Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Retinopati, gözün ışığı algılayan retina tabakasında meydana gelen hasarları tanımlayan sağlık problemidir. Genellikle diyabet, hipertansiyon ya da erken doğum gibi sistemik rahatsızlıkların sonucunda ortaya çıkar. Diyabetik, hipertansif ve prematüre gibi farklı şekillerde sınıflandırılan bu durum, çeşitli klinik özellikler gösterebilir. 

Görme alanında kararma, şekil bozukluğu, ışık çakmaları ya da keskinlik kaybı gibi şikayetlerle kendini belli eder. Tercih edilen tedavi yöntemleri arasında lazer uygulamaları, göz içi enjeksiyonlar ve cerrahi yöntemler bulunur. Düzenli takip ve erken müdahale sayesinde ilerlemesi yavaşlatılabilir ya da kontrol altına alınabilir.


İçindekiler

Retinopati Nedir?

Retinopati, gözün arka kısmında yer alan retina tabakasının çeşitli nedenlerle zarar görmesiyle oluşan bir rahatsızlıktır. Bu durum, özellikle retina damarları üzerinde baskı oluşturan sistemik hastalıklar sonucunda gelişebilir. Zamanında fark edilmediğinde kalıcı görme problemlerine yol açabilir.

Retinanın Görevi ve Önemi

Retina, göze gelen ışığı algılayarak beyne ileten sinir hücreleriyle dolu hassas bir dokudur. Görme duyusunun oluşmasında temel rol oynayan bu tabaka, net ve doğru görüntülerin oluşmasını sağlar. Sağlıklı bir retina, çevresel detayların ve renklerin doğru algılanabilmesi için kritik işlev üstlenir.

Retinopati Türleri ve Özellikleri

Retinopati, altta yatan nedenlere bağlı biçimde türlere ayrılır. Diyabetik formu, uzun süreli kan şekeri yüksekliğinden kaynaklanırken hipertansif türü, damar yapısına zarar veren yüksek tansiyonla ilişkilidir. Prematüre bebeklerde görülen versiyonu ise gelişimini tamamlamamış göz damarlarından kaynaklanır ve dikkatli izlem gerektirir.

Diyabetik Retinopati Nedir?

Diyabetik retinopati, kan şekerinin uzun süre yüksek seviyelerde yer alarak retina tabakasında oluşturduğu hasar nedeniyle meydana gelir. Gözdeki ince damar yapısını etkileyerek sızıntı, ödem ve ilerleyen dönemlerde görme kaybı gibi sorunlara yol açabilir. Erken evrede belirti vermeyebildiği için düzenli göz muayenesi yaptırmak önemlidir.

Diyabetik Retinopati Nedenleri Nelerdir?

Diyabetik retinopati, kan şekerinin uzun süre kontrolsüz seyretmesiyle birlikte gözdeki ince damarların zarar görmesi sonucu oluşur. Özellikle kan basıncı yüksek olan bireylerde bu durum daha hızlı ilerleyebilir.

Diyabetik retinopatinin nedenleri ise şunlardır:

  • Diyabet hastalığı
  • Yetersiz kan şekeri kontrolü
  • Sigara kullanımı
  • Hamilelik dönemi
  • Yüksek kolesterol düzeyi
  • Genetik yatkınlık

Bu faktörlerin bir ya da daha fazlasının bir arada bulunması, retina hasarını artırabilir. Erken teşhis ve düzenli takip ile bu sürecin yavaşlatılması mümkündür.

Diyabetik Retinopatinin Evreleri

Diyabetik retinopati, başlangıçta belirti vermeyen hafif evrelerden, ciddi damar tıkanıklığı ve kanamalara yol açan ileri aşamalara kadar ilerleyebilir. Hastalık, arka arkaya gelen bu evrelerde retinanın yapısını bozarak kalıcı görme bozukluğu riskini artırır. Neovaskülarizasyon gibi ileri bulgular görüldüğünde acil müdahale gerekebilir.

Diyabetik Retinopati Belirtileri Nelerdir?

Hastalık erken evrelerde fark edilmeyebilir. Ancak ilerledikçe çeşitli görsel değişikliklerle kendini gösterir. Kan şekeri seviyesi kontrol altında tutulmadığında belirtiler daha sık ve şiddetli hale gelebilir. Diyabetik retinopatinin belirtileri arasında şunlar yer alır:

  • Bulanık görme
  • Gözde karanlık ya da boş alanlar oluşması
  • Renkleri ayırt etmede zorluk
  • Gözde ani ışık çakmaları
  • Görme alanında dalgalanma

Belirtilerden biri ya da birkaçı fark edildiğinde zaman kaybetmeden uzman bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Erken müdahale ile görme kaybının önüne geçmek mümkündür.

Diyabetik Retinopatide Erken Tanının Önemi

Erken tanı, kalıcı hasar oluşmadan önce müdahale şansı sunduğu için son derece bir kritik aşamadır. Düzenli göz dibi kontrolleri sayesinde henüz görme kaybı yaşanmadan önce riskli bulgular tespit edilebilir. Bu sayede tedavi süreci daha etkili ilerlerken yaşam kalitesi de uzun vadede korunmuş olur.

Hipertansif Retinopati Nedir?

Hipertansif retinopati, uzun süreli yüksek tansiyonun retina damar yapısını olumsuz etkilemesiyle ortaya çıkan bir göz hastalığıdır. Damar duvarlarında kalınlaşma, daralma ya da sızıntı gibi değişikliklere yol açarak görsel işlevleri bozabilir.

Hipertansif Retinopati Nedenleri

Hipertansif retinopati, retina damarlarında hasara yol açan belirli faktörlerden kaynaklanır. Uzun süren yüksek tansiyon atakları en belirgin sebepleri arasında bulunur. Hipertansif retinopatinin temel nedenleri şunlardır:

  • Uzun süreli yüksek tansiyon
  • Damar sertliği
  • Sigara kullanımı
  • Diyabet varlığı
  • Sağlıksız yaşam tarzı

Tüm bu etkenler, göz sağlığına olumsuz etki ederek hastalığın ilerlemesine neden olabilir.

Hipertansif Retinopati Belirtileri Nelerdir?

Hastalık genellikle sessiz ilerler. Ancak süreç boyunca bazı belirtilerle fark edilir. Bu nedenle düzenli göz muayenesi yaptırmak oldukça önemlidir. Hipertansif retinopatinin başlıca belirtileri şunlardır:

  • Bulanık görme
  • Görme alanında kısıtlanma
  • Gözde baskı hissi
  • Renk algısında bozulma
  • Uçuşan cisimler

Erken fark edilmesi, ilerleyen komplikasyonların önüne geçilmesini kolaylaştırır.

Yüksek Tansiyon ve Retina Hasarı İlişkisi

Yüksek tansiyon, retina damarlarının yapısını zayıflatarak kan akışını olumsuz etkiler ve doku beslenmesini bozar. Bu durum, özellikle görme keskinliğinin merkezinde yer alan makula ödemi gibi durumlara yol açabilir. Erken müdahale edilmediğinde kalıcı görme hasarı riski artar.

Retinopati Nasıl Teşhis Edilir?

Retinopati tanısı, hastanın şikayetleri ve detaylı göz muayenesi ile konulur. Modern teknolojiler, hastalığın erken evrelerde bile tespit edilmesini mümkün kılar. Retinopati teşhisi için kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Fundoskopi muayenesi
  • Göz anjiyografisi (FFA)
  • Optik koherens tomografi (OCT)

Teşhis yöntemleri, retina dokusundaki değişikliklerin net şekilde belirlenmesini sağlar. Erken teşhis, tedavi başarısını önemli ölçüde artırır.

Fundoskopi Muayenesi

Fundoskopi muayenesi gözün arka bölümündeki retina ve damarların detaylı incelenmesini sağlayan temel görüntüleme yöntemidir. Bu muayene sırasında retina yüzeyindeki değişiklikler ve damar sorunları doğrudan gözlemlenir.

Göz Anjiyografisi (FFA)

Göz anjiyografisi, retina damarlarının yapısını ve kan akışını değerlendirmek amacıyla yapılan özel görüntüleme testidir. Floresan boyar madde, damar içine enjekte edilerek anormal sızıntılar ve tıkanıklıklar net biçimde ortaya konur. Bu yöntem, tedavi planlamasında kritik rol oynar.

Optik Koherens Tomografi (OCT) Nedir?

Optik koherens tomografi (OCT) retina katmanlarının yüksek çözünürlüklü kesit görüntülerini sağlayan non-invaziv bir tekniktir. Bu sayede retina kalınlığı ve olası ödem gibi yapısal değişiklikler ayrıntılı biçimde analiz edilir. Göz hastalıklarının erken teşhisinde ve takip sürecinde sıkça tercih edilir.

Retinopati Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Tedavide, hastalığın evresi ve nedenine göre farklı yaklaşımlar uygulanır. Amaç, görme kaybını durdurmak ve retina sağlığını korumaktır. Retinopatinin tedavi yöntemleri arasında şunlar sıralanabilir:

  • Lazer fotokoagülasyon tedavisi
  • Vitrektomi cerrahisi
  • Anti-VEGF tedavisi
  • Retinopati tedavisinde ilaçların rolü

Bu yöntemler, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve komplikasyonları önlemek açısından önem taşır. Hastalığın erken müdahalesiyle yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir.

Lazer Fotokoagülasyon Tedavisi

Lazer fotokoagülasyon, retina damarlarında oluşan sızıntıların durdurulması amacıyla uygulanan bir ışıma yöntemidir. İşlem sırasında odaklanmış lazer ışınlarıyla problemli bölgeler hedef alınır. Bu tedavi, ilerleyici retina hasarının önüne geçilmesinde etkili bir araçtır.

Vitrektomi Cerrahisi

Vitrektomi göz içindeki saydam jel dokunun alınarak yerinin özel solüsyonlarla doldurulması esasına dayanır. Bu cerrahi, özellikle kanama, retina dekolmanı ya da ciddi yapısal bozukluklarda tercih edilir. Görme merkezini etkileyen durumlarda yüksek oranda iyileşme potansiyeli sunar.

Anti-VEGF Tedavisi

Anti-VEGF tedavisi, anormal damar oluşumunu engelleyen ve sızıntıyı azaltan enjeksiyon yöntemdir. Göz içine uygulanan bu ilaçlar, damar geçirgenliğini düzenleyerek ödemin kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Özellikle yaş tip makula hastalıkları ve diyabetik komplikasyonlarda yaygın olarak kullanılır.

Retinopati Tedavisinde İlaçların Rolü

Göz hastalıklarında kullanılan ilaçlar, genellikle iltihaplanmayı azaltmak, damar sızıntılarını durdurmak veya doku onarımını desteklemek amacı taşır. Bu ajanlar, tedavinin seyrine göre enjeksiyon ya da damla formunda verilebilir. Farmakolojik destek, cerrahi ya da lazer gibi işlemlerle birlikte uygulandığında başarı oranını artırabilir.

Retinopatiyi Önlemek için Öneriler

Retinopatiyi önlemek için günlük yaşamda alınacak bazı basit ama etkili önlemler büyük farklar yaratabilir. Göz sağlığını korumak sadece mevcut hastalıkları kontrol altında tutmakla değil aynı zamanda genel yaşam alışkanlıklarını iyileştirmekle de mümkündür. Retinopatiyi önlemek amacıyla şunlar önerilir:

  • Kan şekeri kontrolü sağlamak
  • Yüksek tansiyonu kontrol altında tutmak
  • Düzenli göz muayenesi
  • Beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri

Önerilere uyum, retinanın uzun vadeli sağlığını destekler. Erken önlem almak, kalıcı görme sorunlarının oluşma riskini büyük ölçüde azaltır.

Kan Şekeri Kontrolünün Önemi

Kan glikoz düzeylerinin ideal aralıkta seyretmesi, göz damarlarının sağlığını doğrudan etkiler. Özellikle retina bölgesinde oluşabilecek damar tıkanıklıkları, zamanla ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar. Bu durumun ilerlemesi halinde retina kanamaları oluşarak görme yetisi tehlikeye girebilir.

Yüksek Tansiyonu Kontrol Altında Tutmak

Kan basıncının sürekli yüksek seyretmesi, göz içindeki kılcal yapıları olumsuz etkiler. Bu durum, damar duvarlarında incelmeye ve sıvı sızıntılarına yol açarak ciddi problemlere yol açabilir. Zamanla gelişen retina hasarı, kalıcı görme kayıplarına kadar ilerleyebilir.

Düzenli Göz Muayenesinin Önemi

Belirti vermeyen erken evre sorunların saptanması için periyodik kontroller büyük önem taşır. Göz taraması sayesinde hastalık ilerlemeden önce gerekli tedbirler alınabilir. Bu sayede tedavi süreci kolaylaşırken görsel fonksiyonlar da uzun vadede korunur.

Retina Sağlığı için Beslenme ve Yaşam Tarzı Önerileri

Retina sağlığı, günlük yaşam alışkanlıkları ve beslenme düzeniyle doğrudan ilişkilidir. Göz dokularını koruyan vitamin ve minerallerin yeterli düzeyde alınması, yaşa bağlı görme problemlerinin önüne geçebilir. Retina sağlığı için yaşam ve beslenme önerileri şöyledir:

  • A vitamini açısından zengin havuç, balık ve yeşil yapraklı sebzeler tüketmek
  • Omega-3 yağ asitlerini içeren gıdalara sofrada yer vermek
  • Rafine şeker ve trans yağ içeren besinlerden uzak durmak
  • Sigara ve alkol kullanımını sınırlandırmak
  • Gün içinde yeterli miktarda su içmeye özen göstermek
  • Gözleri dijital ekranlardan uzak durarak belirli aralıklarla dinlendirmek

Dengeli bir yaşam tarzı benimsemek sadece genel sağlığı değil aynı zamanda göz fonksiyonlarını da olumlu etkiler. Bu sayede retina sağlığı uzun vadede korunabilir ve ilerleyici göz hastalıklarının riski azaltılabilir.

Retinopati Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Retinopati Nedir?

Gözün ışığı algılayan retina tabakasında meydana gelen hasarlar sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Sıklıkla diyabet, hipertansiyon ya da erken doğum gibi sistemik sorunların bir sonucu olarak ortaya çıkar.

Retinopati Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın erken dönemlerinde belirti vermeyebilir, ancak ilerledikçe görüşte dalgalanma ve lekelenmeler ortaya çıkabilir. Işık çakmaları veya görsel alanda karanlık bölgeler de gözlenebilir.

Diyabetik Retinopati Nedir?

Uzun süreli kan şekeri dengesizliğine bağlı olarak gelişen ve retina damarlarını etkileyen bir göz hastalığıdır. Zamanla görme keskinliğini azaltarak ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Hipertansif Retinopati Nedir?

Yüksek tansiyonun uzun vadeli etkisiyle retina damarlarının yapısında bozulma meydana gelir. Bu durum görsel kalitenin düşmesine ve bazı durumlarda kalıcı hasara neden olabilir.

Retinopati Kimlerde Görülür?

Diyabet, hipertansiyon veya damar hastalıkları olan bireylerde daha sık görülür. Ayrıca yaş ilerledikçe risk faktörü artış gösterir.

Retinopati Nasıl Teşhis Edilir?

Göz hekimi tarafından yapılan detaylı retina incelemeleriyle tespit edilir. Fundus fotoğrafı, anjiyografi veya OCT gibi görüntüleme teknikleri kullanılır.

Retinopati Tedavi Edilebilir mi?

Hastalığın evresine göre farklı yöntemlerle müdahale mümkündür. İlaç enjeksiyonları, lazer uygulamaları veya cerrahi işlemlerle ilerleme durdurulabilir.

Retinopati Tedavi Edilmezse Ne Olur?

İhmal edildiğinde retina dokusunda kalıcı hasar oluşabilir. Bu durum zamanla ciddi görme kayıplarına hatta tam körlüğe kadar ilerleyebilir.

Retinopati Körlüğe Neden Olur mu?

Tedavi edilmezse veya geç kalınırsa retina işlevlerini yitirerek görme kaybına yol açabilir. Özellikle ileri evrede yapılan müdahaleler yetersiz kalabilir.

Retinopati Önlenebilir mi?

Erken tanı, düzenli takip ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın başlaması veya ilerlemesi engellenebilir. Kan şekeri ve tansiyon kontrolü bu süreçte kritik öneme sahiptir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 29 Mayıs 2025 Perşembe Yayımlanma Tarihi: 29 Mayıs 2025 Perşembe
Bu içeriği ortalama 8 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""