Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Kılcal damar tedavileri, genellikle yüz, bacaklar ve kollar gibi cilt alanlarında beliren ve estetik olarak rahatsız edici olan ince damarların genişlemesi ile ilgilidir. Bu durum sıklıkla açık cilt tonuna sahip kişilerde görülür ve genetik faktörler, yaşlanma, alkol tüketimi, uzun süreli kortizon kullanımı gibi birçok nedene bağlı olabilir. En yaygın tedavi yöntemleri arasında lazer tedavileri, skleroterapi ve IPL bulunur. Lazer tedavisi, damar içindeki kanın emilmesiyle damarı işlevsiz hale getirerek kılcal damarların belirginliğini azaltır. Skleroterapi, damar içine özel bir çözelti enjekte ederek damarın kapanmasını sağlar. IPL ise geniş cilt bölgelerinde kullanılan bir ışık terapisi yöntemidir. Bu tedaviler, genellikle minimal yan etkilere sahip olup, çoğu hasta için güvenlidir ancak herhangi bir tedavi öncesinde dermatolojik bir değerlendirme yapılması önemlidir. Tedavi sonuçları genellikle kalıcıdır ancak yeni kılcal damarlar oluşabilir.
İçindekiler

Kılcal Damar Tedavileri

Kılcal damar görünümü, genellikle cilt rengi açık olan bireylerde sıkça karşılaşılan bir cilt sorunudur. Bu durum, genellikle yüz, bacaklar ve kollar gibi bölgelerde gözlemlenen kılcal damarların genişlemesi sonucu ortaya çıkar. Kılcal damarlar, cildin yüzeyine yakın bölgelerde genişleyerek belirgin bir görüntü oluşturabilir. Yüz bölgesinde özellikle burnun üst kısmı, yanları, çene ve yanaklar, kılcal damar görünümünün en belirgin olduğu alanlardır.

Kılcal damar görünümünün artışına neden olan bir dizi faktör bulunmaktadır. Bunlar arasında kılcal damar genişlemesi, ekstra hassas cilt yapısı, gül hastalığı, kuru ve atopik cilt, telenjektazi, sık alkol tüketimi, uzun süreli kortizon veya östrojen içeren ilaç kullanımı, spider anjioma, şarap lekesi (nevus flammeus) hastalığı , güneş ışığı gibi çeşitli bozucu faktörler sayılabilir. Bu etkenler, cildin üst kısmının incelmesine ve kılcal damar görünümünün belirginleşmesine katkıda bulunabilir.

Kılcal damar tedavi seçenekleri arasında günümüzde lazer tedavileri öne çıkmaktadır. Önceki dönemlerde kullanılan damarları yakma yöntemine göre daha az yan etkisi bulunan lazer tedavisi, kılcal damarların taşıdığı kanın cilt tarafından emilmesini sağlayarak damarı işlevsiz hale getirmeyi amaçlar. Lazer tedavisi, cilt yüzeyindeki koyu kırmızı, mavi mor ince çaplı kılcal damarlar üzerinde etkili olabilir.

Lazerle kılcal damar tedavisi sonrasında en yaygın yan etki cilt kızarıklığıdır. Ancak bu kızarıklık, uygulama sonrasında düzenli buz torbası ve soğuk bandaj uygulamaları ile kontrol altına alınabilir. Ayrıca, işlem yapılan bölgede ilk birkaç gün hafif şişme, uyuşma veya karıncalanma gibi durumlar da normal kabul edilir. Bu tür durumlarla karşılaşıldığında, doktor önerisiyle alternatif yöntemlerle sorun çözülebilir.

Lazerle kılcal damar tedavisi, genelde yan etkileri minimal olan bir uygulama olduğundan birçok kişi için kullanıma uygundur. Ancak, kan damarlarında fonksiyon bozukluğu veya kanama problemi olan bireylerde bu tedavi yöntemi tercih edilmemelidir. Bu nedenle, uygulama öncesinde doktorunuzla uygunluk değerlendirmesi yapmak önemlidir.

Kılcal damar görünümü tedavisi kişinin cilt yapısına ve sorununun şiddetine göre belirlenir. Lazer tedavileri, bu alanda çözüm sunan ve minimal yan etkilere sahip olan yöntemlerden biridir. Ancak herhangi bir tedavi öncesinde doktorunuzla görüşmek önemlidir.

Yüzdeki Kılcal Damar Tedavisi

Yüzdeki kılcal damarlar, ciltteki kılcal damar genişlemesi nedeniyle belirgin hale gelen bir estetik sorun olabilir. Bu durum, genellikle cilt rengi açık olan bireylerde daha sık görülür. Yüz bölgesindeki kılcal damar görünümü, özellikle burnun üst kısmı, yanaklar, çene ve göz çevresinde ortaya çıkabilir. Bu görüntü, bireylerin cilt görünümlerini olumsuz etkileyebilir ve kişisel memnuniyetsizlik yaratabilir.

Yüzdeki kılcal damar tedavisi için günümüzde birçok etkili yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler arasında lazer tedavileri, (ND Yag-IPL lazer) skleroterapi ve IPL (şiddetli ışık terapisi) gibi medikal çözümler yer almaktadır. Tedavi seçenekleri, kişinin cilt tipine, kılcal damarların durumuna ve tercihlerine bağlı olarak belirlenir.

Lazer tedavisi, damardaki kanı emerek damarı etkisiz hale getirir. Bu tedavi yöntemi, cilt üzerinde minimal etkiye sahiptir ve kılcal damarların görünümünü belirgin bir şekilde azaltabilir. Tedavi sonrasında kısa bir iyileşme süreci olabilir, ancak genellikle günlük aktivitelere hemen dönülebilir.

Skleroterapi , özellikle daha büyük kılcal damarları tedavi etmek için kullanılan bir enjeksiyon yöntemidir. Uygulama sırasında damar içine bir çözelti enjekte edilir, bu da damarın kapatılmasına ve zamanla kaybolmasına neden olur.

IPL, geniş cilt bölgelerini tedavi etmek için kullanılan bir ışık terapisi yöntemine verilen isimdir. Kılcal damarların üzerine uygulanan yoğun ışık, damarı hedef alarak görünümünü azaltabilir. Bu tedavi, genellikle cilt tonunu iyileştirmek ve kılcal damarları belirgin bir şekilde azaltmak amacıyla uygulanır.

Yüzdeki kılcal damar tedavisi sonrasında, kişinin cilt tipine ve kullanılan tedavi yöntemine bağlı olarak iyileşme süreci değişebilir. Ancak genellikle hafif kızarıklık veya şişlik gibi geçici yan etkiler görülebilir. Tedavi sonuçları kişiden kişiye değişmekle birlikte, çoğu hasta belirgin bir iyileşme yaşar ve ciltlerindeki kılcal damar görünümünü azaltmış olurlar.

Kılcal Damar Görünümü ve Nedenleri

Kılcal damar görünümü, ciltte beliren ince damarların genişlemesi sonucu ortaya çıkan sorundur. Bu durum, genellikle cilt rengi açık olan bireylerde daha sık rastlanır ve yüz, bacaklar ve kollar gibi bölgelerde görülebilir. Kılcal damarların belirginleşmesi, birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Kılcal Damarların Genişlemesi

Kılcal damarların genişlemesi, en yaygın nedenlerden biridir. Bu genişleme, damar duvarlarının zayıflaması veya elastikiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelir.

Ekstra Hassas Cilt Yapısı

Bazı bireylerin cilt yapıları diğerlerine göre daha hassas olabilir. Bu durum, cildin dış etkenlere karşı daha duyarlı olmasına ve kılcal damarların belirginleşmesine neden olabilir.

Gül Hastalığı (Rosacea)

Rosacea, genellikle yüzde kızarıklık, sivilce benzeri lezyonlar ve kılcal damar görünümünün arttığı bir cilt hastalığıdır.

Kuru ve Atopik Cilt

Cildin kuru olması veya atopik dermatit gibi cilt sorunlarına sahip olmak, kılcal damarların belirginleşmesine katkıda bulunabilir.

Telenjektazi

Telenjektazi, ciltteki küçük kılcal damarların genişlemesi ve belirgin hale gelmesi durumudur.

Alkol Tüketimi

Aşırı alkol tüketimi, damar genişlemesine yol açabilir ve kılcal damar görünümünü artırabilir.

Uzun Süreli Kortizon veya Östrojen İçeren İlaç Kullanımı

Kortizon veya östrojen içeren bazı ilaçlar, damar duvarlarının etkilenmesine ve genişlemesine neden olabilir.

Spider Anjioma

Spider anjioma, genellikle karaciğer sorunları veya hormonal değişikliklerle ilişkilendirilen kılcal damarların belirgin hale geldiği bir durumdur.

Şarap Lekesi (Nevus Flammeus) Hastalığı

Şarap lekesi hastalığı veya port wine stain, damarların genişlemesi sonucu ciltte lekelerin oluştuğu bir durumdur.

Güneş Işığı ve Çevresel Faktörler

Aşırı güneşe maruz kalma, sıcak hava, güçlü rüzgarlar, güneş yanıkları ve travmatik cilt durumları gibi çevresel faktörler, cildin üst tabakasının incelmesine ve kılcal damarların belirginleşmesine neden olabilir.

Kılcal damar görünümüne neden olan bu faktörlerden bir veya birkaçı bir araya geldiğinde, görsel açıdan kişileri rahatsız edici bir durum ortaya çıkabilir. Ancak günümüzdeki güncel tedavi yöntemleri, bu sorunun hafifletilmesine veya ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir. Tedavi seçenekleri uzman bir sağlık profesyoneli tarafından belirlenmeli ve bireysel duruma göre uyarlanmalıdır.

Kılcal Damar Görünümü Tedavisinde Lazer Yöntemleri

Kılcal damar görünümü, genellikle yüz, bacaklar ve kollar gibi bölgelerde beliren ince damarların genişlemesi sonucu ortaya çıkan bir estetik endişedir. Geçmişte, kılcal damarların tedavisi için kullanılan yöntemler arasında birçok yan etkisi olan "kılcal damarları yakma" yöntemi bulunmaktaydı. Ancak, günümüzde kılcal damar görünümü tedavisi için geliştirilen lazer yöntemlerinin yan etkileri daha minimal olarak gözlemlenmektedir.

Kılcal damarlar için lazer tedavisi, medikal cihazlar kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Bu tedavi yöntemi, kılcal damarlarda bulunan kanın cilt tarafından emilerek damarın işlevsiz hale gelmesini amaçlamaktadır. Lazer ışınları, kan içerisindeki hemoglobin tarafından emilir ve damar içinde enerji oluşturarak kılcal damarları hedef alır, böylece kızarık görünümü azaltır. Bu sayede açıkta kalan kan, cilt tarafından emilir ve görünümde belirgin bir düzelme sağlanır.

Nd:YAG lazer tedavisi , özellikle cilt yüzeyinde koyu kırmızı, mavi mor ince çaplı kılcal damarların tedavisinde etkili bir seçenektir. Uygulama sonrasında hafif kızarıklık ve nadiren de olsa hafif morluklar görülebilir, ancak bu etkiler genellikle birkaç gün içinde azalır. Doktorunuzun önerdiği ilaçlar kullanıldıktan sonra ciltte hızlı bir iyileşme gözlemlenir.

Lazer teknolojisi sayesinde, tedavi sırasında ısının kontrolsüzce yayılması engellenir, bu da tedavinin daha kontrollü ve etkili olmasını sağlar.

Bu tedavi seçeneği, kılcal damar görünümünden rahatsızlık duyan bireyler için çözüm odaklı bir yaklaşım sunar. Sonuç olarak, kılcal damar görünümü tedavisinde lazer yöntemleri, minimal yan etkilere sahip ve alternatif olarak öne çıkmaktadır. Herhangi bir tedavi kararı öncesinde, bir dermatologla görüşmek ve bireyin ihtiyaçlarına uygun bir plan oluşturmak önemlidir.

Kılcal Damar Tedavileri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kılcal Damarlar Nedir ve Nasıl Oluşurlar?

Kılcal damarlar, cildin yüzeyine yakın ince kan damarlarıdır. Genellikle genetik faktörlere, yaşlanmaya veya cilt hasarına bağlı olarak oluşabilirler.

Kılcal Damar Tedavisi Nedir?

Kılcal damar tedavisi, genellikle lazer veya skleroterapi gibi yöntemlerle yapılan, ciltte belirgin kılcal damarları azaltmayı amaçlayan bir estetik prosedürdür.

Kılcal Damar Tedavisi Ağrılı Mıdır?

Kılcal damar tedavisi genellikle hafif bir rahatsızlıkla sınırlıdır. Uygulanan yönteme ve bireyin acı eşiğine bağlı olarak değişebilir.

Hangi Bölgelerde Kılcal Damar Tedavisi Uygulanabilir?

Kılcal damar tedavisi genellikle yüz, bacaklar ve ayak bilekleri gibi belirli bölgelerde uygulanabilir.

Kılcal Damar Tedavisi Kaç Seansta Tamamlanır?

Tedavinin süresi, kılcal damarların sayısına, büyüklüğüne ve kullanılan tedavi yöntemine bağlı olarak değişir. Genellikle birkaç seansta tamamlanabilir.

Kılcal Damar Tedavisi Kalıcı Mıdır?

Kılcal damar tedavisi, genellikle kalıcı sonuçlar sağlar, ancak tedavi edilen bölgede yeni kılcal damarlar oluşabilir.

Kılcal Damar Tedavisi Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tedavi öncesinde güneşten kaçınılması ve tedavi alanının temizlenmesi genellikle önerilir. Ayrıca, ilaç kullanımı ve diğer sağlık durumları da değerlendirilmelidir.

Kılcal Damar Tedavisi Sonrasında Toparlanma Süreci Nasıldır?

Tedavi sonrasında genellikle hafif kızarıklık ve şişlik olabilir, ancak bu durumlar genellikle kısa süreli ve hafiftir. Toparlanma süreci bireyden bireye değişebilir.

Kimler Kılcal Damar Tedavisi Yaptırmalıdır?

Kılcal damar tedavisi genellikle belirgin kılcal damarları olan bireyler için uygundur. Ancak, herhangi bir tedaviye başlamadan önce bir uzmana danışmak önemlidir.

Kılcal Damar Tedavisi ile İlgili Riskler Nelerdir?

Genellikle güvenli olsa da, kılcal damar tedavisinin potansiyel riskleri arasında enfeksiyon, renk değişiklikleri veya yan etkiler bulunabilir. Bu riskler, uzman bir doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 7 Mayıs 2024 Salı Yayımlanma Tarihi: 7 Mayıs 2024 Salı

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

YUKARI
İçindekiler
Size ulaşmamızı ister misiniz?