Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Beyin ölümü, beyin ve beyin sapının tüm yaşamsal işlevlerini geri dönüşsüz biçimde kaybetmesiyle ortaya çıkan kalıcı ölüm halidir. Kişi dışarıdan bakıldığında solunum cihazına bağlı olarak nefes alıyor gibi görünse de beyin artık hiçbir yaşamsal komutu iletemez. Tanı süreci, bilinç düzeyinin tamamen kaybolması ve beyin sapı reflekslerinin varlığının veya yokluğunun değerlendirilmesiyle başlar.

Uzman hekimler, beynin aktivitesinin varlığını değerlendirmek için kapsamlı nörolojik muayeneler gerçekleştirir. Apne testi, hastanın kendi solunum çabasını ölçen en kritik adımlardan biridir. Bulgular tutarlı şekilde beyin fonksiyonlarının sona erdiğini gösterdiğinde tanı kesinleşir ve yasal ölüm olarak kabul edilir.

İçindekiler

Beyin Ölümü Nedir?

Beyin ölümü, beynin yaşamı sürdüren tüm mekanizmalarının geri dönülemez biçimde durmasıdır. Bilinç tamamen kaybolur ve kişi kendi başına nefes alamaz. Beyin aktivitelerinin tamamen durması, yaşamın devam etmesini imkansız hale getirir. Tanı süreci, titiz nörolojik muayene ve çeşitli testlerle dikkatlice yürütülür.

Beyin sapı refleksinin yokluğu ve elektriksel beyin aktivitesinin (EEG) saptanmaması, ölümün en güvenilir göstergelerindendir. Yaşam destekleri durdurulduğunda organlar hızla fonksiyonlarını kaybeder ve beden artık kendi başına hayatta kalamaz. Kararın doğruluğu, birden fazla uzman tarafından yapılan bağımsız gözlemlerle pekiştirilir.

Beyin Ölümü Tanısı Nasıl Konur?

Beyin ölümü tanısı, beynin tüm hayatı işlevlerini kaybettiğini kesin olarak belirlemek için yapılan tıbbi bir süreçtir. Değerlendirmelerde hastanın bilinç düzeyi ve refleksleri titizlikle incelenir. Koma durumundaki hastanın tüm testleri incelenir.

Bazı hastalar uzun süre bitkisel hayat (Vejetatif durum) içinde kalabilir, ancak beyin ölümü gelişen bireylerde hiçbir bilinç düzeyi veya beyin kaynaklı refleks aktivitesi saptanmaz. Tanı sırasında solunum kapasitesi değerlendirilir ve kişinin kendi başına nefes alıp almadığını belirlemek için apne testi uygulanır.

Tüm gözlemler birden fazla uzman tarafından doğrulandıktan sonra tanı kesinleşir ve yaşam desteklerinin sonlandırılması süreci başlatılır.

Beyin Ölümüne Neden Olan Durumlar Nelerdir?

Beyin ölümüne giden süreç, vücutta gözle görülür değişiklikler yaratabilir ve bazı organ sistemlerinde hızlı bozulmalara yol açabilir. Tıbbi ekipler, her küçük değişikliği gözlemleyerek tanının güvenilirliğini sağlamaya çalışır. Erken belirtiler çoğu zaman fark edilmesi zor olduğundan süreç yoğun ve dikkat titizlik gerektirir. Beyin ölümüne neden olan bazı durumlar şunlardır:

  • Şiddetli kafa travmaları ve trafik kazaları
  • Beyin kanamaları ve felç
  • Uzun süreli oksijen yetersizliği veya boğulma
  • Beyin tümörleri ve yaygın enfeksiyonlar
  • Ani kalp durması veya ciddi dolaşım sorunları
  • Ağır ilaç ve toksinlerin beyin hücrelerini verdiği geri dönüşsüz hasarlar

Beyin fonksiyonlarının kaybı, organ sistemlerini hızla etkiler ve yaşamı sürdüren mekanizmaların bozulmasına yol açar. Erken fark edilip yönetilen durumlar, komplikasyonları sınırlayabilir ve yaşam desteklerinin etkinliğini arttırır. Sonuç olarak beyin ölümüne yol açan süreçler multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve sürekli gözlem ile kontrol altında tutulmalıdır.

Beyin Ölümü Gerçekleştikten Sonraki Süreç

Beyin ölümü gerçekleştikten sonra vücut, hayati fonksiyonları kendi başına sürdüremez ve tüm sistemler hızla destek gerektirir. Yoğun bakım ortamında mekanik cihazlarla yaşam belirtileri gözlemlenir ve organ fonksiyonları korunmaya çalışılır. Organ bağışı planlanıyorsa gerekli hazırlıklar titizlikle yürütülür ve süreç hızlı bir şekilde koordine edilir.

Yakınları bilgilendirilir ve yasal prosedürler eksiksiz uygulanır. Son aşamada tıbbi kayıtlar tamamlanır ve hastanın durumu ile ilgili tüm belgeler resmi olarak kayda geçirilir.

Beyin Ölümü ve Organ Bağışı

Yasal ölüm, beyin fonksiyonlarının geri dönülemez şekilde kaybıyla tıbbi olarak tespit edildiğinde kabul edilir. Hastanın yaşam belirtileri, yoğun bakım ortamında mekanik cihazlarla desteklenir ve süreç yakından izlenir. Organ bağışı, uygun koşullar sağlandığında hayat kurtarmada doğrudan etkili bir uygulamadır.

Aileler bilgilendirilir ve onay süreci titizlikle yürütülür. Ardından organların güvenli bir şekilde alınması ve nakil merkezlerine ulaştırılması için koordinasyon sağlanır.

Beyin Ölümü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Beyin ölümü için hangi uzmanlar karar verir?

Beyin ölümü tanısı nöroloji veya beyin cerrahisi uzmanları tarafından konur ve çoğu zaman iki ayrı uzman tarafından doğrulanır. Tanı sürecinde hastanın tüm sinirsel refleksleri ve bilinç durumu titizlikle değerlendirilir.

Beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin iyileşmesi mümkün müdür?

Beyin ölümü tanısı alan bir kişinin beyin fonksiyonları tamamen kaybolmuştur ve iyileşme ihtimali bulunmaz. Vücut fonksiyonları sadece mekanik cihazlar ve desteklerle geçici olarak sürdürülebilir.

Yaşam desteği (solunum cihazı) varken kalp neden atmaya devam eder?

Kalp, beyin kontrolü olmadan da kendi elektriksel ritmiyle atmaya devam edebilir. Solunum cihazı ve diğer destekler organların oksijen almasını sağlayarak kalp atışını sürdüren çevresel koşulları oluşturur.

Beyin ölümü tanısı ne kadar sürede konulur?

Tanı süresi, hastanın yaşına, sağlık durumuna veya gözlem protokollerine bağlı olarak değişir ve birkaç saatten birkaç güne kadar uzayabilir. Tüm refleks ve fonksiyon testleri tekrarlandığında kesin karar verilir.

Apne testi nedir ve neden önemlidir?

Apne testi, kişinin kendi başına nefes alıp almadığını ölçmek için yapılan bir testtir. Solunum refleksinin tamamen kaybolduğunu gösterdiği için tanıda kritik öneme sahiptir.

Beyin ölümü ve yasal ölüm aynı anlama mı gelir?

Beyin ölümü tıbbi olarak beynin tüm işlevlerinin geri dönülmez biçimde kaybıdır. Yasal ölüm, çoğu ülkede beyin ölümü tespit edildiğinde resmen kabul edilir.

Bitkisel hayattaki bir hasta beyin ölümüne girebilir mi?

Bitkisel hayattaki hastalar uzun süre bilinçsiz şekilde yaşayabilir, ancak beyin ölümüne girmek için tüm beyin fonksiyonlarının geri dönülemez şekilde durması gerekir. İkisi farklı tıbbi durumları temsil eder.

Lazarus refleksi nedir ve beyin ölümüyle çelişir mi?

Lazarus refleksi, beyin sapı fonksiyonu devam ederken ortaya çıkan ani refleks hareketleridir. Beyin ölümü tanısı konmuş kişilerde lazarus refleks görülmez, dolayısıyla çelişmez.

Organ bağışı için beyin ölümü tanısı neden gereklidir?

Organ bağışı, organların canlı kalmasını sağlayacak şekilde güvenle alınabilmesi için beyin ölümünün kesinleştirilmesini gerektirir. Tanı, etik ve yasal açıdan bağış sürecinin temelini oluşturur.

Ailelerin beyin ölümü sürecindeki rolü nedir?

Aileler, hastanın durumunu öğrenir ve organ bağışı gibi kararlar konusunda bilgilendirilir. Psikolojik destek ve yönlendirme, sürecin sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur.

Beyin ölümü tanısı konulduktan sonra yaşam desteği ne zaman sonlandırılır?

Yaşam desteği, yasal ve etik onaylar alındıktan sonra sonlandırılır. Organ bağışı planlanıyorsa, sürecin tamamlanmasına kadar cihaz desteği devam eder.

Çocuklarda beyin ölümü tanısı farklı mıdır?

Çocuklarda tanı, yetişkinlerden daha uzun gözlem süreleri ve ek refleks testleri gerektirebilir. Tüm protokoller yaşa ve gelişim düzeyine uygun şekilde uygulanır.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 5 Aralık 2025 Cuma Yayımlanma Tarihi: 5 Aralık 2025 Cuma
Bu içeriği ortalama 5 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""