Acıbadem hastanelerindeki Tüp Bebek Merkezleri’nde, çiftlerin sağlıklı bir bebek sahibi olması için aşağıdaki uygulamalar kullanılmaktadır.

Tüp bebek tedavisi sürecinde, anne ve baba adayında tüp bebek başarısını etkileyen olumsuz faktörler varsa, tedavi süreci öncesi bunların güncel yöntemlerle giderilmesi, böylece başarı şansının artırılması amaçlanır.

Acıbadem Tüp Bebek Merkezleri’nde verilen hizmetler:

  • IVF-ICSI - Blastokist transferi
  • Sperm seçiminde IMSI
  • Asisted hatching
  • Preimplantasyon genetik tanı: Tek gen hastalıkları, kromozom anomalileri, HLA tiplemesi
  • Endometrial ko-kültür
  • Mikrodissektion TESE
  • Embriyo kriyoprezervasyonu
  • Sperm kriyoprezervasyonu
  • Blastokist ve oosit vitrifikasyonu
  • Kontrollü ovarian hiperstimülasyon ve intrauterine inseminasyon
  • Ovülasyon indüksiyonu
  • İnfertilite cerrahisi
  • Laparoskopik adezyolizis, neosalpingostomi, endometriozis cerrahisi, myomektomi, salpingo-ovariolizis, salpenjektomi
  • Histeroskopik polipektomi, septum rezeksiyonu, myomektomi, sineşi açılması
  • Tanısal laparoskopi-histeroskopi

Mikroenjeksiyon (ICSI)

Mikroenjeksiyon yöntemi nedir?

Mikroenjeksiyon yöntemi bir tüp bebek uygulaması olup tek bir spermin yüksek büyütmeli mikroskop altında direk olarak yumurtanın içine yerleştirilmesidir.

Bu yöntem sperm sayılarının çok düşük olduğu, sperm hareketlerinin ileri derecede azaldığı ya da spermin yapısal bozukluklarının ön planda olduğu çiftlerde uygulanmaktadır.

Mikroenjeksiyon yönteminin en büyük avantajı sperm sayısı çok düşük olan erkeklerde bebek sahibi olma şansını normal tüp bebek düzeylerine ulaştırmasıdır.

Mikroenjeksiyon; bağışıklık sisteminin spermde harabiyete yol açtığı, spermin cerrahi bir yöntemle toplandığı (TESE gibi) ya da sperme bağlı döllenme problemlerinin diğer tedavilerin başarısını olumsuz etkilediği durumlarda gebelik şansını belirgin düzeyde artırmaktadır.

Ayrıca nadiren de olsa gözlenen, açıklanamayan döllenme problemlerini en aza indirmek amacı ile belirgin sperm problemi olmayan çiftlere de önerilebilmektedir.

Bugün hem dünyada hem ülkemizdeki tüp bebek merkezlerinde yumurtaların hemen tamamına mikroenjeksiyon işlemi uygulanıyor.

Mikroenjeksiyonun riskleri var mı?

Mikroenjeksiyon yöntemi ciddi sperm problemleri nedeni ile çocuk sahibi olma şansı olamayan çiftlerin gebelik şansını normal tüp bebek başarı düzeylerine ulaştırmaktadır. Ancak babada sperm sayısının çok düşük olmasına neden olan bazı genetik problemler erkek çocuklara geçebilmektedir.

Bu problemler kistik fibroz hastalığı, özellikle X ve Y kromozomlarını etkileyen kromozom sayı ve yapı problemleri ya da Y kromozomundaki ufak kırıklar şeklinde karşımıza çıkabilmektedir.

Tedavi öncesinde baba adayından alınacak bir kan testi ile bu risklerin varlığı araştırılabilmekte ve gerekirse 'pre-implantasyon genetik tanı' yöntemi ile sağlıklı embriyolar transfer edilebilmektedir.

Ancak şu nokta vurgulanmalıdır ki bu tür genetik problemler tedavi yöntemi ile ilgili olmayıp çiftin özelliklede erkeğin altta yatan kısırlık problemine bağlı gelişebilmektedir.

Aşılama (İnseminasyon)

Aşılama tedavisi doğurganlığın en yüksek olduğu yumurtlama döneminde eşinizin spermlerinin basit bir yöntemle rahim içine yerleştirilmesi ile uygulanmaktadır. Bu yöntem tüplerin sağlıklı olduğu ve nedeni açıklanamayan fertilite problemlerinde önerilmektedir.

Sperm sayısının ya da hareketliliğinin çok düşük düzeylere inmeden azaldığı, spermin rahim ağzından geçişinin engellendiği ya da cinsel ilişkinin vajinismus, erken boşalma, impotans (sertleşme sorunu) gibi nedenlerle gerçekleşemediği çiftlerde de etkin olarak kullanılmaktadır.

Eşinizin verdiği sperm örneğinden seçilen en hareketli ve fertilite şansı en yüksek spermler plastik bir tüp yardımı ile rahim ağzından geçilerek rahim içerisine bırakılmaktadır.

Aşılama tedavisi normal bir adet rahatsızlığının ötesinde ağrılı bir yöntem olmayıp genelde fertilte ilaçları ile birlikte uygulanmaktadır. Tedavinin başarı oranı yaklaşık %15 olup kadının yaşına, sperm değerlerine ve tüplerin sağlık durumuna göre değişim göstermektedir.

Testis Biyopsisi

Erkeğin yumurtalıklarında, yani testislerde oluşan sperm, 'vas deferens' ve 'epididmis' adı verilen kanallar aracılığı ile penise ulaşmaktadır.

Epidim spermleri testisten vas defense taşıyan, mesanenin arkasına yerleşmiş sarmal dokulara verilen isimdir. Vas defens ise epidimden aldığı spermleri penise taşır.

Spermin yumurtalıklardan çıkarak penise ulaşmasının ve ejekülasyon ile boşalmanın mümkün olmadığı durumlarda, sperm yumurtalıklardan almak için testis biyopsisi yöntemleri uygulanır.

Bu hastalarda bir iğne ile epidimise girilerek (PESA), mikrocerrahi ile epididime girilerek (MESA), testise iğne ile girilerek (TESA) ve bu yöntemlerle sperm bulunmayan hastalarda tetsiten doku örnekleri alınarak (TESE) sperm elde edilebilir.

Testis biyopsisi, bir erkeğin sağlıklı bir sperm oluşturup oluşturmadığını da gösterir. Testiste bol miktarda iyi sperm bulunursa, bir yerde tıkanıklık var demektir.

Tüp bebek tedavisinde sperm elde etme tekniklerinin en bilineni TESA ve TESE yöntemleri adı verilen testis biyopsisi çeşitleridir. Testis biyopsisi spermleri düşük sayıda olan ya da hiç spermi olmayan erkekler için yapılır.

TESA (Testiküler Sperm Aspirasyonu – Testisten İğne ile Sperm Alınması): Bu yöntemde ince iğneler kullanılarak sperm direk yumurtalıklardan toplanabilmektedir. Bu yöntemde lokal anestezi altında yapılabilmekte ve deride bir kesiye gerek duyulmamaktadır.

TESE (Testisten Biyopsi İle Sperm Elde Edilmesi): TESE adı verilen yöntem sayesinde testislerden sperm elde edilir. Bu operasyon lokal veya genel anestezi altında yapılabilir.

Eğer TESE mikroskop altında daha seçici yöntemlerle alınıyorsa bu ameliyata mikro TESE adı verilmektedir. Mikro TESE ile sperm bulunma şansı daha da artarken yumurtalıkların ameliyattan iyileşme hızı da daha yüksektir.

PESA (Perkutan Epididimal Sperm Aspirasyonu)

PESA işlemi, testislerin üzerindeki epididimlere ince bir iğne ile girerek içerisindeki spermleri çekme yöntemidir.

PESA işleminde çok ince bir iğne ile lokal anestezi altında deriden geçilerek epididim adı verilen sperm kanalına girilmekte ve sperm bu kanaldan aspirasyon ile toplanmaktadır. Bunun için deride kesi yapmaya gerek yoktur.

Eğer bu yöntemle sperm elde edilememiş ise gene ince iğneler kullanılarak sperm direk testislerden toplanabilmektedir (TESA). Bu yöntem de lokal anestezi altında yapılabilmekte ve deride bir kesiye gerek duyulmamaktadır.

TESA yöntemiyle de sperm elde edilememiş ise sperm yumurtalılardan alınacak küçük biyopsi parçalarında (TESE) aranabilmektedir. Bu operasyon genel anestezi gerektirmekte ve yumurtalıları çevreleyen deride kesi ye ihtiyaç duymaktadır.

Testislerden biyopsi ile alınmış sperm dondurularak sonraki tedavilerde kullanılabilirken, aspirasyon tekniği ile yumurtalıklardan ya da epididim adı verilen sperm kanallarından toplanan spermler dondurularak saklanmaya uygun değildir. Bu nedenle kadın için de aynı gün IVF tedavisi ve yumurta toplama ameliyatı gerekmektedir. Döllenme Mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi ile yapılmaktadır.

TESE, TESA ve PESA ameliyatları sonrası bir kaç gün ağrı ve şişkinlik olabilir. Bu genelde basit ağrı kesicilerle kontrol edilebilecek düzeydedir.

MESA (Mikroskop altında Epididimal Sperm Aspirasyonu)

Erkeklerinepididim kanallarından lokal ya da genel anestezi altında, mikrocerrahi yöntemiyle (MESA) sperm elde edilmesi işlemidir.

Mikro-Epididimal Sperm Aspirasyonu (MESA) doğuştan 'vas deferens'i (yumurtalıklardan penise sperm taşıyan kanal) oluşmamış erkeklerde sperm temini için kullanılan cerrahi bir yöntemdir. Bu yöntem daha önceden sterilizasyon ameliyatı geçirmiş olan erkelerde de kullanılmaktadır.

Bu ameliyat genel anestezi altında birkaç saat sürmekte ve hasta aynı gün taburcu edilmektedir.

Yumurtalıkları saran deriye yapılan ufak bir kesi ile sperm kanallarına ulaşılmakta ve bu kanallardan mikroskop altında çok ufak miktarlarda sıvı örnekleri alınmaktadır. Bu sıvı örneklerinin sperm içerip içermediği analiz edilmektedir.

Kaç tane sperm kanalının kesi ile inceleneceği elde edilen sperm sayısına ve spermlerin hareket yeteneklerine bağlıdır.

Bu yöntemle elde edilen spermler genelde hızlı hareket edecek olgunluğa erişemediğinden döllenme aynı gün Tüp Bebek – Mikroenjeksiyon (IVF-ICSI) ile sağlanmaktadır. Bu nedenle kadın için de aynı gün IVF tedavisi ve yumurta toplama ameliyatı gerekmektedir.

MESA ameliyatı sonrası bir kaç gün ağrı ve şişkinlik olabilir. Bu genelde basit ağrı kesiciler kontrol edilebilecek düzeydedir.

Assisted Hatching

Yardımlı Yuvalama adı da verilen bu işlem; embriyonun kendini saran zardan (zona pellucida) ayrılmasına yardım etmek amacıyla yapılan lazer uygulamasıdır.

Bu teknik embriyonun rahme tutunmasına yardımcı olur. Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarda uygulanabilir.

Kadın yaşının 38'in üzerinde olduğu, embriyoyu çevreleyen zarın kalın olduğu, kadındaki FSH hormon düzeyinin yüksek olduğu ve tekrarlayan tüp bebek denemelerinde bir sonucun alınamadığı vakalarda bu yöntemin sonucu iyileştirebileceği düşünülmektedir.

Bu yöntemde embriyo transfer edilmeden önce embriyonun dış kabuğunda yapay bir delik açılmaktadır.

Nasıl uygulanır?

Erken gelişim sürecinde embriyo 'zona pellucida' olarak adlandırılan koruyucu bir katmanla kaplıdır. İlerleyen dönemlerde embriyonun bu tabakayı kırarak dışına çıkması gerekmektedir. Aksi halde embriyonun rahim iç tabakasına (endometrium) yapışarak gebelik oluşturma şansı yoktur.

Asisted hatching yönteminde embriyoyu çevreleyen zona tabakasında ufak bir delik açılarak embriyonun çıkışı kolaylaştırılmaktadır. Bu genelde embriyo gelişiminin 3. gününde gerçekleştirilir.

Bu işlem için Acıbadem Tüp Bebek Merkezleri’nde lazer enerjisi kullanılmaktadır, böylelikle işlemin hassasiyeti kimyasal yöntemlere göre belirgin olarak artırılmaktadır.

İşlem esnasında embriyonun direk olarak zarar görme riski çok düşüktür. İşlem sonrası gelişen gebeliklerde tek yumurta ikizlerinde artış gözlenmiş olup bu her 100 tedaviden 2’sinde oluşmaktadır.

Bu yöntemin daha önceden tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları olan, FSH değerleri yüksek olan ve ileri yaştaki bazı kadınlarda gebelik şansını yükselttiği düşünülmektedir. Bu grupta zona tabakasının normalden kalın olduğu ve embriyonun çıkışını zorlaştırdığı gözlenmiştir. Dondurulmuş embriyolarda da zona tabakasının kalınlaşması söz konusudur.

İLETİŞİM FORMU

ACIBADEM, iletişim formlarının kullanımı sırasında talep ettiği bu kişisel bilgileri, site kullanıcılarıyla iletişime geçmek amacıyla kullanabilir. Kullanıcılar bu sözleşme ile kendileri ile kurulacak her türlü iletişime (arama, sms, e-posta vb.) onay vermiş sayılır. Gönderilecek e-postaları almak istemezseniz, dilediğiniz zaman gönderdiğimiz e-postaların alt kısmında bulunan "E-posta listemizden çıkmak için tıklayınız" linkine tıklayarak e-posta üyeliğinden tek tıkla, kolayca çıkabilirsiniz.
Kullanım koşullarını kabul ediyorum.