Acıbadem Logo

Langerhans Hücreli Histiositoz Nedir? Langerhans Hücreli Histiositoz Belirtileri Nelerdir?

Langerhans hücreli histiositoz (LHH), vücutta anormal şekilde çoğalan hücrelerin neden olduğu nadir bir hastalıktır. Çoğunlukla çocukluk döneminde görülse de yetişkinlerde de ortaya çıkabilir. Hastalığın seyri, etkilenen organa ve hastalığın yaygınlığına göre değişiklik gösterebilir. LHH hücrelerin kontrolsüz çoğalması; kemik, deri ve akciğerin yanı sıra beyindeki hipofiz bezini etkileyerek aşırı susama ve sık idrara çıkmaya neden olabilir Anormal hücre çoğalması, zamanla dokularda iltihaplanma, ağrı ve fonksiyon kaybı gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur.

Langerhans Hücreli Histiositoz Nedir?

Langerhans hücreleri, bağışıklık sisteminin savunma hattında yer alan özel hücrelerdir. Normalde vücut savunmasını güçlendiren hücreler, anormal biçimde çoğaldığında doku ve organlarda tahribata yol açabilir. Oluşan tahribat, langerhans hücreli histiositoz olarak adlandırılır.

LHH, histiositoz grubunun bir alt türü olup, farklı klinik tablolarla karşımıza çıkar. Belirtiler, etkilenen organlara göre farklılık gösterebilir.

Langerhans Hücreli Histiositoz Neden Olur?

Langerhans hücreli histiositoz gelişiminde hem genetik hem de çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülür. Yapılan araştırmalar, özellikle mutasyon gibi genetik değişimlerin, hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına yol açtığını gösterir. Olası nedenlerin sonucunda çoğalan hücreler kemik iliği ve diğer dokularda birikerek iltihap benzeri lezyonlar oluşturabilir.

Langerhans hücreli histiositoz nedenleri şunlardır:

  • MAP2K1 mutasyonu veya BRAF mutasyonu gibi genetik değişiklikler

  • İmmün sistemin anormal tepkileri

  • Sigara dumanı, toksinler veya viral enfeksiyonlar gibi çevresel faktörler

  • Bağışıklık hücreleri arasındaki iletişim bozukluğu

Langerhans Hücreli Histiositoz Belirtileri Nelerdir?

LHH belirtileri, hastalığın yayılım derecesine ve tutulumun bulunduğu organa göre farklılık gösterebilir.

Langerhans hücreli histiositoz belirtileri arasında şunlar yer alır:

  • Kafatası, omurga, kaburga veya uyluk kemiğinde ağrılı şişlikler

  • Genellikle kafa derisi, gövde ve kasık bölgesinde pullu, kırmızı lezyonlar

  • Lenf bezlerinde büyüme

  • Ateş, yorgunluk ve kilo kaybı

  • Karaciğer ve dalak büyümesi

  • Diş eti çekilmesi ve diş kayıpları

  • Şişmiş diş etleri

  • Gevşek veya düşen dişler

  • Görme bozuklukları veya göz çevresinde şişlik

Çocuklarda Langerhans hücreli histiositoz belirtileri ise daha farklıdır. Çocuklarda Langerhans hücreli histiositoz belirtileri arasında şunlar bulunur:

  • Kafa derisinde yaralar

  • Uzun kemiklerde ağrı ve şişlik

  • İdrar yapma bozuklukları

  • Gelişme geriliği

Langerhans Hücreli Histiositoz Tipleri Nelerdir?

Langerhans hücreli histiositoz, etkilenen bölgelere ve klinik tabloya göre 2 temel alt tipe ayrılır. Eozinofilik granülom en sık görülen formdur. Genellikle tek kemikte sınırlı lezyonlarla seyretmekle birlikte kemik ağrısı ve şişlik sık görülür. Hand-Schüller-Christian hastalığı kronik seyirlidir. Üçlü bulgu olarak bilinen kafa kemiklerinde lezyon, ekzoftalmi (göz çıkıklığı) ve diabetes insipidus görülür. Orta çocukluk döneminde sık teşhis edilir. Letterer-Siwe hastalığının en ağır formdur ve genellikle 2 yaş altı bebeklerde görülür. Deri döküntüsü, karaciğer-dalak büyümesi, lenfadenopati ve kemik iliği tutulumu ile seyreder. Erken tedavi edilmezse hayatı tehdit edebilir.

Hashimoto-Pritzker hastalığı genellikle doğumdan sonraki ilk aylarda ortaya çıkan, kendiliğinden gerileyen bir doğumsal LHH formudur. Hastalık baş, boyun, el ve ayaklarda belirginleşen kırmızımsı kahverengi kabarıklıklar (papüller) ile kendini gösterir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik ve bağışıklık sistemi faktörlerinin rol oynadığı düşünülür.

Langerhans hücreli histiositoz tipleri şunlardır:

  • Tek Sistemli LHH: (Eskiden Eozinofilik Granülom olarak bilinirdi).

  • Çok Sistemli LHH: (Eskiden Hand-Schüller-Christian veya Letterer-Siwe olarak adlandırılan, birden fazla organın tutulduğu form).

Langerhans Hücreli Histiositoz Tanısı Nasıl Konulur?

Tanı süreci, detaylı klinik değerlendirme ve laboratuvar testleriyle ilerler. Kesin tanı, biyopsi ile alınan örneklerin mikroskobik incelenmesi ile konur.

Langerhans hücreli histiositoz tanısı şu yöntemlerle konulabilir:

  • Fizik muayene: Deri ve kemik bulguları değerlendirilir.

  • Kan testleri: Enfeksiyon ve karaciğer fonksiyon analizleri yapılır.

  • Görüntüleme yöntemleri: Röntgen, PET, MRG, MR ve BT ile lezyonlar belirlenir.

  • Biyopsi: Lezyon bölgesinden doku örneği alınarak çoğalan hücrelerin varlığı incelenir.

  • Genetik testler: Özellikle mutasyon varlığı araştırılır.

Langerhans Hücreli Histiositoz Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi, hastalığın tipi, yaygınlığı ve tutulum bölgesine göre kişiselleştirilir. Amaç, anormal hücrelerin çoğalmasını durdurmak ve organ hasarını önlemektir.

Uzun dönem takip, nüks riskinin azaltılmasında önemlidir. Tedavi sonrası düzenli kontrollerle organ fonksiyonları izlenmelidir.

Langerhans hücreli histiositoz tedavisi şu yöntemlerle yapılabilir:

  • Kortikosteroid tedavisi: İnflamasyonu ve hücre çoğalmasını azaltır.

  • Kemoterapi: Vinblastine, metotreksat veya citarabin gibi ilaçlar kullanılabilir. İmmün sistemi yıpratıcı özelliği göz önünde bulundurulmalıdır.

  • Hedefe yönelik tedavi: Özellikle BRAF mutasyon saptanan vakalarda mutasyonun inhibitörleri (ör. vemurafenib) etkili olabilir.

  • Radyoterapi: Ağrılı veya riskli kemik lezyonlarında uygulanabilir.

  • Cerrahi girişim: Lokalize lezyonların çıkarılmasında tercih edilir.

  • Destek tedavileri: Ağrı kontrolü, enfeksiyonların önlenmesi ve sıvı dengesi sağlanır.

Langerhans Hücreli Histiositoz Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Langerhans Hücreli Histiositoz bulaşıcı bir hastalık mıdır?

Langerhans hücreli histiositoz (LHH) bulaşıcı bir hastalık değildir. Virüs, bakteri veya mantar kaynaklı enfeksiyonlardan farklı olarak kişiden kişiye geçmez. Hastalık, bağışıklık sisteminde görevli Langerhans hücrelerinin genetik veya moleküler düzeyde anormal şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkar.

Langerhans Hücreli Histiositoz tanısı nasıl konulur?

Tanı süreci multidisipliner bir yaklaşımla yürütülür. Öncelikle hastanın öyküsü alınır, ardından fizik muayene ve laboratuvar testleri yapılır. En kesin tanı yöntemi biyopsidir. Etkilenen dokudan alınan örnek mikroskop altında incelenir ve Langerhans hücrelerinin varlığı, özel boyalar ve immünohistokimyasal testlerle doğrulanır.

Langerhans Hücreli Histiositoz en sık hangi organları etkiler?

Vücudun farklı bölgelerini etkileyebilir ancak en sık kemik, deri, akciğer, karaciğer, dalak ve hipofiz bezi tutulumu görülür. Hastalığın etkilediği organ sayısı, hastalığın ciddiyetini belirleyen en önemli faktörlerden biridir.

Langerhans hücreli histiositoz tedavi edilmezse ne gibi sonuçlara yol açar?

Tedavi edilmeyen vakalarda Langerhans hücreli histiositoz, ilerleyici organ hasarına ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle çok sistemli formda, karaciğer, dalak ve kemik iliği tutulumu yaşamı tehdit edebilir. Uzun vadede büyüme geriliği, endokrin bozukluklar, kalıcı kemik deformasyonları veya nörolojik sorunlar ortaya çıkabilir.

Langerhans Hücreli Histiositoz olan çocuklarda en sık görülen belirti nedir?

Çocuklarda LHH en sık kemik ağrısı, cilt döküntüsü ve tekrarlayan ateş atakları ile kendini gösterir. Özellikle kafa kemiklerinde ya da uzun kemiklerde ağrılı şişlikler en belirgin bulgular arasındadır. Bazı çocuklarda diş eti çekilmesi, kulaktan akıntı veya döküntülü cilt lezyonları da görülebilir.

Tedavi sonrası Langerhans Hücreli Histiositoz tekrarlayabilir mi?

Bazı hastalarda langerhans hücreli histiositoz tedavi sonrasında tekrarlayabilir. Nüks olasılığı, hastalığın tipine, yayılımına ve genetik özelliklerine bağlıdır. Bundan dolayı hastaların tedavi sonrası dönemde düzenli aralıklarla kan testleri, görüntüleme ve klinik kontrollerle takip edilmesi gerekir. Erken saptanan nükslerde tedavi yeniden planlanarak başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Langerhans hücreli histiositoz sadece çocuklarda mı görülür?

Her ne kadar LHH genellikle çocukluk çağında teşhis edilse de, erişkinlerde de nadir olarak görülebilir. Çocuklarda çoğunlukla kemik ve deri tutulumu ön plandayken, yetişkinlerde akciğer tutulumuna daha sık rastlanır. Dolayısıyla yalnızca çocukluk çağına özgü değildir.


Acıbadem Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.


Güncelleme Tarihi: 17 Eylül 2026

Yayınlama Tarihi: 17 Eylül 2026


Bilgi talepleriniz için bize ulaşabilirsiniz.

Size yardımcı olmak için hazırız. Formu doldurun, 24 saat içerisinde dönüş yapalım.

alo acibadem
acibadem canli yardim

Farklı bir konuda yardım mı lazım?

7/24 destek veren uzmanlarımız ile başlatın.

Bize Ulaşın

Nasıl yardımcı olabiliriz?

Ad

Soyad

Telefon

Mesajınız

Randevu almak ister misiniz?

Sizi Arayalım