Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Oksipital Nevralji
Femur kırığı, uyluk kemiğinin bütünlüğünün bozulması durumudur ve genellikle yüksek enerjili travmalar sonucu meydana gelir. Otomobil kazaları, yüksekten düşme veya ağır bir darbe alma gibi durumlar bu tür kırıklara yol açabilir. Femur kırıkları ciddi yaralanmalara neden olabilir ve kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Kırıklar genellikle şiddetli ağrı, şişlik, morarma ve hareket kısıtlılığı ile kendini gösterir. Tanı koyma sürecinde fizik muayene ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Röntgen en yaygın kullanılan tanı aracıdır, ancak bazı durumlarda BT veya MRG taramaları da gerekli olabilir. Tedavi seçenekleri kırığın türüne ve ciddiyetine bağlı olarak değişir ve cerrahi müdahaleler en sık kullanılan yöntemlerdir. İyileşme süreci uzun olabilir ve fizik tedavi ve rehabilitasyon önemli bir rol oynar.
İçindekiler

Femur Kırığı Nedir?

Femur kırığı, uyluk kemiği olarak bilinen femurun bütünlüğünün bozulması durumudur. Bu tür kırıklar genellikle yüksek enerjili travmalar sonucu meydana gelir ve ciddi yaralanmalara neden olabilir. Otomobil kazaları, yüksekten düşme veya ağır bir darbe alma gibi durumlar femur kırıklarına yol açabilir. Femur kırıkları, kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir ve genellikle cerrahi müdahale gerektirir.

Femur Kırığının Neden Olur?

Femur kırıkları, çeşitli nedenlerle meydana gelebilir ve genellikle yüksek enerjili travmaların sonucudur. En sık görülen nedenlerden biri trafik kazalarıdır. Yüksek hızda meydana gelen çarpışmalar, uyluk kemiğine büyük bir kuvvet uygulayarak kırılmasına yol açabilir. Özellikle araç içi kazalarda, dizin direksiyon veya ön panele çarpması sonucu femur kırığı oluşabilir.

Yüksekten düşme de femur kırıklarına neden olabilen başka bir yaygın sebeptir. Özellikle yaşlı bireylerde, düşmeler kemiklerin zayıflaması nedeniyle kırıklarla sonuçlanabilir. Osteoporoz gibi kemik yoğunluğunun azaldığı durumlar, düşme sonrasında femur kırığı riskini artırır. Genç bireylerde ise, spor yaparken veya iş kazaları sırasında yüksekten düşmeler bu tür kırıklara yol açabilir.

Şiddetli darbelere maruz kalma, femur kırıklarının başka bir nedenidir. Spor kazaları, endüstriyel kazalar veya fiziksel saldırılar gibi durumlar, uyluk kemiğine doğrudan kuvvet uygulanmasına ve dolayısıyla kırılmasına sebep olabilir. Özellikle temas sporları yapan sporcularda femur kırıkları görülebilir.

Nadiren de olsa, kemik hastalıkları veya tümörler de femur kırıklarına neden olabilir. Kemik kanseri gibi durumlar, kemiğin zayıflamasına ve normalde dayanıklı olması gereken kuvvetlere karşı kırılgan hale gelmesine yol açabilir. Ayrıca, bazı genetik hastalıklar veya kemik yapısını etkileyen metabolik bozukluklar da femur kırığı riskini artırabilir.

Femur Kırığının Belirtileri

Femur kırığının belirtileri genellikle oldukça belirgindir ve kırığın ciddiyetine göre değişiklik gösterebilir. En yaygın belirti, şiddetli ağrıdır. Femur kırığı yaşayan kişi, uyluk bölgesinde yoğun bir ağrı hisseder ve bu ağrı genellikle hareketle birlikte artar. Ağrı, kırığın olduğu bölgeye bastırıldığında daha da şiddetlenir.

Femur kırığı olan bir kişi, genellikle yaralanan bacağını hareket ettirememe veya üzerinde ağırlık taşıyamama durumu ile karşı karşıya kalır. Kırık, bacağın normal hareketlerini engeller ve bu nedenle kişinin yürümesi veya ayağa kalkması neredeyse imkansız hale gelir. Ayrıca, kırık bölgesinde şişlik ve morarma gözlemlenebilir. Bu belirtiler, kırığın neden olduğu iç kanama ve dokulardaki hasarın bir sonucu olarak ortaya çıkar.

Bacağın anormal bir şekilde pozisyon alması, femur kırığının diğer bir belirtisidir. Kırık, kemiğin düzgün hizalanmasını bozabilir ve bu durum, bacağın doğal olmayan bir açıyla durmasına neden olabilir. Bu anormal pozisyon, kırığın tipine ve yerleşimine bağlı olarak değişir.

Kırık bölgesinde deformasyon veya açık yara da görülebilir. Açık kırık durumlarında, kemik parçaları deriden dışarı çıkabilir ve bu tür yaralanmalar acil tıbbi müdahale gerektirir. Ayrıca, femur kırığına bağlı olarak bacakta kısalma hissedilebilir. Kırık nedeniyle kemiğin parçalanması, bacağın normal uzunluğunu kaybetmesine yol açabilir.

Femur kırığının belirtileri arasında hissizlik veya karıncalanma da bulunabilir. Bu belirtiler, kırığın sinirleri zedelemesi sonucu ortaya çıkar. Sinir hasarı, bacağın belirli bölgelerinde duyu kaybına neden olabilir ve bu durum, tıbbi müdahale gerektirir.

Femur Kırığında Tanı Yöntemleri

Femur kırığında tanı koyma süreci, detaylı bir fizik muayene ve görüntüleme yöntemlerini içerir. İlk olarak, doktor hastanın tıbbi geçmişini ve yaralanma öyküsünü dinler. Hastanın yaşadığı semptomlar, kaza veya travmanın niteliği gibi bilgiler tanı sürecinde önemli ipuçları sağlar.

Fizik muayene sırasında, doktor kırık şüphesi olan bölgeyi dikkatlice inceler. Bacakta anormal şekil, şişlik, morarma ve hassasiyet gibi belirtiler kontrol edilir. Ayrıca, doktor bacağın hareket ettirilmesi ve belirli noktalara baskı uygulanması ile hastanın ağrı seviyesini değerlendirir.

Femur kırığının kesin tanısı için en yaygın kullanılan görüntüleme yöntemi röntgendir. Röntgen, kemik yapısının net bir görüntüsünü sağlayarak kırığın yerini, tipini ve ciddiyetini belirlemeye yardımcı olur. Kırığın pozisyonu, parçalanma durumu ve olası ek yaralanmalar röntgen ile kolayca tespit edilebilir.

Bazı durumlarda, özellikle kırığın karmaşık yapısını veya yumuşak doku hasarını değerlendirmek için bilgisayarlı tomografi (BT) taraması gerekebilir. BT taraması, kemik ve çevresindeki dokuların daha detaylı ve kesitli görüntülerini sunar. Bu yöntem, cerrahi müdahale planlamasında da önemli bilgiler sağlar.

Manyetik rezonans görüntüleme (MRG), femur kırıklarının tanısında daha az yaygın olarak kullanılır, ancak özellikle yumuşak doku yaralanmalarını ve kemik iliği hasarını değerlendirmek için faydalı olabilir. MRG, kaslar, bağlar ve sinirler gibi yumuşak dokuların detaylı görüntülerini sunarak ek yaralanmaları tespit etmeye yardımcı olur.

Ultrasonografi, kırık tanısında yaygın bir yöntem olmasa da bazı durumlarda kullanılabilir. Özellikle çocuklarda veya hamile kadınlarda, radyasyondan kaçınılması gereken durumlarda ultrasonografi tercih edilebilir. Ultrason, kemik yüzeyinin ve çevresindeki yumuşak dokuların görüntülenmesini sağlar.

Tanı sürecinde, laboratuvar testleri genellikle gerekli olmasa da, bazı durumlarda enfeksiyon veya kemik hastalıkları gibi ek sorunları değerlendirmek için kan testleri istenebilir. Bu testler, hastanın genel sağlık durumu hakkında ek bilgi sağlar.

Femur Kırığının Tedavi Seçenekleri

Femur kırığının tedavi seçenekleri, kırığın türüne, yerleşimine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişir. Temel tedavi seçenekleri arasında cerrahi müdahale ve konservatif (cerrahisiz) yöntemler bulunur.

Cerrahi müdahale, femur kırıklarının tedavisinde en yaygın kullanılan yöntemdir. Cerrahi operasyonlar, kırığın türüne ve ciddiyetine göre farklı teknikler içerir. En sık kullanılan cerrahi yöntemlerden biri intramedüller çivilemedir. Bu teknikte, kırık kemik parçalarını hizalamak ve sabitlemek için femur içine metal bir çivi yerleştirilir. Çivi, kemiğin içinden geçirilir ve kırık bölgesinin stabilize olmasına yardımcı olur.

Bir diğer cerrahi yöntem ise plak ve vida kullanımıdır. Bu teknikte, kırık kemik parçaları metal plaklar ve vidalarla sabitlenir. Plaklar, kemiğin dış yüzeyine yerleştirilir ve vidalarla sabitlenir. Bu yöntem, özellikle kırık kemik parçalarının bir arada tutulması ve doğru hizalanması gerektiğinde tercih edilir.

Bazı durumlarda, özellikle eklem içi kırıklarda, eksternal fiksasyon adı verilen bir yöntem kullanılır. Bu teknikte, kırık kemik parçalarını sabitlemek için deri dışından geçirilen metal çubuklar ve halkalar kullanılır. Eksternal fiksatörler, kemiği dıştan stabilize eder ve iyileşme sürecinde kemik parçalarının doğru pozisyonda kalmasını sağlar.

Konservatif tedavi yöntemleri, femur kırıklarının daha az ciddi olduğu veya cerrahi müdahalenin mümkün olmadığı durumlarda kullanılır. Bu yöntemler arasında alçı veya atel uygulamaları bulunur. Alçı veya atel, kırık bölgesini sabit tutarak kemiğin doğal iyileşme sürecini destekler. Ancak, femur gibi büyük ve ağırlık taşıyan kemiklerde konservatif tedavi yöntemleri genellikle yeterli olmayabilir.

Femur Kırığının İyileşme Süreci

Tedavi sürecinde fizik tedavi ve rehabilitasyon da önemli bir rol oynar. Cerrahi veya konservatif tedavi sonrası, hastanın kas gücünü geri kazanması, eklem hareketliliğini artırması ve günlük aktivitelerine dönmesi için fizik tedavi programı uygulanır. Rehabilitasyon süreci, hastanın bireysel ihtiyaçlarına göre planlanır ve genellikle fizyoterapistler tarafından yönlendirilir.

Ağrı yönetimi, femur kırığı tedavisinin bir diğer önemli bileşenidir. Cerrahi sonrası veya konservatif tedavi sırasında, hastanın ağrısını hafifletmek için ağrı kesici ilaçlar reçete edilir. Ayrıca, soğuk kompres uygulamaları ve dinlenme de ağrının azaltılmasına yardımcı olabilir.

Femur kırığının tedavi süreci genellikle uzun ve sabır gerektiren bir süreçtir. Kırığın türüne ve tedavi yöntemine bağlı olarak, tam iyileşme süresi birkaç ay sürebilir. Bu dönemde hastaların doktorlarının tavsiyelerine uymaları, düzenli kontrollerini aksatmamaları ve rehabilitasyon programlarını takip etmeleri önemlidir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 22 Temmuz 2024 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 22 Temmuz 2024 Pazartesi
Bu içeriği ortalama 6 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""