Bağırsakların İç İçe Girme Tıkanıklığı ve Tedavi Yöntemleri

En sık 4-12 aylık bebeklerde görülmekle birlikte tüm yaşlarda görülebilir. Çilek jölesi şeklinde kanama ve kramplar tarzında zaman zaman gelen karın ağrıları ile birliktedir. Çocuk gaita yapmaz ya da yapınca da parlak kırmızı ve cıvık kıvamda kanlı yapar.
Bir kabızlık ya da sıklıkla ishal sorası da görülebilir. Ağrılar arasında çocuk başlangıçta sakindir. Ancak erken fark edilmezse önce kusma ve karın şişliği; giderek ateş ve düşkünlük tabloya eklenir. Su kaybı nedeniyle hasta ileri derecede halsizdir.
Bağırsakların birbiri içine eldiven parmağı ya da dürbün gibi girmesi olarak tarif edilebilir. Nedeni genellikle belli değildir. Daha büyük çocuklarda bu duruma küçük bağırsak urları (polip), kitleler ve doğuştan gelen bazı yapılar (divertikül gibi) yol açabilmektedir.
Öncelikle hastanın genel durumu düzeltilmeli, sıvı ve elektrolit kayıpları yerine konulur. Tedavi üç aşamalıdır. Birinci aşama ile başlanır ve bu aşamada tedavi edilemeyen hastaya ikinci aşama, yeterli gelmezse üçüncü aşama tedaviye geçilmelidir.
Birinci Aşama (Ameliyatsız-Nonoperatif Tedavi)
İç içe geçmiş olan bağırsağın bu durumdan kurtarılmasına yönelik işlemleri içerir. Öncelikle anal yoldan verilecek sıvı ya da havanın sağlanan basınçla içteki barsağın çeşitli görüntüleme yöntemleri kılavuzluğunda geri çıkarılması denenir.
En sık uygulanan yöntem ultrasonografi ile izlenirken anüsten serum verilerek yapılmasıdır. Erken dönemde (ilk 24-48 saat) gelen hastaların % 85-90’ı bu yöntemle tedavi edilebilir. Tedavi sağlanamazsa ve hastanın durumu uygun ise yeniden denenebilir. Bu yöntemle başarı sağlanamazsa hasta ameliyat edilmelidir.
İkinci Aşama (Ameliyat)
Ameliyatsız tedavinin başarısız olması durumunda ya da belirtilerin başlamasının üzerinden uzun süre geçmişse doğrudan ameliyat yapılır. Ameliyatta bağırsaklar elle düzeltilir.
Üçüncü Aşama (Ameliyat)
Ameliyatta elle düzeltme denemesi de başarısızlıkla sonuçlanırsa etkilenmiş bağırsak bölümü çıkarılarak bağırsaklar yeniden uç uca dikilir. Bu durum gecikmiş hastalarda daha sık meydana gelir.
Acıbadem Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.
Güncelleme Tarihi: 02 Kasım 2023
Yayınlama Tarihi: 23 Ocak 2019
İlgili Tıbbi Birimler
Bilgi talepleriniz için bize ulaşabilirsiniz.
Size yardımcı olmak için hazırız. Formu doldurun, 24 saat içerisinde dönüş yapalım.
Bize Ulaşın
Nasıl yardımcı olabiliriz?
Ad-Soyad
Telefon
Mesajınız
Sık Görüntülenenler
Sanal Anjiyo
Anemi
Bel Fıtığı
Baş Ağrısı
Baş Dönmesi
Sinüzit
Anksiyete
El Ayak Ağız Hastalığı
Zatürre (Pnömoni)
İdrar Yolu Enfeksiyonu
Sırt Ağrısı
Hemoroid (Basur)
Boyun Fıtığı
Mide Yanması
Mide Kanaması
Egzama
Şeker Hastalığı
Sedef Hastalığı
Soğuk Algınlığı
Apandisit
Grip
Uyuz Hastalığı
Ödem
Hamilelik (Gebelik) Belirtileri
Kanser İçerikleri
Böbrek Kanseri
Ağız Kanseri
Tiroid Kanseri
Karaciğer Kanseri
Mide Kanseri
Pankreas Kanseri
Rektum Kanseri
Safra Kesesi Kanseri
Safra Yolu Kanseri
Akciğer Kanseri
Vulva Kanseri
Dil Kanseri
Gırtlak Kanseri
Rahim Kanseri
Lenf Kanseri (Lenfoma)
Prostat Kanseri
Cilt (Deri) Kanseri
Göz Kanseri
Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Yumurtalık (Over) Kanseri
Meme Kanseri
Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri
Kemik İliği Kanseri
Tükürük Bezi Kanseri
Dudak Kanseri
Mesane Kanseri
Penis Kanseri
Testis Kanseri
Multipl Miyelom
Yardım ister misiniz?Bizimle iletişime geçin.
Hastane Hizmetleri
Sağlık Rehberi
© Acıbadem Healthcare Group. All rights reserved.









