En iyi kullanım için javascript kullanımını aktifleştirin.

Böbrek nakli bekleyen evli çifte kardeşlerinden ikinci hayat!


ACIBADEM, iletişim formlarının kullanımı sırasında talep ettiği bu kişisel bilgileri, site kullanıcılarıyla iletişime geçmek amacıyla kullanabilir. Kullanıcılar bu sözleşme ile kendileri ile kurulacak her türlü iletişime (arama, sms, e-posta vb.) onay vermiş sayılır. Gönderilecek e-postaları almak istemezseniz, dilediğiniz zaman gönderdiğimiz e-postaların alt kısmında bulunan "E-posta listemizden çıkmak için tıklayınız" linkine tıklayarak e-posta üyeliğinden tek tıkla, kolayca çıkabilirsiniz.

Kapat

Hızlı İletişim

 

Kullanım koşullarını kabul ediyorum.

Böbrek nakli bekleyen evli çifte kardeşlerinden ikinci hayat!

Gül ve Emin Karakulak, böbrek yetmezliğinin son evresindeydi. 18 yıllık evli çift, bu nedenle diyalize giriyorlardı. Gül Hanım diyaliz tedavisi göreli iki buçuk yıl, Emin Bey ise bir buçuk yıl geçmişti. Gül Karakulak, yaşadıkları o zor süreci şöyle anlatıyor: “Diyalizde 4 saat yatmak ölüm gibiydi. Her defasında damar bulmak için uğraşıyorlardı. Bitince de halsiz olduğum için yatmak zorunda kalıyordum ve haftanın üç günü bu şekilde geçiyordu.” Emin Karakulak ise, diyalizden önce çok kısa yürüse bile oturma ihtiyacı hissettiğini ve göğsünde ağrılar duyduğunu söylüyor.

Kalbi durdu, böbrek yetmezliği teşhisi kondu, beyin kanaması geçirdi!

Aslında Emin Bey’e böbrek yetmezliği teşhisi 11 yıl önce konmuştu, Gül Hanım’a ise yalnızca iki yıl önce... Ancak Gül Hanım’ın hastalığı çok daha hızlı ilerlemişti. Nihayetinde her ikisinin de böbrek nakli olması gerekiyordu. Bunun için hazırlığa başladılar başlamasına ama Gül Hanım, bir yıl boyunca başka sağlık sorunlarıyla uğraşmak zorunda kaldığını, üst üste gelen sorunlar nedeniyle hayatının adeta bir kabusa döndüğünü belirtiyor: “Ben 2014 yılı şubat ayında annemi kaybettim. Çok üzüldüm tabii ki… Bir hafta sonra kalbim durdu, müdahale etmeseydiler hayatımı kaybedecektim. Ardından böbrek yetmezliği teşhisi kondu. Diyalize girmeye başladım. İki buçuk yıl sonra nakil şansı doğdu. Fakat böbrek nakli için hazırlanırken, 10 ay önce beyin kanaması geçirdim ve geçici hafıza kaybına uğradım. Mayıs ayında ise kalbime stent takıldı. Tam böbrek nakli için yola çıkacağımız günün öncesi de kolum kırıldı! Yaşadıklarıma ben de inanamıyorum. Ama bildiğim bir şey varsa, sağ olsun Emin, hep benim yanımdaydı ve bu süre boyunca hep beni bekledi.”

‘İkinci baharımızı yaşayacağız!’

Bütün bu olumsuzluklara rağmen kardeşlerinin desteğini bilmek, onlara güç veriyordu. Gül Karakulak’a kız kardeşi Dilek Varma, Emin Karakulak’a ise erkek kardeşi Hüseyin Karakulak, ayrı ayrı böbreklerini vermek için gönüllü olduklarını söylemişlerdi. Hüseyin Bey o anla ilgili olarak “Ben abim diyalize ilk girdiği gün ‘Ne zaman istersen ben böbreğimi vermeye hazırım. Yeter ki uysun’ dedim. Kısa bir süre önce by-pass ameliyatı da olmuştu. Bir an önce sağlığına kavuşsun istiyorduk” diyor. Ablasına böbreğini bağışlayan Dilek Varma’nın tek isteği ise ablasının sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürmesi. Gül Karakulak yaşadığı sevinci “İnşallah ikinci baharımızı yaşayacağız! Eskiden en ufak şeylere bile takardım. Şimdi dünya yansa umurumda değil!” şeklinde ifade ediyor.

Laparoskopik böbrek nakli ameliyatı

Nakil ameliyatının başındaki isim Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. İbrahim Berber, Karakulak çiftinin nakil konusunda şanslı olduğunu belirtiyor: “Her ikisinin de kardeşlerinin organlarını bağışlamak istemeleri, kan grubunun tutmaları, doku uyumları bir yerde şans çünkü herkes bu şansa erişemeyebiliyor. Birçok insan yıllarca diyalize girmek zorunda kalıyor.” Nakil operasyonunu laparoskopik cerrahiyle gerçekleştirdiklerini dile getiren Prof. Dr. İbrahim Berber, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Laparoskopide vericinin kasık bölgesinden sadece böbreği çıkartabilecek kadar 5-6 cm’lik bir kesi yapmak yeterli oluyor. İkinci bir yöntem olarak uygun kadın vericilerde böbreği, ‘vajinal yoldan’ alıyoruz. Yani kasık bölgesinde bir kesi yapmıyoruz. Bir bebeği doğurtur gibi, vajinal yoldan girip, böbreği çıkartınca, kesi olmadığı için kişi daha az acı duyuyor ve yara izi de oluşmuyor.”

Yüksek tansiyon böbrek yetmezliğine götürebiliyor

Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ülkem Çakır, çiftin yaşadığı böbrek yetmezliğinin nedeni olarak yüksek tansiyon ve damar sertliğini gösteriyor: “Her ikisinde de diyabet yok, taş düşürmemişler, başka bir böbrek rahatsızlığına bağlı öyküleri yok. Ama ikisi de yüksek tansiyon hastası. Yüksek tansiyon hastalıkları düzenli kontrol edilmediği için böbrekleri çalışmaz hale geliyor. Diyalize girmek durumunda kalıyorlar. Diyalize girdiklerinde ise damar sertliği hızla ilerlemeye devam ediyor. Diyalizdeyken Gül Hanım bir kalp krizi geçiriyor. Beyin kanamasıyla ilgili bir problem yaşıyor fakat kendisi henüz 47 yaşında! Normalde 70’li yaşlarda görülebilecek problemler, bu hastalarda 40’lı yaşlarda ortaya çıkabiliyor.”

Böbrek yetmezliği kalbi yoruyor

Yüksek tansiyon böbreklere zarar veriyor. Böbrek yetmezliğinin ise kalp-damar hastalıklarını hızlandırdığının altını çizen Prof. Dr. Ülkem Çakır, “Toplumda birçok insanda damar yaşlanması, damar sertliği, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları sıklıkla görülebiliyor. Ama bir de böbrek yetmezliği varsa, bu hastalıklar normal seyrinden çok daha hızlı ilerliyor. Özellikle diyalize giren kişilerden haftada üç defa kan alınıyor, 4 saat boyunca temizlenmeye çalışılıyor ve temizlenen kan vücuda geri veriliyor. Bu, kalbi çok yoran bir şey. Dolayısıyla bu kişiler kalp krizine ve beyin kanamasına çok daha eğilimli oluyor ki hastalarımızda bu tablo da gelişmiş” diyor.





Websitemizde yer alan bilgiler Acıbadem Hayat Yayın Kurulu tarafından oluşturulmuştur. Bu bilgiler tedavi edici amaç taşımamaktadır..
11-2017