Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Aft, ağız içinde ortaya çıkan, ortası beyaz veya sarı, çevresi kırmızı ve oldukça ağrılı yaralara verilen isimdir. Genellikle dil, diş eti, yanak içleri, damak ve boğaz gibi ağzın hassas bölgelerinde görülür. Bu yaralar kişinin yeme ve içme konforunu etkiler ve hatta konuşmasını bile zorlaştırabilir. Toplumda oldukça yaygın bir ağız rahatsızlığı olup, istatistiklere göre görülme sıklığı yaklaşık %20'dir. Aftöz ülser olarak da bilinen bu durum, bulaşıcı değildir.

Ağrıyı hafifletmek için antiseptik ve anti-inflamatuar tedaviler uygulanabilir, doğal yöntemler de rahatlama sağlayabilir. Çocuklarda aft gelişimi bağışıklık zayıflığı ve beslenme yetersizliğiyle ilişkilidir; doktor önerisiyle antibakteriyel jeller ve vitamin takviyeleri iyileşme sürecini hızlandırabilir.
İçindekiler

Aft Nedir?

Aft ya da bir başka deyişle aftöz ülser, ortası beyaz kenarları kırmızı düğme şeklinde delinmiş gibi görünen ağız içinde oluşmuş ağrılı yaralardır. Ağızda dil, diş eti, yanak, damak gibi hassas bölgelerde görülür ve kişinin yemek yemesini, bir şeyler içmesini neredeyse imkansız hale getirir. En sık görülen ağız hastalıklarından biridir. İstatistiklere göre, toplumda görülme sıklığı yaklaşık %20’ye tekabül eder.

Aft Neden Olur?

Aft oluşumunun nedenleri tam olarak belirlenmemiş olsa da, bazı faktörlerin aft gelişimini tetiklediği bilinir.

Düşük Bağışıklık Sistemi Ve Vücut Direncinin Düşmesi

Vücudun savunma mekanizmasının zayıflaması, aft oluşumuna zemin hazırlar. Özellikle mevsim geçişleri, yoğun stres dönemleri veya bazı hastalıklar bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir.

Genetik Yatkınlık

Ailesinde aft geçmişi olan bireylerde aft görülme sıklığı daha yüksek olabilir.

Hormonal Bozukluklar Ve Değişiklikler

Özellikle ergenlik dönemi, hamilelik veya menstrüasyon gibi hormonal dalgalanmaların yaşandığı zamanlarda aft oluşumu artabilir.

Gıdalara Karşı Alerjik Zayıflık

Bazı gıdalara karşı hassasiyet veya alerjiler, ağız içinde aft oluşumuna yol açabilir. Özellikle domates, turunçgiller, çikolata, fındık gibi gıdalar bazı kişilerde aftı tetikleyebilir.

Alkol Ve Sigara Gibi Kötü Alışkanlıklar

Bu alışkanlıklar ağız mukozasını tahriş ederek aft oluşumunu kolaylaştırabilir.

Behçet Hastalığı Ve Çölyak Hastalığı

Bu sistemik hastalıklar aftöz ülserlerin sık görülen nedenlerindendir. Özellikle Behçet hastalığı, ağız yaralarının yanı sıra genital bölgede ve gözlerde de yaralara neden olabilir.

Bilinçsiz Diş Fırçalama Neticesinde Doğan Tahribat

Sert diş fırçası kullanımı veya yanlış fırçalama teknikleri ağız içinde travmaya yol açarak aft oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Stres, Depresyon Ve Kaygı Gibi Psikolojik Rahatsızlıklar

Psikolojik faktörler, vücudun genel direncini düşürerek ve bağışıklık sistemini zayıflatarak aft gelişimini etkileyebilir.

C Ve D Vitaminleri Eksikliği

Bu vitaminlerin eksikliği, ağız sağlığını olumsuz etkileyebilir ve aft oluşumunu tetikleyebilir.

Asidik Meyve Ve Baharatların Aşırı Tüketilmesi Sonrası

Asitli gıdalar ve bazı baharatlar ağız mukozasını tahriş ederek aft oluşumuna neden olabilir.

Bazı İlaçların Yan Etkileri

Bazı ilaçların kullanımı, ağızda kuruluk veya tahrişe yol açarak aft gelişimine katkıda bulunabilir.

Yanak Ve Dil Isırma Alışkanlıkları

Sürekli yanak veya dil ısırma gibi alışkanlıklar, tekrarlayan travmalara ve aft oluşumuna neden olabilir.

Demir, Folik Asit Ve B12 Vitamin Eksikliği

Bu minerallerin ve vitaminlerin eksikliği, ağız içi dokuların sağlığını olumsuz etkileyebilir ve aft oluşumunu tetikleyebilir.

Zayıf bağışıklık sistemi, vitamin ve mineral yetersizliği, ergenlikte hormonal faktörler ve çölyak hastalığı aftöz ülsere neden olabilir. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Kadınlarda daha yaygın olarak görülür. İltihaplı bir doku ile çevrili olan aft yaraları kısa zamanda kendiliğinden geçer. Ancak ciddi aftların iyileşmesi 1.5 ayı bulabilir.

Aftlar büyüklüğüne göre 2 kategoriye ayrılır; yarım santimden küçük olanlara minör aft, yarım santimden büyük olanlara ise majör aft denir. Minörler kendiliğinden 10 gün içinde geçebilir. Majör olanlar insanların yaşam kalitesini düşürebilir. Sebepli ya da sebepsiz ağzınızda çıkabilir. Yılda 3 ataktan fazla aft geçiriyorsanız, altında yatan sebebi anlamak için bir hekime danışmanız önemlidir.

Aft Belirtileri Nelerdir?

Aft belirtileri genellikle belirgin olup, hastalar tarafından kolayca fark edilir:

  • Dilde ve ağzın arkası ile yumuşak damakta görülen şiddetli ağrı ve yaralar: Bu ağrı, yemek yeme ve konuşma gibi günlük aktiviteleri kısıtlar.
  • Yara öncesinde karıncalanma ve sızlama hissiyatı: Bazı kişilerde aft çıkmadan önce o bölgede hafif bir rahatsızlık hissedilir.
  • Kenarları kırmızı renkli olan, beyaz, gri ve sarı renkli yuvarlak şekilli yaralar: Aftın tipik görüntüsüdür. Ortadaki beyaz kısım, ölü hücrelerden ve fibrin denen bir proteinden oluşur.
  • Konuşurken hissedilen ve daha da artan ağız içinde ağrı: Dil ve yanak hareketleri aftın üzerine baskı yaparak ağrıyı şiddetlendirebilir.
  • Ağzın dış kısmına kadar yayılabilen yaralar: Nadiren de olsa aftlar ağız köşelerine veya dudak kenarlarına doğru yayılabilir.

İlerleyen aft vakalarında; şişmiş lenf düğümleri, ateş, yorgunluk ve fiziksel halsizlik görülmesi de muhtemeldir: Özellikle majör aftlarda veya sık tekrarlayan durumlarda vücudun genel reaksiyonu olarak bu belirtiler ortaya çıkabilir.

Aft Nerelerde Çıkar?

Aftlar ağzın farklı bölgelerinde görülebilir. Genellikle mukoza zarının ince ve hassas olduğu yerleri tercih ederler.

Ağızda Aft

Ağızda aft; yanakların iç kısmı, dudakların iç kısmı gibi bölgelerde çıkar. Bu bölgeler sürekli çiğneme ve konuşma hareketleriyle temasa açık olduğu için aft oluşumuna yatkın yerlerdir.

Dilde Aft

Dilde aft, özellikle dilin kenarlarında ve ucunda sıkça görülür. Bu bölgedeki aftlar, konuşma ve yemek yeme sırasında oldukça rahatsızlık verir.

Boğazda Aft

Boğazda aft; boğazın arka kısmında, yumuşak damakta veya bademciklerin yakınında oluşabilir. Bu durum yutkunmayı zorlaştırabilir ve boğaz ağrısı hissi yaratabilir.

Diş Etinde Aft

Diş etleri de aftların sıkça görüldüğü bölgelerdendir. Özellikle diş fırçalama veya sert gıdalarla tahriş olan diş etinde aft oluşumu gözlenebilir.

Damakta Aft

Damakta aft; damağın ön veya arka kısmında, sert veya yumuşak damakta görülebilir. Bu aftlar, özellikle sıcak içecekler veya sert gıdalar tüketildiğinde ağrıyı artırabilir.

Dudakta Aft

Dudakta aft; dudakların iç kısmında veya dudak ile diş eti arasındaki bölgede oluşabilir. Bu durum, dudak hareketleri ve konuşma sırasında rahatsızlık yaratabilir.

Aft Nasıl Geçer?

Aftlar herhangi bir tedavi uygulanmasa bile genellikle 7 ila 10 gün süre zarfında kendiliğinden iyileşir. Hekim ile birlikte çizilen tedavi planında asıl istenen; ağrıyı kontrol altında tutmak, iyileşmeye hız kazandırmak ve tekrarları önlemektir.

Aftınızın derecesine göre anestezik, antiseptik, anti-inflamatuar topikal tedaviler hekimler tarafından önerilir. Topikal tedaviler neticesinde istenen yanıt alınamazsa veya inatçı majör ülserlerde tablet veya enjeksiyon formunda sistemik tedaviler plana dahil edilebilir.

Aft tedavisine başlandıktan sonra birkaç gün içinde ağrıda azalma ve devamında yaranın boyutlarında da gözle görülür küçülme gözlenir.

Aft İlacı

Aft ilacı, aftın boyutuna, şiddetine ve tekrarlama sıklığına göre doktor tarafından reçete edebilir. Bu ilaçlar genellikle topikal olarak uygulanan kremler, jeller veya gargaralar şeklindedir. Ağrıyı hafifletmek ve iyileşme sürecini hızlandırmak için kortikosteroid içeren kremler veya anestezik özellikli jeller kullanılabilir. Bazı durumlarda, enfeksiyon riskini azaltmak için antiseptik gargaralar da önerilebilir.

Aft Kremi

Piyasada aft tedavisi için özel olarak formüle edilmiş çeşitli aft kremi ve jeller bulunur. Bu ürünler genellikle ağrıyı dindirmeye, iltihabı azaltmaya ve yaranın iyileşmesini hızlandırmaya yardımcı olan bileşenler içerir. Uygulama öncesinde ürünün talimatlarını dikkatlice okumak ve doktor tavsiyesine göre kullanmak önemlidir.

Evde Aft Nasıl Geçer?

Ağrıları doğal yollarla azaltmak isterseniz aşağıda yer verilen yöntemlere de başvurabilirsiniz:

  • Sıcak, asidik, tahriş edici gıdalardan bir süre uzak kalmak: Bu tür gıdalar aftı tahriş edebilir ve iyileşme sürecini uzatabilir.
  • Su ve karbonat karışımından hazırlanan bir krem aft üzerine sürülebilir: Karbonat, ağız içindeki pH dengesini düzenleyerek ve hafif antiseptik özelliğiyle ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Yarım bardak suya yarım çay kaşığı tuz ilaveli karışımla günde 3 kez gargara yapılabilir: Tuzlu su, doğal bir antiseptiktir ve ağızdaki bakterileri azaltmaya, iltihabı kontrol etmeye yardımcı olabilir.

Bir kaşık sumağı bir bardak ılık suya ekleyip karıştırın. Bu karışımla ağzınızı çalkalayın. Sumak yaradaki enfeksiyonu azaltırken, ağız içindeki virüsleri de temizler: Sumak, anti-inflamatuar ve antiseptik özellikleriyle bilinir.

Misvak, diş ve diş etlerini temizlemede doğal yöntemlerden biridir. Diş etinde meydana gelen yaralara da misvağın iyi geldiği bilinmektedir: Misvak, doğal antibakteriyel özelliklere sahiptir.

Afta Neler İyi Gelir?

Aftın neden olduğu rahatsızlığı hafifletmek ve iyileşme sürecini hızlandırmak için çeşitli yöntemler ve uygulamalar bulunur.

  • Yaralara tuzlu veya karbonatlı su ile gargara yapmak, ağrılarınızı dindirmeye destek olabilir.
  • Ağzı düzenli olarak adaçayı veya papatya çayı ile çalkalamak, anti-inflamatuar etkileri sayesinde rahatlama sağlayabilir.
  • Buz uygulaması, ağrıyı geçici olarak uyuşturarak rahatlama sağlayabilir.
  • Probiyotik içeren yoğurt gibi gıdalar, ağızdaki bakteri dengesini destekleyerek iyileşme sürecine katkıda bulunabilir.
  • B vitamini takviyeleri, özellikle B12 vitamini eksikliği olan kişilerde aft oluşumunu azaltmaya yardımcı olabilir.

Aft Oluşumunu Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Aft oluşumunu önlemek için asitli, baharatlı, çok sıcak gıdalar tüketmemeye özen gösterilmelidir. Bu tür gıdalar ağız mukozasını tahriş edebilir. Aynı zamanda bol miktarda meyve ve sebze tüketerek ve devamında da sağlıklı ve dengeli beslenerek bağışıklığı güçlü tutup, ağız yaralarından mümkün olduğunca korunulabilir.

Afta yatkınlık varsa, sert kabuklu ve tahriş edici yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Her yemekten sonra dişlerin düzenli fırçalanmasına özen gösterilmeli ve diş ipi kullanılmalıdır.

Çocuklarda ve Bebeklerde Aft

Çocuklarda ve bebeklerde kış aylarında yaşanan grip ve nezle gibi hastalıklar, bağışıklık sisteminin zayıf olmasından dolayı gelişebilir. Bebeklerin ve çocukların bağışıklık sistemi yetişkinlere kıyasla gelişme aşamasında olmasından dolayı, hastalıklar beraberinde aft oluşumunu da tetikleyebilir.

Çocuklarda Aft Oluşumu

Çocuklarda aft oluşumunun temel nedenlerinden biri, bağışıklık sistemlerinin henüz tam olarak gelişmemiş olmasıdır. Özellikle anaokulu veya kreş gibi toplu ortamlarda bulunan çocuklar, virüs ve bakteri enfeksiyonlarına daha yatkın olur. Bu enfeksiyonlar da aft oluşumunu tetikleyebilir.

Bebeklerde Aft Belirtileri

Bir diğer neden ise, beslenmenin yetersiz olmasından ötürü aft oluşumu tetiklenebilir. Emme güçlüğü, beslenmeye direnme, yemek yemeyi istememek, salya artışı, hafif ateş ve genel huzursuzluk hali bebeklerde aft yaralarının varlığının belirtileridir. Bebeklerde aftlar genellikle ağrılı olduğu için beslenme reddi ve huzursuzluk en belirgin işaretlerdir.

Çocuk ve Bebeklerde Aft Tedavisi

Aftlar hızlı gelişen, 3 haftaya kadar sürebilen acılı lezyonlardır. Eğer bebeğinizin veya çocuğunuzun sizin göremediğiniz ağız mukozasının herhangi bir yerinde oluşmuş ise fark etmeniz belli bir zaman alabilir. Aft varlığından şüpheleniyor ya da görmüşseniz mutlaka doktora başvurmanız önerilir.

Doktorunuzun size önereceği pomadlar, antibakteriyel jeller aft yaralarının iyileşme sürecini hızlandırabilir. Ayrıca durum beslenme yetersizliğinden kaynaklanıyorsa, vitamin ve mineral eksikliğini saptayabilmek için bazı testler isteyebilir. Yapılan testler neticesinde takviye vitamin desteği önerilerinde bulunabilir.

Çocuk ve bebeklerde aft oluşumunu etkileyen faktörler ve belirtiler aşağıdaki gibidir:


FaktörAçıklamaBelirtiler
Bağışıklık Sistemi ZayıflığıVücut direncinin düşmesi, hastalıklara yatkınlıkAğrılı yaralar, sık tekrar eden aftlar
Vitamin EksikliğiB12, folik asit, demir, C ve D vitamini eksikliğiAğız içinde beyaz-gri yaralar, yanma hissi
Hormonal DeğişikliklerErgenlik, hamilelik, menstrüasyon dönemiKadınlarda daha sık aft görülmesi
Gıda HassasiyetiBazı asitli veya baharatlı gıdalara karşı alerjiBelirli gıdalar sonrası aft oluşumu
Stres ve KaygıPsikolojik gerilim, vücut direncinin düşmesiAftların stresli dönemlerde ortaya çıkması
Fiziksel TravmaYanlış diş fırçalama, yanak ısırma, diş telleriYaralı bölgede aft gelişimi

Aft Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Aft Ne Demek?

Aft, ağız içinde çıkan, ortası beyaz veya sarı, çevresi kırmızı ve ağrılı yaralara verilen isimdir.

Ağızda Aft Neden Çıkar?

Ağızda aft bağışıklık zayıflığı, vitamin eksikliği, hormonal değişiklikler, stres ve bazı gıdalara karşı hassasiyet gibi çeşitli nedenlerle çıkar.

Aft İçin İlaç Var Mı?

Evet, aft için ağrıyı azaltmaya ve iyileşmeyi hızlandırmaya yönelik kremler, jeller ve gargaralar şeklinde ilaçlar mevcuttur.

Aft Yarasına Ne İyi Gelir?

Tuzlu su veya karbonatlı su ile gargara yapmak, sıcak ve asidik gıdalardan uzak durmak, aft yarasına iyi gelir.

Ağızda Aft Nasıl Geçer?

Ağızdaki aftlar genellikle kendiliğinden geçer; ancak iyileşme sürecini hızlandırmak için topikal kremler veya gargaralar kullanılabilir.

Dilde Aft Neden Çıkar?

Dilde aft, genellikle dilin sürekli hareket etmesi ve travmaya maruz kalması, besin eksiklikleri veya stres nedeniyle çıkar.

Dilde Aft Nasıl Geçer?

Dildeki aftlar için ağrı kesici jeller kullanılabilir, tahriş edici gıdalardan kaçınılmalı ve tuzlu su gargarası yapılabilir.

Aft Kaç Günde Geçer?

Minör aftlar genellikle 7-10 gün içinde kendiliğinden geçerken, majör aftların iyileşmesi 1.5 ayı bulabilir.

Dil Altında Aft Çıkar Mı?

Evet, dil altında da aft çıkabilir ve bu bölgedeki aftlar konuşma ve yutkunma sırasında oldukça rahatsızlık verici olabilir.

Aft Oluşumu Önlenebilir Mi?

Aft oluşumunu tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da, dengeli beslenme, iyi ağız hijyeni ve stresten kaçınarak sıklığı azaltılabilir.

Aft İçin Ne Zaman Doktora Gidilmelidir?

Eğer aftlar çok sık tekrarlıyor, çok büyük ve ağrılıysa, 10 günden uzun süre geçmiyorsa veya beraberinde ateş, yorgunluk gibi belirtiler varsa doktora gidilmelidir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 9 Eylül 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 9 Temmuz 2025 Çarşamba
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""