı zamanda çocuğun vücuduyla ilgili negatif algısı sonucu oluşan psikolojik ve sosyal sorunları aşmasına da yardımcı olduğunu belirten Prof. Dr. Reyhan Çeliker, 'Dolayısıyla sporun rehabilitasyon programını destekleyici ve tamamlayıcı etkileri mevcut. Üstelik korse tedavisi uygulanan ve cerrahi tedavi gören çocukların da egzersizlere ve spora devam etmelerinde bir sakınca olmuyor.' dedi. (Gazette -Adana-, 30.06.2014)

Site Haritası

İletişim Formu

ACIBADEM, iletişim formlarının kullanımı sırasında talep ettiği bu kişisel bilgileri, site kullanıcılarıyla iletişime geçmek amacıyla kullanabilir. Kullanıcılar bu sözleşme ile kendileri ile kurulacak her türlü iletişime (arama, sms, e-posta vb.) onay vermiş sayılır. Gönderilecek e-postaları almak istemezseniz, dilediğiniz zaman gönderdiğimiz e-postaların alt kısmında bulunan "E-posta listemizden çıkmak için tıklayınız" linkine tıklayarak e-posta üyeliğinden tek tıkla, kolayca çıkabilirsiniz.

Kullanım koşullarını kabul ediyorum.

Tel: +90 212 304 48 38

YUKARI