Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Çocuk felci, tıbbi adıyla poliomyelit,   poliovirüsün neden olduğu, sinir sistemini etkileyerek kalıcı felce yol açabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Genellikle ağız yoluyla vücuda giren virüs, bağırsaklarda çoğalarak sinir hücrelerine zarar verir. Erken dönemde ateş, halsizlik, mide bulantısı ve kas ağrıları gibi belirtiler üzerinden anlaşılabilir. 


İlerlemesi durumunda, özellikle bacaklarda ani ve kalıcı kas zayıflığı görülebilir. Bu hastalıktan korunmanın en etkili yollarından biri, düzenli biçimde uygulanan aşılarla bağışıklık kazanmaktır. Tedavi sürecinde ise destekleyici yöntemler ve fiziksel rehabilitasyon ön plandadır.

İçindekiler

Çocuk Felci (Poliomyelit) Nedir?

Çocuk felci, virüslerin sinir sistemine saldırarak hareket kabiliyetini kısıtladığı ve felce neden olabildiği ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu virüs kaynaklı rahatsızlık, genellikle hijyen koşullarının yetersiz olduğu ortamlarda kolayca yayılır. Enfekte bireylerin dışkısıyla kirlenen su ya da gıdalar yoluyla bulaş gösterir.

Çoğu zaman belirti vermeden seyredebilse de bazı vakalarda kas güçsüzlüğü ve hareket kaybı gibi etkiler ortaya çıkabilir. En çok çocukları etkileyen bu hastalık, tedavi edilmediğinde kalıcı hasarlar bırakabilir. Yayılmasını engellemenin en güvenilir yolu ise etkili ve zamanında uygulanan aşılama programlarıdır.

Çocuk Felci Nasıl Bulaşır?

Çocuk felcinin bulaşmasına Poliovirüs sebep olur. Poliovirüs , en sık ağız yoluyla vücuda girdikten sonra sindirim sisteminde çoğalarak yayılım gösterir. Özellikle temiz su kaynaklarına ulaşımın kısıtlı olduğu bölgelerde, virüs taşıyan kişilerin dışkısıyla temas eden nesneler enfeksiyonun yayılmasına zemin hazırlar. Kalabalık yaşam alanlarında, kişisel hijyen eksikliği bulaş riskini daha da artıran önemli bir etkendir.

Virüsün Bulaşma Yolları

Virüs bulaşma yolları arasında en yaygın olanı, kontamine yiyecek ve içeceklerin tüketilmesidir. El temizliğine dikkat edilmemesi, enfekte bireylerden çevreye yayılan mikropların kolayca başkalarına geçmesine neden olur. Ayrıca ortak kullanım alanlarında hijyen eksikliği, mikroorganizmanın hızla çoğalmasına ortam hazırlar.

Risk Grupları ve Salgın Bölgeleri

Bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler, bulaşıcı hastalık açısından en yüksek risk grubunu oluşturur. Sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgeler, virüsün kolayca yayıldığı alanlar arasında yer alır. Özellikle aşılama oranlarının düşük seyrettiği toplumlarda salgın ihtimali ciddi şekilde artar.

Hijyen ve Sanitasyonun Önemi

Hijyen koşulları bakımından önlem almak, hastalıkların yayılmasını engelleme noktasında en etkili savunma mekanizmalarından biridir. Temiz suya erişim, düzenli el yıkama alışkanlığı ve sağlıklı yaşam alanları enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltır. Özellikle kalabalık ortamlarda sürdürülebilir temizlik uygulamaları, mikropların çevreye yayılmasını önlemeye yardımcı olur.

Çocuk Felcinin Belirtileri ve Türleri Nelerdir?

Çocuk felci, başlangıçta gribe benzeyen hafif semptomlarla kendini belli etse de ilerleyen süreçte daha ciddi nörolojik etkiler ortaya çıkabilir. Hastalığın türüne göre vücutta oluşturduğu hasar ve seyrinde farklılıklar gözlemlenir. Türleri ise şunlardır:

  • Belirtisiz (Asemptomatik) poliomyelit
  • Hafif belirtiler gösteren poliomyelit
  • Paralitik (Felçli) poliomyelit
  • Solunum yetmezliği ve diğer ağır komplikasyonlar

Bu çeşitlilik, hastalığın teşhis ve tedavi sürecini doğrudan etkiler. Erken müdahale edilmediğinde felç riski ciddi boyutlara ulaşabilir.

Belirtisiz (Asemptomatik) Poliomyelit

Belirtisiz (Asemptomatik) poliomyelit, enfeksiyonun fark edilmeden ilerlediği bir formdur. Virüs vücutta aktif olsa da ateş ve baş ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkmadan seyredebilir. Bu sessiz taşıyıcılık durumu, hastalığın fark edilmeden başkalarına bulaşmasına zemin hazırlar.

Hafif Belirtiler Gösteren Poliomyelit

Hafif belirtiler gösteren poliomyelit genellikle kısa süreli ve kendiliğinden geçen semptomlarla seyreder. Halsizlik, mide bulantısı, kas ağrıları ve hafif ateş bu formda yaygın olarak görülür. Genelde birkaç gün içinde düzelen bu belirtiler, hastalığın daha ciddi türlerine göre daha az tehdit oluşturur.

Paralitik (Felçli) Poliomyelit

Paralitik poliomyelit sinir hücrelerine zarar vererek kalıcı hareket kayıplarına neden olabilen en ciddi poliomyelit türüdür. Başlangıçta grip benzeri hafif belirtilerle ortaya çıkabilir ancak kısa sürede sinir sistemine yayılır. Virüs, özellikle omurilikteki motor nöronları hedef alarak refleks kaybı ve kas kontrolünde bozulmaya yol açar.

Kas güçsüzlüğü, hastalığın ilerleyen evresinde en belirgin şikayet haline gelir ve çoğunlukla kol ya da bacaklarda asimetrik şekilde kendini gösterir. Solunum kasları etkilendiğinde nefes alma güçlüğü yaşanabilir bu da hayati risk oluşturur. Kalıcı sakatlık ihtimali nedeniyle bu form, erken tanı ve destekleyici bakım açısından son derece önemlidir.

Solunum Yetmezliği ve Diğer Ağır Komplikasyonlar

Solunum yetmezliği paralitik poliomyelitin en tehlikeli sonuçlarından biri olarak hayati tehdit oluşturur. Virüs, solunum kaslarını felce uğrattığında kişi kendi başına nefes alamaz hale gelir. Bu durum genellikle yoğun bakım desteği ve mekanik solunum cihazı gerektirecek seviyeye ulaşabilir.

Sinir sistemi , poliovirüsün saldırısıyla ciddi şekilde hasar gördüğünde sadece kas kontrolü değil, iç organ fonksiyonları da olumsuz etkilenebilir. Kalp ritim bozuklukları, yutma güçlüğü ve ani bilinç kayıpları bu etkiler arasında yer alır. Hastalığın bu derece ilerlemesi, hem yaşam kalitesini düşürür hem de ölüm riskini artırır.

Çocuk Felci Nasıl Teşhis Edilir?

Çocuk felcinin teşhisi, belirtilerin dikkatli değerlendirilmesi ve laboratuvar testlerinin birlikte ele alınmasıyla mümkün olur. Özellikle hastalığın erken evrelerinde tanı koymak, tedavi süreci açısından büyük önem taşır. Teşhiste başvurulan yöntemler şunlardır:

  • Fizik muayene ve klinik bulgular: Fizik muayene sırasında reflekslerde azalma, kaslarda hassasiyet ve hareket kısıtlılığı dikkatle değerlendirilir. Gözle görülen kas zayıflığı ve postür bozuklukları, hekime hastalığın seyrine dair önemli ipuçları verir. Ayrıca yürüme zorlukları ve asimetrik kuvvet kaybı da bu anlamda nörolojik etkilerin varlığını işaret edebilir.
  • Virüs izolasyonu ve laboratuvar testleri: Virüsün doğrudan tespiti için dışkı ya da boğaz örneklerinden kültür alınır. Moleküler düzeyde yapılan test, poliovirüs varlığını yüksek hassasiyetle belirler. Bu analizler, klinik gözlemlerle birlikte hastalığın doğrulanmasında etkili olur.

Doğru ve zamanında yapılan değerlendirmeler, hastalık teşhisi sürecinde belirleyici rol oynar. Böylece ilerleyici komplikasyonların önüne geçilmesi için gerekli adımlar hızla atılabilir.

Benzer belirtiler gösteren diğer nörolojik hastalıklar dışlanarak kesin tanı konulmaya çalışılır. Viral menenjit ve travmatik sinir hasarları bu süreçte en çok karıştırılan tablolardır. Doğru ayırıcı tanı tedavi yaklaşımının yönünü belirlemede hayati önem taşır.

Çocuk Felcinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çocuk felcinin kesin bir antiviral tedavisi bulunmamakla birlikte destekleyici bakım, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebilir. Erken müdahale ile komplikasyonların azaltılması ve hastanın yaşam kalitesinin korunması hedeflenir. Uygulanan tedavi yaklaşımları şunlardır:

  • Hastalığın akut döneminde destekleyici tedavi
  • Fizik tedavi ile rehabilitasyon süreci
  • Solunum desteği ve diğer tedavi yöntemleri

Hastalık sürecinde bireyin düzenli olarak izlenmesi, kalıcı etkilerin önüne geçilmesinde önemlidir. Bu nedenle tedavi planı her bireyin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmelidir.

Hastalığın Akut Döneminde Destekleyici Tedavi

Hastalığın en yoğun yaşandığı evrede, vücudun genel direncini korumaya yönelik müdahaleler büyük önem taşır. Destekleyici tedavi kapsamında ağrı kontrolü, sıvı dengesi ve beslenme düzeni titizlikle sağlanır. Bu yaklaşım, semptomların şiddetini azaltarak iyileşme sürecine katkı sunar.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Süreci

Fizik tedavi kasların yeniden güç kazanması ve hareket kabiliyetinin korunması amacıyla planlanır. Uzun soluklu uygulamalar sayesinde hastalar günlük aktivitelerine daha bağımsız şekilde dönebilir. Süreç boyunca bireyin gelişimi takip edilerek egzersiz programları ihtiyaçlara göre güncellenir.

Solunum Desteği ve Diğer Tedavi Yöntemleri

Solunum kaslarının etkilenmesi durumunda, mekanik cihazlarla nefes alıp verme işlevi desteklenir. Gelişen komplikasyonlara karşı tıbbi gözetim altında farklı yöntemler devreye alınabilir. Tüm bu yaklaşımların temelinde, bağışıklık sistemi üzerinde oluşan baskının hafifletilmesi yer alır.

Çocuk Felcinden Korunma Yolları Nelerdir?

Çocuk felcinden korunmak, bireysel sağlık kadar toplum sağlığı açısından da yüksek öneme sahiptir. En etkili korunma yöntemi, bağışıklık kazandıran aşı uygulamalarıdır. Korunma yöntemleri arasında şunlar yer alır:

  • Aşılama programları ve önemi
  • İnaktif polio aşısı (IPV) ve oral polio aşısı (OPV)
  • Toplum sağlığı açısından aşılamanın rolü

Bu önlemler, virüsün yayılmasını ciddi oranda sınırlar. Toplumsal bilinç ve sağlık altyapısı güçlü oldukça hastalık kontrol altına alınabilir.

Aşılama Programları ve Önemi

Aşılama programı, toplumda hastalığın yayılmasını engelleyen en etkili sağlık stratejilerinden biridir. Özellikle erken yaşta yapılan aşı uygulamaları, bireyleri ömür boyu koruyabilecek güçlü bağışıklık oluşturur. Bu sistemli yaklaşım sayesinde salgın riski azalır ve toplumsal direnç artar. Çocuk felcine karşı geliştirilen aşılar, bu mücadelenin en kritik parçalarındandır.

Çocuk felcine karşı kullanılan aşı türleri aşağıdaki gibidir:

Aşı TürüİçeriğiUygulama YoluEtki Mekanizması
İnaktif Polio Aşısı (IPV)Ölü virüs içerirEnjeksiyon (iğne)Canlı virüs bulaştırmadan bağışıklık oluşturur, sinir sistemine zarar riski yoktur, bağışıklık sistemi zayıf bireylerde güvenlidir
Oral Polio Aşısı (OPV)Zayıflatılmış canlı virüs içerirAğızdan damlaBağırsakta çoğalarak bireysel ve çevresel bağışıklık sağlar, kolay uygulanabilir, toplu aşılama programlarında etkilidir

Toplum Sağlığı Açısından Aşılamanın Rolü

Aşılama, sadece bireyi değil çevresindeki herkesi koruyarak toplumun genel sağlığını güçlendirir. Yüksek aşılama oranları, virüsün yayılma zincirini kırarak salgınları önler. Bu sayede özellikle risk altındaki gruplar dolaylı yoldan korunmuş olur.

Çocuk Felcinin Dünyadaki Durumu ve Türkiye'deki Önemi

Dünya üzerinde çocuk felci vakaları azalsa da hastalık tamamen yok olmamıştır. Türkiye’de ise hastalığın görülmemesi, düzenli aşılama ve izleme çalışmalarıyla sağlanmaktadır. Yine de korunma önlemleri aksatılmamalı, dikkatli olunmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü'nün Çalışmaları

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) çocuk felcinin küresel ölçekte yok edilmesi amacıyla uzun yıllardır kapsamlı programlar yürütmektedir. Aşılama kampanyaları, izleme sistemleri ve acil müdahale ekipleri ile hastalığın yayılmasını önlemeye çalışmaktadır. Bu çabalar sayesinde pek çok ülkede vaka sayıları sıfıra indirilmiştir.

Türkiye’de Çocuk Felci Aşısı Uygulamaları

Türkiye’de çocuk felci aşısı, bebeklik döneminden itibaren rutin aşılama takvimine dahil edilmiştir. Sağlık kurumları tarafından düzenli olarak uygulanan bu aşılar, hastalığın görülmesini engelleyen temel korunma yöntemidir. Ayrıca özel tarama programlarıyla riskli bölgelerde ek dozlar da uygulanmaktadır.

Salgın Önleme ve Halk Sağlığı Politikaları

Salgın hastalıkların yayılmasını önlemek için etkili halk sağlığı politikaları kritik bir rol oynar. Bu politikalar, erken tespit, hızlı müdahale ve toplumda farkındalık oluşturma üzerine yoğunlaşır. Ayrıca sürekli izleme ve aşılamalarla salgın hastalık riskinin kontrol altında tutulması sağlanır.

Çocuk Felci (Poliomyelit) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk Felci (Poliomyelit) Nedir?

Çocuk felci, poliovirüsün sebep olduğu, merkezi sinir sistemini etkileyen viral bir enfeksiyon türüdür. Bu rahatsızlık genellikle kaslarda güçsüzlük ve felce neden olabilir.

Çocuk Felci Nasıl Bulaşır?

Poliovirüs, enfekte bireylerin dışkısıyla çevreye yayılarak insanlara bulaşır. Virüs, aynı zamanda ağız yoluyla da kişiye geçebilir.

Çocuk Felcinin Belirtileri Nelerdir?

Çocuk felcinin belirtileri arasında ateş, halsizlik ve baş ağrısı yer alır. Hastalık ilerledikçe kaslarda güçsüzlük ve felç gelişebilir.

Çocuk Felcinden Korunmak İçin Hangi Aşılar Yapılır?

Poliomyelitten korunmak için inaktif polio aşısı (IPV) ve oral polio aşısı (OPV) uygulanır. Bu aşılar, virüse karşı güçlü bir bağışıklık oluşturur.

Çocuk Felci Hangi Yaş Grubunda Daha Sık Görülür?

Çocuk felci sıklıkla 5 yaş altı çocuklarda görülür. Ancak aşılanmamış bireylerde her yaşta enfeksiyon riski mevcuttur.

Çocuk Felcinin Tedavisi Var mıdır?

Çocuk felcinin kesin bir tedavisi bulunmaz. Yapılan uygulamalar genellikle semptomları hafifletmeye yönelik olur. Ancak hastalık başladığında erken müdahale önemlidir.

Çocuk Felci Tamamen İyileşebilir mi?

Bazı çocuk felci vakaları tamamen iyileşebilir, ancak çoğu zaman kalıcı kas zayıflığı ve felç bırakabilir. İyileşme süreci, enfeksiyonun şiddetinin seviyesine bağlıdır.

Çocuk Felci Geçirenlerde Hangi Sağlık Sorunları Oluşur?

Çocuk felci sonrası kas güçsüzlüğü, solunum problemleri ve uzun süreli fiziksel engeller gelişebilir. Ayrıca bazı vakalarda kaslarda deformasyon ve atrofi görülebilir.

Poliomyelit ve Çocuk Felci Aynı Şey midir?

Poliomyelit ve çocuk felci aynı hastalıktır. Poliomyelit, halk arasında çocuk felci olarak bilinir.

Çocuk Felci Halen Dünyada Görülmekte midir?

Çocuk felci, dünya genelinde büyük ölçüde azalmış olsa da bazı bölgelerde hala görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü'nün çabalarına rağmen bazı ülkelerde vaka sayıları devam etmektedir.


Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 12 Mayıs 2025 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 24 Nisan 2025 Perşembe
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""