HIZLI RANDEVU & BİLGİ TALEBİ

Bağımlılık Nedir?

  1. Ana Sayfa
  2. Bağımlılık Nedir?
Bağımlılık Nedir?

Madde bağımlılığı veya madde kullanım bozukluğu, kişinin istediği halde madde kullanımını durduramamasıdır. Madde kullanım isteği ve dürtüsü o kadar yoğundur ki, kişi istediği halde bu dürtülerini kontrol edemez.

Bağımlılık kavramı günümüzde kumar bağımlılığı, alışveriş bağımlılığı veya internet bağımlılığı gibi davranışsal bağımlılıklarla da ilişkilendirilmektedir. Davranışsal bağımlılıklar, bu gibi uğraşlarla aşırı zaman harcama kontrol edememe durumu ile tarif edilir.

Beynin haz merkezi, hayatta kalmak ve neslin devamını sürdürmek için yemek yemek, su içmek, acıdan kurtulmak ve cinsellik gibi tekrar etmemiz gereken davranışların sürekliliğini sağlar. Bağımlılık yapan maddeler de aynı merkezi uyarır ve haz kaynağı olarak öğrenilir. Bu kez tekrarlanan davranışlar beslenmek, uyumak veya acıdan kurtulma isteği gibi rutin davranışlar değil, madde kullanma isteğini tetikleyen davranışlardır. Tüm bunlar beyinde kalıcı değişikliklere yol açar.

Sonuçta madde, kişinin haz aldığı şeylerin yerine geçer ve kişinin hayatını işgal eder. Kişiler arası ilişkilerini etkiler, işine engel olur, fiziksel ve ruhsal sağlığa zarar verir.

Bağımlılık tedavi edilebilir bir beyin hastalığıdır

Bağımlılık yapıcı maddeler duygu, düşünce ve davranışlarımızı belirleyen beyin işlevlerini etkiler. Tekrarlayan kullanım ile birlikte, maddenin bu etkileri beyinde kalıcı değişikliklere sebep olur.

Bu değişiklikler ve ortaya çıkan bağımlılığı anlamak için diğer kronik rahatsızlıkları kullanabiliriz.

Örneğin; şeker veya tansiyon hastalığı bir kez geliştikten sonra vücudumuzda kalıcı bazı değişikliler olur. Ancak kişi diyetine dikkat ederse, egzersizlerini yaparsa ve ilaçlarını düzenli kullanırsa, şekeri veya tansiyonu normal sınırlarda kalacaktır. Kişi artık sağlıklı bir tansiyon veya şeker hastasıdır. Diyetine uymaz ve ilaçlarını almazsa, şekeri yükselir, tansiyonu yükselir ve hastalık yeniden kötüleşir.

Maddeyi bıraktıktan sonra tekrar tekrar başlamalar, bahsi geçen örnekte olduğu gibi hastalığın yeniden nüksetmesine sebep olur. Bu da tıpkı şekerin veya tansiyonun yükselmesi gibi hastalığın kötüleşmesi demektir. Amaç; bahsettiğimiz hastalıklarda şekeri, tansiyonu düşük tutmak ise bağımlılıkta da maddeden uzak kalabilmeyi sağlamaktır.

Sonuç olarak bağımlılık hastalığı, düzelir ancak tamamen iyileşmez. Yeniden başlamaları önlemek için uzun süre çabalamak gerekir.

Madde kullanımının bağımlılık halini alması bir süreç sonucunda ortaya çıkar. Madde kullanım bozuklukları yani madde bağımlılığı, maddenin denenmesiyle başlayıp, bırakma ve yeniden başlama döngüsüne kadar ilerleyen kronik bir süreçtir.

Madde kullanım sorunu olan kişiyi anlayabilmek için öncelikle bağımlılık döngüsünü anlamak gerekir.

a. Karşılaşma:

Maddenin ilk defa kullanımı yani madde ile tanışma; kullanıma devam edilmesinde önemli olabilecek bir hatıra oluşturur. Uzun ve yorucu çalışma saatleri sonucunda hissettiğimiz gecikmiş bir doyuma karşılık, hemen sağlanan bu hazzın bedeli vardır.

Hayatın zorlayıcı gerçekleriyle yüzleşmek yerine bunları kısa süreliğine unutturan maddeleri tercih etmek, gerçeği inkar etme çabasıdır. Bu tür bir baş etme girişimi, gerçek doyumlar veya çözümlerin yerine geçici veya yalancı anlık rahatlamaları getirecektir.

b. Farkındalık Öncesi Dönem (precontemplation):

Kişi madde kullanımının sonuçlarını öncelikle inkar eder, küçümser, bu durumu başkalarına mal eder ve reddeder. Kişi aslında o kadar da içmiyordur, kullandığı bu madde kendisine iyi geliyordur, hayatta sağlıksız daha birçok şey vardır ve kullanılan madde söylendiği kadar zararlı değildir.

Bazı gerçeklerin kabulü zaman alır ve ilk anda “kulaklarımıza inanamayız” ve “bu gerçek olamaz”. Sevilen bir yakınının kaybından sonra yaşanan “tüm bunlar bir rüya” hissi, verilen sağlıklı bir inkar tepkisidir. Ancak belli bir süre sonra yerini yavaş yavaş yasın diğer duygularına bırakması beklenir.

Madde kullanımının sorunlu bir hal aldığına dair gerçekleri kabullenmek, kişiler için kolay değildir. Kişi bu sorunları kabullenmeden önce bazı çarpıtmalarla inkar etmeye çalışır:

Ben istemesem içmem / Şimdi istesem şimdi bırakırım.
Bu yanlış bir cümle değildir. Ancak sorun zaten kişinin "içmemeyi" istememesidir.

Ben bu iş / bu evlilik yüzünden içiyorum.
Gerekçe bulmak gerçeği reddetmenin yöntemlerinden biridir. Burada kişi sorunları çözmek yerine alkol veya madde kullanarak sorunlardan kaçınmaktadır. Oysa hayatta sorunlar olması kaçınılmazdır.

Ben sadece hafta sonları arkadaşlarla içiyorum
Sıklık kadar miktar da önemlidir. Kısa zamanda çok fazla alkol alınması çok ciddi sonuçları olan bir alkol kullanım bozukluğu türüdür. Kazalar, darp edilme ve riskli davranışlar bu tür alkol kullanım davranışlarında sıkça görülür.

Ancak tüm bu gerekçeler bir yere kadar etkili olur. Kişi hayatındaki olumsuzluklar çoğaldıkça, kullandığı maddenin o kadar da iyi olmayan yanlarını fark etmeye başlar. Bu dönemde kişi ile iletişim sürdürülebilmeli aynı zamanda da sınır korunabilmelidir. Hastalık hakkında bilgi edinmek ve kişiyi anlayabilmek önemlidir.

Bağımlılık Süreci

c. Farkındalık Dönemi (contemplation):

Kişi bir süre sonra madde kullanımının sonuçlarını fark eder. Ancak bu farkındalık davranışlarını değiştirmeye yeterli değildir. Çünkü kişi, kendini iki kefeli bir terazide gelgitler yaşarken bulur. Terazinin bir kefesinde gördüğü zararlar, çevresinden aldığı tepkiler, giderek uzaklaşan hayalleri olduğu gibi diğer kefede ise maddeye karşı duyduğu yoğun istek ve ihtiyaçlar vardır.

Kişi maddenin kendine kaybettirdiklerini düşünürken artık baş etme mekanizması veya yegane eğlence aracı haline gelmiş madde kullanımından uzaklaşmayı düşünmektedir. Arkadaş çevresini ve alışkanlıklarını değiştirmek o kadar da kolay olmayacaktır.

Öte yandan madde kullanımının beyinde ortaya çıkardığı değişiklikler ve yoksunluk belirtileri gibi fiziksel sorunlar maddeden uzaklaşmayı zorlaştırır.

Farkındalık dönemindeki bu gelgitler, bu hastalığın özelliğidir. Kişinin ihtiyaçlarını anlayabilmek için bu gerçeği bilmek önemlidir. Bu dönemde kişiyi zorlayarak yönlendirmeye çalışmak yerine motivasyonunu sürdürebilmesi için destek olmak en doğrusudur.

d. Karar-Değişim-Sürdürme

Farkındalık, kişinin madde kullanımını bırakması için yeterli değildir. Kişi, öncelikle maddeyi bırakmaya karar verir, bunun için neler yapabileceğini araştırır ve ardından eyleme geçer. Maddeyi bırakmak bir değişimdir ve kişi artık bu aşamaya gelmiştir. Bundan sonrası ise değişimi sürdürebilmektir.

Değişimi sürdürebilmek bir dizi değişimi de beraberinde getirir. Kişinin maddeyi bırakması, günlük yaşantısını, çevresini, arkadaşlarını, eğlence anlayışını da değiştirmesi anlamına gelir. Bu süreç zorlayıcı, kırılgan bir süreçtir. Kişi değişimi sürdürür ise değişim döngüsünden çıkar ancak, her aşamada tekrar kullanmaya başlama riski mevcuttur.

e. Tekrar Başlama:

Tekrar başlama bağımlılık döngüsünde yer alır. Maddeyi bırakmış bir kişi hiçbir zaman madde kullanmamış biri değildir. Hatırlatıcılar ve tedbirsizlikler tekrar başlamasına sebep olabilir. Bu durum tedavide şaşılacak bir durum olmadığı gibi kişinin cesaretini kıracak da bir gelişme olmamalıdır.

Görüldüğü gibi bağımlılık bir döngüdür ve kayma dediğimiz yeniden başlamanın ardından yeniden bırakma kararı gelecektir. Önemli olan, kişinin maddeden uzak kalabildiği, en az zarar gördüğü şekilde yaşamasına destek olmaktır.