Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
İnsülin

Ehlers-Danlos sendromu, vücudun temel yapı taşı olan bağ dokusunu etkileyen genetik kökenli bir grup rahatsızlığı ifade eder. Bu hastalık, kolajen adı verilen proteinin üretimi veya yapısındaki anormallikler nedeniyle ortaya çıkar. Etkilenen bireylerde cilt, eklemler ve kan damarları başta olmak üzere çeşitli sistemlerde farklı şiddetlerde belirtiler gözlemlenebilir.

Hastalık geniş bir klinik yelpazeye sahiptir ve farklı EDS türleri, kendine özgü semptomlarla karakterizedir. Kesin bir tedavisi olmamasıyla beraber semptomları yönetmeye ve komplikasyonları önlemeye yönelik çeşitli tedavi seçenekleri mevcuttur.

İçindekiler

Ehlers-Danlos Sendromu (EDS) Nedir?

Ehlers-Danlos sendromu (kısaca EDS), vücudun bağ dokusunu etkileyen bir grup genetik bozukluğu ifade eder. Bağ dokusu organları, eklemleri, cildi destekleyen temel bir yapıdır. Bu sendrom farklı şiddetler, farklı semptom çeşitleri ile kendini gösterebilir.

Bağ dokusu deri, eklemler, kan damarları ve diğer dokulara destek ve yapı sağlayan kollajen ve benzeri proteinlerden oluşur. EDS, bu dokuların zayıf ve esnek hale gelmesine neden olur.

Ehlers-Danlos sendromun en belirgin özelliği eklem hipermobilitesi , yani eklemlerin normalden fazla hareket edebilmesidir. Aynı zamanda ciltte aşırı esneklik ve kolay morarma veya yırtılma gibi cilt kırılganlığı da sık görülür. Bazı alt tiplerde damarlar, iç organlar ve diğer hayati yapılar ciddi risk altındadır.

EDS nadir görülen bir hastalık grubudur ve birden fazla alt tipi vardır. En yaygın tipi hipermobil tiptir. Ancak vasküler tip gibi daha nadir formlar hayati tehlike oluşturabilir. Hastalık doğuştan gelir ve genellikle yaşam boyu sürer, tedavi edilemez ama yönetilebilir bir durumdur.

EDS'nin nedenleri çoğunlukla genetik mutasyonlardır. Kollajen üretimi ya da yapısındaki bozukluklar, bağ dokusunun zayıflamasına yol açar. Aile bireylerinde benzer semptomların bulunması EDS açısından önemli bir ipucu olabilir. Genetik danışmanlık, tanı sürecinde önemli yer tutar.

Aşama Açıklama
Genetik Yatkınlık Kalıtsal olarak geçen gen mutasyonları bireyde EDS gelişimine neden olabilir.
İlk Belirtilerin Ortaya Çıkması Çocukluk ya da ergenlik döneminde eklem gevşekliği, cilt elastikiyeti gibi ilk belirtiler görülmeye başlanır.
Klinik Değerlendirme Doktor, fiziksel muayene ve hastalık öyküsünü değerlendirerek EDS şüphesi oluşturur.
Genetik Testler Gerekli durumlarda ilgili genler üzerinde analiz yapılır, bazı alt tiplerde mutasyonlar saptanabilir.
Kesin Tanı Klinik bulgular ve genetik test sonuçlarına göre EDS tanısı konur.
Semptom Yönetimi Fizyoterapi, ağrı yönetimi, yaşam tarzı düzenlemeleriyle semptomlar kontrol altına alınır.
Takip ve Yaşam Boyu Destek Düzenli kontroller ve multidisipliner ekip desteği ile hastanın yaşam kalitesi izlenir ve desteklenir.

Ehlers-Danlos Sendromu Türleri Nelerdir?

EDS türleri genetik temelleriyle klinik belirtileri farklılık gösteren çeşitli alt tipleri içerir. Her bir tipin kendine özgü özellikleri bulunur. Bu durum hastalığın geniş bir yelpazede kendini göstermesine neden olur.

EDS alt tipleri şunlardır:

  • Klasik Tip (cEDS) : Ciltte aşırı elastikiyet, kolay morarma, skar dokusunda anormallikler ve eklem hipermobilitesi ile karakterizedir.
  • Hipermobil Tip (hEDS) : Belirgin eklem hipermobilitesi, eklem ağrıları ve çıkıklarla kendini gösterir. Genetik nedeni net olarak belirlenmemiştir.
  • Vasküler Tip (vEDS) : Atardamar, bağırsak ve rahim gibi organlarda yırtılma riski taşır; en tehlikeli alt tiplerden biridir.
  • Kyphoscoliosis Tip (kEDS) : Doğumdan itibaren mevcut olan kifoskolyoz, kas zayıflığı ve göz problemleri ile seyreder.
  • Arthrochalasia Tip (aEDS) : Kalça çıkığı, aşırı eklem gevşekliği ve ciddi cilt gevşekliği görülür.
  • Dermatosparaksis Tip (dEDS) : Aşırı kırılgan, gevşek cilt ve büyük, kolay açılan yara izleriyle tanımlanır.
  • Periodontal Tip (pEDS) : Diş eti hastalıkları, erken diş kaybı ve ciddi periodontitis ile ilişkilidir.

Hipermobil (Eklem Gevşekliği) Tip EDS

Hipermobil tip EDS eklemlerde aşırı hareketlilik ile karakterizedir. Çıkık, burkulma sıklıkla görülür.

Kronik ağrının yaygın olduğu tipte cilt esnekliği normal veya hafif artmış olabilir. Bağ dokusu bozukluğu belirgin eklem kararsızlıklarına yol açar.

Hipermobil tip EDS, eklemlerde aşırı hareket kabiliyetlerinin görülmesine sebep olur.

Klasik Tip EDS (Cilt Bulguları ve Eklem Sorunları)

Klasik tip EDS belirgin cilt esnekliği, eklem hipermobilitesi ile tanınır. Ciltte kolay morarmanın yanı sıra yavaş iyileşen yara izi oluşumu görülür.

Klasik tipte kolajen üretimi ile ilgili sorunlar bulunur. Eklem instabilitesi, tekrarlayan çıkıklar yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Vasküler Tip EDS (Damarlarla İlişkili Riskler)

Vasküler tip EDS, kan damarları ile iç organların duvarlarını etkileyen ciddi bir formdur. Bu tipte cilt ince, kolay zedelenebilir bir halde olduğundan morarmalar kolayca oluşabilir. Vasküler komplikasyonların hayati risk taşırken cerrahi riskler bu hastalarda yüksektir.

Kifoskolyotik Tip EDS (Omurga Eğrilikleri)

Kifoskolyotik tip EDS, ilerleyici skolyoz ile karakterize olan, diğer EDS türlerine göre daha nadir görülen bir durumdur. Kas zayıflığı ile göz problemleri de görülebilir.

Skolyoz erken yaşta başlayabilir ve fizik tedavi omurga sağlığını desteklemede önemlidir. Genetik testler tanıda yardımcı olabilen önemli bir yöntemdir.

Diğer Nadir Görülen EDS Türleri

Daha az görülen farklı EDS türleri de bulunur. Bu nadir tipler, kendine özgü klinik belirtiler ile genetik özellikler sergiler. Tanı, yönetim süreçleri bu özel durumlar dikkate alınarak planlanır.

Ehlers-Danlos Sendromu Neden Olur?

Ehlers-Danlos Sendromu (EDS), genetik geçişli bir bağ dokusu hastalığıdır ve temel nedeni bağ dokusunu oluşturan kolajen yapımında görevli genlerdeki mutasyonlardır. Bu genetik değişiklikler, vücudun cilt, eklem, damar ve organlarını destekleyen dokuların zayıflamasına yol açar.

Genellikle otozomal dominant ya da otozomal resesif kalıtım yoluyla geçer. Farklı EDS alt tipleri, farklı genlerdeki mutasyonlara bağlı olarak ortaya çıkar ve her biri özgün belirtiler gösterebilir.

EDS nedenleri arasında şunlar yer alır:

  • COL5A1 ve COL5A2 gen mutasyonları : Klasik tip EDS'de görülür, tip V kolajen sentez bozukluğuna neden olur.
  • COL3A1 gen mutasyonu : Vasküler tip EDS'den sorumludur, tip III kolajeni etkiler.
  • TNXB gen mutasyonu : Nadiren görülen bazı alt tiplerle ilişkilidir.
  • PLOD1 gen mutasyonu : Kyphoscoliosis tip EDS'e neden olur, lizil hidroksilaz enzimi bozulur.
  • ADAMTS2 gen mutasyonu : Dermatosparaksis tip EDS'te rol oynar, prokollajen işleminde sorun yaşanır.
  • Genetik geçişin bilinmediği durumlar : Özellikle hipermobil tip EDS’te, sorumlu gen henüz tam olarak belirlenmemiştir.

Genetik Faktörler ve Kalıtım

Ehlers-Danlos sendromu genellikle ailesel geçiş gösteren bir bağ dokusu bozukluğu olarak görülür. Farklı EDS türleri, farklı kalıtım örüntülerine sahip olabilir. Ebeveynlerden gelen baskın, çekinik veya X kromozomu üzerindeki genlerle aktarılabilir.

Kolajen Üretiminde Sorunlar

Ehlers-Danlos sendromunda genetik kusurlar nedeniyle kolajenin yapısı, üretimi veya işlenmesi bozulur. Bağ dokusunun zayıflaması, hastalığın çeşitli belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur.

Risk Grupları ve Hastalığın Görülme Sıklığı

Ehlers-Danlos sendromu her cinsiyetten bireyi etkileyebilir. Ailede EDS öyküsü bulunması riski artırır. Hastalığın genel görülme sıklığı tam olarak bilinmemekle birlikte farklı EDS türlerinin yaygınlığı ile değişiklik gösterir.

Ehlers-Danlos Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

Ehlers-Danlos sendromunun yaygın belirtileri arasında aşırı esnek eklemler, kolay morarma, gevşek ve elastik cilt, kronik eklem ağrısı, sık burkulmalar yer alır. Ayrıca bazı bireylerde yırtılgan damarlar, organ sarkmaları, yara iyileşmesinde gecikme gibi ciddi sorunlar da görülebilir.

Ehlers-Danlos sendromunun belirtileri şunlardır:

  • Eklemlerde aşırı hareketlilik (hipermobilite)
  • Sık burkulmalar, çıkıklar ve eklem ağrıları
  • Ciltte aşırı elastikiyet (gerekenden fazla esneklik)
  • Ciltte kolay morarma ve ince, yaralanmaya yatkın yapı
  • Yara iyileşmesinde gecikme, anormal iz oluşumu
  • Kaslarda zayıflık ve yorgunluk
  • Diş eti problemleri ve sık diş kaybı
  • Kalpte mitral kapak prolapsusu veya damar problemleri (bazı tiplerde)
  • Skolyoz (omurga eğriliği) ve düz tabanlık
  • Organlarda sarkma ve pelvik sorunlar (bazı bireylerde)

Eklem Gevşekliği ve Çıkıklar

Eklem hipermobilitesi, bu sendromun en belirgin özelliklerinden biridir. Eklemlerin aşırı hareketliliği, sık görülen çıkık ve burkulma gibi etkilere yol açabilir. Görülen etkiler ağrıya ve eklem instabilitesine neden olur.

Aşırı Esnek Cilt Yapısı

Ehlers-Danlos sendromu olan bireylerin cildi genellikle aşırı derecede esnektir. Cilt kolayca gerilebilir, ancak normal pozisyonuna yavaş döner. Bu durum ciltte sarkma, kırışıklık gibi belirtilere yol açabilir.

Ciltte Kolay Morarma ve Yavaş İyileşen Yaralar

Ehlers-Danlos sendromu olan kişilerde ciltte morarma eğilimi yüksektir. Küçük travmalar bile belirgin morluklara yol açabilir.

Ayrıca yara iyileşme problemleri görüldüğünden enfeksiyon riski artabilir.

Kronik Ağrı ve Yorgunluk

Kronik ağrı , bu sendroma sahip olan birçok bireyin karşılaştığı yaygın bir sorundur. Eklem instabilitesi, kas zorlanmaları, bağ dokusu sorunları ağrıya katkıda bulunabilir. Kronik yorgunluk da sıklıkla ağrıya eşlik eder.

Kardiyak ve Vasküler Problemler

Bazı EDS türlerinde kardiyak komplikasyonlar görülebilir. Özellikle vasküler tipte damar yırtılması riski yüksektir. Kalp kapaklarında prolapsus gibi sorunlar da ortaya çıkabilir.

Sindirim Sistemi Şikayetleri

Bazı kişilerde sindirim sistemi şikayetleri görülebilir. Bunlar arasında karın ağrısı, kabızlık veya ishal bulunur. Sindirim sistemi sorunları, bağ dokusunun yapısındaki anormalliklerden kaynaklanabilir.

Ehlers-Danlos Sendromu Nasıl Teşhis Edilir?

Ehlers-Danlos Sendromu (EDS), belirtilerin çeşitliliği ve genetik yapının karmaşıklığı nedeniyle teşhisi zor olabilen bir hastalıktır. Teşhis sürecinde hastanın klinik öyküsü, fizik muayene bulguları, ailesel geçmişi ve bazı durumlarda genetik testler değerlendirilir. Özellikle hipermobilite tipi EDS'de tanı daha çok klinik kriterlere dayanırken damar tipi gibi alt tiplerde genetik analiz daha önemli rol oynar.

Ehlers-Danlos Sendromunun teşhisinde izlenen başlıca adımlar şunlardır:

  • Ayrıntılı tıbbi öykü alınması : Belirtilerin başlangıç yaşı, şiddeti ve ailede benzer durumların olup olmadığı sorgulanır.
  • Fiziksel muayene : Deri elastikiyeti, eklem hipermobilitesi (Beighton skoru gibi yöntemlerle), yara iyileşmesi ve vücut yapısı değerlendirilir.
  • Tanı kriterlerinin kullanımı : Özellikle hipermobilite tipi için 2017 uluslararası kriterleri gibi standart tanı ölçütleri uygulanır.
  • Genetik testler : Klinik şüpheye göre COL5A1, COL3A1 gibi genlerde mutasyon analizi yapılabilir, özellikle damar tipi EDS için önemlidir.
  • Görüntüleme yöntemleri : Kalp ve damarların durumu için ekokardiyografi veya MR anjiyografi gibi yöntemler kullanılabilir.
  • Diğer branş değerlendirmeleri : Fizik tedavi, kardiyoloji, dermatoloji gibi alanlardan multidisipliner görüşler alınabilir.

Klinik Muayene ve Tanı Kriterleri

Sendromun tanısında klinik muayene önemli bir yer tutar. Tanı kriterleri , eklem hipermobilitesi, cilt bulguları, diğer sistemik belirtileri içerir. Beighton skorlaması gibi yöntemlerle eklem hareketliliği değerlendirilir.

Genetik Testler ve İncelemeler

Kesin tanı genellikle genetik test ile konulur. Bu testler sendrom ile ilişkili genetik mutasyon belirtilerini gözlemlemeye yardımcı olur. Farklı EDS türleri için spesifik gen testleri mevcuttur.

EDS kesin tanısı genellikle genetik testlerle konulur.

Ayırıcı Tanı Yöntemleri ve Önemi

Hastalığın belirtileri, diğer bağ dokusu bozukluğu ve romatolojik hastalıklarla benzerlik gösterdiğinden ayırıcı tanı önemlidir. Klinik değerlendirme ile laboratuvar testleri diğer olası durumların elenmesine yardımcı olur.

Ehlers-Danlos Sendromunun Tedavi Seçenekleri

Ehlers-Danlos sendromu için kesin bir tedavi yöntemi bulunmamakla birlikte mevcut seçenekler temel olarak hastaların semptomlarını hafifletmeye, hastalığın yol açabileceği potansiyel komplikasyonları önlemeye odaklanır. Tedavi yaklaşımı, genellikle multidisipliner bir ekip tarafından hastanın bireysel gereksinimleri doğrultusunda özel olarak planlanır.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Fizik tedavi , sendromun yönetiminde merkezi bir rol oynar. Özel olarak tasarlanmış güçlendirme egzersizleri, eklem çevresindeki kasların kuvvetlenmesine, dolayısıyla eklem stabilizasyonunun sağlanmasına yardımcı olur. Ayrıca ağrıyı azaltmaya, fonksiyonel kapasiteyi artırmaya, günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştırmaya yönelik kişiye özel rehabilitasyon programları uygulanır.

Ağrı Yönetimi ve İlaç Tedavileri

Kronik ağrı, sendroma sahip olan bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen yaygın bir sorundur. Ağrı yönetimi planlaması ilaç tedavilerinin yanı sıra fizik tedavi, psikolojik destek gibi ilaç desteği gerekmeyen yöntemleri de içerebilir. İlaç tedavisinde genellikle ağrı kesiciler ile kas gevşeticiler kullanılır.

Eklem Stabilizasyonuna Yönelik Yaklaşımlar

Sıkça karşılaşılan eklem instabilitesi sorununu çözmeye yönelik çeşitli yaklaşımlar mevcuttur. Eklem stabilizasyonu sağlamaya yönelik yaklaşımlar arasında eklem çevresindeki kasları güçlendirmeye odaklanan özel egzersiz programları ve eklemlere ek destek sağlamak amacıyla kullanılan destekleyici cihazlar yer alabilir.

Cerrahi Müdahaleler ve Riskleri

Sendromu olan bireylerde cerrahi müdahale, dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir seçenektir. Özellikle vasküler tipte olmak üzere cerrahi riskler, bağ dokusunun anormal yapısı nedeniyle artabilir. Ameliyat kararı, potansiyel faydalar, olası riskler titizlikle tartılarak multidisipliner bir yaklaşımla alınmalıdır.

Yaşam Tarzı Düzenlemeleri ve Önlemler

Sendromun tanısına sahip bireylerin yaşam tarzlarında yapacakları bazı düzenlemeler, semptomların yönetimi ile olası komplikasyonların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Aşırı zorlayıcı olan eklemlere aşırı yük bindiren aktivitelerden kaçınmak, eklemleri travmalardan korumak, gerektiğinde uygun destekleyici cihazları kullanmak faydalı olabilir.

Ehlers-Danlos Sendromuyla Yaşam ve Öneriler

Ehlers-Danlos sendromuyla yaşamak etkilenen bireyler ve aileleri için çeşitli fiziksel, duygusal zorlukları beraberinde getirebilir. Ancak doğru tıbbi yaklaşımlar, uygun destek sistemleri, bilinçli yaşam tarzı seçimleriyle yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmak mümkündür. Düzenli tıbbi takip, kişiye özel egzersiz programları, psikolojik destek bu süreçte önemli bir yere sahiptir.

Günlük Aktivitelerde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sendroma sahip bireylerin günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirirken özellikle dikkatli olmaları gerekir. Ani, zorlayıcı hareketlerden kaçınmak, ağır eşyaları doğru mekaniklerle kaldırmak ev ile iş ortamlarında ergonomik düzenlemeler yapmak önemlidir. Ayrıca eklemleri koruma altına alacak teknikleri öğrenip uygulamak da faydalıdır.

Egzersiz ve Fiziksel Aktivite Önerileri

Düzenli egzersizin yanı sıra fiziksel aktivite, kas gücü ile eklem stabilizasyonunu artırmak açısından önemlidir ancak bu aktiviteler dikkatli bir şekilde planlanmalıdır. Düşük etkili egzersizler eklemlere aşırı yük bindirmeden fayda sağlayabilir. Bir fizyoterapist eşliğinde kişiye özel hazırlanan egzersiz programları uygun olur.

Psikolojik Destek ve Sosyal Uyum

Kronik bir hastalıkla uzun süreli yaşamak bireyler üzerinde önemli psikolojik etkiler yaratabilir. Sendroma sahip bireylerle ailelerinin bu süreçte psikolojik destek alması duygusal iyilik hallerini koruyarak başa çıkma mekanizmalarını geliştirmek açısından önemlidir. Sosyal destek grupları, profesyonel danışmanlık hizmetleri, bireylerin sosyal uyum süreçlerine yardımcı olabilir.

Düzenli Kontrol ve Takip Önemleri

Hastalığa sahip bireylerin hastalığın seyrini izlemek, olası komplikasyonları erken dönemde tespit edebilmek için düzenli kontroller büyük önem taşır. Bu takip süreci, farklı alanlardan hekimlerin iş birliğini gerektirebilir.

Ehlers-Danlos Sendromu Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Sendrom uygun şekilde yönetilmediği takdirde zamanla çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkarak mevcut semptomlar kötüleşebilir. Bu durum, etkilenen bireylerin yaşam kalitesinde belirgin bir düşüşe yol açabilir, potansiyel komplikasyonların gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle rahatsızlığa dair belirtiler görüldüğünde doğru tanı ile uygun tedavi planının oluşturulması için bir profesyonele başvurmak önemlidir.

Eklem ve Omurga Problemlerinin İlerlemesi

Tedavi edilmeyen durumlarda mevcut eklem hipermobilitesi zamanla daha da artabilir. Bu durum eklemlerde daha sık çıkık ve burkulmalara neden olabilir. Omurgada ise skolyoz gibi yapısal deformiteler ilerleyerek ağrıya ve hareket kısıtlılıklarına yol açabilir.

Vasküler Komplikasyonların Artması

Vasküler tip sendromu olan bireylerde düzenli tıbbi takip ile uygun yönetim stratejileri uygulanmadığı takdirde vasküler komplikasyonlar gelişme riski önemli ölçüde artar. Kan damarlarının duvarlarındaki zayıflık nedeniyle damar yırtılması, damar genişlemesi veya diseksiyon gibi hayati tehlike oluşturabilecek durumlar ortaya çıkabilir.

Kronik Ağrı ve Yaşam Kalitesinin Düşmesi

Tedavi edilmediği durumda var olan kronik ağrı şikayetleri, zamanla daha da şiddetlenebilir. Sürekli ağrıya sıklıkla eşlik eden kronik yorgunluk da bireylerin günlük aktivitelerini yerine getirmesini zorlaştırarak yaşam kalitesinde belirgin bir düşüşe neden olur. Fiziksel kısıtlılıklar artabilir, sosyal hayata katılım azalabilir.

Ehlers-Danlos Sendromu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ehlers-Danlos Sendromu Nedir?

Bağ dokusunu etkileyen bir grup genetik rahatsızlıktır. Temel olarak kolajen üretimindeki sorunlar nedeniyle çeşitli belirtilere yol açar.

Ehlers-Danlos Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

Aşırı eklem hareketliliği, ciltte belirgin esneklik, kolay morarma gibi durumlar sıkça görülür. Ayrıca kronik ağrı ile yorgunluk da yaygın semptomlardandır.

Ehlers-Danlos Sendromu Neden Olur?

Genellikle bağ dokusunun temel yapı taşı olan kolajeni etkileyen genetik mutasyonlar sonucu ortaya çıkar. Farklı tipleri farklı genetik geçiş yollarına sahiptir.

Ehlers-Danlos Sendromu Genetik midir?

Genellikle kalıtsal bir durum olan bu hastalığın tipleri farklı kalıtım örüntüleri gösterebilir. Aile öyküsünde bu hastalık olan bireylerde görülme riski daha yüksektir.

Ehlers-Danlos Sendromu Yaşam Süresini Etkiler mi?

Çoğu tipte yaşam süresi normal olsa da vasküler tip gibi bazı ciddi formları beklentiyi kısaltabilir. Vasküler komplikasyonlar bu durumdaki en büyük risktir.

Ehlers-Danlos Sendromunda Hangi Testler Yapılır?

Tanısı genellikle klinik muayene ile belirtilerin değerlendirilmesi sonucu konulur. Kesin tanı için genetik testler, bazı durumlarda görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.

Ehlers-Danlos Sendromunun Kesin Tedavisi Var mıdır?

Kesin bir tedavisi bulunmaz. Ancak semptomları yönetmeye, komplikasyonları önlemeye yönelik çeşitli tedaviler ile destekleyici yaklaşımlar mevcuttur.

Ehlers-Danlos Sendromu için Hangi Doktora Gidilir?

Belirtilere göre romatoloji, genetik, kardiyoloji, ortopedi uzmanlarına başvurulabilir. Tanı, tedavi süreci genellikle multidisipliner bir yaklaşımla yürütülür.

Ehlers-Danlos Sendromu Hastalarının Kaçınması Gereken Durumlar Nelerdir?

Aşırı zorlayıcı aktivitelerden, eklemlere zarar verebilecek travmalardan, riskli cerrahi müdahalelerden kaçınmak önemlidir. Ayrıca kan damarlarını zorlayacak durumlara karşı da dikkatli olunmalıdır.

Ehlers-Danlos Sendromu Engellilik Oluşturur mu?

Hastalığın şiddeti ile etkilenen vücut sistemlerine bağlı olarak engellilik durumu ortaya çıkabilir. Özellikle ilerleyici eklem sorunları ile vasküler komplikasyonlar fonksiyonel kısıtlılıklara yol açabilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 12 Mayıs 2025 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 29 Nisan 2025 Salı
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""