Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Kalsifikasyon, dokularda ya da organlarda kalsiyum tuzlarının normal akışın dışına çıkarak birikmesi ile ortaya çıkan bir durumdur. Ortaya çıkışında iltihaplanma, travma, metabolik dengesizlikler ya da uzun süreli zorlanmalar etkili olabilir. Oluşum yeri eklem, tendon, damar ya da meme dokusu olabilir ve her bölgede yarattığı etki farklı hissedilir. Tedavi yaklaşımı şikayetin şiddetine, kalsiyum birikiminin yaygınlığına ve altta yatan nedene göre şekillenir. İstirahat, fizik tedavi uygulamaları, ilaç desteği, iğne ile boşaltma yöntemleri ya da girişimsel işlemler seçenekler arasında yer alır. Erken dönemde fark edilen kalsifikasyonlarda yaşam tarzı düzenlemeleri ve düzenli takip ile ilerlemenin yavaşlatılması mümkün olabilir.

İçindekiler

Kalsifikasyon Nedir?

Kalsifikasyon, kalsiyum birikiminin yol açtığı sertleşme ve esneklik kaybı ile kendini gösterir. Genellikle uzun süreli mikro travmalar veya bölgesel kan akışındaki değişiklikler süreci tetikler.

Ağrı veya hareket kısıtlılığı her zaman belirgin olmayabilir. Rahatsızlık bazen sadece dokularda sertlik hissi ile kendini belli eder. Erken fark edildiğinde yaşam tarzı düzenlemeleri ve hedefe yönelik tedavi yöntemleri ilerlemenin yavaşlatılmasına yardımcı olabilir.

Kalsifikasyon Neden Olur?

Kalsifikasyon, dokularda kalsiyum birikiminin düzensiz şekilde gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkar. Metabolik ve çevresel etkenler bir araya geldiğinde süreç hızlanabilir.

Kalsifikasyon şu nedenlerle ortaya çıkar:

  • Uzun süreli iltihaplanmalar ve mikro yaralanmalar dokuların kalsiyum toplamasına yol açabilir.
  • Hiperkalsemi, yani kandaki aşırı kalsiyum seviyesi sertleşmeyi tetikleyen önemli bir faktördür.
  • Damar duvarlarında yaşanan hasarlar, kalsiyum birikimi için uygun ortam yaratabilir.
  • Bazı metabolik bozukluklar ve hormon dengesizlikleri sürecin hızlanmasına katkıda bulunur.

Erken dönemde fark edilen sertleşmeler, ilerlemeden önlenebilir ve yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olur. Düzenli kontroller ve uygun tedavi yöntemleri, komplikasyonların önüne geçmek için oldukça önemlidir.

Kalsifikasyonun Vücutta Görüldüğü Yaygın Bölgeler

Vücutta bazı dokular, sürekli zorlanma ve yük nedeniyle kalsiyum birikimine yatkın hale gelir. Etkilenen alanlarda dokuda sertleşme ve hareketlerde fark edilir bir kısıtlanma hissedilebilir.

Kalsifikasyonun vücutta en yaygın görüldüğü bölgeler şunlardır:

  • Meme kalsifikasyonları
  • Damar ve kalp kalsifikasyonu
  • Eklem ve tendon kalsifikasyonu
  • Böbrek kalsifikasyonu
  • Beyin kalsifikasyonu

Hedefe yönelik tedavi yöntemleri ve düzenli takip, ilerleyen sertleşmenin kontrol altında tutulmasını sağlar. Uygulanan yöntemler, hareket kabiliyetinin korunmasına ve rahatsızlığın azaltılmasına yardımcı olur.

Meme Kalsifikasyonları

Meme kalsifikasyonu (mikrokalsifikasyon), memedeki dokularda kalsiyum birikmesi sonucu oluşan küçük sertleşmelerdir. Genellikle yaşlanma, hormon değişiklikleri veya dokuda geçmişte yaşanan küçük hasarlar süreci tetikleyebilir.

Görüntüleme sırasında tespit edilen çok küçük kalsiyum birikimleri mikrokalsifikasyon olarak adlandırılır. Çoğu zaman belirti vermese de bazı durumlarda hassasiyet veya dokuda dolgunluk hissi ile kendini gösterebilir.

Damar ve Kalp Kalsifikasyonu

Damar kalsifikasyonu (ateroskleroz), damar duvarlarında kalsiyum birikimi sonucu esnekliğin azalması ve sertleşme ile kendini gösterir. Süreç genellikle yaş, yüksek tansiyon, kolesterol düzeyi ve uzun süreli iltihaplanmalarla tetiklenir.

Bazı kişilerde tespit edilen sertleşmeler, kalp kapakçığı kireçlenmesi ile birlikte ilerleyebilir. Erken evrede belirti vermese de ilerleyen durumlarda kan akışında daralma ve kalp üzerinde ek yük hissedilebilir.

Eklem ve Tendon Kalsifikasyonu

Eklem ve tendonlarda kalsiyum birikimi sonucunda hareket sırasında rahatsızlık ya da sertlik hissi oluşturabilir. Özellikle tekrarlayan yük ve zorlanmalara maruz kalan bölgelerde omuz kireçlenmesi (kalsifik tendinit) sık görülür. Zamanla etkilenen eklemlerde hareket kabiliyeti azalabilir ve spor ya da günlük aktivitelerde zorlanma artabilir.

Böbrek Kalsifikasyonu

Böbreklerde kalsiyum birikimi, idrar yollarında sertleşmeye ve taş oluşumuna zemin hazırlayabilir. Oluşan birikimler genellikle ağrı ve sık idrara çıkma gibi belirtilerle kendini gösterir.

Yoğun kalsiyum birikimleri, böbrek taşı olarak tespit edilebilir. Böyle bir durum olması halinde ise bazen cerrahi müdahale gerekebilir. Düzenli kontrol ve yeterli sıvı alımı, ilerleyen sertleşmenin önlenmesine yardımcı olur.

Beyin Kalsifikasyonu

Beyin kalsifikasyonu, bazı bölgelerde kalsiyumun birikmesi sonucu nörolojik işlevlerde değişiklikler yaratabilir. Genellikle rutin görüntülemeler sırasında fark edilir ve çoğu zaman belirti vermez. Ancak bazı durumlarda koordinasyon, hafıza veya dikkat üzerinde etkiler gözlemlenebilir.

Kalsifikasyon Belirtileri Nelerdir?

Kalsifikasyon genellikle yavaş ilerler ve ilk evrelerde etkileri hemen hissedilmez. Süreç, dokularda küçük değişimlerin birikmesi ile yavaş yavaş gelişir.

Kalsifikasyon belirtileri arasında şunlar yer alır:

  • Özellikle hareket sırasında eklem ve tendonlarda sertlik ile ağrı görülebilir.
  • Omuz, dirsek ve diz gibi eklemlerde zorlanma ile birlikte hassasiyet hissi gelişir.
  • Damar ile kalpte kireçlenme, çabuk yorulma, göğüs sıkışması ve nefes darlığı ile kendini gösterebilir.
  • Böbreklerde birikimler, ani bel ağrısı, sık idrara çıkma ve idrarda renk değişikliği ile fark edilir.
  • Meme dokusunda kalsiyum birikimi genellikle ağrısızdır, bazen dokuda dolgunluk hissi oluşturur.
  • Beyinde oluşan birikimler hafıza, dikkat ve koordinasyon üzerinde etkiler yaratabilir.
  • Cilt ile yumuşak dokularda sertleşme ve dokunmada rahatsızlık hissi gözlenebilir.

Belirtiler etkilenen alan ve birikimin şiddetine göre değişkenlik gösterir. Şikayetler gözlemlendiğinde hızlı müdahale planlamak, ilerlemenin önüne geçmek ve hareket kabiliyetini korumak için önemlidir.

Kalsifikasyon Tanısı Nasıl Konulur?

Kalsifikasyon tanısı, etkilenmiş dokuların yapısal değişikliklerini ortaya koyan görüntüleme yöntemleri ile yapılır. Dokuların sertleşme derecesi ve birikim yoğunluğu detaylı incelemelerle belirlenir. Bazı durumlarda kalp damarlarının durumu değerlendirilirken koroner arter kalsiyum skoru kullanılarak risk seviyesi hesaplanır.

Ultrason, röntgen ve BT taramaları, kalsiyum birikimlerini hassas şekilde tespit etmeye yardımcı olur. Gerekli görüldüğünde MR ve diğer ileri görüntüleme teknikleri, ayrıntılı bilgi sağlayabilir. Tanı süreci, doğru değerlendirme ve erken müdahale planlaması açısından hayati önem taşır.

Kalsifikasyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kalsifikasyon tedavisi, etkilenen dokunun türüne ve birikimin yaygınlığına göre planlanır. Hareket kısıtlılığı ve ağrı gibi şikayetler öncelikli olarak değerlendirilir. Bazı durumlarda ilaç tedavileri ve fiziksel terapi ile kalsiyum birikmesi kontrol altına alınabilir.

Daha ileri vakalarda iğne ile boşaltma veya cerrahi müdahaleler uygulanabilir. Düzenli takip, tedavi sürecinin etkinliğini gözlemlemek ve olası komplikasyonları önlemek için önemlidir. Planlı müdahaleler ile yaşam kalitesinin arttırılması ve etkilenen bölgelerdeki fonksiyon kaybının azaltılması hedeflenir.

Kalsifikasyon Nasıl Önlenir?

Kalsifikasyonun ilerlemesini tamamen durdurmak her zaman mümkün olmasa da bazı önlemler riski azaltabilir. Düzenli egzersiz ve eklemleri aşırı yüklenmekten kaçınmak dokuların sağlığını korur. Beslenme düzeninde kalsiyum ve vitamin dengesine dikkat etmek, dokularda gereksiz birikim oluşumunu yavaşlatabilir.

Kronik iltihap veya metabolik sorunların erken tedavisi, sürecin tetiklenmesini engelleyebilir. Düzenli tıbbi kontroller, olası sertleşmenin erken fark edilmesine ve hızlı müdahaleye olanak sağlar. Yaşam tarzı ve çevresel faktörlerde yapılan bilinçli değişiklikler, ilerleyen etkileri minimize etmeye yardımcı olur.

Kalsifikasyon Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kalsifikasyon kendiliğinden geçer mi?

Bazı hafif kalsifikasyon türleri zamanla vücut tarafından tolere edilebilir ve kısmen çözülür. Ancak çoğu durumda ilerlemeyi durdurmak için müdahale ve takip gerekir.

Çok fazla kalsiyum almak kireçlenme yapar mı?

Normal beslenme sınırları içinde alınan kalsiyum, genellikle dokularda birikime yol açmaz. Aşırı ve kontrolsüz kalsiyum alımı, bazı kişilerde sertleşmelere katkıda bulunabilir.

Meme kalsifikasyonu kanser belirtisi midir?

Meme kalsifikasyonlarının çoğu iyi huyludur ve kanser ile ilişkili değildir. Ancak bazı özel mikrokalsifikasyon desenleri ileri tetkik gerektirebilir.

Damar kireçlenmesi nasıl temizlenir?

Damar sertleşmeleri genellikle yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme düzeni ve ilaç tedavileri ile kontrol altına alınır. İleri vakalarda cerrahi veya girişimsel yöntemler gerekebilir.

D vitamini fazlalığı kalsifikasyona yol açar mı?

Aşırı D vitamini alımı kandaki kalsiyum seviyesini arttırarak bazı dokularda sertleşmeye katkıda bulunabilir. Doğru dozlarda alındığında risk oldukça düşüktür.

Kalsifik tendinit (omuz kireçlenmesi) ağrılı mıdır?

Çoğu vakada omuz kireçlenmesi, özellikle hareket sırasında belirgin ağrı ve rahatsızlık yaratır. Dinlenme ile ağrı hafifleyebilir ancak bazı kişilerde sürekli hassasiyet oluşabilir.

Kalsifikasyon ameliyatı riskli midir?

Her cerrahi müdahale gibi kalsifikasyon operasyonları da bazı riskler taşır. Riskler genellikle lokalizasyon, büyüklük ve hastanın genel sağlık durumu ile ilgilidir.

Beyindeki kalsifikasyon tehlikeli midir?

Beyindeki bazı kalsifikasyonlar rutin kontroller sırasında tesadüfen saptanır ve belirti vermez. Ancak bazı durumlarda nörolojik işlevleri etkileyebilir ve takip gerektirir.

Magnezyum kullanımı kalsiyum birikmesini önler mi?

Magnezyum, kalsiyumun dokularda birikmesini dengelemeye yardımcı olabilir. Düzenli ve yeterli alındığında bazı sertleşmelerin önlenmesine katkı sağlar.

Sigara içmek damar kalsifikasyonunu artırır mı?

Sigara, damar duvarında inflamasyonu arttırarak sertleşme riskini yükseltir. Uzun süreli kullanım, kireçlenmenin hızlanmasına katkıda bulunabilir.

Plasenta kalsifikasyonu ne anlama gelir?

Plasentada kalsiyum birikimi genellikle gebeliğin ilerleyen haftalarından normal bir bulgu sayılır. Nadiren erken dönemde görülmesi plasentanın işlevini etkileyebilir ve takip gerektirir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 4 Ağustos 2026 Salı Yayımlanma Tarihi: 4 Ağustos 2026 Salı
Bu içeriği ortalama 6 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. [email protected] adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak [email protected] adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler