Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Atopik dermatit, genetik yatkınlık, bağışıklık sistemi duyarlılığı ve çevresel faktörlerin etkisiyle gelişen, kronik ve tekrarlayıcı bir cilt hastalığıdır. Genellikle bebeklikte başlar, ciltte kuruluk, kızarıklık, kaşıntı ve iltihaplanma ile seyreder. Dirsek içi, diz arkası, eller ve yüz en sık etkilenen bölgelerdir.

Tedavide nemlendirici kremler, kortikosteroidler, antihistaminikler ve gerektiğinde sistemik ilaçlar kullanılır. Stres, alerjenler ve soğuk hava alevlenmeleri tetikleyebilir. Hastalığın bulaşıcı olmadığı bilinmeli, cilt bakımı düzenli yapılmalıdır.

İçindekiler

Atopik Dermatit Nedir?

Atopik dermatit, kronik ve tekrarlayıcı yapıda bir cilt rahatsızlığı olarak tanımlanır. Genellikle çocukluk döneminde başlar ve kaşıntılı, kuru, kızarık cilt lezyonlarıyla kendini gösterir.

Kışın sık görülen cilt hastalıkları arasında yer alan bu durum, bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesiyle oluşur. Genetik yatkınlık ile çevresel etkenler, hastalığın gelişiminde etkili olur. Ayrıca cilt bariyerinin zayıf olması, alerjenlerin ve irritan maddelerin cilde girmesini kolaylaştırarak atopik dermatit gelişimine zemin hazırlar.

Atopik Dermatit ve Egzama Arasındaki Farklar

Atopik dermatit, ciltte kızarıklık, kuruluk, kaşıntı ve tahrişle kendini gösteren yaygın bir cilt problemi olarak bilinir. Atopik dermatit ise egzamanın en sık görülen türlerinden biridir. Her iki durumda da ciltte benzer belirtiler oluşur ancak nedenleri, tetikleyicileri ve tedavi yaklaşımları birbirinden farklı olabilir.

Atopik Dermatit
Diğer Egzama Türleri
Genetik ve bağışıklık sistemi kaynaklıdır. Dış etkenler ve alerjenlerle ilişkilidir.
Genellikle bebeklikte başlar. Her yaşta görülebilir.
Dirsek içi, diz arkası, yüz gibi bölgelerde olur. Türüne göre farklı bölgelerde ortaya çıkar.
Polen, stres, terleme gibi faktörler etkiler. Kimyasal madde, sabun gibi temasla gelişir.
Onarım sürecinde nemlendirici ve bağışıklık sistemini düzenleyici kremler kullanılır. Temasın kesilmesi, cilt bariyerini güçlendirici ürünler, lokal tedaviler uygulanır.

Atopik Dermatit Kimlerde Görülür?

Atopik dermatit, her yaş grubunda görülebilse de özellikle bebeklik ve çocukluk döneminde daha sık ortaya çıkar. Genetik yatkınlık, çevresel faktörler ve bağışıklık sistemi duyarlılığı atopik dermatit gelişiminde belirleyici rol oynar.

Ailede astım, alerjik rinit veya egzama öyküsü olan bireylerde risk daha yüksektir. Ayrıca stres, hava kirliliği, deterjanlar ve iklim koşulları da hastalığın görülme sıklığını etkileyebilir.

Atopik dermatit en sık şu gruplarda rastlanır:

  • Ailesinde alerjik hastalıklar olanlarda
  • Bebek ve küçük çocuklarda
  • Cilt bariyeri zayıf bireylerde
  • Alerjenlere sık maruz kalan kişilerde
  • Soğuk ve kuru iklimde yaşayanlarda
  • Stresli yaşam süren bireylerde
  • Atopik cilt sahibi kişilerde

Yetişkinlerde Atopik Dermatit

Yetişkinlerde atopik dermatit , çocuklukta başlayan bir durumun devamı olabileceği gibi, ilk kez erişkin yaşta da ortaya çıkabilir. Genellikle kronik seyirli olan bu hastalık, ciltte inatçı kaşıntı, kuruluk ve kızarıklıkla kendini gösterir.

Etkilenen bölgeler arasında boyun, yüz, göz çevresi, eller, dirsek içleri ve diz arkaları öne çıkar. Özellikle stres, alerjen temasları, aşırı sıcak veya soğuk hava gibi çevresel faktörler alevlenmeleri tetikleyebilir.

Tedavide cildi düzenli nemlendirme , kortikosteroid kremler, bağışıklık düzenleyiciler ve gerektiğinde sistemik ilaçlar kullanılır. Ayrıca alerjenlerden kaçınmak, pamuklu giysiler tercih etmek ve cilt bakım rutinlerine dikkat etmek semptomların hafiflemesini sağlar.

Bebeklerde Atopik Dermatit

Bebeklerde atopik dermatit , genellikle yaşamın ilk altı ayında başlar ve en sık görülen kronik cilt hastalıklarından biridir. Ciltte kuruluk, yoğun kaşıntı, kızarıklık ve zamanla kabuklanma ile karakterizedir.

Bu durum en çok yanaklar, alın, saçlı deri, kol ve bacakların dış yüzeylerinde görülür. İlerlemesiyle birlikte eklem bölgeleri de etkilenebilir. Bebeklerde kaşıma davranışı henüz gelişmediği için huzursuzluk, uyku sorunları ve ağlama gibi dolaylı belirtiler dikkat çeker.

Alerjik yatkınlık genellikle ailevi geçişlidir; anne veya babasında astım, alerjik rinit ya da egzama öyküsü olan bebeklerde daha sık rastlanır. Tedavide parfümsüz nemlendiriciler, hipoalerjenik temizleyiciler ve gerekirse doktor kontrolünde ilaçlar kullanılır. Banyo sonrası cildi nemli bırakmak ve pamuklu kıyafetler giydirmek şikayetleri azaltmaya yardımcı olur.

Atopik Dermatit Belirtileri Nelerdir?

Atopik dermatit sıklıkla ciltte kızarıklık, kaşıntı ya da iltihaplanma ile kendini belli eder. Bu rahatsızlıkta cilt bariyeri zayıflaması sonucunda vücuda zarar veren maddelere karşı aşırı reaksiyon oluşur.

Atopik dermatit belirtileri şunlardır:

  • Ciltte kuru ve kaşıntılı bölgeler oluşur.
  • Ciltte kızarıklık, şişlik ve pullanma görülebilir.
  • Özellikle bacaklar, kollar, eller ve yüz gibi bölgelerde döküntüler meydana gelir.
  • Kaşıntı nedeniyle ciltte sürtünmeye bağlı tahriş ve enfeksiyonlar oluşabilir.
  • Ciltteki iltihaplanmalar zamanla kalınlaşabilir ve daha belirgin hale gelebilir.
  • Ciltte yaralar açılabilir. Bu durum ise sürekli kaşıntı ve enfeksiyon riskini artırır.

Cilt Kuruluğu ve Pullanma

Cilt kuruluğu , vücudun nem kaybı sonucu pürüzlü, mat ve pullu bir görünüm almasıyla oluşur. Atopik dermatit gibi cilt hastalıklarında bu kuruluk daha belirgin hale gelir ve kaşıntıyı artırır.

Aynı zamanda cildin çatlamasına, yaraların oluşmasına ve enfeksiyon riskinin artmasına yol açabilir. Bu durum soğuk havaya çıkmak, sık banyo yapmak veya yanlış cilt bakım ürünlerini kullanmak gibi durumlarla tetiklenebilir.

Kaşıntılı Döküntüler

Kaşıntılı döküntüler , atopik dermatit gibi cilt hastalıklarının en belirgin belirtilerindendir. Bu döküntüler genellikle kızarıklık, şişlik ve pul pul dökülmelerle birlikte ortaya çıkar.

Kaşıntı, ciltteki tahrişi artırarak rahatsızlık yaratır ve kaşıma isteği doğurur. Uzun süreli kaşıma, vücut yüzeyinde enfeksiyonlara ve daha ciddi hasarlara yol açabilir.

Ciltte Kızarıklık ve İltihaplanma

Atopik dermatit nedeniyle ciltte kızarıklık sıklıkla görülür. Kızarıklık , cildin iltihaplanması sonucu ortaya çıkar ve genellikle kaşıntıyla birlikte gelir.

İltihaplı cilt şişkinlik, hassaslaşma ve ağrıya sebebiyet verebilir. Bu durum, zamanla ciltte daha belirgin izler ve kalınlaşmalar oluşturabilir.

Ciltte Kalınlaşma (Likenifikasyon)

Likenifikasyon, sürekli kaşıntı ve tahrişin bir sonucu olarak cildin kalınlaşması durumudur. Bu durumda cilt, normalden daha sert ve pürüzlü hale gelir.

Genellikle uzun süreli atopik dermatite bağlı olarak gelişir. Cilt yüzeyinde belirgin kıvrımlar ve sertleşmeler görülebilir. Bu da rahatsızlık hissini artırır.

Atopik Dermatit Neden Olur?

Atopik dermatit, cilt bariyerinin bozulması ve bağışıklık sisteminin dış etkenlere karşı aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkar. Genetik yatkınlık, çevresel faktörler ve alerjenlere maruz kalma hastalığın temel nedenleri arasında yer alır. Bu durum, ciltte kuruluk, iltihaplanma ve kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir inflamatuar cilt hastalığına zemin hazırlar.

Atopik dermatit nedenleri şunlardır:

  • Genetik yatkınlık
  • Cilt bariyerinin zayıflığı
  • Alerjen
  • Bağışıklık sistemi
  • Çevresel faktörler

Genetik ve Ailesel Yatkınlık

Atopik dermatit, genetik faktörlerle yakından ilişkilidir. Ailede atopik dermatit ya da alerjik rinit gibi sorunların varlığı, bu rahatsızlığın gelişme riskini artırır.

Hastalığın genetik yatkınlıkla bağlantılı olduğu, cilt bariyerini etkileyen genetik mutasyonların varlığı ile açıklanabilir. Genetik faktörler, bağışıklık sisteminin aşırı reaksiyon göstermesine neden olarak atopik dermatiti tetikleyebilir.

Bağışıklık Sistemi ve İltihaplanma

Bağışıklık sistemi , vücudun savunma mekanizması olarak dış etkenlere karşı tepki verir. Atopik dermatit gibi hastalıklarda bağışıklık sistemi, vücudun zararsız maddelere aşırı tepki vermesiyle iltihaplanmaya yol açar.

Bu aşırı tepki, ciltte kızarıklık, şişlik ve kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösterir. Bağışıklık sistemi tarafından verilen bu yanlış tepkiyi düzenlemek, atopik dermatit tedavisinde önemli bir adımdır.

Çevresel Faktörler ve Alerjenler

Çevresel faktörler ve alerjen , atopik dermatit belirtilerini tetikleyen önemli unsurlardır. Bağışıklık sistemi, bu dış etkenlere karşı aşırı reaksiyon vererek ciltte iltihaplanma ve kaşıntıya yol açabilir.

Özellikle polen, ev tozu akarları, evcil hayvan tüyleri ve bazı yiyecekler, bağışıklık sistemini uyararak hastalığı tetikleyebilir. Ayrıca soğuk hava, nem değişiklikleri ve kirli hava da cilt bariyerini zayıflatarak atopik dermatit riskini artırır.

Stresin Tetikleyici Rolü

Stres , atopik dermatit gibi cilt hastalıklarının belirtilerini tetikleyen önemli bir faktördür. Vücutta stresle birlikte artan kortizol seviyeleri, bağışıklık sistemini zayıflatarak ciltteki iltihaplanmayı artırabilir.

Ayrıca stresli durumlar, kaşıntıyı ve ciltteki tahrişi daha da kötüleştirebilir. Bu noktada stres yönetimi, rahatsızlığın tedavisinde önemli rol oynar.

Atopik Cilt

Atopik cilt, genetik yatkınlık nedeniyle alerjiye meyilli ve hassas ciltlere denir. Atopik cilt yapısı kurudur, cilt bariyeri yeterince güçlü değildir ve doğası gereği atopik dermatite zemin hazırlayabilir. Ancak, atopik cilt yapısına sahip herkes atopik dermatit yaşamayabilir.

Atopik Dermatit Tanısı Nasıl Konulur?

Atopik dermatit tanısı, genellikle bir dermatolog tarafından yapılan fiziksel muayene ve hastanın geçmişi göz önünde bulundurularak konulur. Doktor ciltteki döküntüler, kaşıntı ve kuru bölgeler gibi tipik belirtileri değerlendirir. Cilt enfeksiyonu geçmişi ve hastanın ailedeki benzer hastalık öyküsü de tanı için önemlidir.

Bazen tanıyı desteklemek için kan testleri yapılabilir. Bu testler alerjik reaksiyonları ve bağışıklık sistemi tepkilerini incelemek için kullanılır. Doğru tanı, uygun tedaviye yönlendirmek için kritik öneme sahiptir.

Klinik Muayene ve Belirtilerin Değerlendirilmesi

Atopik dermatit tanısının konulabilmesi için klinik muayene büyük önem taşır. Doktor, ciltteki kızarıklık, kaşıntı ve döküntüleri değerlendirir.

Ayrıca hastalığın şiddetini ve hangi bölgelere yayıldığını belirlemek amacıyla detaylı inceleme yapılır. Gerekli durumlarda, alerji testi veya cilt biyopsisi gibi ek testler istenebilir.

Alerji Testleri ve Diğer Tanı Yöntemleri

Atopik dermatit tanısının konulmasında alerji testi önemli bir rol oynar. Bu testler, ciltteki alerjenlere karşı vücudun verdiği reaksiyonları ölçer ve hangi maddelerin hastalığı tetiklediğini belirler.

Ayrıca dermatologlar, klinik muayene yaparak hastanın tıbbi geçmişini değerlendirir. Gerekli durumlarda, kan testleri veya deri testi ile alerjik reaksiyonlar daha detaylı şekilde analiz edilebilir.

Atopik Dermatit Tedavisi

Atopik dermatit tedavisi, ciltteki iltihaplanmayı azaltma ve kaşıntıyı hafifletme amacıyla planlanır. Tedavi genellikle nemlendirici kremler ve cilt bariyerini güçlendiren topikal ilaçlar kullanılarak yapılır. Steroid içeren merhemler, iltihaplanmayı kontrol altına alabilir.

Ayrıca bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar ve antihistaminikler de kullanılabilir. Hastalığın şiddetine göre doktorlar fototerapi veya biyolojik tedavi seçeneklerini de değerlendirebilirler. Tedavinin yanı sıra alerjenlerden kaçınmak ve cilt bakımı rutini oluşturmak önemlidir.

Bunlara ek olarak stresin yönetilmesi ve uyku düzeninin iyileştirilmesi de tedavi sürecine katkı sağlayabilir. Düzenli dermatolojik kontroller , hastalığın ilerlemesini izlemek ve tedaviye uyumu sağlamak açısından önemlidir.

Atopik Dermatit Krem

Atopik dermatit krem , doğal dengeyi koruyarak kuruluk, çatlama ya da pullanma gibi sorunları önler. Düzenli kullanım, doğal yapının daha yumuşak ve pürüzsüz olmasına yardımcı olur.

Cilt bakım ürünleri, ihtiyaca göre seçildiğinde, sağlıklı bir görünüm elde edilmesini sağlar. Atopik dermatit krem, özellikle kuru ve hassas ciltler için önemli bir katkı sunar. Cilt bakım ürünleri, nemlendirici kremlerle birlikte kullanıldığında doğal yapının daha etkili şekilde beslenmesini sağlar.

Kortikosteroidler ve Antihistaminikler

Kortikosteroid krem , atopik dermatit gibi cilt hastalıklarının tedavisinde yaygın biçimde tercih edilen bir ilaçtır. Bu kremler, ciltteki iltihaplanmayı ve kaşıntıyı azaltarak rahatlama sağlar. Kullanım süresinin hekim kontrolünde belirlenmesi önemlidir.

Antihistaminik ilaçlar , alerjik reaksiyonları ve kaşıntıyı hafifletmek için etkili bir tedavi seçeneğidir. Bu ilaçlar, histamin adı verilen bir kimyasalın etkilerini engelleyerek ciltteki kaşıntıyı azaltır.

Fototerapi ve İleri Tedavi Seçenekleri

Fototerapi , atopik dermatit tedavisinde etkili bir yöntem olarak ciltteki iltihapları hafifletmek için UV ışınlarının kullanılmasıdır. Bu tedavi, cildin bağışıklık sistemini düzenleyerek kaşıntı ve kızarıklığı azaltabilir.

Ayrıca ilerlemiş vakalarda biyolojik tedaviler ve sistemik ilaçlar gibi ileri tedavi seçenekleri de kullanılabilir. Bu yöntemler, genellikle diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalar için önerilir.

Bağışıklık Baskılayıcı Tedaviler

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar , bağışıklık sisteminin aşırı aktif olmasını engelleyerek iltihaplanmayı ve reaksiyonları azaltabilir. Bu tedavi, özellikle otoimmün hastalıklar ve atopik dermatit gibi cilt hastalıklarında kullanılır. İmmün sistemi baskılamak, vücudun savunma hücrelerinin zararlı etkilere karşı aşırı reaksiyon vermesini engeller.

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar, doktor kontrolünde, belirli dozlarda ve süreyle uygulanmalıdır. Yan etkileri olabileceği için tedavi sürecinin uzman hekim gözetiminde yapılması önemlidir.

Atopik Dermatit Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler

Atopik dermatit hastalarının ciltlerini korumak ve belirtileri hafifletmek için bazı önlemler alması önemlidir. Bu hastalar, tahriş edici maddelerden uzak durarak ciltlerini daha sağlıklı tutabilirler.

Atopik dermatit hastalarının dikkat etmesi gereken bazı noktalar şunlardır:

  • Tahriş edici maddeler kullanmaktan kaçının.
  • Cilt nemlendiricilerini düzenli kullanın.
  • Sıcak su kullanmamaya özen gösterin.
  • Alerjenlerden kaçının.
  • Ciltteki kaşıntıya karşı tedavi edin.
  • Stresi kontrol altında tutun.

Cilt Temizliği ve Banyo Alışkanlıkları

Cilt temizliği, doğal yapının sağlıklı ve canlı kalması için önemli bir adımdır. Ancak aşırı sıcak suyla banyo yapmak ve sert sabunlar kullanmak cildi kurutabilir ve atopik dermatit gibi cilt sorunlarını tetikleyebilir.

Düzenli ve nazik bir temizlikle cildin doğal yağ dengesini korumak önemlidir. Cilt tipine uygun nemlendirici ürünler kullanarak banyo sonrası nem kaybını önlemek, cilt sağlığını destekler.

Kıyafet Seçimi ve Alerjenlerden Korunma

Kronik kaşıntı yaşayan bireyler için doğru kıyafet seçimi oldukça önemlidir. Pamuklu ve yumuşak kumaşlar, ciltte tahrişe neden olmaz ve kaşıntıyı hafifletir. Sentetik kumaşlardan kaçınılması da alternatif bir yöntemdir. Dar ve sıkı giysiler, cilt üzerinde sürtünmeye neden olarak kaşıntıyı artırabilir.

Ayrıca alerjenlere karşı korunmak için kıyafetlerin sık sık yıkanması gerekir. Böylece toz ve polen gibi alerjenlerin ciltle teması engellenebilir. Cilt bakım ürünleri ile uyumlu, hipoalerjenik ürünler kullanmak da kaşıntıyı azaltmaya yardımcı olur.

Stres Yönetimi ve Psikolojik Destek

Stres yönetimi, kişinin stresli durumlarla başa çıkabilme becerisini geliştirmeyi amaçlar. Psikolojik destek, bireylerin duygusal zorlukları sağlıklı bir biçimde aşmalarına destek olur.

Terapiler ve çeşitli ek teknikler, kişiye stresin kaynağını anlamasında ve başa çıkma stratejileri geliştirmesinde rehberlik eder. Düzenli psikolojik destek, stresin fiziksel ve duygusal etkilerini azaltmada etkili olabilir.

Atopik Dermatit Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Atopik dermatit nedir?

Atopik dermatit, ciltte kaşıntı, kızarıklık ve iltihaplanma ile ortaya çıkan kronik bir cilt sorunudur. Genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle gelişir.

Atopik dermatitin başlıca belirtileri nelerdir?

Ciltte kuru, kaşıntılı bölgeler ve kızarıklık meydana gelir. Aynı zamanda iltihaplanmalar, döküntüler ve pullanma da gözlemlenebilir.

Atopik dermatit neden olur?

Atopik dermatit, genetik yatkınlık ve zayıf cilt bariyerinin bir sonucu olarak gelişir. Ayrıca çevresel faktörler, alerjenler ve bağışıklık sistemi aşırı tepki gösterdiğinde tetiklenebilir.

Atopik dermatit nasıl teşhis edilir?

Doktorlar, hastanın cilt durumunu inceleyerek ve geçmiş sağlık bilgilerini değerlendirerek tanı koyarlar. Gerekirse alerji testi veya cilt biyopsisi yapılabilir.

Atopik dermatit bulaşıcı mıdır?

Atopik dermatit bulaşıcı bir hastalık değildir. Kişiler arasında doğrudan temas yoluyla geçmez.

Atopik dermatit tamamen geçer mi?

Atopik dermatit tamamen iyileşmese de belirtiler kontrol altında tutulabilir. Tedavi ile hastalık yönetilebilir ve alevlenmelerin önüne geçilebilir.

Atopik dermatit için hangi kremler kullanılabilir?

Atopik dermatit tedavisinde kortizonlu kremler ve nemlendirici ürünler kullanılır. Ayrıca topikal immün modülatörler de doktor önerisiyle kullanılabilir.

Atopik dermatit tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri var mı?

Kortizonlu kremler, uzun süreli kullanıldığında cilt incelmesi gibi yan etkiler oluşturabilir. Diğer tedavi seçeneklerinin de çeşitli yan etkileri olabilir. Bu nedenle doktor gözetiminde kullanılması gerekir.

Atopik dermatit diyeti var mı?

Atopik dermatit için özel bir diyet bulunmaz. Ancak bazı gıdalar alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Alerji testlerine göre belirli yiyeceklerden kaçınılması önerilebilir.

Atopik dermatit stresle tetiklenir mi?

Stres, atopik dermatiti tetikleyebilir ve semptomların şiddetini artırabilir. Psikolojik destek de tedavi sürecine dahil edilebilir.

Atopik dermatit ne demek?

Atopik dermatit, kronik ve tekrarlayan bir cilt hastalığıdır, genellikle kuruluk, kaşıntı ve kızarıklıkla seyreder. Bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkar ve genetik yatkınlık önemli bir rol oynar.

Yetişkinlerde atopik dermatit ne yememeli?

Süt ürünleri, yumurta, soya, yer fıstığı, deniz ürünleri gibi alerjen potansiyeli yüksek gıdalar atopik dermatiti tetikleyebilir. Şekerli ve işlenmiş gıdalar, vücutta inflamasyonu artırarak belirtileri kötüleştirebilir.

Atopik dermatite ne iyi gelir?

Nemlendirici kremler cildin bariyerini güçlendirir ve kuruluğu önler. Kortizonlu kremler ve antihistaminikler, kaşıntıyı ve iltihabı azaltmada etkilidir.

Atopik dermatit ile egzama aynı şey mi?

Atopik dermatit, egzamanın en yaygın türüdür; dolayısıyla birbirine çok yakın kavramlardır. Ancak egzama daha genel bir terim olup kontakt dermatit gibi farklı türleri de içerir.

Cildin atopik olduğunu nasıl anlarız?

Ciltte kronik kuruluk, kaşıntı, kızarıklık ve pullanma sık görülüyorsa atopik olabilir. Aynı zamanda alerji, astım veya saman nezlesi gibi atopik durumlarla birlikte seyredebilir.

Atopik dermatit nereleri tutar?

Yetişkinlerde en sık eller, boyun, dirsek içleri, diz arkaları ve yüz etkilenir. Özellikle eklem bölgelerinde ve vücudun dışa dönük yüzeylerinde şiddetli kaşıntılı plaklar oluşabilir.

Atopik dermatit başlangıcı nasıl anlaşılır?

Atopik dermatit başlangıcı ciltte kızarıklık, kaşıntı ve döküntü belirtileriyle kendini gösterir.

Atopik dermatit nasıl geçer?

Atopik dermatit için nemlendirici ve kortizonlu kremler kullanılabilir. Ayrıca, sağlıklı ve dengeli beslenme de belirtileri hafifletebilir.

Atopik dermatite neden olan faktörler nelerdir?

Atopik dermatite alerji, çevresel faktörler ve genetik yatkınlık gibi durumlar neden olabilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 1 Temmuz 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 1 Temmuz 2025 Salı
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""