Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
MENU

Genel Tanıtım

Lenfatik Sistem Nedir?

Lenf sistemi; lenf damarları, lenf kılcalları, lenf hücreler, lenf nodülleri, bademcikler, timüs bezi ve dalaktan oluşuyor. Vücudu oluşturan hücreler bir sıvı ortamında bulunuyor. Bu sıvının içinde, hücreler için gerekli olan besin ve oksijen bulunuyor.

Hücreler, ihtiyaç duydukları maddeleri aldıktan sonra atık maddeleri bu ortama bırakıyor. Bu atıklar, lenf sıvısı içinde taşınıyor ve lenf nodüllerinde süzüldükten sonra temiz lenf sıvısı olarak dolaşıma katılıyor. Dolayısıyla lenfatik sistem; bağışıklık sistemiyle beraber çalışarak, vücut savunmasında koruyucu filtre görevi gören bir sistem olarak tanımlanıyor.

Lenfödem Nedir?

Lenfödem, lenfatik sistemdeki bozukluktan dolayı hücreler arası sıvıda meydana gelen artış olarak tanımlanıyor. Hangi nedenle olursa olsun lenfatik sistem düzgün bir şekilde çalışmıyorsa veya damarlar uygun bir şekilde sıvıyı drene edemiyorsa, dokular içinde sıvı birikebiliyor. Biriken sıvı miktarı lenfatik sistemin taşıma kapasitesinden büyükse lenfödem oluşuyor.

Tipleri Neler?

Primer (doğuştan gelen) lenfödem

Bebek anne karnındayken, lenf damarlarının yeteri kadar gelişmemesi nedeniyle ortaya çıkıyor. Fakat vücudun sağlam damarları, gelişmemiş olan damarların görevini üstlenerek sistemin çalışmasını sağlıyor.

Lenf sistemi üzerine binen aşırı yükle (travma, hamilelik, enfeksiyon, ergenliğe giriş) tetikleniyor. Primer lenfödem tek bacakta olabildiği gibi, sadece bir bacakta başlayıp diğer bacağı da etkisi altına alabiliyor.

Sekonder lenfödem

Lenfödemin bu tipinde lenf sistemi doğumdan itibaren normal olarak çalışıyor. Sekonder lenfödem en sık, kansere bağlı olarak yapılan cerrahi uygulamalar ve radyoterapi ile ortaya çıkıyor. Kanser cerrahisi sırasında, kanserli bölge alınırken ilgili lenf nodülleri de alınıyor.

Bu operasyon zamanla lenf akışını bozup lenfödeme sebep olabiliyor. Örneğin meme kanseri tedavisinde, memeyle birlikte koltukaltından alınan lenf nodülleri sayısına bağlı olarak kolda lenfödem gelişebiliyor.

Ayrıca kanser tedavisinde cerrahi işlem yapılmamışsa bile, alınan radyoterapi lenf nodüllerinin çalışmasını bozabiliyor ve bu da lenfödeme neden olabiliyor. Fakat lenf nodüllerinin alınması hastada kesinlikle lenfödem oluşacağı anlamına gelmiyor.

Lenfödem, zamanla tetikleyici faktörlerin etkisiyle ortaya çıkabiliyor. Koltukaltı lenf bezleri alınan ve radyoterapi gören meme kanserli bir hastada lenfödem oluşma oranı yüzde 25. Yani bu koşullardaki her 4 meme kanseri hastasından birinde lenfödem oluşuyor.

Kronik venöz yetmezlik sonucu görülen lenfödem

Toplardamarların kanı yeteri kadar kalbe götürememesi ‘venöz yetmezlik’ olarak tanımlanıyor. Venöz yetmezlik en fazla bacaklarda dizaltı bölgesinde görülüyor. Nedeniyse, bu bölgenin kalbe en uzak noktada olması.

İyi çalışmayan venöz sistemin kanı tekrar kalbe göndermesine lenf sistemi yardımcı olmaya çalışıyor. Bu yardım sırasında lenf sistemine aşırı yük biniyor ve lenf kapakları işlevini yapamaz hale geliyor, bunun sonucunda lenfödem gelişiyor.

Lipödem sonucu gelişen lenfödem

Lipödem, nedeni belli olmayan bir kadın hastalığı, erkeklerde çok nadir görülüyor. Hastalık bazen menstürasyona (adet dönemi) girişte, bazen de hamilelikte başlıyor. Lipödemde, her iki bacakta da simetrik olarak yağ artışı görülüyor. Lipödeme aynı şekilde kollarda da rastlanabiliyor.

Vücudun artan yağ oranıyla birlikte lenf sisteminin taşımakla yükümlü olduğu su ve protein miktarı da artıyor. Bunun sonucunda zamanla aşırı çalışan lenf sistemi bozuluyor ve görevini yapamaz hale geliyor. Lipödeme bağlı lenfödem de bu şekilde gelişiyor.

Nedenleri

Nedenleri Neler?

  • Radyoterapi uygulaması
  • Cerrahi müdahale
  • Travma
  • Tümöral bozukluk sonucu lenf yollarının tıkanması veya kesintisini takiben ilgili bölgede de (kol veya bacak) lenfödem gelişebiliyor.


Primer (Doğuştan Gelen) Lenfödem

Bebek anne karnındayken, lenf damarlarının yeteri kadar gelişmemesi nedeniyle ortaya çıkıyor. Fakat vücudun sağlam damarları, gelişmemiş olan damarların görevini üstlenerek sistemin çalışmasını sağlıyor.

Lenf sistemi üzerine binen aşırı yükle (travma, hamilelik, enfeksiyon, ergenliğe giriş) tetikleniyor. Primer lenfödem tek bacakta olabildiği gibi, sadece bir bacakta başlayıp diğer bacağı da etkisi altına alabiliyor.

Sekonder Lenfödem

Lenfödemin bu tipinde lenf sistemi doğumdan itibaren normal olarak çalışıyor. Sekonder lenfödem en sık, kansere bağlı olarak yapılan cerrahi uygulamalar ve radyoterapi ile ortaya çıkıyor. Kanser cerrahisi sırasında, kanserli bölge alınırken ilgili lenf nodülleri de alınıyor.

Bu operasyon zamanla lenf akışını bozup lenfödeme sebep olabiliyor. Örneğin meme kanseri tedavisinde, memeyle birlikte koltukaltından alınan lenf nodülleri sayısına bağlı olarak kolda lenfödem gelişebiliyor.

Ayrıca kanser tedavisinde cerrahi işlem yapılmamışsa bile, alınan radyoterapi lenf nodüllerinin çalışmasını bozabiliyor ve bu da lenfödeme neden olabiliyor. Fakat lenf nodüllerinin alınması hastada kesinlikle lenfödem oluşacağı anlamına gelmiyor.

Lenfödem, zamanla tetikleyici faktörlerin etkisiyle ortaya çıkabiliyor. Koltukaltı lenf bezleri alınan ve radyoterapi gören meme kanserli bir hastada lenfödem oluşma oranı yüzde 25. Yani bu koşullardaki her 4 meme kanseri hastasından birinde lenfödem oluşuyor.

Kronik Venöz Yetmezlik Sonucu Görülen Lenfödem

Toplardamarların kanı yeteri kadar kalbe götürememesi ‘venöz yetmezlik’ olarak tanımlanıyor. Venöz yetmezlik en fazla bacaklarda dizaltı bölgesinde görülüyor. Nedeniyse, bu bölgenin kalbe en uzak noktada olması.

İyi çalışmayan venöz sistemin kanı tekrar kalbe göndermesine lenf sistemi yardımcı olmaya çalışıyor. Bu yardım sırasında lenf sistemine aşırı yük biniyor ve lenf kapakları işlevini yapamaz hale geliyor, bunun sonucunda lenfödem gelişiyor.

Lipödem Sonucu Gelişen Lenfödem

Lipödem, nedeni belli olmayan bir kadın hastalığı, erkeklerde çok nadir görülüyor. Hastalık bazen menstürasyona (adet dönemi) girişte, bazen de hamilelikte başlıyor. Lipödemde, her iki bacakta da simetrik olarak yağ artışı görülüyor. Lipödeme aynı şekilde kollarda da rastlanabiliyor.

Vücudun artan yağ oranıyla birlikte lenf sisteminin taşımakla yükümlü olduğu su ve protein miktarı da artıyor. Bunun sonucunda zamanla aşırı çalışan lenf sistemi bozuluyor ve görevini yapamaz hale geliyor. Lipödeme bağlı lenfödem de bu şekilde gelişiyor.

Belirtiler

Lenfödem belirtileri, ilk olarak el ve ayakların üst taraflarında görülüyor. Kol ve bacak ağrılarında artış söz konusu oluyor. Bu bölgelerde cilt gergin ve sert hale geliyor. El veya ayaklarda duyu bozuklukları ve eklem sertlikleri görülebiliyor. Dirsekte veya dizin arkasında gerginlik ve hassasiyet oluşabiliyor.

Lenfödem Belirtileri Nelerdir?

Yüz, boyun, kollar, bacaklar, karın ve akciğerlerde meydana gelebilen lenfödemin belirtileri şunlardır:
  • Belli bölgelerde şişkinlik
  • Şişkinliğin olduğu bölgelerdeki eklemlerde hareket kısıtlılığı
  • Kol altı, kasık bölgelerinde ve sert olan yerlerde ağrı
  • Ciltte gerginlik hissi ve sertlik
  • Ağırlık hissi
  • Görsel bakımından deformasyon
  • Rahatsızlık hissi
  • Tekrarlayan ataklarla enfeksiyonlar
  • Lenfödem, ilerlemiş ve tedavi edilmemiş durumlarda ciltte kalınlaşma, kol ya da bacakta sertleşme ileri derecede ve şişmeye (elefantiyazis) neden olabilir.
  • Birçok doktor lenfödemin nadir bir durum olduğunu söylese de kabaca toplumun %1’ini etkilemektedir.

Tanı Yöntemleri

Lenfödem hastalığının tanısında, hasta öyküsü oldukça önemlidir. Lenfödem şüphesinde öncelikle hastada travma, enfeksiyon veya memeye cerrahi müdahale olup olmadığı araştırılır.

Genellikle kol ve bacakta şişmelere yol açan lenfödem hastalığının net tanısı ultrason görüntülemesiyle konulabilir. Lenfödem hastalarının kol bölgesinde ağırlaşma, ağrı ve kolu rahat hareket ettirememe gibi belirtiler meydana gelebilir.

Eğer ultrasonla kesin tanı konulamazsa, doktor diğer görüntüleme cihazlarından faydalanabilir. Meme kanseri veya meme cerrahisi geçiren kadınların, ameliyat sonrasında mutlaka fizik tedavi uzmanına danışmaları gereklidir.

Ameliyat sonrasında oluşabilen hafif şişlikler ve ağrılar ilerleyen dönemlerde hastanın günlük yaşantısını etkileyebilecek boyutlara gelebilir, bu sebeple bir fizik tedavi uzmanının takip etmesi gereklidir.

Tedavi Yöntemleri

Lenfödem Tedavisi Nasıl Yapılır?

Lenfödem tedavisinde uygulanacak yöntem kompleks boşaltıcı fizyoterapi.
Bu tedavi 4 farklı yöntemden oluşuyor:
  • Manuel lenf drenajı
  • Kompresyon (bandaj ve çorap)
  • Cilt bakımı
  • Egzersiz

Manuel lenf drenajı

Lenf sisteminin eller ile manipule edilerek, bloke olmuş sıvının serbest akışının sağlanması tekniği ve elle uygulanan özel bir yöntem. Ödemli bölgeden lenf sıvısının alınıp vücudun çalışan bölgelerindeki lenf nodüllerine transferi amaçlanıyor.

Manuel lenf drenajı derinin tam altındaki yüzeysel lenf damarlarına hafif basınç uygulaması ile yapılıyor. Manuel lenf drenajı dolaşıma etkisi olmayan diğer terapötik masaj teknikleriyle karıştırılmamalı. Diğer masaj teknikleri lenfödem için faydalı olmadığı gibi zararlı da olabiliyor.

Kompresyon bandajı

Manuel lenf drenajından sonra aktive olmuş lenf sisteminin etkinliğini koruma amaçlı yapılan özel bir bandajlamadır. Yapılan bandajlamada basıncın en uçtan itibaren çok dengeli şekilde ayarlanması gerekiyor.

Kısa çekişli ve elastik olmayan bandajlar, basınç ayarlanması için yün sargılar kullanılıyor. Bu bandajların görevi; kas aktivasyonu sırasında yüksek basınç, istirahat halinde ise düşük basınç uygulaması nedeniyle lenf sıvısının etkilenmiş uzuvda tekrar birikmesini önlemek.

Diğer bandaj şekillerinin lenfödem için oldukça zararlı olduğu bilindiğinden kullanılması önerilmiyor.

Kompresyon çorapları

Tedavi bitiminde takip süresince giyilmesi gereken materyaldir. Her kişiye özel ölçü alınarak, özel örüm tekniğiyle yapılıyor. Basınç ayarlamasının çok önemli olması nedeniyle ölçü alımının çok iyi yapılması gerekiyor.

Cilt bakımı

Lenfödem bulunan deride cildin kurumasından dolayı Ph değeri 5.5 olan nemlendiricilerin kullanılması gerekiyor. Ödemli bölgedeki katlanan deride de sık sık mantar oluşup oluşmadığının takibi gerekiyor.

Lenfödem Egzersizleri

Lenf sıvısının akış hızı iskelet kasları tarafından sağlanan aralıklı dış basınca bağlı. Bu nedenle sıvı drenajına yardım etmek için kas aktivitesi gerekiyor. Egzersizler bandaj veya çorap kullanımı eşliğinde yapılmalı, dirençli egzersizlerden ve ağırlık çalışmalarından kaçınılmalı.

Egzersizin programının hastaya özel olarak tedavi yürüten fizyoterapist tarafından hazırlanması gerekiyor. Lenfödem hastalarında ısınma ve pompalama, solunum ve hafif germe egzersizleri yapılmalı.

Meme kanseri tedavisinde memeyle birlikte koltukaltından alınan lenf nodülleri sayısına bağlı olarak kolda lenfödem gelişebiliyor.
Meme kanseri tedavileri sonrası her dört hastadan birinde lenfödem oluşuyor. Lenfödem belirtileri ilk olarak el ve ayakların üst kısmında görülüyor.

Lenfödemi veya Lenfödem İhtimali Olan Kişiler Nelerden Korunmalı?

  • Enfeksiyon (kesikler, enjeksiyonlar, böcek ısırmaları, yanıklar)
  • Aşırı kilo alma ve dengesiz beslenme
  • Yetersiz veya aşırı egzersiz
  • Kolun aşırı ısıya maruz kalması
  • Ağır yük kaldırma
  • Kolun baş üzeri pozisyonda uzun ve yorucu çalışması
  • Uzun yolculuklar (özellikle uçak yolculukları)
  • Etkilenen kol veya bacağın sıkılması (tansiyon ölçülmesi, sıkı saat, sıkı kıyafetler)

Bunlara Dikkat Edin!

  • Lenfödem riski taşıyan ve lenfödemli ekstremitenin bakımı ve korunması büyük önem taşıyor. Tedaviden sonra tedavinin başarısının devam etmesi için hastanın da dikkat etmesi gerekenler ise şu şekilde sıralanıyor:
  • Etkilenmiş ya da risk taşıyan ekstremitenin bakımı ve temizliğine çok dikkat edilmeli.
  • Cilt temiz tutulmalı ve iyice kurulanmalı, hiçbir zaman nemli bırakılmamalı. Cilt bakımı ve esnekliğine dikkat edilmeli, nemlendirilmesi için yağsız kremler, vücut sütü, vücut losyonu gibi yağ içeriği çok az olan nemlendiriciler kullanılmalı. Sıcak günlerde terlemeyi ve ciltte mantar oluşumunu engellemek için ‘anti-fungal’ (mantar önleyici) pudralar kullanılmalı.
  • Hangi tipte olursa olsun deri travmalarından, böcek ısırıklarından, kesik ve yanıklardan kaçınılmalı. Etkilenmiş kola, manikür ve enjeksiyon yaptırılmamalı. Etkilenmiş veya diğer ayaktaki nasırlar kesilmemeli, yumuşatıcı kremlerle korunmalı. Tırnakları keserken deriyi kesmemeye dikkat edilmeli. Asla jilet kullanılmamalı, istenmeyen tüyler tıraş makinesi yardımıyla alınmalı. Mutfakta veya bahçede iş yaparken kesiklerden korunmak içinse mutlaka eldiven giyilmeli.
  • Güneş yanığı oluşumuna dikkat edilmeli, güneşlenirken yüksek koruma faktörlü koruyucular kullanılmalı ve ekstremite asla uzun süre güneşe maruz bırakılmamalı. Kompresyon çoraplarının çoğu zaman güneşe karşı koruma sağlayamadığı unutulmamalı.
  • Etkilenmiş kolda itme, çekme gibi tekrarlayıcı ve kuvvetli hareketlerden, ağır ve yük bindiren sporlardan kaçınılmalı. Aerobik de istenmeyen durumlara neden olabiliyor. Bu kişiler için en ideal sporlar, yüzme ve dalma. Bunun yanı sıra lenf dolaşımını sağlamak için tedavi sonrası öğrenilen egzersizler de düzenli olarak uygulanmalı.
  • Sütyen, çamaşır, diğer giysiler ve takılar sıkı olmamalı. Bu giysilerin ciltte oluşturduğu kızarıklıklar lenf dolaşımının engellendiği anlamına gelebilir. Geniş omuz askısı ve gerekiyorsa askının cilde değdiği yere pamuk ped yerleştirilmesi öneriliyor. Aynı şekilde tansiyon da etkilenmiş koldan ölçülmemeli.
  • Uçak yolculuğu sırasında basınç düşmesi nedeniyle kol çorabı ve kompresyon bandajı mutlaka kullanılmalı. Eğer kolda şişlik varsa daha iyi bir basınç için hem çorap hem bandaj beraber kullanılabilir.
  • Gece uyurken etkilenmiş kolun üzerine yatmamaya özen gösterilmeli.
  • Diyet kısıtlamalarının lenfödeme bilinen bir etkisi yok. Eğer kişi aşırı kilolu değilse, düzenli beslenilmeli, aşırı tuz kullanılmamalı ama tuz asla kesilmemeli ve bol su içilmeli. Aşırı kilolardan kaçınmak, kilo fazlalığı varsa doktor ya da uzman tarafından hazırlanmış bir diyet programı uygulamakta yarar var.
  • Kompresyon giysileri gece dahil tüm gün giyilmeli. Tedaviden sonra kullanılmaya başlanan kompresyon çorabı özellikle ilk 6 ay, gece ve gündüz düzenli kullanılmalı. Eğer ekstremite geceleri kendiliğinden küçülüyorsa kompresyon çorabı gece çıkarılabilir. Kompresyon giysileri özel günlerde birkaç saatliğine çıkarılabilir.
  • Tedavi bittikten sonra da etkilenen ekstremite, en az ayda bir kez çevre ölçümü yapılarak kontrol edilmeli ve izlenen değişiklikler terapiste bildirilmeli.
  • Kompresyon giysileri talimatlara göre kullanılmalı ve temizlenmeli. Herhangi bir şikayet, bol gelmesi ya da sıkması durumunda terapiste veya üretici firmaya başvurulmalı. Kompresyon giysileri belli bir bölgeyi bant şeklinde sıkmamalı, kızarıklık oluşturmamalı.
  • Yetersiz lenf dolaşımından ötürü şişen ekstremite, tedaviyle normal ya da normale yakın hale geldikten sonra da bakımına dikkat edilmezse durumun tekrarlayabileceği unutulmamalı. Yetersiz lenf sistemi nedeniyle şişen kol veya bacak, tedaviyle normal veya normale yakın hale geldikten sonra da takibi ve bakımına devam edilmeli.
Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 07 Ekim 2019 Yayımlanma Tarihi: 21 Ocak 2019

Hastaneler

Sıralama Türü:

Tıbbi Birimler

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

ALT MENÜ
Size nasıl yardımcı olabiliriz?