Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Koku ve tat alma bozukluğu, enfeksiyonlar, travma, nörolojik hastalıklar, yaşlanma, yapısal sorunlar, ilaçlar veya besin eksiklikleri gibi çok çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Tanı sürecinde kulak burun boğaz muayenesi, koku/tat testleri ve gerekirse görüntüleme yöntemleri kullanılır. Tedavi, altta yatan nedene yönelik ilaç, cerrahi, koku eğitimi veya destekleyici stratejilerle planlanır.

Bu bozukluklar geçici olabileceği gibi kalıcı da olabilir. Özellikle COVID-19 sonrası vakalarda iyileşme genellikle 6 ay içinde görülse de bazı hastalarda kalıcı koku-tat kaybı veya bozulması gelişebilir. Yaşam kalitesi, beslenme, güvenlik ve psikolojik durum üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

İçindekiler

Koku ve Tat Alma Bozukluğu Nasıl Olur?

Koku ve tat alma bozukluğu, kişinin çevresindeki kokuları algılama veya yiyeceklerin tatlarını doğru hissetme yetisinin azalması ya da tamamen kaybolması durumudur. Bu bozukluklar, koku (olfaktör) ve tat (gustatuar) sistemlerinin işleyişindeki sorunlardan kaynaklanır ve günlük yaşamda yemek yeme, güvenlik ve sosyal etkileşim gibi alanları doğrudan etkiler.

Koku ve tat alamama sorunu yaşayan kişiler, tatların “eksik” veya “farklı” geldiğini, kokuların ise silik, yabancı ya da hiç hissedilmediğini ifade eder. Parosmi yaşayanlar için tanıdık kokular kötü veya çürük gibi gelebilir; disguziada ise ağızda sürekli metalik ya da acı bir tat olabilir. Bazıları tamamen kokusuz ve tatsız bir dünya deneyimler.

Koku ve Tat Alma Bozukluğu Neden Olur?

Koku ve tat alma bozuklukları ; üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, alerjik rinit gibi iltihabi durumlar, burun polipleri ve yapısal tıkanıklıklar, kafa travmaları, Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıklar, yaşlanmaya bağlı duyusal azalma, bazı ilaçların yan etkileri, kimyasal maddelere maruz kalma, baş-boyun radyoterapisi, ağız ve diş problemleri, çinko ve vitamin eksiklikleri, hormonal değişiklikler, doğuştan gelen genetik bozukluklar ve bazen nedeni bilinmeyen durumlar sonucu ortaya çıkabilir.

Koku ve tat alma bozukluğuna yol açabilecek nedenler şunlardır:

  • Üst solunum yolu enfeksiyonları (soğuk algınlığı, grip, COVID-19), sinüzit, alerjik rinit
  • Burun polipleri, deviasyon gibi yapısal tıkanıklıklar
  • Kafa travmaları ve sinir hasarları
  • Alzheimer, Parkinson, multiple skleroz gibi nörolojik hastalıklar
  • Yaşlanma ve hormon değişimleri (menopoz, tiroit sorunları, gebelik)
  • Antibiyotikler, antihistaminikler, kemoterapi ilaçları gibi yan etki yapan ilaçlar
  • Solventler, ağır metaller gibi kimyasal maddelere maruz kalma
  • Baş-boyun radyoterapisi veya cerrahi müdahaleler
  • Diş eti hastalıkları, ağız içi enfeksiyonlar, tükürük bezi sorunları
  • Çinko, vitamin A/B/D eksiklikleri
  • Doğuştan koku veya tat alma yetisinin olmaması (konjenital anosmi)
  • Nedeni belirlenemeyen (idiopatik) vakalar

Yapılan araştırmalar sonucunda aniden gelişen koku kaybı (anosmia) ve tat kaybı (agesuia) gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir doktora başvurulması gerekir. Bu belirtiler koronavirüsün diğer belirtilerine eşlik edebileceği gibi tek başına da gözlemlenebilir.

Gri tişört giymiş bir kadın, önündeki salataya çatal batırmış şekilde isteksizce bakıyor.

Enfeksiyonlar ve İltihabi Durumlar

Soğuk algınlığı, grip, sinüzit ve alerjik rinit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları koku ve tat alma bozukluklarının en sık nedenlerindendir. Bu durumlar, burun pasajlarında şişlik ve mukus artışı ile koku moleküllerinin reseptörlere ulaşmasını engeller. Benzer şekilde tat alma, özellikle retronazal koku algısının etkilenmesiyle dolaylı olarak bozulur.

Burun Polipleri ve Yapısal Tıkanıklıklar

Burun polipleri, deviasyon veya diğer anatomik bozukluklar koku alma yollarını fiziksel olarak engelleyebilir. Polipler genellikle kronik sinüzit veya alerji zemininde gelişir. Bu tıkanıklık, tat alma duyusunu da etkileyebilir çünkü tat algısının büyük bir kısmı kokunun katkısıyla oluşur.

Travmalar ve Cerrahi Müdahaleler

Kafa travmaları, özellikle kafatası tabanı veya alın bölgesindeki darbeler, koku sinirlerini veya beynin ilgili merkezlerini zedeleyebilir. Benzer şekilde, baş-boyun bölgesine yapılan cerrahiler veya radyoterapi de hem koku hem tat sinir yollarında kalıcı hasara yol açabilir.

Nörolojik ve Nörodejeneratif Hastalıklar

Alzheimer, Parkinson, Multipl Skleroz veya felç gibi nörolojik hastalıklar koku yollarını doğrudan etkileyebilir. Bu hastalıkların erken evrelerinde koku duyusu kaybı sık görülür. Tat alma bozukluğu ise genellikle bu nörolojik sürecin dolaylı bir sonucudur.

Yaşlanma ve Hormonal Değişiklikler

İleri yaşla birlikte hem koku hem tat reseptörlerinin yenilenme hızı azalır. Menopoz gibi hormonal değişiklikler de bu süreci hızlandırabilir. Bu nedenle yaşlı bireylerde koku keskinliğinin ve tat hassasiyetinin azalması oldukça yaygındır.

İlaçlar, Kimyasallar ve Çevresel Etkenler

Bazı antibiyotikler, antihipertansifler, kemoterapi ilaçları ve antihistaminikler koku ve tat reseptörlerini etkileyebilir. Çözücüler, ağır metaller veya sigara dumanı gibi çevresel toksinlere maruziyet de benzer şekilde duyusal kayıplara neden olabilir.

Beslenme Yetersizlikleri ve Metabolik Hastalıklar

Çinko, vitamin A, B veya D eksiklikleri hem koku hem tat duyusunda bozulmaya yol açabilir. Diyabet, karaciğer veya böbrek hastalıkları gibi metabolik durumlar ise sinir yollarında veya reseptörlerde işlev bozukluğuna neden olabilir.

Açık bir ağızın içini, dişleri, dili ve damak yapısını gösteren çizim illüstrasyonu.

Doğumsal ve Genetik Nedenler

Bazı kişiler doğuştan koku alma duyusundan yoksundur (konjenital anozmi). Kallmann sendromu gibi genetik hastalıklar bu duruma yol açabilir. Tat alma duyusunun doğuştan olmaması ise çok daha nadirdir, ancak görüldüğünde genellikle sinirsel iletim bozuklukları ile ilişkilidir.

Kategori Koku Bozukluğu Nedenleri Tat Bozukluğu Nedenleri
Enfeksiyon / İltihap Üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, alerjik rinit, burun polipleri Genellikle koku kaybına bağlı olarak; ağız içi enfeksiyonlar
Travma / Ameliyat / Tümör Kafa travması, burun ameliyatları, tümörler Kafa travması, ağız/boğaz ameliyatları, sinir hasarı
Nörolojik Hastalıklar Alzheimer, Parkinson, MS, epilepsi, felç Beyin sapı veya kranial sinirleri etkileyen nörolojik hastalıklar
Yaşlanma / Hormonal Değişim Yaşa bağlı koku reseptör azalması, menopoz, hormonal dalgalanmalar Daha az oranda etkili, genellikle koku kaybına ikincil
Kimyasal / İlaç Etkisi Antibiyotikler, kan basıncı ilaçları, toksinler, sigara Kemoterapi ilaçları, antibiyotikler, metalik tat yapan ilaçlar
Radyasyon Baş-boyun radyoterapisi sonrası koku sinir hasarı Ağız ve tükürük bezlerinin radyasyonla hasarı
Doğumsal / Genetik Konjenital anosmi, Kallmann sendromu Nadir doğuştan tat alma bozuklukları
Metabolik / Beslenme Eksikliği Diyabet, hipotiroidi, çinko ve vitamin eksiklikleri Diyabet, çinko eksikliği, bakır eksikliği
İdiopatik (Bilinmeyen) Nedeni saptanamayan koku kaybı Çoğunlukla koku kaybına bağlı ikincil tat bozukluğu

Koku ve Tat Alma Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Koku ve tat alma bozukluklarının nedenlerini anlamak için öncelikle hastanın tıbbi öyküsü, belirtilerin başlangıcı, kullanılan ilaçlar, geçirilmiş enfeksiyonlar veya travmalar değerlendirilir. Ardından kulak burun boğaz uzmanı tarafından burun ve ağız muayenesi yapılır, koku testleri (scratch-and-sniff, koku tanıma testleri) ve tat testleri (tat eşiği ölçümleri, damlatma yöntemleri) uygulanır. Gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile burun, sinüs veya beyin yapıları incelenir. Bu süreçte enfeksiyon, yapısal tıkanıklık, nörolojik hastalık, hormonal dengesizlik, vitamin-mineral eksiklikleri gibi olası nedenler ortaya konur.

Koku ve tat alma bozukluklarının tanısında uygulanan yöntemler:

  • Tıbbi öykü ve fizik muayene : Belirtilerin süresi, ilaç kullanımı, enfeksiyon veya travma öyküsünün sorgulanması
  • Kulak burun boğaz muayenesi : Burun içi, sinüsler ve ağız boşluğunun endoskopik incelenmesi
  • Koku testleri : Scratch-and-sniff kartları, koku tanıma ve yoğunluk testleri
  • Tat testleri : Damlatma veya pamuklu çubukla tat çözeltisi uygulama, tat eşiği ölçümleri
  • Görüntüleme yöntemleri : BT veya MRG ile polip, tümör, yapısal bozukluk veya sinir hasarının değerlendirilmesi
  • Laboratuvar testleri : Çinko, vitaminler, tiroit hormonları gibi kan testleri
  • Nörolojik değerlendirme : Şüpheli durumlarda sinir sistemi muayenesi ve ek testler

Koku ve Tat Alma Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Koku ve tat alma bozukluklarının tedavisi, altta yatan nedene yönelik olarak planlanır. Enfeksiyonlar veya alerjik durumlarda ilaç tedavisi (antibiyotik, antihistaminik, kortikosteroid), burun polipleri veya yapısal tıkanıklıklarda cerrahi müdahale uygulanabilir. Nörolojik hastalıklarda semptomları yönetmeye yönelik destekleyici tedaviler, vitamin-mineral eksikliklerinde takviye kullanımı, ilaç yan etkilerinde ise doz ayarlama veya ilaç değişimi yapılabilir. Bazı vakalarda koku eğitimi ile koku alma yollarının yeniden uyarılması sağlanır. Ayrıca beslenme düzenlemeleri, güvenlik önlemleri ve psikolojik destek de tedavi sürecinin önemli parçalarıdır.

Koku ve tat alma bozukluğunun tedavisinde uygulanan yöntemler şunlardır:

  • Altta yatan hastalığın tedavisi : Enfeksiyon, alerji, sinüzit gibi durumlarda uygun ilaç tedavisi
  • Cerrahi müdahaleler : Burun polipleri, deviasyon veya tümörlerin çıkarılması
  • İlaç tedavisi : Kortikosteroid spreyler/tabletler, antihistaminikler, antibiyotikler
  • Vitamin-mineral takviyesi : Çinko, vitamin A/B/D eksikliklerinin giderilmesi
  • Koku eğitimi : Belirli kokulara (gül, limon, karanfil, okaliptüs) düzenli maruz bırakma
  • İlaç kaynaklı bozukluklarda : Dozun azaltılması veya ilaç değişikliği
  • Destekleyici tedaviler : Ağız hijyeni, tükürük artırıcı yöntemler, tat yoğunlaştırma teknikleri
  • Güvenlik önlemleri : Duman, gaz kaçağı dedektörleri kullanma, gıda bozulmasını kontrol etme
  • Psikolojik destek : Koku/tat kaybının yaşam kalitesine etkilerini azaltmaya yönelik danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Tat Alamama Neden Olur?

Tat alamama; soğuk algınlığı, sinüzit, grip, alerji veya COVID-19 gibi enfeksiyonlar nedeniyle gelişebilir. Altta yatan nedenin tedavisi ve yeterli sıvı alımı genellikle iyileşmeyi hızlandırır.

Tat Alamama Nasıl Geçer?

Tat alamamanın geçmesi için burun tıkanıklığı giderilmeli, enfeksiyon tedavi edilmeli ve bağışıklık desteklenmelidir. Tuzlu su ile burun temizliği ve bol su içmek faydalı olabilir.

Koku ve Tat Kaybolması Ne Zaman Düzelir?

Koku ve tat kaybı genellikle birkaç gün ile birkaç hafta içinde düzelir. COVID-19 sonrası iyileşme bazen aylar sürebilir. Sabırlı olmak ve doktor önerilerini takip etmek önemlidir.

COVID-19 Tat ve Koku Kaybı Nasıl İyileşir?

COVID-19 sonrası tat ve koku kaybı için koku egzersizleri, dengeli beslenme ve vitamin desteği önerilir. Düzelme süresi kişiden kişiye değişebilir, genellikle haftalar veya aylar sürebilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 26 Kasım 2025 Çarşamba Yayımlanma Tarihi: 14 Ağustos 2025 Perşembe
Bu içeriği ortalama 7 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""