Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Güvercin göğsü, göğüs kemiğinin normalden farklı olarak öne doğru çıkıntı yaptığı bir iskelet yapısı bozukluğudur. Genellikle çocukluk döneminde fark edilirken büyüme sürecinde daha belirgin hale gelebilir. Bazı kişilerde yalnızca estetik bir farklılık olarak kalırken bazılarında nefes alma güçlüğü ya da fiziksel kısıtlılıklar da görülebilir.

Güvercin göğsü, doğuştan gelen yapısal nedenlerle ortaya çıkabileceği gibi bağ dokusu hastalıklarıyla da ilişkili olabilir. Tanı sürecinde fizik muayene yeterli olsa da bazı durumlarda görüntüleme teknikleriyle desteklenir. Tedavi seçenekleri arasında korse kullanımı ile cerrahi müdahale yer alır.


İçindekiler

Güvercin Göğsü (Pektus Karinatum) Nedir?

Güvercin göğsü, göğüs kafesinin ortasındaki kemiğin dışa doğru çıkıntı yapmasıyla tanımlanan bir göğüs duvarı şekil bozukluğudur. Tıp literatüründe bu durum pektus karinatum olarak adlandırılır. Genellikle ergenlik döneminde belirginleşir ve zamanla fark edilir hale gelir.

Görsel olarak dikkat çeken bu yapı değişikliği, bazı bireylerde fiziksel rahatsızlık yaratmasa da psikolojik etkiler bırakabilir. Sebepleri arasında genetik yatkınlık ile iskelet gelişimini etkileyen bazı durumlar bulunur. Fark edildiğinde bir uzman görüşüyle değerlendirilmesi, ilerlemenin takibi veya gerekli tedavi yöntemlerinin belirlenmesi açısından önemlidir.

Güvercin Göğsünün Nedenleri ve Risk Faktörleri

Güvercin göğsünün ortaya çıkmasında genetik yatkınlık etkili olabilir. Kemik ve kıkırdak gelişimini etkileyen bazı durumlar bu yapısal farklılığın oluşmasına zemin hazırlayabilir. Risk faktörleri kişiye göre değişebilir ve çoğu zaman çocukluk ya da ergenlikte görülebilir.

Genetik Yatkınlık ve Aile Öyküsü

Genetik faktörler güvercin göğsünün gelişiminde önemli bir paya sahiptir. Aile öyküsünde benzer göğüs yapısı bulunan bireylerde bu duruma rastlanma olasılığı artar. Bu nedenle özellikle çocukluk döneminde aile bireylerinde benzer bir durum varsa dikkatli olunması önerilir.

Doğumsal Göğüs Kafesi Anomalileri

Doğumsal deformite olarak güvercin göğsü, göğüs kafesinin anne karnındaki gelişim sürecinde farklılaşmasıyla ortaya çıkar. Bu durum, doğumdan itibaren mevcut olabilir ancak genellikle ilerleyen yaşlarda belirginleşir. Kemik ve kıkırdak dokuların gelişimindeki yapısal değişiklikler, göğüs kemiğinin öne çıkmasına yol açar.

Bağ Doku Hastalıklarıyla İlişkisi

Bağ doku hastalıkları güvercin göğsünün oluşumunda etkili olabilen doğuştan gelen risk faktörleri arasında sayılır. Bu hastalıklar, göğüs kafesi dahil olmak üzere vücut yapılarının esnekliğini ve dayanıklılığını azaltabilir. Bu nedenle bazı bireylerde göğüs kemiği normalden farklı gelişim gösterebilir.

Güvercin Göğsünün Belirtileri Nelerdir?

Güvercin göğsü, genellikle görsel bir farklılıkla kendini gösteren yapısal bir durumdur. Bazı bireylerde yalnızca dış görünümle sınırlı kalırken bazı durumlarda fiziksel yakınmalar da eşlik edebilir. Belirtiler genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • Göğüs kemiğinde belirgin çıkıntı
  • Solunum güçlüğü ve performans kaybı
  • Göğüs ağrısı ve rahatsızlık
  • Psikolojik ve kozmetik kaygılar

Ergenlik döneminde belirtiler daha da belirginleşebilir ve kişinin farkındalığı artabilir. Bu nedenle büyüme çağındaki değişiklikler dikkatle izlenmelidir.

Göğüs Kemiğinde Belirgin Çıkıntı

Göğüs kemiği çıkıntısı bu rahatsızlığın en temel belirtisidir. Çıkıntı, ortada ve simetrik olmayan bir şekilde göğüs kafesinin öne doğru çıkmasıyla gözlemlenir. Kimi durumlarda zamanla daha belirgin hale gelir ve estetik açıdan rahatsızlık yaratabilir.

Solunum Güçlüğü ve Performans Kaybı

Solunum güçlüğü, güvercin göğsü olan bireylerde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Göğüs kafesindeki çıkıntı, akciğerlerin doğru şekilde genişlemesini engelleyerek nefes almayı zorlaştırabilir. Ayrıca fiziksel aktivitelerde performans kaybına yol açabilir ve kişiler normalden daha çabuk yorulabilir.

Göğüs Ağrısı ve Rahatsızlık

Göğüs ağrısı güvercin göğsü olan bazı bireylerde belli zamanlarda görülebilen bir semptomdur. Genellikle göğüs kemiği çevresindeki baskıdan kaynaklanır ve hareket ya da solunumla artabilir. Uzun süreli rahatsızlık hissi, kişilerin günlük aktivitelerinde zorlanmalarına yol açabilir.

Psikolojik ve Kozmetik Kaygılar

Kozmetik kaygılar güvercin göğsü nedeniyle estetik görünümdeki değişikliklerden kaynaklanır. Bu kaygılar, bireylerin fiziksel görünümleri hakkında olumsuz düşünceler geliştirmelerine neden olabilir. Buna bağlı olarak özgüven kaybı ile sosyal ortamlarda daha fazla çekingenliğe yol açabilir.

Güvercin Göğsü Nasıl Teşhis Edilir?

Güvercin göğsü, genellikle fiziksel muayene ile kolayca fark edilen bir şekil bozukluğudur. Teşhis süreci, durumu netleştirmek ile gerekiyorsa ileri değerlendirmeler yapmak amacıyla destekleyici yöntemlerle tamamlanır. Teşhis sürecinde başvurulan yöntemler ise şunlardır:

Bu süreçte amaç sadece tanıyı koymak değil, deformitenin şiddeti ile vücut üzerindeki etkilerini de belirlemektir. Erken teşhis, tedavi planının doğru şekilde oluşturulmasına yardımcı olur.

Fizik Muayene ve Deformitenin Değerlendirilmesi

Göğüs deformitesi fizik muayene sırasında ilk bakışta fark edilebilecek belirgin bir yapısal farklılık olarak kendini gösterir. Muayenede göğüs kemiğinin öne çıkıntısı, simetri durumu ve çevre dokularla ilişkisi gözlemlenir. Bu değerlendirme, tanı sürecinin temelini oluşturur ve gerekli görülürse ileri testlerle desteklenir.

Radyolojik Görüntüleme

Radyolojik inceleme göğüs deformitesinin derecesi ve iç organlarla ilişkisini netleştirmek amacıyla kullanılır. Genellikle akciğer grafisi ya da bilgisayarlı tomografi ile detaylı görüntüler elde edilir. Bu yöntemler tedavi planının şekillenmesinde önemli bir rol oynar.

Solunum Fonksiyon Testleri ve Değerlendirmeler

Solunum fonksiyon testleri, göğüs kafesi yapısındaki değişikliğin solunum üzerindeki etkilerini değerlendirmek için uygulanır. Bu testler, akciğer kapasitesini ve hava akımındaki olası kısıtlamaları ortaya koyar. Elde edilen veriler, tedaviye ihtiyaç duyulup duyulmadığını belirlemede yol göstericidir.

Güvercin Göğsünün Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Güvercin göğsünün tedavisinde deformitenin şiddetine ve kişinin yaşam tarzına göre farklı yöntemler tercih edilir. Tedavi planı, estetik görünüm ya da fiziksel rahatlama hedeflenerek oluşturulur. Uygulanan tedavi yöntemlerini şöyle sıralamak mümkündür:

  • Korseli (ortez) tedavi
  • Cerrahi müdahale ve minimal invaziv yöntemler
  • Ravitch prosedürü ve diğer cerrahi teknikler
  • Fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci

Her yöntemin etkisi farklıdır ve kişiye göre değişir. Bu yüzden tedavi süreci bireysel olarak planlanır.

Korseli (Ortez) Tedavi

Korseli tedavi göğüs kemiğine dışarıdan uygulanan kontrollü baskıyla deformitenin zamanla düzeltilmesini amaçlar. Özellikle büyüme dönemindeki bireylerde kemik yapının şekillenmeye açık olması tedavinin etkisini artırır. Düzenli kullanım ile takip, bu yöntemin başarısı için önemlidir.

Cerrahi Müdahale ve Minimal İnvaziv Yöntemler

Cerrahi müdahale göğüs deformitesinin ileri düzeyde olduğu ve diğer yöntemlerin yeterli sonuç vermediği durumlarda gündeme gelir. Bu işlemde göğüs kemiği ile çevresindeki kıkırdak yapılar düzeltilerek daha simetrik bir yapı hedeflenir. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir ve hastanede kısa süreli yatış gerekebilir.

Minimal invaziv yöntem daha küçük kesilerle yapılan ve iyileşme süresi daha kısa olan cerrahi teknikleri kapsar. Bu sayede estetik izler azalır ve hastalar günlük yaşama daha hızlı dönebilir. Cerrahi sonrası düzenli kontrol ile önerilen bakım, kalıcı düzelme sağlamak için önem taşır.

Ravitch Prosedürü ve Diğer Cerrahi Teknikler

Ravitch prosedürü tedavi de kullanılan en yaygın cerrahi yöntemlerden biridir ve büyük çıkıntıları düzeltmek için uygulanır. Bu teknikte göğüs kemiği ile kıkırdak yapılar çıkarılarak düzgün bir şekilde yeniden şekillendirilir. Diğer cerrahi teknikler, Ravitch prosedürüne benzer sonuçlar sunsa da iyileşme süresi ile müdahale şekli açısından farklılık gösterebilir.

Tedavi Sonrası Rehabilitasyon Süreci

Göğüs duvarı cerrahisi sonrasında rehabilitasyon süreci, iyileşmeyi hızlandırmak ile komplikasyon risklerini azaltmak için büyük önem taşır. Bu süreçte hastalar genellikle fiziksel terapi veya düzenli kontrol randevuları ile desteklenir. Rehabilitasyon, kas güçlendirme ve esneklik artırma odaklı egzersizlerle başlar.

Güvercin Göğsü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Güvercin göğsü tedavi edilmezse deformite zamanla daha belirgin hale gelebilir ve bireyde fiziksel rahatsızlıklar artabilir. Ayrıca uzun vadede solunum ve kalp fonksiyonları üzerinde olumsuz etkiler oluşabilir. Tedavi edilmezse karşılaşılan olası durumlar şunlardır:

  • Solunum fonksiyonlarında ilerleyici sorunlar
  • Fiziksel aktivite ve spor yapmada güçlük
  • Psikolojik ve sosyal etkiler

Tedavi edilmezse bu sorunlar günlük yaşamı zorlaştırabilir. Bu yüzden erken müdahale önemlidir.

Solunum Fonksiyonlarında İlerleyici Sorunlar

Solunum problemleri rahatsızlık tedavi edilmediğinde zamanla daha belirgin hale gelebilir. Göğüs kafesindeki yapısal bozukluk, akciğer kapasitesini sınırlayarak derin ve rahat nefes almayı zorlaştırır. Bu durum özellikle efor gerektiren aktivitelerde çabuk yorulma, nefes darlığı gibi problemlere sebebiyet verebilir.

Fiziksel Aktivite ve Spor Yapmada Güçlük

Fizik muayene göğüs yapısının hareket açıklığını ve kas dengesini ortaya koyar. Güvercin göğsü olan bireylerde göğüs kafesinin yapısal kısıtlamaları fiziksel aktivite sırasında zorluklara neden olabilir. Özellikle koşma, yüzme gibi spor dallarında performans düşüklüğü yaşanabilir.

Psikolojik ve Sosyal Etkiler

Göğüs kafesi şekil bozukluğu bireylerde psikolojik baskı ile sosyal geri çekilme eğilimi oluşturabilir. Özellikle dış görünümün önem kazandığı dönemlerde bu tür bir deformite özgüveni olumsuz etkileyebilir. Sosyal ortamlardan uzaklaşma, beden algısında bozulma veya iletişimde isteksizlik gibi durumlar da bu sürece eşlik edebilir.

Güvercin Göğsü ile Yaşam ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Güvercin göğsü ile yaşam, bazı uyum adımları gerektirse de sürdürülebilir bir düzende ilerleyebilir. Günlük alışkanlıklar ve genel sağlık durumu üzerinde dikkatli olunması önemli bir yere sahiptir. Düzenli takip ve bilinçli yaklaşım, yaşam kalitesini olumlu yönde etkiler.

Fiziksel Aktivite ve Egzersiz Önerileri

Fiziksel aktiviteye etkileri kişiden kişiye değişse de güvercin göğsü olan bireylerin çoğu kontrollü egzersizlerle hareket kabiliyetini koruyabilir. Duruşu destekleyen ve solunumu rahatlatan aktiviteler, genel sağlığı güçlendirmeye yardımcı olur. Egzersizler, uzman önerisiyle düzenli ve bilinçli şekilde uygulandığında olumlu sonuçlar sağlar.

Psikolojik Destek ve Sosyal Uyumu Kolaylaştırma

Psikolojik etkiler dış görünümdeki farklılık nedeniyle duygusal baskıya zemin hazırlayabilir. Bu süreci daha sağlıklı atlatmak için duygusal destek büyük önem taşır. Aile, uzman rehberliği veya sosyal etkileşimler uyum sürecini güçlendirebilir.

Düzenli Tıbbi Takip ve Kontrollerin Önemi

Düzenli tıbbi takip, güvercin göğsü olan bireylerde oluşabilecek değişimleri zamanında fark etmeyi sağlar. Ortopedik değerlendirme deformitenin ilerleyip ilerlemediğini ve tedaviye nasıl yanıt verdiğini izlemek açısından büyük önem taşır. Bu kontroller tedavi planının güncellenmesine veya olası komplikasyonların önlenmesine katkı sunar.

Güvercin Göğsü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Güvercin Göğsü Nedir?

Güvercin göğsü, göğüs kemiğinin öne doğru çıkıntı yaptığı bir iskelet bozukluğudur. Tıbbi adıyla pektus karinatum olarak bilinir.

Güvercin Göğsünün Belirtileri Nelerdir?

Göğüs kafesinin ortasında belirgin bir çıkıntı görülür. Nefes darlığı, yorgunluk hissi ve özgüven sorunları eşlik edebilir.

Güvercin Göğsü Neden Oluşur?

Genetik yatkınlık en sık görülen nedenler arasındadır. Bazı durumlarda bağ dokusu hastalıklarıyla ilişkili olabilir.

Güvercin Göğsü Nasıl Teşhis Edilir?

Fizik muayene ile çoğu zaman tanı konur. Gerekli durumlarda röntgen veya tomografiyle değerlendirme yapılır.

Güvercin Göğsü Hangi Yaşlarda Ortaya Çıkar?

Genellikle çocukluk döneminde fark edilir. Ergenlikte büyüme atağıyla birlikte belirginleşebilir.

Güvercin Göğsü Tedavi Edilmeli midir?

Belirgin vakalarda estetik veya solunum açısından tedavi önerilir. Hafif vakalarda izlem yeterli olabilir.

Güvercin Göğsü Ameliyatı Riskli midir?

Ameliyat genellikle güvenlidir ancak her cerrahi işlem gibi riskler taşır. Uygun tedavi seçimiyle başarı oranı yüksektir.

Güvercin Göğsü Korselerle Düzeltilebilir mi?

Erken yaşta başlanan korse tedavisi göğüs şeklini düzeltebilir. Düzenli kullanımda olumlu sonuçlar alınabilir.

Güvercin Göğsü Fiziksel Aktiviteye Engel Olur mu?

Hafif vakalarda fiziksel aktivite kısıtlanmaz. Ancak ileri vakalarda egzersiz kapasitesi azalabilir.

Güvercin Göğsünün Tedavi Sonrası Tekrarlama Riski Var mıdır?

Korse tedavisi sonrası düzenli takip edilmezse tekrarlama görülebilir. Ameliyat sonrası tekrarlama nadir de olsa mümkündür.


Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 24 Nisan 2025 Perşembe Yayımlanma Tarihi: 24 Nisan 2025 Perşembe
Bu içeriği ortalama 8 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""