Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

FOMO, dijitalleşmenin ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte sık karşılaşılan psikolojik bir durumdur. Bireyin başkalarının deneyimlediği etkinlik, fırsat veya paylaşımları kaçırıyor olma kaygısıyla yaşadığı huzursuzluk hali olarak tanımlanabilir. 

Modern yaşamın yaygın psikolojik sorunlarından biridir ve bilinçli farkındalıkla yönetilmediği takdirde bireyin yaşam kalitesini düşürebilir. Ancak doğru yöntemler ve sağlıklı alışkanlıklarla bu duygu kontrol altına alınabilir, birey daha dengeli bir dijital yaşam sürdürebilir.


İçindekiler

FOMO (Gelişmeleri Kaçırma Korkusu) Nedir?

FOMO, “Fear of Missing Out” ifadesinin kısaltmasıdır ve “gelişmeleri kaçırma korkusu” ya da “dışlanma korkusu” olarak çevrilebilir. Bu terim, bireyin sosyal yaşamda veya dijital dünyada olan biteni kaçırma endişesi yaşamasıyla karakterize edilen psikolojik bir durumdur. FOMO yaşayan kişiler, başkalarının daha eğlenceli, başarılı ya da tatmin edici deneyimler yaşadığına inanarak kendilerini yetersiz ve dışlanmış hissedebilir.

FOMO'nun Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler kişiye göre değişmekle birlikte sürekli uyarılara açık olma hali, başkalarının yaşamlarına yönelik yoğun merak, dijital cihazlara bağımlılık düzeyinde ilgi ve sosyal etkinliklerde bulunamama korkusu şeklinde ortaya çıkar. FOMO’nun belirtileri ise şöyle sıralanabilir:

  • Sürekli olarak yapılan sosyal medya kontrolü
  • Anksiyete ve kaygı bozukluğu
  • Sosyal etkinliklere katılamama korkusu
  • Uyku bozuklukları
  • Odak ve konsantrasyon güçlüğü

Zamanla duygusal gerilimi artırabilir, sosyal ilişkilerde tatminsizlik yaratabilir ve kişinin kendine olan güvenini zedeleyebilir. Ayrıca birey, kişilerin yaşadığı deneyimlerle kendi hayatını kıyaslayarak hayal kırıklığı yaşayabilir ve gerçek yaşamdan uzaklaşabilir.

Sürekli Sosyal Medya Kontrolü

En yaygın belirtileri arasında sosyal medyayı sık ve kontrolsüz şekilde kontrol etme ihtiyacı yer alır. Bu durum, bireyin gün içinde defalarca telefonuna yönelmesine, bildirimleri kaçırmama takıntısına ve sosyal medya uygulamaları arasında sürekli geçiş yapmasına neden olabilir.

Kişi, çevresindekilerin ne yaptığını öğrenme isteğiyle sürekli online kalır ve gerçek yaşamda dikkatini toplamakta zorlanır. Bu alışkanlık, zamanla zihinsel yorgunluk ve bağımlılık davranışlarına dönüşebilir.

Anksiyete ve Kaygı Artışı

Bireylerde sosyal dışlanma korkusu zamanla ciddi bir anksiyete ve kaygı kaynağı haline gelebilir. Bu kaygı ve stres hali bireyin hem sosyal ilişkilerini hem de günlük işlevselliğini olumsuz etkiler. Uyaranlara karşı aşırı hassasiyet gelişebilir ve birey, kendini sürekli bir şeyleri kaçırıyor duygusuna kaptırarak gerçeklikten uzaklaşabilir.

Sosyal Etkinliklere Katılamama Korkusu

Sosyal etkinliklere katılamama korkusu, FOMO'nun temel kaynaklarından biridir. Birey, herhangi bir sosyal aktivitede yer almamakla birlikte diğerlerinin o anda eğleniyor olduğunu bilmekten rahatsızlık duyabilir. Sosyal dışlanma korkusu, bireyin özgüvenini zedeleyebilir ve sosyal yaşam kalitesi düşer.

Uyku Düzeninde Bozulmalar

Bireylerin gece geç saatlere kadar sosyal medyada kalmalarına veya bildirimleri kontrol etme isteğiyle uyanmalarına yol açabilir. Bu durum, uyku düzenini bozarak fiziksel ve ruhsal sağlığı olumsuz etkiler.

Uyku kalitesi düşmesi, gün içinde yorgunluk, sinirlilik ve dikkat eksikliğine neden olabilir. Sürekli online olma ihtiyacı, uyku bozukluğu yaratır ve bu durum yaşam kalitesinde ciddi düşüşlere yol açabilir.

Odaklanma Problemleri

Dikkat eksikliği, bireyin bir işe ya da göreve odaklanmasını zorlaştırabilir. Kişi, başka bir yerde daha ilgi çekici bir şeyin olup olmadığını düşünerek içinde bulunduğu ana konsantre olamaz. Özellikle sosyal medyada geçirilen zaman arttıkça kısa dikkat aralıkları ve verimsizlik daha yaygın hale gelir.

FOMO Neden Olur?

FOMO’nun ortaya çıkmasında birden fazla psikolojik ve sosyo kültürel etken rol oynar. Temelde bireyin ait olma, değer görme ve kabul edilme ihtiyacı bu durumun temel nedenlerindendir.

Modern yaşamın hızlanması, rekabetçi kültür ve bireylerin başarı ya da mutlulukla sürekli yüzleşmek zorunda bırakılması, gelişimini tetikler. Ayrıca birey, çevresindeki insanların deneyimlerini kaçırma kaygısıyla hareket ederek sürekli “yetersiz” hissetme eğilimindedir.

Sosyal Medyanın Etkisi

Sosyal medya, FOMO’nun en kritik tetikleyicilerindendir. Sürekli filtrelenmiş ve idealize edilmiş yaşamlarla karşılaşmak bireyin kendi hayatına dair tatminsizlik duymasına ya da sosyal kıyaslama davranışlarının artmasına neden olur.

Özgüven Eksikliği ve Karşılaştırma Eğilimi

Kendine yeterince değer vermeyen birey, başkalarının hayatlarına odaklanarak kendini sıkça kıyaslama eğilimine girer. Bu karşılaştırmalar genellikle kişinin aleyhine sonuçlandığı için, duygusal olarak kendini daha yetersiz ve başarısız hissetmesine neden olur. Özgüven eksikliği, kişinin sosyal kabullerini sürekli dışarıdan teyit etmeye çalışmasına ve onay arayışına yönelmesine zemin hazırlar.

Dijital Bağımlılık ve Online Yaşam Alışkanlıkları

FOMO, dijital bağımlılık iç içe bir biçimde ilerleyebilir. Gün içinde pek çok birey zamanının büyük bir bölümünü çevrim içi ortamlarda geçirir ve sosyal medya platformları bu süreci daha da tetikleyebilir.

Online yaşam ve her an bağlantıda olma zorunluluğu, kişiyi gerçek hayattan uzaklaştırarak online yaşantının merkezinde yaşamaya iter. Bu durum, bireyin zihinsel ve duygusal olarak dijital dünyaya bağımlı hale gelmesine, çevrim dışı yaşantıyı önemsizleştirmesine yol açabilir.

Yalnız Kalma Korkusu

Yalnız kalma korkusu, FOMO’nun en derin psikolojik kökenlerinden biridir. Birey, başkalarının bir arada eğleniyor olması karşısında yalnız kaldığını düşündüğünde bu durum duygusal açıdan zorlayıcı hale gelebilir.

Sosyal ilişkilerin dijital platformlar üzerinden yoğun yaşanması, yalnızlık duygusunun daha da artmasına neden olur. Yalnız kalma korkusu, bireyin sürekli sosyal etkinlikleri takip etmesine, davet beklemesine veya kendi deneyimlerini abartılı şekilde paylaşmasına sebebiyet verebilir.

FOMO'nun Psikolojik ve Sosyal Etkileri Nelerdir?

Bireyin yalnızca dijital dünyada değil, gerçek yaşamında da ciddi psikolojik etki ve sosyal sorunlara yol açabilecek bir durumdur. Sosyal medyada başkalarının paylaşımlarına bakarak geri kalma hissine kapılan kişiler, zamanla kendilerini değersiz hissetmeye ve yaşamdan yeterince tatmin olmamaya başlayabilir.

Sürekli bir dışlanma korkusu içinde olmak bireyin insan ilişkilerini sağlıklı şekilde sürdürememesine yol açabilir. Zihinsel yorgunluk, özgüven eksikliği ve kronik memnuniyetsizlik duyguları FOMO’nun ruhsal etkileri arasında en sık görülenler arasındadır.

Sosyal İzolasyon ve İlişki Problemleri

FOMO, ironik bir şekilde bireyin sosyal iletişim bağlarını zayıflatabilir. Başkalarının ne yaptığını dijital platformlardan izlemek, gerçek hayattaki ilişkilerin yerini tutmadığı gibi bireyin yalnız hissetmesine de neden olur.

Sürekli bir şeyleri kaçırdığına inanan kişi, arkadaşlarıyla ya da ailesiyle olan anlara tam anlamıyla odaklanamaz. Bu durum iletişimde kopmalara sebebiyet vererek ilişki kalitesinde azalmaya yol açar. Ayrıca birey, sosyal medya üzerinden kurulan sanal bağları gerçek ilişkilerin yerine koyduğunda yüz yüze etkileşimden uzaklaşır ve sosyal izolasyon hissi derinleşir.

Depresyon ve Anksiyete Artışı

Ciddi psikolojik sonuçlarından biri depresyon ve anksiyete düzeylerinde artıştır. Kişi, sürekli başkalarının hayatına bakarak kendi yaşamını değersizleştirmeye başlar ve bu durum kronik mutsuzluk yaratabilir. Sosyal medyada gördüğü başarı hikayeleri, tatiller, eğlenceli anlar ya da sosyal etkinlikler, bireyde yetersizlik duygusu oluşturabilir.

Duygusal Sağlıkta Kötüleşme

FOMO, kişinin duygusal dengesini bozar. Anlık mutluluklar ve geçici tatmin duygusu arayışı, uzun vadede tatminsizlik ve huzursuzluk getirir. Birey bir yandan sosyal medyada olup biteni takip etmekten vazgeçemezken ayrıca kendini sürekli yetersiz hissetmenin getirdiği stresle baş etmeye çalışır.

İçsel çatışma, duygusal olarak tükenmişlik yaratır. Sürekli kıyas yapma, gerçekçi olmayan beklentiler oluşturma ve yaşanan hayal kırıklıkları bireyin duygusal sağlık koşullarında belirgin bir kötüleşmeye neden olabilir.

FOMO ile Baş Etme Yolları Nelerdir?

FOMO’da ilk adım sorunun farkında olmaktır. Kişi, hangi alışkanlıklarının ve düşünce kalıplarının bu duyguyu beslediğini belirleyerek süreci yönetebilir. Bu noktada dijital kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmek, sosyal medya ile olan ilişkiyi yeniden yapılandırmak ve farkındalık geliştirmek oldukça önemlidir.

Uygulanabilecek belli değişiklikler ise şunlardır:

  • Dijital detoks uygulaması yapmak
  • Sosyal medya kullanımını sınırlandırmak
  • Psikoterapi ve destek grupları
  • Öz şefkat çalışmaları
  • Günü planlayarak ilerlemek

Gerçek yaşamla kurulan bağları güçlendirmek, kişinin kendine daha fazla odaklanmasını sağlayabilir. FOMO ile mücadele, sadece dijital dünyadan uzaklaşmakla değil, içsel bir denge kurmakla da ilgilidir.

Dijital Detoks ve Sosyal Medya Molası

FOMO etkilerini azaltmak için en etkili yollardan biri, belirli aralıklarla dijital detoks yapmaktır. Sosyal medya kullanımını sınırlamak, ekran süresini azaltmak ve telefonla geçirilen zamanı bilinçli şekilde kontrol altına almak zihinsel rahatlama sağlar.

Haftalık veya günlük sosyal medya molaları planlayarak birey dijital dünyadan uzaklaşıp gerçek yaşamla bağ kurabilir. Bu süreçte doğada vakit geçirmek, kitap okumak, fiziksel aktivitelere yönelmek gibi alternatif uğraşlar FOMO duygusunu hafifletir.

Psikoterapi ve Danışmanlık Desteği

Kişinin yaşam kalitesini ciddi oranda etkilemesi durumunda profesyonel destek almak önemlidir. Psikoterapi , bireyin bu duygunun altında yatan nedenleri fark etmesine yardımcı olur.

Özgüven eksikliği, anksiyete veya depresyon gibi duygularla başa çıkmakta zorlanan bireyler için terapi süreci hem içsel güçlenme sağlar hem de dijital bağımlılığı yönetme konusunda etkili bir yol sunar. Bireysel farkındalığın artması, FOMO’ya karşı direnç geliştirilmesini kolaylaştırır.

Gerçek Yaşam Bağlantılarını Güçlendirmek

FOMO ile başa çıkmanın en doğal yollarından biri, yüz yüze kurulan ilişkileri artırmak ve gerçek yaşam bağlantıları içerisinde daha fazla etkileşim içinde olmaktır. Aile bireyleriyle vakit geçirmek, arkadaşlarla sohbet etmek, topluluk etkinliklerine katılmak ya da hobilerle ilgilenmek kişinin yalnızlık hissini azaltır. Gerçek bağlar kurdukça, dijital dünyaya olan bağımlılık zayıflar ve birey, ekran dışında da tatmin edici deneyimler yaşayabileceğini fark eder.

Zaman Yönetimi ve Günlük Planlama

Dijital içeriklere sürekli maruz kalınca zaman yönetimi zorlaşabilir. Bu nedenle gün içinde yapılacak aktiviteleri önceden planlamak, belirli saatlerde sosyal medya kullanımına izin vermek ve kalan zamanları daha üretken geçirmek FOMO’yu önleyebilir.

Özellikle günün sabah saatlerinde sosyal medya yerine kitap okuma, yürüyüş yapma ya da meditasyon gibi faaliyetlerle başlanması, zihinsel olarak daha dengeli bir gün geçirilmesini sağlar.

Öz Şefkat ve Karşılaştırmayı Bırakmak

FOMO ile mücadelede en etkili psikolojik araçlardan biri öz şefkattir. Birey, kendi yaşamının ve ihtiyaçlarının başkalarınınkinden farklı olduğunu kabul ederek kendisine karşı daha anlayışlı olmalıdır.

Başkalarıyla karşılaştırma eğilimi olmadan kendi gelişimini, duygularını ve başarılarını takdir etmek, içsel huzur sağlar. Sosyal medyada gördüklerinin sadece dışa yansıtılan yüz olduğunu unutmamak ve gerçek yaşamın iniş çıkışlarını kabul etmek, bireyin FOMO karşısında daha dirençli olmasını sağlar.

FOMO'nun Önlenmesi için Alınabilecek Önlemler

Etkileri en aza indirmek için atılabilecek en temel adım, bireyin kendi dijital alışkanlıklarını fark etmesi ve değiştirmeye niyet etmesidir. Bu süreçte kişi, sosyal medya kullanımını daha bilinçli hale getirerek yaşamını ekran başında geçirilen zamana göre değil, gerçek dünyadaki deneyimlerine göre şekillendirmeye başlayabilir.

Bilinçli Sosyal Medya Kullanımı

FOMO’nun en sık beslendiği alan sosyal medya olduğundan dijital platformların nasıl ve ne kadar süreyle kullanıldığı son derece önemlidir. Ekran bağımlılığı sınırlandırılabilir, bildirimler kapatılabilir ya da sadece belirli saatlerde sosyal medya uygulamalarına girilerek dijital denge sağlanabilir.

Gerçekçi Beklentiler ve Hedefler Belirlemek

FOMO genellikle başkalarının başarıları ve deneyimleriyle kıyaslama yapıldığında ortaya çıkar. Bu nedenle bireyin kendi yaşamı için gerçekçi, ölçülebilir ve ulaşılabilir hedefler koyması tatmin duygusunu artırır.

Sosyal medyada görülen hızlı başarılar, lüks yaşamlar ya da eğlenceli anlar bazen kişinin kendi hedeflerini küçümsemesine neden olabilir. Uzun vadeli mutluluk, küçük ve tutarlı adımlarla sağlanır.

Sağlıklı Sosyal İlişkiler Kurmak

Arkadaşlarla düzenli olarak vakit geçirmek, yüz yüze sohbet etmek ya da topluluklara katılarak sosyal etkileşimi artırmak, kişinin sosyal ihtiyaçlarını daha sağlıklı bir şekilde karşılamasını sağlar. Sanal dünya yerine gerçek ve derin ilişkiler geliştirmek, bireyin dijital kıyaslamalara olan ilgisini de zamanla azaltır.

FOMO Ne Zaman Bir Problem Haline Gelir?

FOMO, dönemsel olarak herkesin yaşayabileceği geçici bir duygu olabilir. Ancak bu durum kontrol edilemez hale geldiğinde ve yaşamın doğal akışını olumsuz etkilemeye başladığında artık bir problem olarak kabul edilmelidir.

FOMO'nun rahatsız edici boyutlara ulaşması, yalnızca dijital platformlarda geçirilen zamanı değil, bireyin ruh sağlığını ve ilişkilerini de tehdit eder. Bu nedenle bazı işaretlere dikkat etmek, sorunun ciddiyetini anlamak açısından önemlidir.

Günlük Yaşamı Engellemeye Başladığında

Kişinin gündelik işlerini yapmasını zorlaştırmaya başladığında ciddi bir sorun haline gelir. Ders çalışmak, işine odaklanmak ya da hobilerle ilgilenmek yerine sürekli sosyal medyada ne olup bittiğini kontrol etme ihtiyacı duymak, verimliliği ve üretkenliği düşürür.

Uyku düzeninin bozulması, dikkat eksikliği, zaman yönetiminde zorlanma gibi etkiler görülür. Bu durumlar FOMO’nun artık gündelik yaşamı etkileyen bir boyuta ulaştığını gösterir.

Psikolojik Sağlığı Olumsuz Etkilediğinde

FOMO'nun depresif belirtiler , anksiyete, stres, yetersizlik duygusu ve özgüven eksikliği gibi ruhsal durumlarla birlikte görülmesi psikolojik bir problem haline geldiğine işaret eder. Sürekli kıyas yapma hali, kişinin kendi yaşamını değersizleştirmesine neden olabilir.

Sosyal İlişkileri Zedelediğinde

Bireyin gerçek hayattaki ilişkilerini etkileyip sosyal yaşamını sekteye uğratıyorsa, bu durum dikkate alınması gereken bir sorun haline gelir. Aile üyeleriyle yeterince vakit geçirmemek, arkadaş davetlerini reddetmek ya da bir etkinlikteyken bile başka yerlerde neler kaçırıldığını düşünmek, sosyal bağların zayıflamasına yol açar.

FOMO Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

FOMO Nedir ve Ne Anlama Gelir?

FOMO, "Fear of Missing Out" ifadesinin kısaltmasıdır. Bir kişinin başkalarının yaşamlarını kaçırma, geride kalma ya da önemli bir şeyden habersiz olma korkusunu ifade eder.

FOMO Belirtileri Nelerdir?

FOMO'nun belirtileri, başkalarının etkinliklerine veya başarılarına dair aşırı endişe, sürekli olarak sosyal medya takibi yapma, başkalarıyla kıyaslama yapma, yalnızlık hissi, kaygı, stres ve düşük özsaygıdır.

FOMO Neden Ortaya Çıkar?

FOMO, genellikle toplumsal baskılar, sosyal medya kullanımının artması, bireysel güvensizlik ve yalnızlık hissi gibi faktörlerle ortaya çıkar. İnsanlar, sosyal bağlar kurma ve kabul edilme arzusuyla başkalarının hayatlarındaki gelişmeleri kaçırma korkusu yaşar.

Sosyal Medya Fomo'yu Nasıl Etkiler?

Sosyal medya, FOMO’yu büyük ölçüde tetikler. Kişiler sosyal medya üzerinden sürekli olarak başkalarının etkinliklerini, seyahatlerini, başarılarını ve yaşamlarını izleyerek kendilerini geride kalmış hissedebilirler.

Fomo'nun Psikolojik Sonuçları Nelerdir?

FOMO, kaygı, stres, yalnızlık, depresyon ve düşük özsaygıya yol açabilir. Kişiler, sürekli olarak başkalarının hayatlarını izlerken kendi hayatlarına dair tatminsizlik hissi yaşayabilirler.

FOMOIle Nasıl Başa Çıkılır?

FOMO ile başa çıkmanın en etkili yolları dijital detoks gibi uygulamalardır. Sosyal medya kullanımını sınırlamak, farkındalık ve mindfulness tekniklerini kullanmak, sağlıklı sosyal bağlar kurmak ve gerçek dünyadaki ilişkileri güçlendirmek yardımcı olabilir.

FOMO Dijital Bağımlılık mıdır?

FOMO, dijital bağımlılıkla bağlantılı olabilir ancak tam olarak bağımlılık anlamına gelmez. Dijital bağımlılık, sürekli çevrim içi olma, sosyal medya takıntısı ve dijital cihazlarla aşırı etkileşim gibi davranışları içerirken FOMO daha çok başkalarından dışlanma korkusuyla ilişkilidir.

FOMO Depresyona Neden Olabilir mi?

FOMO, uzun vadede depresyona yol açabilir. Sürekli olarak başkalarının hayatını kıyaslamak, sosyal etkinlikleri kaçırma korkusu ve dışlanma hissi, bireyde düşük öz saygı ve yalnızlık duygusu yaratabilir.

Dijital Detoks Nedir ve Fomo'ya İyi Gelir mi?

Dijital detoks, dijital cihazlardan ve sosyal medyadan bir süreliğine uzak durma anlamına gelir. FOMO'yu kontrol altına almak için dijital detoks yapmak oldukça faydalıdır. Bu süreç, bireylerin sosyal medya ve dijital dünyadan uzaklaşarak gerçek dünyadaki deneyimlere ve sağlıklı ilişkilere odaklanmalarını sağlar.

FOMO Yaşayan Biri Psikolojik Destek Almalı mı?

FOMO yaşayan biri psikolojik destek almayı düşünebilir. FOMO, günlük yaşamı olumsuz etkiliyorsa, kaygı, depresyon ya da tükenmişlik gibi belirtilere yol açıyorsa profesyonel bir terapist veya danışmanla görüşmek faydalı olabilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 12 Mayıs 2025 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 12 Mayıs 2025 Pazartesi
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler