Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Belirti ve semptom (klinik bulgu), sağlık durumlarını ifade etmek için kullanılan farklı kavramlardır. Semptom (subjektif), hastanın kendi fark edip dile getirdiği sağlık sorunlarını tanımlar. Örneğin, baş ağrısı, mide bulantısı veya yorgunluk birer belirtidir. Belirti ise doktorun muayene, test veya görüntüleme sonucunda tespit ettiği objektif klinik bulguları ifade eder. Yüksek tansiyon, ateş ya da laboratuvar testlerinde görülen kansızlık birer semptomdur.

İçindekiler

Belirti Nedir?

Belirti, doktorun muayene, test veya görüntüleme yöntemleriyle objektif olarak saptadığı sağlık durumlarını ifade eder. Somut ve ölçülebilir veriler üzerinden değerlendirilir. Örneğin, yüksek tansiyon, ateş veya kan testlerinde tespit edilen kansızlık (anemi) birer belirtidir. Belirtiler, hastalıkların kesin tanısında ve tedavi planlamasında kritik bir rol oynar. Belirti ve semptomların birlikte değerlendirilmesi, doğru teşhis ve etkili bir tedavi süreci için büyük önem taşır.

Semptom (Klinik Bulgu) Nedir?

Semptom , hastanın kendi fark edip dile getirdiği sağlık sorunlarını tanımlayan subjektif bir kavramdır. Hastanın deneyimlediği ve dışarıdan ölçülemeyen durumları ifade eder. Örneğin, baş ağrısı, mide bulantısı, yorgunluk veya halsizlik birer semptomdur. Bu durumlar yalnızca hastanın kendi beyanına dayanır ve genellikle tıbbi muayene veya testlerle doğrudan saptanamaz. Semptomlar, hastanın hissettiği şikâyetler olduğu için hastalıkların tanısında önemli bir başlangıç noktasıdır.

Belirti ve Semptomlar (Klinik Bulgu) Nelerdir?

Semptomlar, hastanın hissettiği ve ifade ettiği subjektif şikâyetlerdir. Örneğin, bir hasta “Başım çok ağrıyor ve midem bulanıyor” diyerek bu semptomları dile getirebilir. Belirtiler ise, doktorun muayene, test veya görüntüleme yöntemleriyle tespit ettiği objektif bulgulardır. Örneğin, bir hastanın kan testinde kansızlık (anemi) saptanması, tansiyon ölçümünde yüksek değerlerin görülmesi veya MR görüntülemesinde bir omurga hasarının tespit edilmesi belirtilere örnektir. Yaygın semptomlar arasında baş ağrısı, mide bulantısı, yorgunluk, baş dönmesi ve halsizlik yer alırken, yaygın belirtiler arasında ateş, yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları ve doku hasarları bulunur. Bu iki kavram birlikte değerlendirildiğinde, hastalıkların tanı sürecinde yol gösterici olur ve doğru tedavi yöntemlerinin belirlenmesini sağlar.

Yaygın Semptomlar(Subjektif Bulgular)

Semptomlar, hastanın kendi hissettiği ve dile getirdiği subjektif şikâyetlerdir. Bu şikâyetler dışarıdan ölçülemez ve sadece hastanın beyanına dayanır. Örneğin, baş ağrısı, mide bulantısı, yorgunluk, baş dönmesi ve halsizlik gibi durumlar sık karşılaşılan semptomlar arasındadır. Semptomlar, hastalıkların varlığını anlamak için önemli bir başlangıç noktasıdır ve doktorun tanı sürecinde dikkate aldığı ilk unsurlardan biridir.

Hastanın kendi hissettiği ve ifade ettiği şikayetler şunlardır:

  • Baş ağrısı.
  • Baş dönmesi.
  • Mide bulantısı.
  • Halsizlik ve yorgunluk.
  • Göğüs ağrısı veya sıkışma hissi.
  • Nefes darlığı.
  • Karın ağrısı.
  • Eklem veya kas ağrıları.
  • Görme bulanıklığı veya çift görme.
  • Kulak çınlaması.
  • İştah kaybı.
  • Uykusuzluk veya aşırı uyuma isteği.
  • Terleme veya üşüme hissi.
  • Kaşıntı veya ciltte yanma hissi.
  • Denge kaybı hissi.

Yaygın Belirtiler(Klinik Bulgular)

Belirtiler veya klinik bulgular, doktorun yaptığı muayene, testler veya görüntüleme yöntemleriyle objektif olarak saptanan sağlık durumlarıdır. Bu bulgular somut ve ölçülebilir veriler sağlar. Örneğin, yüksek ateş, tansiyon yükselmesi, kalp ritim bozuklukları, kan testlerinde görülen kansızlık veya MR ve röntgenle tespit edilen doku hasarları yaygın belirtilerdendir. Semptomlar, hastalığın kesin tanısında ve uygun tedavi planının oluşturulmasında büyük rol oynar.

Doktor tarafından yapılan muayene ve testler sonucunda tespit edilen objektif bulgular şunlardır:

  • Ateş yüksekliği.
  • Hızlı veya düzensiz kalp atışı (taşikardi, aritmi).
  • Tansiyon yüksekliği veya düşüklüğü (hipertansiyon/hipotansiyon).
  • Solunum hızında artış (taşipne).
  • Ciltte döküntü veya renk değişiklikleri.
  • Lenf bezlerinde şişlik (lenfadenopati).
  • Gözde istemsiz hareketler (nistagmus).
  • Vücutta ödem veya şişlik.
  • Sarılık (cilt ve gözlerde sarı renklenme).
  • İdrarda kan veya bulanıklık.
  • Kan şekeri yüksekliği veya düşüklüğü.
  • Kilo kaybı veya kilo alımı.
  • Bilinç bulanıklığı veya kaybı.
  • Kas güçsüzlüğü veya felç.
  • Anormal refleks bulguları.

Belirti ve Semptomların Tanı Sürecindeki Önemi

Belirti ve semptomlar, hastalıkların tanı sürecinde kritik bir rol oynar. Hastanın deneyimlediği semptomlar ve doktorun saptadığı objektif bulgular, hastalığın doğru teşhisi için önemli ipuçları sağlar. Bu süreçte klinik değerlendirme, muayene, anamnez toplama ve ileri tanı yöntemleri bir arada kullanılarak kesin sonuçlara ulaşılır.

Hastalık Teşhisinde Klinik Bulguların Rolü

Klinik bulgular, hastalığın teşhisinde doktorlar için temel yol göstericidir. Hastanın ifade ettiği semptomlar (örneğin baş ağrısı, mide bulantısı) doktorun dikkatini bir hastalık grubuna yönlendirirken, belirtiler (örneğin yüksek tansiyon, kan testlerindeki anormallikler) tanıyı doğrulamada somut kanıt sunar. Klinik bulguların doğru şekilde değerlendirilmesi, hastalığın seyrini anlamada ve etkili bir tedavi planı oluşturmada hayati bir role sahiptir.

Doktor Muayenesi ve Anamnez Toplama

Tanı sürecinin ilk adımı, doktorun hastadan anamnez (tıbbi öykü) toplaması ve fiziksel muayene yapmasıdır. Anamnez, hastanın şikâyetlerini, belirtilerinin süresini ve önceki sağlık durumlarını içerir. Fiziksel muayene sırasında doktor, vücutta gözle görülebilen veya elle hissedilebilen semptomları değerlendirir. Bu aşama, hastalığın kaynağına dair önemli ipuçları sağlar ve ileri tetkiklerin yönlendirilmesine yardımcı olur.

Tanı Yöntemleri: Testler ve Görüntüleme

Testler ve görüntüleme yöntemleri, hastalıkların kesin teşhisinde büyük bir öneme sahiptir. Kan testleri, idrar testleri ve biyopsi gibi laboratuvar yöntemleri ile vücutta anormallikler tespit edilir. Görüntüleme teknikleri (örneğin röntgen, ultrason, MR ve BT taramaları) ise organların detaylı yapısını incelemeye olanak tanır. Bu yöntemler, klinik bulguların doğrulanmasını ve hastalığın ilerleme seviyesinin belirlenmesini sağlar. Doğru tanı için bu testlerin, hastanın belirtileri ve semptomlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Semptomlar ve Belirti(Klinik Bulgu) Arasındaki Fark Nedir?

Semptom ve belirti (klinik bulgu) arasındaki fark, bu kavramların tanımında yatar. Belirti, hastanın kendi hissettiği ve dile getirdiği subjektif şikâyetlerdir; baş ağrısı, mide bulantısı ya da yorgunluk buna örnektir. Belirti(klinik bulgu) ise doktorun muayene, test veya görüntüleme yöntemleriyle saptadığı objektif ve ölçülebilir verilerdir. Yüksek tansiyon, ateş veya laboratuvar testlerinde görülen kansızlık gibi durumlar belirtilere örnektir. Kısaca, semptom hastanın deneyimlediği sağlık durumlarını ifade ederken, belirti hekimin ölçüm ve incelemelerle tespit ettiği somut bulgulardır.

Belirtiler ve Semptomların Sınıflandırılması

Belirtiler ve semptomlar, hastalıkların tanı ve tedavi sürecinde doğru değerlendirme yapılabilmesi için çeşitli kategorilere ayrılır. Bu sınıflandırma, belirtilerin doğasına, süresine ve sağlık durumu üzerindeki etkisine göre yapılır. Genel, spesifik, subjektif-objektif ve akut-kronik semptomlar gibi kategoriler, sağlık profesyonellerinin daha sistematik ve doğru bir yaklaşım geliştirmesine yardımcı olur.

Genel Semptomlar

Genel semptomlar, birçok hastalıkta yaygın olarak görülebilen, ancak belirli bir hastalığa özgü olmayan sağlık sorunlarını tanımlar. Yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, ateş ve kilo kaybı gibi durumlar, çeşitli sağlık sorunlarında ortaya çıkabilir ve hastalığın nedenine dair doğrudan bir ipucu vermez. Bu belirtiler, genellikle hastalığın varlığına işaret eder ve detaylı inceleme gerektirir.

Spesifik Semptomlar

Spesifik semptomlar, belirli bir hastalığa özgü olan ve doğrudan tanıya yönelik ipuçları sağlayan sağlık sorunlarıdır. Örneğin, göğüs ağrısı kalp krizi, ciltte döküntü kızamık veya idrarda kan görülmesi böbrek hastalıkları için spesifik semptomlar olabilir. Spesifik semptomlar, hastalığın türünü ve yerini belirlemede önemli bir rol oynar.

Subjektif ve Objektif Semptomlar

Semptomlar subjektif ve objektif olarak iki grupta sınıflandırılır. Subjektif semptomlar, hastanın kendi hissettiği ve ifade ettiği durumlardır; örneğin baş ağrısı, mide bulantısı veya baş dönmesi. Objektif semptomlar ise doktorun muayene, test veya görüntüleme ile tespit ettiği ölçülebilir bulgulardır; ateş, yüksek tansiyon veya laboratuvar testlerinde görülen anormallikler gibi. Bu ayrım, tanı sürecinde hasta ve doktor iş birliğini kolaylaştırır.

Akut ve Kronik Semptomlar

Akut ve kronik semptomlar, semptomların süresine ve şiddetine göre sınıflandırılır. Akut semptomlar, aniden ortaya çıkan ve kısa sürede şiddetlenen sağlık sorunlarıdır; örneğin ani ateş, ani baş ağrısı veya öksürük gibi durumlar. Kronik semptomlar ise uzun süredir devam eden, zamanla ilerleyen ve genellikle yavaş seyirli hastalıklarda görülen sorunlardır. Örneğin, kronik yorgunluk, sürekli eklem ağrısı veya uzun süreli öksürük bu gruptadır. Bu ayrım, belirtilerin ciddiyetini ve hastalığın seyrini anlamada önemlidir.

Belirti ve Semptomların Nedenleri

Belirti ve semptomların ortaya çıkmasının birçok farklı nedeni olabilir. Bu nedenler, vücudun çeşitli iç ve dış etkenlere verdiği tepkiler sonucunda şekillenir. Enfeksiyonlar, travmalar, kronik hastalıklar ve psikolojik faktörler gibi durumlar, hastalıkların oluşmasına ve çeşitli belirtilerin ortaya çıkmasına yol açar. Her bir nedenin doğru tanımlanması, tedavi sürecinin başarılı ilerlemesi açısından büyük önem taşır.

Enfeksiyonlar

Enfeksiyonlar, vücuda bakteri, virüs, mantar veya parazit gibi patojenlerin girmesiyle ortaya çıkan durumlardır. Enfeksiyonlar genellikle ateş, titreme, halsizlik, öksürük ve mide bulantısı gibi genel belirtilere neden olur. Örneğin, grip virüsü yüksek ateş ve kas ağrısı yaparken, bakteriyel enfeksiyonlar (örneğin zatürre) akciğerlerde spesifik semptomlara yol açabilir. Enfeksiyon kaynaklı belirtilerin doğru teşhis edilmesi, uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesinde kritik bir rol oynar.

Travmalar

Travmalar, vücudun dışarıdan gelen fiziksel, kimyasal veya mekanik etkilere maruz kalması sonucunda oluşur. Yaralanmalar, kırıklar, iç kanamalar ve doku hasarı gibi durumlar travma kaynaklı belirtilerin başlıca örnekleridir. Bu tür durumlarda ağrı, şişlik, morarma ve hareket kısıtlılığı gibi belirtiler sıkça görülür. Ayrıca, travmaların şiddetine bağlı olarak hayatı tehdit eden semptomlar da gelişebilir ve acil müdahale gerekebilir.

Kronik Hastalıklar

Kronik hastalıklar, uzun süreli ve genellikle ilerleyici sağlık sorunlarıdır. Diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve astım gibi durumlar kronik hastalıklara örnektir. Bu hastalıkların belirtileri genellikle yavaş gelişir ve uzun süre devam eder. Örneğin, diyabette sık idrara çıkma, yorgunluk ve bulanık görme belirtileri yaygındır. Kronik hastalıkların semptomları, yaşam kalitesini etkileyebilir ve düzenli tıbbi takip gerektirir.

Psikolojik Faktörler

Psikolojik faktörler de belirtilerin ve semptomların ortaya çıkmasına neden olabilir. Stres, depresyon ve anksiyete gibi durumlar hem zihinsel hem de fiziksel belirtiler doğurabilir. Örneğin, kronik stres baş ağrısı, kas gerginliği ve mide problemlerine yol açabilirken, depresyon yorgunluk, isteksizlik ve uyku bozukluklarına neden olabilir. Psikolojik faktörlerin erken tespiti, hem ruhsal hem de bedensel sağlığın korunmasında büyük önem taşır.

Semptomlar ve Belirtilerin(Klinik Bulgu) Önemi Nedir?

Belirti ve semptomların önemi, hastalıkların doğru tanı ve tedavi sürecindeki tamamlayıcı rollerinden kaynaklanır. Belirtiler, hastaların sağlık sorunlarını ifade etmesini sağlar ve doktorlara bir değerlendirme noktası sunar. Semptomlar ise tıbbi muayene, test veya görüntülemelerle doğrulanarak hastalıkların kesin tanısını mümkün kılar. Her iki kavramın birlikte değerlendirilmesi, doğru teşhis ve etkili bir tedavi planının oluşturulmasını sağlar. Bu nedenle, hem hastanın ifadeleri (semptom) hem de doktorun objektif bulguları (belirti) tıp pratiğinde büyük bir öneme sahiptir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 3 Kasım 2025 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 17 Aralık 2024 Salı
Bu içeriği ortalama 8 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""