Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Diabetes insipidus (şekersiz şeker hastalığı), vücudun su tutma yeteneğinin bozulduğu, nadir görülen hormonal bir bozukluktur. Antidiüretik hormon (ADH) eksikliği ya da böbreklerin bu hormona direnç göstermesi sonucu ortaya çıkar. En belirgin belirtileri aşırı susama ve sık idrara çıkmadır.

Merkezi, nefrojenik, gebelikle ilişkili ve dipsogenik olmak üzere dört türü bulunur. Tanı için su kısıtlama testi, kan ve idrar analizleri kullanılır. İdrarda glikoz bulunmamasıyla şeker hastalığından (diabetes mellitus) ayrılır. Tedavide genellikle desmopressin kullanılır. Sıvı dengesi korunmalı ve düzenli doktor takibi yapılmalıdır.

İçindekiler

Diabetes İnsipidus Nedir?

Şekersiz şeker hastalığı , kandaki glikoz düzeyiyle ilgili değildir. Vücudun su tutma yeteneğiyle ilgili bir bozukluktur. Hipotalamus ve hipofiz bezi arasındaki hormon salınımındaki bir aksaklık sonucu ortaya çıkar.

Normalde vücut, sıvı dengesini korumak için antidiüretik hormon (ADH) üretir. Bu hormon böbreklere suyu geri emmelerini söyler. Ancak diabetes insipidus durumunda ADH'nin üretimi ya da böbrekler üzerindeki etkisi yetersiz kalır. Beyindeki hipofiz bezi ya da hipotalamusta meydana gelen hasar nedeniyle antidiüretik hormon (ADH) üretimi ya da salınımı azalır. Sonuç olarak kişi aşırı miktarda seyrelmiş idrar yapar ve sürekli susar.

Diabetes İnsipidus Türleri Nelerdir?

Diabetes insipidus, temelinde aynı semptomlara (aşırı idrara çıkma ve susama) yol açsa da farklı nedenlere bağlı olarak dört ana alt türde sınıflandırılır. Hangi türün söz konusu olduğu, uygulanacak tedavi yönteminin belirlenmesi açısından oldukça önemlidir.

Her bir alt tür, hormonal dengenin farklı noktalarında meydana gelen bozukluklarla ilişkilidir. Her bir türe göre farklı tedavi uygulanır. Bu yüzden hastalığın türünü doğru tespit etmek önem taşır.

Diabetes insipidus türleri şunlardır:

  • Merkezî (Santral) Diabetes İnsipidus
  • Nefrojenik Diabetes İnsipidus
  • Gebelikle İlişkili Diabetes İnsipidus
  • Dipsogenik Diabetes İnsipidus

Merkezî (Santral) Diabetes İnsipidus

En yaygın türlerden biri olan merkezî diabetes insipidus , hipotalamus ya da hipofiz bezinde meydana gelen hasar nedeniyle vazopressin eksikliği oluşmasıyla ortaya çıkar. Travma, ameliyat, enfeksiyon veya tümör gibi durumlar ADH üretimini engelleyebilir.

Nefrojenik Diabetes İnsipidus

Bu türde ADH üretimi normaldir ancak böbrekler bu hormona yanıt veremez. Böbrek dokusundaki bir hasar ya da genetik mutasyonlar bu duruma yol açar. Hipofiz bezi sağlıklı olsa bile böbreklerin hormon sinyallerini alamaması nedeniyle su emilimi bozulur.

Gebelikle İlişkili Diabetes İnsipidus

Gebelik sırasında nadir olarak görülen bu türde, plasentadan salgılanan bir enzim ADH’yi yıkar. Bu da hipotalamus tarafından salgılanan hormonun işlevini yitirmesine yol açar. Tedavi edilmediğinde gebelikte sıvı dengesini tehdit edebilir.

Dipsogenik Diabetes İnsipidus

Bu psikojenik ya da davranışsal kökenli türde, beyinden gelen susama sinyali artar. Kişi gereğinden fazla su içer ve vücut doğal ADH üretimini baskılar. Aşırı susama (polidipsi) ve idrar sıklığı arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Diabetes İnsipidus Nedenleri ve Risk Faktörleri

Diabetes insipidus, vücuttaki sıvı dengesini düzenleyen sistemlerdeki aksaklıklardan kaynaklanır. Bu aksaklıklar, hormon üretimi, sinir sistemi iletimi veya böbrek fonksiyonları üzerinde meydana gelebilir.

Diabetes insidipus nedenleri ve risk faktörleri şunlardır:

  • Hipotalamus veya hipofiz bezinde travma
  • Beyin tümörleri (örneğin kraniofaringiom)
  • Beyin cerrahisi sonrası komplikasyonlar
  • Merkezi sinir sistemi enfeksiyonları (menenjit, ensefalit)
  • Genetik mutasyonlar (özellikle nefrojenik türde)
  • Uzun süreli lityum kullanımı
  • Kronik böbrek hastalıkları
  • Metabolik dengesizlikler (hiperkalsemi, hipokalemi)
  • Otoimmün hastalıklar
  • Gebelikte artan vazopressinaz aktivitesi
  • Psikiyatrik hastalıklar veya aşırı su içme alışkanlığı (dipsogenik tür için)
  • Ailede diabetes insipidus öyküsü

Her bireyde hastalığın nedeni farklı olabileceğinden altında yatan faktörlerin dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

Antidiüretik Hormon (ADH) Eksikliği

ADH'nin yetersiz üretimi ya da salınımındaki düzensizlikler, aşırı idrara çıkma (poliüri) gibi temel belirtileri ortaya çıkarır. ADH eksikliği genellikle hipotalamus ya da hipofiz bezindeki yapısal sorunlardan kaynaklanır.

Beyin Travmaları ve Hipofiz Hasarları

Kafa travmaları, beyin ameliyatları veya tümörler, ADH salgısını etkileyerek hastalığın başlamasına neden olabilir. Bu tür travmalar, idrar yoğunluğu testi gibi tetkiklerle saptanabilir.

Böbrek Fonksiyonlarındaki Bozukluklar

Böbreklerdeki reseptörlerin ADH’ye yanıt verememesi sonucu sıvı kaybı hızlanır. Bu tür hastalarda merkezî diabetes insipidus yerine genellikle nefrojenik tip söz konusudur. Vazopressin eksikliği , diabetes insipidus hastalığının temel nedenlerinden biri olup, vücudun su dengesini sağlama kapasitesini olumsuz yönde etkiler.

Genetik Faktörler ve Kalıtsal Durumlar

Bazı vakalarda hastalık kalıtsal olabilir. Özellikle çocukluk çağında ortaya çıkan tiplerde aile öyküsü önemlidir. Genetik testler ve detaylı incelemelerle tanı konabilir. Hormonal bozukluklar da alttan yatan sebepler arasında yer alabilir.

İlaç Kullanımı ve Yan Etkileri

Bazı lityum içeren ilaçlar veya diüretikler uzun süreli kullanımlarda böbrek hassasiyetini artırabilir. Bu durum, nefrojenik diabetes insipidus gelişimine yol açabilir.

Diabetes İnsipidus Belirtileri Nelerdir?

Diabetes insipidus, vücutta sıvı dengesinin bozulmasına neden olan nadir bir hormonal hastalıktır. Antidiüretik hormonun (ADH) eksikliği ya da etkisizliği sonucu ortaya çıkan bu durum, günlük yaşamı olumsuz etkileyen bir dizi belirtiyle kendini gösterir. Erken tanı konulması açısından bu belirtilerin farkında olmak oldukça önemlidir.

Diabetes İnsipidus belirtileri şunlardır:

  • Aşırı susama (polidipsi) hissi ve gün boyunca sürekli sıvı tüketme ihtiyacı
  • Günde 3 litreden fazla olacak şekilde sık ve bol idrara çıkma (poliüri)
  • İdrarın açık renkli ve seyreltik olması
  • Gece idrara kalkma (nokturya)
  • Yorgunluk, halsizlik ve konsantrasyon güçlüğü
  • Ağız kuruluğu ve baş ağrısı
  • Elektrolit dengesizliği nedeniyle kas krampları veya çarpıntı hissi
  • Susuzluk nedeniyle iştahsızlık ve kilo kaybı
  • Bebeklerde aşırı ağlama, huzursuzluk ve bezin çok ıslanması
  • Ciddi vakalarda dehidratasyon riski ve bilinç bulanıklığı

Bu belirtiler günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyebilir. Dikkate alınmazsa ciddi sıvı kayıplarına yol açabilir.

Aşırı Susama ve Sürekli Sıvı Alma İhtiyacı

Su kısıtlama testi yapılmadan önce, hastaların gün içinde 3-15 litreye kadar su içme ihtiyacı olabilir. Bu belirti, teşhis için en önemli ipuçlarından biridir.

Sık ve Bol İdrara Çıkma

Sık ve bol idrara çıkma, diabetes insipidus hastalığının en belirgin ve yaygın semptomlarından biridir. Normal bir birey günde ortalama 1, 5 litre idrar yaparken, bu hastalığa sahip kişilerde bu miktar 3 ila 15 litre arasında olabilir. İdrarın hacminin bu denli fazla olması vücudun su tutamamasından kaynaklanır.

İdrarın Açık Renk ve Yoğunluğunun Düşük Olması

Diabetes insipidus hastalarında görülen temel belirtilerden biri idrarın belirgin şekilde açık renkli ve seyreltik olmasıdır. Bu durum, vücudun suyu yeterince tutamaması nedeniyle oluşur. Normalde böbrekler, antidiüretik hormonun (ADH) etkisiyle suyu geri emer ve idrar daha koyu hale gelir.

Ancak bu hastalıkta ADH ya yeterince salgılanmaz ya da böbrekler bu hormona yanıt veremez. Konsantre olmayan idrar, sıvı emiliminin yetersiz olduğunu gösterir. İdrar tahlili ile idrar yoğunluğu değerlendirilir.

Yorgunluk ve Halsizlik

Aşırı sıvı kaybı, vücutta enerji düşüklüğü ve halsizliğe yol açar. Elektrolit seviyeleri bozulduğunda baş dönmesi ve bayılma da görülebilir. Gün içinde sık sık tuvalete gitme ihtiyacı, özellikle gece uykularının kesintiye uğramasına neden olur. Bu da zamanla kronik yorgunluk hissine yol açar.

Elektrolit Dengesizliği ve Dehidratasyon

Sodyum ve potasyum gibi minerallerin eksilmesi MR görüntüleme yöntemleri ile inceleme sürecine dahil edilerek kontrol altına alınmalıdır. Aksi halde ciddi komplikasyonlar gelişebilir.

Diabetes İnsipidus Nasıl Teşhis Edilir?

Diabetes insipidus teşhisi , benzer belirtiler gösteren birçok hastalıkla karıştırılabildiği için dikkatli bir değerlendirme süreci gerektirir. Aşırı susama, sık idrara çıkma ve idrarın seyreltik olması gibi belirtiler başka durumlarda da görülebileceğinden doğru tanı için kapsamlı bir inceleme yapılmalıdır. Bu süreçte farklı laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleri bir arada kullanılır.

Endokrinoloji uzmanı , diabetes insipidus gibi hormon bozukluklarına bağlı hastalıkların tanı ve tedavisinde önemli bir rol oynar. Bu yüzden erken dönemde uzman yardımı almak büyük önem taşır.

Su Kısıtlama Testi

Hastaya belirli bir süre su verilmez ve vücut tepkileri gözlemlenir. Normalde ADH seviyesi yükselir ve idrar konsantre olur. Ancak bu hastalıkta böyle bir yanıt alınamaz.

İdrar ve Kan Testleri

Ayırıcı tanı yöntemleri arasında yer alan bu testlerle kandaki sodyum düzeyi, idrar yoğunluğu ve plazma osmolalitesi ölçülür.

MR ve Görüntüleme Yöntemleri ile İnceleme

Hipotalamus ve hipofiz bezinin değerlendirilmesi için MR kullanılır. Tümör, hasar ya da yapısal bozukluklar saptanabilir.

Ayırıcı Tanı Yöntemleri

Desmopressin tedavisi öncesinde benzer belirtilere sahip diğer hastalıkların dışlanması gerekir. Özellikle tip 1 diyabet ve psikojenik polidipsi gibi durumlarla karışabilir.

Diabetes İnsipidus Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Diabetes insipidus (DI), vücudun su dengesini koruyamaması nedeniyle aşırı idrar üretimiyle karakterize edilen nadir bir hastalıktır. Bu hastalık şekersiz diyabet olarak da bilinir ve diyabet mellitus (şeker hastalığı) ile karıştırılmamalıdır. Tedavi, hastalığın türüne göre değişiklik gösterir.

Desmopressin İlaç Tedavisi

Diyet ve sıvı alımı yönetimi ile birlikte kullanılan bu ilaç, ADH'nin sentetik versiyonudur. Özellikle merkezî tipte oldukça etkilidir. Burun spreyi, tablet ya da enjeksiyon şeklinde uygulanabilir.

İlaç kaynaklı diabetes insipidus , özellikle lityum gibi bazı ilaçların uzun süreli kullanımı sonucunda böbreklerin antidiüretik hormona verdiği cevabın bozulmasıyla gelişebilir.

Altta Yatan Nedene Yönelik Tedavi Yaklaşımları

Tümör varsa cerrahi, enfeksiyon varsa antibiyotik tedavisi gibi neden odaklı müdahaleler planlanır. Bazı durumlarda hipofiz cerrahisi gündeme gelir.

Diyet ve Sıvı Alımı Yönetimi

Sodyum dengesi için tuz alımı kontrol edilir. Günlük su tüketimi planlanır. Tedavi sonrası takip ve düzenli kontroller, tedavinin başarısını artırır.

Tedavi Sonrası Takip ve Düzenli Kontroller

Hormon seviyeleri, elektrolit dengesi ve böbrek fonksiyonları rutin olarak izlenmelidir. Her 3-6 ayda bir endokrinoloji muayenesi önerilir.

Diabetes İnsipidus ile Yaşam ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Diabetes insipidus, yaşam boyu izlem gerektirebilecek kronik bir sağlık sorunudur. Ancak doğru yönetim ve düzenli takip ile hastalar normal bir yaşam sürdürebilir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken en önemli unsur vücudun sıvı dengesini korumaktır. Bu hastalıkla yaşam doğru yönetildiğinde oldukça konforlu olabilir.

Diabetes insipidus için dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Yeterli sıvı alımını sağlamak: Aşırı sıvı kaybını dengelemek için gün içinde düzenli ve bol su tüketilmelidir.
  • İlaç tedavisini aksatmamak: Desmopressin gibi reçete edilen ilaçlar düzenli kullanılmalı ve doktor kontrolünde doz ayarlamaları yapılmalıdır.
  • İdrar miktarı ve sıklığını izlemek: Günlük idrar takibi, tedavi etkinliğini değerlendirmek açısından önemlidir.
  • Tuz tüketimine dikkat etmek: Aşırı tuz, su kaybını artırabileceği için tuzlu gıdalardan kaçınılmalıdır.
  • Aşırı fiziksel aktiviteden kaçınmak: Terleme yoluyla sıvı kaybını artırabilecek yoğun egzersizlerden uzak durulmalıdır.
  • Alkol ve kafein tüketimini sınırlamak: Bu maddeler diüretik etki göstererek su kaybını artırabilir.
  • Sıcak havalarda daha dikkatli olmak: Sıcaklık artışları vücuttan su kaybını hızlandırabileceği için bu dönemlerde sıvı tüketimi artırılmalıdır.
  • Doktor kontrollerini ihmal etmemek: Düzenli endokrinoloji kontrolleri, hastalığın seyri ve tedaviye yanıt açısından gereklidir.
  • Seyahatlerde önlem almak: İlaçların yanınıza alınması, sıvı kaynaklarının planlanması gibi hazırlıklar yapılmalıdır.
  • Acil durumlarda bilgilendirme için kart taşımak: Diabetes insipidus tanısını belirten bir bilgilendirme kartı taşımak, acil durumlarda sağlık ekiplerine yardımcı olur.

Sıvı-Elektrolit Dengesi ve Önemi

Elektrolit dengesizliği yaşam kalitesini düşürür. Özellikle sıcak havalarda ya da egzersiz sonrası sıvı alımına dikkat edilmelidir.

Günlük Hayatı Kolaylaştırıcı Öneriler

Gece uykusunu bölmemek için sıvı alımı planlı yapılmalıdır. Acil durumlar için yanınızda su bulundurmak ve dehidratasyon riski taşıyan aktivitelerden kaçınmak önemlidir.

Hastalığın Uzun Dönem Yönetimi ve Takibi

Hastalık kronik olabilir. Bu nedenle yaşam boyu izlem gerekebilir. Düzenli böbrek fonksiyon bozukluğu kontrolleri ve gerektiğinde tedavi değişiklikleri uygulanmalıdır.

Diabetes İnsipidus Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Diabetes insipidus (şekersiz şeker hastalığı) nedir?

Diabetes insipidus, vücudun yeterince antidiüretik hormon (ADH) üretememesi veya böbreklerin bu hormona yanıt vermemesi sonucu meydana gelir. Aşırı su kaybı ve susama ile karakterizedir. Bu durum, "şekersiz şeker hastalığı" olarak da adlandırılır.

Diabetes insipidus hangi belirtilerle ortaya çıkar?

Diabetes insipidusun başlıca belirtileri aşırı susama ve aşırı idrara çıkmadır. Ayrıca, idrarın çok seyrek ve açık renkte olması da yaygındır. Dehidratasyon belirtileri de görülebilir.

Diabetes insipidus ile diabetes mellitus aynı mıdır?

Diabetes insipidus ve diabetes mellitus farklı durumlardır. Diabetes mellitus, insülin eksikliği veya direnci ile kan şekeri yüksekliğine yol açar. Diabetes insipidus ise ADH hormonunun yetersizliği ile ilgilidir.

Diabetes insipidus nasıl teşhis edilir?

Teşhis, tıbbi geçmiş ve fizik muayene ile başlar. İdrar testleri ve kan testleri ile desteklenir. Su kısıtlama testi de tanıda kullanılan bir yöntemdir.

Diabetes insipidus tehlikeli bir hastalık mıdır?

Tedavi edilmediğinde diabetes insipidus tehlikeli olabilir. Aşırı su kaybı dehidrasyona yol açabilir. Ancak uygun tedavi ile kontrol altına alınabilir.

Diabetes insipidus tedavisi var mıdır?

Diabetes insipidusun tedavisi mevcuttur. Merkezi diabetes insipidus için yapay ADH (desmopressin) kullanılır. Nefrojenik türü ise diyet ve ilaçlarla yönetilebilir.

Diabetes insipidus hastaları nelere dikkat etmelidir?

Hastalar yeterli sıvı alımına dikkat etmelidir. Dehidratasyon belirtilerini izlemek ve düzenli doktor kontrollerine gitmek önemlidir. İlaç tedavisine uyum sağlamak da kritik bir adımdır.

Diabetes insipidus tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir?

Tedavide desmopressin kullanılır. Nefrojenik diabetes insipidus için thiazide diüretikler etkili olabilir. Non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar da idrar yoğunluğunu artırabilir.

Diabetes insipidus geçici midir yoksa kalıcı mıdır?

Durum altta yatan nedene bağlı olarak değişir. Bazı vakalar geçici olabilirken, bazıları kalıcı hale gelebilir. Örneğin, baş travması sonrası gelişen durumlar genellikle geçicidir.

Diabetes insipidus böbreklere zarar verir mi?

Diabetes insipidus doğrudan böbreklere zarar vermez. Ancak tedavi edilmediğinde aşırı su kaybı böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hastalığın yönetimi önemlidir.

Diabetes insipidus nedir tıpta?

Tıpta diabetes insipidus, antidiüretik hormon (ADH) eksikliği ya da böbreklerin bu hormona yanıt verememesi sonucu oluşan su dengesizlikleriyle karakterize bir hastalıktır. İdrarın aşırı seyreltilmiş olarak atılması ve buna bağlı yoğun susuzluk hissiyle kendini gösterir.

Diabetes insipidus kilo aldırır mı?

Genellikle kilo artışına neden olmaz, çünkü su kaybı nedeniyle vücut sürekli sıvı açığı yaşar. Ancak tedaviyle birlikte sıvı dengesi sağlandığında ve metabolik denge kurulduğunda normal kiloda kalmak mümkündür.

Diabetes insipidus tanısı nasıl konur?

Tanı, 24 saatlik idrar miktarı ölçümü, idrar yoğunluğu ve kan sodyum düzeylerinin değerlendirilmesi ile başlar. Kesin tanı için genellikle su yoksunluk testi uygulanır ve ardından ADH yanıtı değerlendirilir.

Şekersiz şeker hastalığı nasıl tespit edilir?

Şekersiz şeker hastalığı (diabetes insipidus), idrarda glikoz bulunmamasına rağmen çok fazla ve seyreltilmiş idrar çıkışı ile tanınır. Bu nedenle, tanıda kan ve idrar testleri ile ADH yanıtı analiz edilir.

Diabetes insipidus idrarda glikoz var mı?

Hayır, diabetes insipidus'ta idrarda glikoz bulunmaz. Bu durum, tipik şeker hastalığından (diabetes mellitus) farklı olarak sadece su dengesi bozukluğu ile ilgilidir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 13 Mayıs 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 29 Nisan 2025 Salı
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""