Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
MENU

Genel Tanıtım

Çölyak hastalığı; besinlerdeki buğday, arpa ve çavdarda bulunan glüten adlı bir proteine karşı hassasiyet ile ortaya çıkar. Bir bağışıklık sistemi hastalığıdır ve her yaşta görülebilir. Özellikle ailesinde çölyak hastası olan çocuklarda görülme ihtimali fazladır, yani genetik geçiş önemli rol oynar.

Bağışıklık sistemimiz bakteri, virüs gibi zararlı maddelere karşı antikor üreterek vücudu korumaya çalışır. Ancak vücut bazen yararlı olabilecek maddelere karşı da antikor geliştirebilir. Çölyak hastalığında glüten adlı proteine karşı vücudun geliştirdiği antikor, ince bağırsaklarda hasara ve çölyak hastalığının gelişimine neden olur.

Çölyak hastalığında ince bağırsağın içindeki villus adı verilen, besin emiliminin sağlandığı parmaksı çıkıntılardan oluşan tabaka zarar görür. Bağırsak mukozasındaki bu değişiklikler besin maddelerinin sindirimini ve emilimini olumsuz etkiler. Özellikle demir ve folik asit gibi kan yapımının ana elemanlarının emilimi bozulur.

İleri yaşlarda hastalığın belirtileri daha geniş bir yelpazeye yayılır. Hastalığın tedavisi yoktur ve glüten içeren gıdalar kesildiğinde bağırsaktaki zarar önlenir ve şikayetler yok olur.

Toplumda her 100 kişiden 1’inde görülen bu hastalığın görülme ihtimali, ailede çölyak hikayesi varsa 10 katına kadar artar.

Çeşitleri

Çölyak hastalığı çok farklı semptomlar ve bulgularla kendisini gösterebiliyor. Bazı hastalarda bulgular belirgin olurken, bazılarında çok hafif görülebiliyor. Bu özelliği nedeniyle hastalık klasik çölyak, atipik çölyak, sessiz çölyak ve potansiyel  çölyak gibi farklı klinik tablolarda değerlendiriliyor.

Klasik Çölyak

Daha çok süt çocukları ve küçük çocuklarda, yaşamın 6-24. aylarında glüten alımı başladıktan sonra ortaya çıkıyor.

Büyüme geriliği,  kronik ishal, karında şişlik, halsizlik, iştahsızlık, kusma, adale zayıflığı gibi belirtiler görülüyor. Emilim ve sindirim bozukluğu ön planda oluyor. Demir, folik asit ve D vitamini eksikliği (kemik gelişme bozuklukları) ile kanamaya eğilim (pıhtılaşma bozuklukları) sıkça görülüyor.

Ayırıcı tanıda laktoz intoleransı (süte bağlı karın ağrısı, şişkinlik, ishal) ve bazı paraziter hastalıkların (giardiasis) mutlaka araştırılması gerekiyor.

Atipik Çölyak

Hastalığın bu türüne ise genellikle 5-6 yaş üstü büyük çocuklarda ve erişkinlerde rastlanıyor. Genellikle bulgular çok hafif görülüyor ve sindirim sistemi dışı bulguları ön planda oluyor. Hastalar tek bir belirti ya da bulguya sahip olabiliyor.

Boy kısalığı, pubertede gecikme, diş minesi defektleri ve demir eksikliğinin yanında sindirim sistemine ait tekrarlayan karın ağrısı, bulantı, kusma, karaciğer enzimlerinde yükselme ile kabızlık gibi tipik olmayan bulgular görülebiliyor.

Bu hastalara tanı koymak oldukça zor oluyor. Söz konusu şikayetleri olan kişilerde çölyak hastalığının mutlaka düşünülmesi gerekiyor.

Atipik çölyak, huzursuz bağırsak sendromu ile karışabiliyor. Açıklanamayan demir, folik asit ve B12 vitamini eksikliği ile kemik gelişme problemleri, tekrarlayan karın ağrısı, karın şişliği ve serum albümin düzeyinde düşme gibi durumlarda da çölyak hastalığının akla getirilmesi önem taşıyor.

Sessiz Çölyak

Çölyak açısından herhangi bir şikayeti ve bulgusu bulunmayan bireylerin yakınlarına çölyak hastalığı teşhisi konmasının sonucunda yapılan aile taramalarında veya herhangi bir başka nedenle yapılan tetkiklerde tesadüfen tipik çölyak hastalığının rastlanmasıdır.

Potansiyel  Çölyak Hastalığı

Çölyak testlerinde pozitif sonuç çıkan, ancak ince bağırsak biyopsileri normal ya da minimal değişiklik gösteren bir durum. Sonraki yıllarda glüten hassasiyeti çıkacağından düzenli doktor kontrolünde izlem yapılıyor.

Non-çölyak Glüten Hassasiyeti

Glüteni tolere edemeyen, ancak kanında çölyak hastalığına özgü antikorlar bulunmayan ve ince bağırsak dokusunda hasar gözlenmeyen bir durumu tanımlıyor. Non-çölyak glüten hassasiyetine toplumun yaklaşık yüzde 20’sinde rastlanıyor.

Belirtiler çölyak hastalığı ile benzer olsa da hafif seyrediyor. Ancak bazı çalışmalarda baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, eklem ağrısı, bacak, kol ve parmaklarda uyuşma gibi sindirim sistemi dışı belirtiler bulunabiliyor. Belirtiler glüten alımından saatler, hatta günler sonra ortaya çıkabiliyor.

Bu durumun tanısı için kesin bir test bulunmuyor. Çölyak ve diğer hastalıklar dışlandıktan sonra teşhis konabiliyor.

Hastaların, çölyak hastalığında olduğu gibi tamamen glütensiz diyet uygulaması gerekiyor. Bunun hayat boyu mu, yoksa belli bir dönem mi devam edeceğine dair somut kanıtlar bulunmuyor.

Nedenleri

Çölyak hastalığı, genetik olarak yatkın bireylerde görülüyor. Hastaların yakın akrabalarında da çölyak ya da Dermatitis herpetiformis (Gluten intolerasından kaynaklanan deri hastalığı) hastalığının görülme olasılığı daha yüksek.

Hastanın yediği besinlerin içerisinde glüten bulunmadığı sürece hastalık bir bulgu vermiyor. Bu yüzden buğdayın beslenmede önemli yer tuttuğu bölgelerde sık görülürken, Çin ya da Japonya gibi ülkelerde nadir rastlanıyor.

Dünyadaki sıklığı ülkeden ülkeye değişmekle birlikte ortalama % 1 civarında görülmektedir. Türkiye’de 6-17 yaş grubu okul çocuklarında yapılan çalışmada hastalığın görülme sıklığı % 1.7 olarak belirlenmiştir. Yetişkinlerde görülme sıklığı ise % 1 olarak bildirilmektedir.

Belirtiler

2 Yaş Altı Çocuklarda

  • Kusma
  • Kronik ishal
  • Karında şişlik
  • Gelişme geriliği
  • İştahsızlık

2 Yaş Üstü Çocuklarda

  • Birkaç haftadır geçmeyen ishal
  • Akranlarından daha kısa ve zayıf olma
  • Gelişimin yavaşlaması
  • Kronik kabızlık ve kusma
  • Kilo kaybı
  • Sinirlilik
  • Ergenlikte gecikme
  • Dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu (DEHB), öğrenme güçlükleri, baş ağrıları, kas koordinasyonu ve nöbetlerinin olmaması gibi nörolojik semptomlar.

Yetişkinlerde

  • Karın şişliği
  • Kansızlık
  • İshal
  • Kusma
  • Kabızlık
  • Açık renkli ya da kötü kokulu dışkı, tuvalet ihtiyacının artması
  • Karın ağrısı ve kramp
  • İştahsızlık ve gaz şikayetleri
  • Kilo kaybı
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Kemik veya eklem ağrısı
  • Demir eksikliği
  • Baş ağrısı
  • Nedeni bilinmeyen karaciğer hastalıkları
  • Duygudurum değişiklikleri, sinirlilik ve depresyon
  • Kısırlık
  • Deri döküntüleri
  • Diş minesi sorunları

Tanı Yöntemleri

Çocuklarda çölyak tanısı koymak çok daha kolay. Sebepsiz karın ağrısı, alerji, inatçı kusma, deri döküntüsü, tedaviye rağmen düzelmeyen kansızlık ve gelişme geriliği gibi belirtiler Çölyak hastalığının göstergesi olabiliyor.

Ancak erişkinlerde tanının koyulması çocuklar kadar kolay değil çünkü yetişkinlerde bu belirtilerden sadece bir tanesi görülebiliyor.

Tanıda serolojik testler ve ince bağırsak biyopsisi uygulanıyor.

Serolojik testler için kanda Antigliadin ve antiendomisyum antikor testleri yapılıyor. Duyarlılık ve özgünlüğü en yüksek olan ise doku transglutaminaz antikor Ig A ve G testleri oluyor. Bu testler tarama ve izleme amaçlı da kullanılıyor.

Kesin tanı için endoskopi ile ince bağırsak yapısı değerlendiriliyor, biyopsi alınabiliyor.

Bağırsak katlantılarındaki taraksı görünüm, katlantılarda azalma ve düzleşme ile ince bağırsak yüzeyinde emilimi sağlayan parmak şeklinde ve villüs adı verilen yapıların düzleşmesi, yassılaşması bu hastalarda sık görülüyor.

İnce bağırsağın başlangıç kısımlarında hastalığa daha sık rastlandığından, bu bölge biyopsileri doğru sonuç veriyor. Ancak tanı konulurken hafif ve sessiz olguların varlığının da unutulmaması gerekiyor.

Tedavi Yöntemleri

Çölyak hastalarının yaşam boyu glütensiz diyet uygulanması gerekiyor. Tedavi sürecinde glütenin diyetten uzaklaştırılmasıyla bağırsak yapısında hızla düzelme sağlanıyor. İltihap düzeliyor, emilim normale dönüyor.

Çölyak hastalarının tedavisinde uygulanması gereken bazı kurallar bulunuyor. Bu nedenle bir diyetisyenle görüşmeleri ve konuyla ilgili bilgilenmeleri önem taşıyor.

Glütensiz diyete ömür boyu uyum sağlanması, besinsel eksikliklerin saptanması ve tedavi edilmesi gerekiyor. Ayrıca düzenli klinik ve laboratuvar izlemleri yapılması önem taşıyor.

Çölyak Hastalarının Beslenmesinde Dikkat Etmesi Gerekenler 

Glütensiz diyette yulaf, arpa, çavdar ve buğday olmuyor. Pirinç ve mısırın sıklıkla tüketilmesi gerekiyor. Diyet dışında eksik olan, demir ve B12 vitamini gibi besin öğelerinin yerine konması önem taşıyor.

Hastaları glütensiz diyet konusunda eğitmek, sıkı diyet yapması için motive etmek önem taşıyor. Bazen glütensiz diyet ile iyi sonuç alınmakla birlikte demir, folik asit, B12 vitamini, A, D, E, K gibi yağda eriyen vitaminlerin ve kalsiyumun kısa ya da uzun süreli verilmesi gerekebiliyor.

Glüten İçeren Besinler

Ekmek, makarna, tahıl gevreği, gözleme, salça, sos, pasta, kek, çörek, peksimet, galeta, kraker, bisküvi, pasta, irmik ve kepekte glüten bulunuyor.

Glüten İçermeyen Besinler

Mısır, beyaz pirinç, soya, karabuğday, patates unu, keten tohumu, mercimek, fasulye, nohut, fındık, fıstık, badem, ceviz, meyveler, sebzeler, klasik peynir, mandıra sütü, kefir, yoğurt, turşu, boza, sirke, nar suyu ve nar ekşisi glüten içermeyen gıdalar arasında.

Tıbbi Birimler

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
ALT MENÜ
Size nasıl yardımcı olabiliriz?