Asfiksi, vücudun yeterli oksijen alamaması ve karbondioksitin birikmesiyle oluşan acil bir tıbbi durumdur. Dokulardaki oksijen yetersizliği olan hipoksiden farkı, solunumun doğrudan engellenmesi ve karbondioksit artışının eş zamanlı yaşanmasıdır. Mekanik, kimyasal, travmatik, pozisyona bağlı ve doğum asfiksisi gibi türleri bulunur. Yabancı cisimle tıkanma, suda boğulma, zehirli gazlar, anafilaksi ve ilaç doz aşımı başlıca nedenleridir. Nefes darlığı, morarma, öksürük ve bilinç kaybı en belirgin semptomlardır. Tedavide Heimlich manevrası, CPR, tıbbi ve cerrahi müdahaleler uygulanır. Zamanında müdahale edilmediğinde organ yetmezliğine ve ölüme yol açabilir.
Asfiksi Nedir?
Asfiksi, vücudun ihtiyaç duyduğu oksijeni alamaması ve buna bağlı olarak dokulara yeterli oksijen taşınamaması durumudur. Normal solunum sürecinde alınan oksijen akciğerlerden kana geçer ve hücrelere enerji üretimi için ulaştırılır. Ancak solunum yolundaki bir tıkanıklık veya gaz değişimini engelleyen bir durum nedeniyle oksijen girişi durduğunda ya da karbondioksit atılımı engellendiğinde asfiksi meydana gelir. Müdahale edilmediğinde bilincin kapanmasına, organ yetmezliklerine ve dakikalar içinde yaşamın yitirilmesine yol açabilen acil bir durumdur.
Asfiksi ve Hipoksi Farkı Nedir?
Asfiksi ve hipoksi arasındaki temel fark, problemin kaynağıdır. Hipoksi vücut dokularında veya kanda yetersiz miktarda oksijen bulunması durumunu ifade eden genel bir tıbbi terimdir. Asfiksi ise solunum yolunun tıkanması ya da oksijen alımının çeşitli yollarla engellenmesi sonucu hem oksijensizliğin, hem de karbondioksit birikiminin eş zamanlı yaşandığı acil bir durumudur.
Asfiksi ve hipoksi arasındaki farklar şu şekilde açıklanabilir:
- Hipoksi, dokuların oksijeni kullanamaması veya kandaki oksijenin düşmesidir. Asfiksi ise solunumun doğrudan engellenmesi ve durmasıyla tetiklenir.
- Hipoksi durumunda her zaman karbondioksit birikimi olmayabilir. Asfiksi durumunda ise oksijen düşerken karbondioksit vücutta hızla birikir.
- Asfiksi, hipoksiye neden olan özel bir durumdur. Her asfiksi hipoksiye yol açar, ancak her hipoksi asfiksiden kaynaklanmaz.
- Hipoksi dolaşım bozukluğu gibi durumlarda da gelişebilir. Asfiksi ise genellikle boğulma ve yabancı cisimle tıkanma gibi doğrudan solunumu kesen olaylarla oluşur.
Asfiksi Türleri
Asfiksi türleri, oksijenin vücuda girmesini ve hücreler tarafından kullanılmasını engelleyen etkenlere bağlı olarak mekanik asfiksi, kimyasal asfiksi, pozisyona bağlı asfiksi, travmatik asfiksi, sıkışmaya bağlı asfiksi, akut asfiksi ve doğum asfiksisi şeklinde sınıflandırılır.
Mekanik Asfiksi
Solunum yolunun ya da akciğerlerin fiziksel bir engel, obje ve dış kuvvet nedeniyle tıkanması durumudur. Yabancı bir cismin nefes borusunu tıkaması, boğulma, yüzün kapanması ve boyun bölgesine baskı uygulanması gibi durumları kapsar.
Kimyasal Asfiksi
Solunan zehirli maddelerin, kanın oksijen taşımasını ve hücrelerin oksijeni kullanmasını engellemesiyle oluşur. Karbonmonoksit, siyanür ve hidrojen sülfür gibi toksik gazların solunması bu türün başlıca nedenlerindendir.
Pozisyona Bağlı Asfiksi
Vücudun, solunumu engelleyecek veya kısıtlayacak bir pozisyonda kalması sonucu meydana gelir. Genellikle kendi kendini düzeltemeyecek kadar zayıf olan bebeklerde, bilinci kapalı ve hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerde görülür.
Travmatik Asfiksi
Göğüs ve karın bölgesine aniden uygulanan şiddetli darbeler ya da ağır cisimlerin düşmesi sonucu gelişir. Akciğerlerin çalışmasını engellemenin yanı sıra, kalpten çıkan kanın boyun ve beyin damarlarına geriye doğru basınçla dolmasına yol açar.
Sıkışmaya Bağlı Asfiksi
Göğüs kafesine dışarıdan uygulanan sürekli bir baskı nedeniyle akciğerlerin genişleyip nefes alamaması durumudur.
Akut Asfiksi
Aniden ve çok hızlı bir şekilde gelişen, şiddetli oksijen kesintisidir. Travmatik asfiksi gibi ani gelişen durumlar akut asfiksi sınıfına girer ve acil müdahale gerektirir.
Doğum Asfiksisi
Bebeğin doğum öncesinde, doğum sırasında veya hemen sonrasında yeterli oksijeni alamaması durumudur. Plasenta problemleri, kordon dolanması ve uzamış doğum gibi nedenlerle ortaya çıkabilir.
Asfiksi Neden Olur?
Asfiksi, hava yolunu kapatan yabancı cisimler, karbonmonoksit gibi toksik gazlara maruz kalma, göğüs bölgesine uygulanan şiddetli travma, solunumu durduran nöbetler, ağır alerjik reaksiyonlar ve aşırı dozda alınan ilaçlar gibi vücudun oksijen alımını tamamen engelleyen pek çok farklı nedenle ortaya çıkar.
Asfiksiye neden olan yaygın durumlar şu şekilde sıralanabilir:
- Tıkanma
- Suda Boğulma ve Aspirasyon
- Boğulma
- Anafilaksi
- Aşırı Doz İlaç Kullanımı
- Nöbet Geçirme
- Kimyasal Gaz Maruziyeti
- Astım
- Travma ve Yaralanmalar
Tıkanma
Yiyeceklerin ve küçük objelerin soluk borusuna kaçarak hava akışını tamamen kapatmasıdır. Yaşlılarda ve küçük çocuklarda sıklıkla karşılaşılan temel asfiksi nedenlerindendir.
Suda Boğulma ve Aspirasyon
Sıvıların ya da mide içeriğinin solunum yoluna ve akciğerlere kaçması durumudur. Akciğerlerdeki havanın yerini sıvının alması veya nefes borusunda oluşan spazm, oksijen alımını durdurur.
Boğulma
Yüzün kapalı bir cisimle örtülmesi, göğse ağır bir baskı uygulanması veya oksijeni tükenmiş kapalı bir ortamda kalınması sonucu nefes alamama durumudur.
Anafilaksi
Şiddetli alerjik reaksiyonlar sonucu hava yollarının aniden şişip kapanmasıdır. Alerjen maddeler hava yolunu daraltarak fiziksel asfiksiye yol açabilir.
Aşırı Doz İlaç Kullanımı
Yüksek dozda alınan bazı ilaçlar beynin solunum merkezini baskılar. Solunumun aşırı yavaşlaması veya tamamen durması sonucu vücut yeterli oksijeni alamaz.
Nöbet Geçirme
Epilepsi gibi nöbet bozuklukları sırasında nefes alma geçici olarak durabilir. Ayrıca nöbet esnasında vücudun aldığı pozisyon hava yolunun kapanmasına neden olabilir.
Kimyasal Gaz Maruziyeti
Karbonmonoksit, siyanür ve hidrojen sülfür gibi zehirli gazların solunmasıdır. Bu kimyasallar kanda oksijenin taşınmasını ve hücreler tarafından kullanılmasını engeller.
Astım
Kronik bir akciğer hastalığı olan astım krizleri sırasında hava yolları iltihaplanır, şişer ve daralır. Hava kirliliği, sigara dumanı ve egzersiz gibi tetikleyiciler soluk almayı engelleyecek kadar riskli olabilir.
Travma ve Yaralanmalar
Trafik kazaları, göğsün ezilmesi, omurga ve boyun kırılmaları gibi ciddi yaralanmalar akciğerlerin genişlemesini engelleyerek fiziksel asfiksiye yol açabilir.
Asfiksi Belirtileri Nelerdir?
Asfiksi, nefes darlığı, hızlı soluk alıp verme, öksürük, ses kısılması, konuşamama, yutkunma güçlüğü, yüzde ve dudaklarda morarma gibi belirtilerle ortaya çıkar. Oksijensizliğin uzamasıyla baş dönmesi, şiddetli baş ağrısı, hafıza kaybı, idrar kaçırma ve son aşamada bilincin tamamen kapanması gibi hayati semptomlar ile daha riskli bir tabloya dönüşebilir.
Asfiksi genellikle şu belirtilerle ortaya çıkar:
- Nefes darlığı
- Hızlı veya derin nefes alma
- Konuşamama
- Yüz, dudak ve tırnaklarda renk değişimi
- Öksürük
- Boğuk ses
- Yutkunma güçlüğü
- Baş dönmesi
- Baş ağrısı
- Bilinç kaybı
- Geçici hafıza kaybı
- İdrar veya dışkı kaçırma
Asfiksi Tanısı Nasıl Konulur?
Asfiksi tanısı genellikle hastanın nefes alamama, boğazını tutma, konuşamama, hırıltılı solunum yapma, zayıf öksürme, bilincini kaybetme gibi klinik belirtilerinin ve olayın gerçekleştiği acil durum tablosunun hızlıca değerlendirilmesiyle konulur. Ayrıca tıkanıklığın nedeni ve yeri belirgin olmadığında hava yollarının durumunu incelemek amacıyla röntgen ya da ucunda kamera bulunan esnek bir tüple hava yoluna bakılan bronkoskopi gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.
Asfiksi Anında Nasıl Müdahale Edilir?
Asfiksi anında müdahale, durumun altında yatan nedene ve kişinin bilincine bağlı olarak zaman kaybetmeden uygulanması gereken acil bir ilk yardım sürecidir. Hava yoluna bir cisim kaçması durumunda yetişkinlerde ve çocuklarda hızlıca Heimlich manevrası uygulanırken, bebeklerde hasta yüzüstü kola yatırılarak sırta vurma teknikleri tercih edilir. Eğer asfiksiye astım krizi, anafilaksi ve aşırı doz ilaç neden oluyorsa steroid inhalerlar ve epnefrin enjeksiyonları gibi tıbbi müdahaleler tercih edilir.
Kişinin solunumu ya da kalbi durmuşsa, beyin dokularına kan ve oksijen akışını sürdürebilmek amacıyla vakit kaybetmeden sert göğüs basılarına dayanan kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) yapılabilir. Olay yerine ulaşan tıbbi ekipler ise kişinin vücuduna yeterli oksijeni ulaştırmak için solunum tüpleri ve oksijen maskeleri yardımıyla oksijen uygular. Hava yolunun tamamen tıkalı olduğu ileri vakalarda ise trakeostomi gibi cerrahi girişimlerle hava yolu doğrudan açılır.
Asfiksi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Asfiksi sonucu ne olur?
Asfiksi, müdahale süresine ve şiddetine bağlı olarak başta beyin olmak üzere kalp, böbrek ve akciğer gibi hayati organlarda hasara yol açabilir. Ağır vakalarda nörolojik gelişim geriliği, serebral palsi veya organ yetmezliği gelişebileceği gibi, hafif vakalar erken müdahaleyle kalıcı hasar kalmadan iyileşebilir.
Yenidoğanda asfiksi nedir?
Yenidoğan asfiksisi, bebeğin doğum öncesinde, doğum sırasında veya hemen sonrasında dokularına yeterince oksijen ulaşamaması ve karbondioksitin vücuttan atılamaması durumudur. Bu gaz değişimi bozukluğu, hücresel düzeyde oksijensizliğe ve organ fonksiyonlarının etkilenmesine yol açan tıbbi bir acil durumdur.
Perinatal asfiksi nedir?
Perinatal asfiksi, gebeliğin 28. haftasından başlayıp doğumdan sonraki ilk 7 günü kapsayan dönemde gelişen oksijensizlik durumunu ifade eder. Plasenta yetmezliği, kordon dolanması ve uzamış zor doğum gibi nedenlerle fetüsün ya da yeni doğan bebeğin yetersiz oksijen almasıyla ortaya çıkar.