Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Bağımlı kişilik bozukluğu, bireyin kendi kararlarını alamadığı, başkalarına aşırı bağımlı olduğu ve yalnız kalma korkusunun yoğun olduğu bir kişilik bozukluğudur. Genellikle çocuklukta gelişen bu durum, aşırı koruyucu ebeveyn tutumları, ihmal ve travmatik yaşantılarla ilişkilidir.

Belirtiler arasında karar alma güçlüğü, onay arayışı, özgüvensizlik, sosyal izolasyon ve ilişkilerde aşırı bağımlılık yer alır. Tedavide psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı terapi etkili olur. Eşlik eden depresyon ya da kaygı bozukluğu varsa ilaç tedavisi de uygulanabilir.

İçindekiler

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Nedir?

Bağımlı kişilik bozukluğu , bireyin kendi kararlarını almakta zorlandığı, başkalarına aşırı derecede bağımlı hissettiği ve yalnız kalma korkusunun baskın olduğu bir ruhsal bozukluktur. Bu kişiler, kendi ihtiyaçlarını geri planda tutarak çevresindekilerin onayını almaya çalışır ve sorumluluklardan kaçınır. Ayrılma veya reddedilme ihtimali bile yoğun kaygıya neden olur.

Genellikle kendilerini yetersiz, güçsüz ya da değersiz hissederler ve ilişkilerinde sürekli destek ve ilgi beklerler. Bu bozukluğun gelişiminde genetik yatkınlık, çocukluk döneminde aşırı koruyucu ebeveyn tutumları ya da ihmal edici aile ortamları etkili olabilir.

Tedavi sürecinde en yaygın yöntem psikoterapidir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi , bireyin bağımlı düşünce kalıplarını fark etmesini ve değiştirmesini sağlar. Gerektiğinde kaygı ve depresyon gibi eşlik eden durumlar için ilaç tedavisi de uygulanabilir. Tedaviyle birlikte kişinin öz güveni güçlendirilir ve daha sağlıklı, dengeli ilişkiler kurması hedeflenir.

Bağımlı Kişilik Bozukluğunun Temel Özellikleri Nelerdir?

Bağımlı kişilik bozukluğunun temel özellikleri, bireyin yaşamını başkalarının yönlendirmesine ihtiyaç duyarak sürdürmesi, karar verme süreçlerinde dışsal onaya bağımlı kalması ve ayrılma korkusuyla hareket etmesi gibi davranış kalıplarını kapsar.

Bu özellikler, kişinin hem duygusal dayanıklılığını hem de sosyal işlevselliğini olumsuz yönde etkiler. Bozukluğun anlaşılabilmesi için, bireyin içsel bağımsızlık ihtiyacını bastırarak başkalarına yönelmesinde yatan temel psikolojik eğilimlerin ve ilişkisel dinamiklerin iyi analiz edilmesi gerekir.

Çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilen bağımlı kişilik bozukluğunun temel özellikleri şunlardır:

  • Karar verme güçlüğü
  • Onay alma ihtiyacı
  • Aşırı uyum ve boyun eğme
  • Kaygılı bağlanma
  • Sorumluluktan kaçınma
  • Yalnızlık korkusu
  • Özgüven problemleri
  • Çekingen davranışlar

Bağımlı Kişilik Bozukluğunda Kişilik Yapısı Nasıl Etkilenir?

Bağımlı kişilik bozukluğu bireyin kişilik yapısını duygu, davranış ve bilişsel yetenekler yönünden derinden etkiler. Bağımlı kişilik bozukluğu yaşayan bireyler özdeğerlerini ve yeteneklerini düşük görme eğiliminde olur. Bağımlı bireyler başkalarıyla kurdukları ilişkilerde sınırları tanımlamakta zorlanır.

Bağımlı kişiliğe sahip bireyler kendi istek ve ihtiyaçlarını bastırarak başkalarının isteklerini yerine getirmeye öncelik verirler. Karar alırken dışarının onayını öncelerler. Terk edilme, yalnız kalma, hata yapma gibi korkuların sürekli hissedilmesi kaygı temelli bir kişilik yapısına bürünmelerine yol açar.

Bağımlı Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

Bağımlı kişilik bozukluğunun belirtileri , bireyin başkalarına aşırı derecede bağlanma eğilimi göstermesi, kendi kararlarını almakta zorlanması ve terk edilme korkusuyla hareket etmesi şeklinde kendini gösterir.

Bu belirtiler genellikle çocukluk ya da ergenlik döneminde başlar ve yetişkinlikte bireyin sosyal ilişkilerini, iş hayatını ve duygusal dengesini ciddi şekilde etkiler. Bozukluk, kişinin hayatını başkalarının desteği olmadan sürdüremeyeceğine inanmasına yol açar.

Bağımlı kişilik bozukluğu belirtileri şunlardır:

  • Karar alırken başkalarının aşırı derecede tavsiyesine ihtiyaç duyma
  • Günlük sorumlulukları üstlenmekte isteksizlik
  • Kendi fikirlerini ifade etmekten kaçınma
  • Başkalarının onayını kazanmak için hoşnutsuz olduğu şeyleri yapma
  • Yalnız kaldığında çaresiz hissetme
  • Yakın bir ilişki sona erdiğinde hemen başka bir ilişkiye yönelme
  • Terk edilme ya da reddedilme korkusuyla başkalarına aşırı bağlanma
  • Eleştiriden yoğun şekilde etkilenme ve güven kaybı yaşama

Psikolojik Belirtiler

Bağımlı kişilik bozukluğu bireyin duygusal ve zihinsel gereksinimlerini tek başına karşılayamaması sebebiyle psikolojik etkilerde bulunur. Bağımlı kişilik yapısında dikkat çeken unsurların başında bireyin sürekli olarak başkalarına psikolojik bağımlılık hissetmesi gelir. Diğer belirtiler ise yalnız kalamama, destek ihtiyacı ve kararsızlıktır.

Yalnız Kalma ve Ayrılık Korkusu

Bağımlı bireyler için yalnız kalmak son derece kaygı vericidir. Yalnız kalma korkusu kendilerine bakamayacakları kabulünden hareketle gelişir. Yakın ilişkilerinin sonlanmasından korkan bağımlı kişilikler ilişkilerde sorun yaşansa bile ayrılmayı tercih etmezler.

Sürekli Onay ve Destek Arama

Karar verme güçlüğü çeken kişiler her konuda başkalarının fikrine ve desteğine ihtiyaç duyarlar. Kişilik bozukluğu olan bireyler basit günlük kararları bile tek başına almakta zorlanırlar. Sürekli olarak başkalarından tavsiye ve onay ararlar.

Kendine Güvensizlik ve Kararsızlık

Kendine güvensizlik bağımlı kişilik bozukluğunun en net belirtilerinden biridir. Kendi becerilerini sorgulayan bireyler, bir işi başarma ya da sorumluluk üstlenme konusunda çekingen davranırlar. Karar almakta zorlanır, aldıkları kararları da sürekli sorgularlar.

Sosyal Belirtiler

Bağımlı kişilik bozukluğunun psikolojik semptomlarının yanında sosyal belirtileri de vardır. Bağımlı bireyler sosyal kimliklerini ve davranışlarını içinde bulundukları ilişkilerin şekillendirmesine izin verir. Sosyal bağımlılık bu kişiler için hayatta kalma düzeyinde bir ihtiyaçtır. Kişilik bozukluğunun diğer sosyal belirtileri itaatkâr davranışlar, içe kapanıklık ve ilişkilerde aşırı bağımlılıktır.

İtaatkâr ve Bağımlı Davranışlar

Bağımlı bireyler başkalarını memnun etmek için kendi isteklerini ve ihtiyaçlarını göz ardı ederler. İtaatkâr davranışlar göstermeye eğilimli olup, tartışmalardan kaçınırlar. Sosyal ilişkilerini başkalarından onay alma temelinde geliştirirler.

Sosyal İzolasyon ve İçe Kapanıklık

Bağımsız hareket edememe korkusu, bireyin sosyal hayattan uzaklaşmasına neden olabilir. Özgüven eksikliği yeni ilişkiler kurmak yerine var olan ilişkileri sürdürme isteğini doğurur. Sosyal etkileşim eksikliği ise zamanla sosyal anksiyete türü rahatsızlıklara dönüşebilir. Bu durum hem psikolojik dayanıklılığı azaltır hem mevcut ilişkilerdeki bağımlılığı artırır.

İçe kapanıklık zamanla bireyin kendini ifade etme becerilerinde zayıflamaya yol açabilir. Kendi duygularını ve düşüncelerini paylaşmaktan kaçınan kişi, anlaşılmadığını ve değersiz olduğunu hissedebilir. Uzun vadede bu izolasyon, depresyon ve anksiyete gibi ek psikolojik sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.

İlişkilerde Aşırı Bağımlılık

Romantik, ailevi ya da arkadaş ilişkilerinde birey, karşı tarafın desteği olmadan kendisini eksik hisseder. İlişki bağımlılığı bu kişileri sağlıksız ilişkileri bile sürdürmeye iter. Bu nedenle kırılgan, yapışkan ve fedakârlıkta sınır tanımayan bir ilişki tarzı geliştirebilirler. Bağımlı birey yakın bir ilişkisi bittiğinde hemen yeni bir ilişki arayışına girer.

Bağımlı Kişilik Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir?

Bağımlı kişilik bozukluğu çeşitli faktörlere bağlı olarak gelişebilir. Bu faktörler genellikle çocukluk ve ergenlik dönemi yaşantıları, genetik ve biyolojik yatkınlıklar ile sosyal ve çevresel etkenlerin bir kombinasyonunu içerir.

Çocukluk ve Ergenlik Dönemi Yaşantıları

Erken yaşlardaki aile ilişkileri ve çocukluk deneyimleri, bireyin kişilik gelişiminde kritik rol oynar. Bağımlı kişilik yapısı genellikle çocuklukta gelişen öğrenilmiş davranış kalıplarıyla şekillenir. Ailenin çocuğa karşı tutumları ve bireyin yaşadığı olaylar bağımlı kişilik bozukluğuna yol açabilir.

Aşırı Koruyucu veya İhmalkâr Aile Tutumları

Aşırı koruyucu ebeveynler, çocuklarının bağımsızlık ve özgüven gelişimini engelleyebilir. Çocuğun kendi kararlarını vermesine, hata yapmasına ve bağımsız davranmasına izin verilmeyen aile ortamları, bireyde olumsuz etkilere sebep olabilir. Sürekli kontrol edilen çocuklar, yetişkinlikte de yönlendirici birine ihtiyaç duyabilir.

İhmalkâr ebeveynler ise çocukların kendilerini güvende hissetmelerini ve başkalarına güvenmelerini zorlaştırabilir. Duygusal ya da fiziksel olarak ihmal edilen çocuklar kendilerini güvensiz ve yetersiz hisseder. Sevgi ve ilgiyi sürekli dışarıdan arama eğilimi gelişir. Bu da ileride aşırı bağlanma ve sosyal onay arayışına dönüşebilir.

Travmatik Deneyimler

Çocukluk döneminde yaşanan travmatik deneyimler bireyin başkalarına aşırı bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Bu deneyimler arasında şunlar sayılabilir:

  • Ebeveyn kaybı
  • Psikolojik şiddet
  • Ebeveynlerin boşanması
  • İstismar
  • Terk edilme

Genetik ve Biyolojik Faktörler

Kişilik özelliklerinin bir kısmı kalıtsal olabilir. Ailede bağımlı kişilik örüntüsü bulunması, çekingen kişilik yapısı, düşük stres toleransı ve anksiyete eğilimi sonraki nesillere sirayet edebilir. Biyolojik olarak beyin kimyasındaki farklılıklar, kişilik bozukluklarına yatkınlığı etkileyebilir.

Sosyal ve Çevresel Etkenler

Bağımlı kişilik bozukluğu sosyal ve çevresel etkenler sebebiyle gelişebilir. Kültürel normlar ve değerler, bağımlı davranışları teşvik edebilir veya pekiştirebilir. Otoriteye bağlılığının kutsandığı bir ortamda yetişmek bireyleri bağımlı kişilik haline dönüştürebilir.

İstismarcı veya sağlıksız ilişkiler bireyin başkalarına bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Akran zorbalığı, dışlanma veya başarısızlık deneyimleri de bağımlı kişilik yapısına katkı sağlayabilir.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Bağımlı kişilik bozukluğu tanısı psikiyatri uzmanı tarafından dikkatli bir değerlendirme sürecinin sonunda konulur. Kişilik bozukluğunun teşhisinde sadece yüzeydeki davranışlara bakılmaz, aynı zamanda bireyin uzun süreli düşünce kalıpları, duygusal yapısı ve sosyal ilişkileri derinlemesine incelenir. Bu süreçte çeşitli yöntemler ve testler kullanılır.

Psikolojik Değerlendirme Süreci

Psikiyatri uzmanıyla yapılan klinik görüşmede kişinin günlük yaşamı, karar alma becerileri, sosyal ilişkileri ve duygusal tepkileri hakkında bilgi toplanır. Uzman, bireyin davranışlarını ve ilişki kurma biçimlerini gözlemler. Bireyin itaatkâr, bağımlı ve güvence arayan davranışları değerlendirilir.

Bağımlı kişilik bozukluğu teşhisinde bozukluğun belirtilerinin aile, arkadaşlık ve iş gibi farklı çevrelerde görülüyor olması dikkat alınır. Bu yüzden bireyin aile ve arkadaşlarından bilgi alınarak davranışlarının daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi sağlanır.

Tanı Yöntemleri ve Kullanılan Testler

Bağımlı kişilik bozukluğunun tanı yöntemi Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından hazırlanan DSM-5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) kriterlerine göre belirlenir. Bu kriterler şunlardır:

  • Günlük kararları almakta zorlanma
  • Sorumluluktan kaçma
  • Kendini ifade etmede zorluk
  • Yalnız kalma korkusu
  • Sürekli onay alma çabası
  • Ayrılık kaygısı
  • İlişki bitiminde acil destek arayışı
  • Tek başına iş yapma zorluğu

Bağımlı kişilik bozukluğunun teşhisinde MMPI (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri) gibi kişilik testleri, bireyin kişilik özelliklerini ve bozukluklarını değerlendirmek için kullanılır. SCID (Yapılandırılmış Klinik Görüşme) gibi yapılandırılmış görüşmelerle tanı süreci standartlaştırılır. Bunların yanında depresyon, anksiyete türü eşlik eden psikolojik sorunları değerlendirmek için farklı psikolojik testler de uygulanabilir.

Bağımlı Kişilik Bozukluğunun Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bağımlı kişilik bozukluğu tedavisi, bireyin bağımsızlığını kazanmasına, sağlıklı ilişkiler kurmasına ve yaşam kalitesini artırmasına odaklanır. Tedavi genellikle psikoterapi ile yapılır ancak bazı durumlarda ilaç tedavisi de uygulanabilir.

Psikoterapi Yöntemleri

Psikoterapi yöntemlerinde amaç kişinin bağımlı düşünce kalıplarını fark etmesini ve kendi ihtiyaçlarını bağımsız şekilde ifade edebilmesini sağlamaktır. Terapi süreci uzun soluklu olabilir ancak kişinin kişisel gelişimi açısından oldukça etkilidir. Bu kapsamda farklı yöntemler uygulanabilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

Bilişsel davranışçı terapi bireyin kendine güvenini artırmasına, karar verme becerilerini geliştirmesine ve bağımsızlık kazanmasına odaklanır. Bilişsel davranışçı terapi yönteminde karar alma becerilerini geliştirme, rol oynama ve kendini ifade etme gibi farklı teknikler kullanılır. BDT kişinin düşünce yapısını değiştirerek, daha sağlıklı davranışlar geliştirmesine yardımcı olur.

Davranışçı Terapi

Davranışçı terapi bireyin pasif ve boyun eğici davranışlarını aktif ve bağımsız hale getirmek için pozitif pekiştirme kullanır. Bireye, kendi başına karar verme, sorumluluk alma ve sosyal becerilerini geliştirme konusunda yardımcı olur. Küçük başarılarla başlayan bu süreç kişide içsel güçlenme hissi yaratır.

Grup Terapisi

Grup terapisi bireyin benzer sorunları olan diğer insanlarla etkileşim kurmasını ve destek almasını sağlar. Grup ortamı, bireyin sosyal becerilerini geliştirmesine, empati kurmasına ve başkalarıyla sağlıklı ilişkiler geliştirmesine yardımcı olur.

İlaç Tedavisinin Rolü ve Kullanımı

Bağımlı kişilik bozukluğunda ilaç tedavisi doğrudan hedef değildir. Semptomların yönetimini kolaylaştıran ilaçlar kişilik yapısını değiştirmez. Ancak depresyon, anksiyete, panik bozukluk gibi eşlik eden sorunlar varsa ilaç desteği önerilebilir. Psikiyatri uzmanı tarafından reçete edilen ilaçlar genellikle antidepresan ve anksiyolitik grubundandır.

Sosyal ve Aile Desteğinin Önemi

Aile bireylerinin ya da yakın çevrenin desteği kişinin tedavi sürecinde büyük rol oynar. Yakın çevrenin bireyin bağımsızlık kazanmasına ve sağlıklı ilişkiler kurmasına yardımcı olması önemlidir. Bireyin sosyal çevresi ile birlikte terapiye katılması iyileşme sürecini hızlandırır.

Bağımlı Kişilik Bozukluğuyla Baş Etme Yolları

Bağımlı kişilik bozukluğu ile başa çıkmak, bireyin hem yaşam kalitesini artırır hem sağlıklı ilişkiler kurmasına yardımcı olur. Bu süreç kişinin kendi iç kaynaklarını güçlendirmesi, özgüvenini yeniden inşa etmesi ve sağlıklı sosyal ilişkiler inşa etmesiyle mümkündür. Bu süreçte profesyonel desteğin yanında bireysel farkındalık ve çaba da oldukça etkilidir.

Özgüven Artırıcı Yöntemler

Bağımlı kişilerin temel ihtiyaçlarından biri kendine güven duygusunu yeniden kazanmaktır. Bu noktada şu yöntemler uygulanabilir:

  • Kendini tanıma
  • Küçük hedeflerle başlama
  • Olumlu iç konuşmalar yapma
  • Hobi ve ilgi alanlarına yönelme

Sağlıklı Sosyal İlişkiler Kurmanın Önemi

Bağımlı bireyler, çoğu zaman sağlıksız, eşitsiz ve dengesiz ilişkilere yönelir. Sağlıklı sosyal ilişkiler kişisel sınırları koruyarak karşılıklı saygı ve destek temelinde yürütülür. Sağlıklı sınırlar belirlemek, bireyin kendi ihtiyaçlarını korumasına ve başkalarıyla dengeli ilişkiler kurmasına yardımcı olur.

Etkili iletişim becerileri geliştirmek, kişinin duygularını ve ihtiyaçlarını açıkça ifade etmesini sağlar. Kendi düşünce ve isteklerini açıkça ifade etmek, ilişkilerde bağımlılığın yerini sağlıklı bağlara bırakır. Kendini sürekli diğerlerinin isteklerine göre şekillendirmek yerine, zaman zaman “hayır” diyebilmek bir beceridir ve öğrenilebilir.

Karar Verme ve Bağımsızlık Becerilerinin Geliştirilmesi

Karar verme becerisi zayıf olan bireyler için adım adım ilerlemek fayda sağlayabilir. Basit kararlar alarak başlamak, bireyin karar verme becerilerini geliştirmesine yardımcı olur. Bu süreçte küçük riskler almak kişinin kendine güvenini artırır ve bağımsızlık duygusunu geliştirir.

Karar verirken seçeneklerin olumlu ve olumsuz yönlerini listelemek, süreci somutlaştırır ve kolaylaştırır. Tek başına yapılan aktiviteler kişinin kendi kendine yetebilme duygusunu geliştirir. Kişisel ilgi alanlarına yönelik aktivitelerde bulunmak bireyin özgüvenini artırır.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Nedir?

Bağımlı kişilik bozukluğu, kişinin kendi başına karar vermekte zorlandığı ve başkalarına aşırı derecede ihtiyaç duyduğu bir kişilik bozukluğudur. Bu bozukluk kişinin günlük yaşamını ve ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilir.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Bağımlı kişilik bozukluğunda terk edilme korkusu, özgüven eksikliği, itaatkâr davranışlar, sorumluluktan kaçınma ve yeni ilişki arayışı gibi belirtiler görülür. Birey, sürekli onay ve destek arayışı içindedir, yalnız kalmaktan yoğun endişe duyar.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Neden Olur?

Bağımlı kişilik bozukluğunun gelişiminde aşırı koruyucu veya ihmalkâr ebeveyn tutumları ile çocukluk travmaları başlıca nedenlerdir. Genetik ve çevresel faktörler de bozukluğun gelişiminde rol oynar.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Bağımlı kişilik bozukluğu teşhisi, bir ruh sağlığı uzmanı tarafından klinik görüşme, gözlem ve psikolojik değerlendirme ile konulur. Tanı sürecinde DSM-5 kriterleri ve kişilik testlerinden de yararlanılır.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Tedavi Edilebilir mi?

Bağımlı kişilik bozukluğu tedavi edilebilir bir durumdur. Tedavide kullanılan psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT), bireyin sağlıklı bir benlik algısı geliştirmesine ve bağımsızlık kazanmasına yardımcı olur.

Bağımlı Kişilik Bozukluğunda Hangi Terapiler Uygulanır?

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) en yaygın kullanılan yaklaşımdır. Ayrıca bireysel psikoterapi, grup terapisi ve bazı durumlarda aile terapisi de tercih edilebilir.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Kimlerde Görülür?

Bağımlı kişilik bozukluğu her yaştan ve cinsiyetten insanda görülebilir. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde yaşanan olumsuz deneyimler riski artırabilir. Ailede kişilik bozukluğu öyküsü olanlarda görülme ihtimali daha yüksektir.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Olan Biri Nasıl Davranır?

Bağımlı bireyler ilişkilerinde itaatkâr ve aşırı bağımlı bir rol üstlenirler. Başkalarını memnun etmek için kendi ihtiyaçlarını göz ardı ederler, yalnız kalmaktan ve terk edilmekten korkarlar.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu İlaçla Tedavi Edilir mi?

Bağımlı kişilik bozukluğunu doğrudan tedavi eden bir ilaç yoktur. Ancak eşlik eden depresyon veya anksiyete gibi durumlar varsa bu rahatsızlıkları tedavi etmek için psikiyatri uzmanı rehberliğinde ilaç kullanılabilir.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu Olan Kişilere Nasıl Yaklaşılmalı?

Bu kişilere karşı sabırlı, anlayışlı ve destekleyici olmak önemlidir. Bağımsızlıklarını teşvik etmek, sağlıklı sınırlar koymalarına yardımcı olmak ve profesyonel yardım almalarını teşvik etmek tavsiye edilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 9 Mayıs 2025 Cuma Yayımlanma Tarihi: 14 Nisan 2025 Pazartesi
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""