Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Kemik kanseri, özellikle osteosarkom, kemik oluşumuna katkı sağlayan hücrelerin kötü huylu değişimiyle ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Hastalıkta mikroskop altında düzensiz kemik dokusu üreten anormal hücreler görülür. Genetik değişiklikler, tümörün hızlı büyümesine ve kemik yapısını bozmasına yol açar. Bu süreçte kemik yıkımı ve düzensiz kemik üretimi birlikte ilerler. Osteosarkom, hızla büyüyerek damar oluşumunu artırır ve çoğunlukla kan yoluyla akciğerlere yayılır. Hastalığın evresi tümörün boyutu, yayılımı ve hücre özelliklerine göre belirlenir. Erken evrede cerrahi ve kemoterapi ile iyileşme mümkünken, ileri evrede tedavi daha çok yaşam kalitesini korumaya yöneliktir.

İçindekiler

Kemik Tümörü Nedir?

Kemik kanseri, kemik dokusundan köken alan kötü huylu (malign) tümörlerdir ve en sık görüleni osteosarkomdur. Osteosarkom, kemik üreten hücrelerin (osteoblastlar) kontrolsüz çoğalmasıyla oluşur ve mikroskop altında düzensiz “osteoid” (kemik matriksi) üretimi ile tanınır. Genellikle hızlı ilerler, çevre dokuları tahrip eder ve çoğunlukla akciğerlere metastaz yapar. Belirtileri arasında kemikte sürekli ağrı, şişlik ve bazen kırıklar bulunur. Erken teşhis, cerrahi ve kemoterapi ile tedavi şansı artırılabilir.

Kemik sağlığının temelinde kemik yoğunluğu bulunur. Kemik yoğunluğu, vücutta bulunan kalsiyum miktarına bağlı olarak 20 ila 30 yaş aralığında en yüksek seviyeye ulaşır. Bu yaş aralığından itibaren kemik yoğunluğu seviyesinin stabil tutulabilmesi için beslenmeye, düzenli egzersize ve yaralanmalara dikkat edilmesi gerekir.

Kemik sağlığı, güçlü ve dayanıklı kemik yapısının korunması için dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli kalsiyum ile D vitamini alımını gerektirir. Ancak, osteoporoz, Paget hastalığı ve osteomalazi gibi bazı kemik hastalıkları, kemik dokusunun zayıflamasına veya anormal şekilde yeniden şekillenmesine neden olarak kemik tümörlerine zemin hazırlayabilir.

Kemik Kanseri Belirtileri

Kemik kanseri belirtileri, hastalığın seyrine ve tümörün bulunduğu bölgeye bağlı olarak farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bu belirtiler genellikle sinsi ilerler ve başlangıçta başka rahatsızlıklarla karıştırılabilir. Ancak zamanla ağrı şiddetlenebilir, hareket kısıtlılığı gelişebilir ve hastanın yaşam kalitesi belirgin şekilde düşebilir.

Kemik kanserinde en sık görülen belirti, özellikle geceleri artan ve dinlenmeyle geçmeyen kemik ağrısıdır. Bununla birlikte, bazı hastalarda kemikte şişlik, neden olmadan ortaya çıkan kırıklar, halsizlik ve kilo kaybı gibi sistemik semptomlar da gözlemlenebilir.

Kemik kanseri genellikle ileri evrelere kadar belirti vermeyebilir. Bu durum, erken tanıyı zorlaştırırken tedavi sürecini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, özellikle geçmeyen kemik ağrıları ya da anormal şişlikler söz konusu olduğunda, vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak büyük önem taşır.

Kemik kanserinin en yaygın belirtileri şunlardır:

  • Geçmeyen veya giderek şiddetlenen kemik ağrısı
  • Özellikle geceleri artan ağrı
  • Kemik veya çevresinde şişlik
  • Kitle oluşumu
  • Kemik kırılganlığında artış
  • Nedensiz kemik kırıkları
  • Hareket kısıtlılığı
  • Yakın eklemlerde sertlik veya hassasiyet
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • İştahsızlık
  • Vücutta nedeni bilinmeyen ateş
  • Uyuşma veya karıncalanma
  • Gece terlemeleri ve ateş

Kemik Tümörü Türleri Nelerdir?

Kemik tümörleri iyi ve kötü huylu olarak ikiye ayrılır. Kemik tümörleri, genellikle iyi huylu olmasına rağmen kötü huylu olanlar da mevcuttur. Kötü huylu kemik tümörleri, yani kemik kanseri 2 şekilde ortaya çıkabilir. Kemik kanserini oluşturan primer yani birincil tümörler, kemiğin kendi tümörleridir. Kemik, kemik iliği, kıkırdak dokularında bulunan hücrelerin kontrolsüz çoğalmaları ve yayılmaları durumunda ortaya çıkar.

Diğer kemik tümörleri ise vücutta bulunan başka organların tümörlerinin kemiğe nüfuz etmesiyle, yani metastazla oluşurlar. Bu tür kemik kanseri sekonder yani ikincil olarak adlandırılır. Kemikte metastazlar, kemiğin kendi tümörlerine kıyasla çok daha sık görülürler. Kemik metastazlarına özellikle prostat, meme, akciğer, tiroid bezi ve böbrek kanserlerinde rastlanır.

Kötü Huylu Kemik Tümörleri (Kemik Kanseri)

Birincil (Primer) Kemik Kanseri Türleri

  • Osteosarkom: Birincil kemik kanserleri arasında gençler ve çocuklar arasında en sık görülen kemik kanseri türü osteosarkomdur. Genellikle diz bölgesinde orta çıkar, hastalığa neden olan gen anormallikleri bulunur.
  • Kondrosarkom: Kıkırdak dokusu üreten hücrelerde meydana gelen birincil kemik kanseri türlerindendir. Genellikle kalça, pelvis ve omuz bölgesinde meydan gelir. Nadir görülen bir kemik kanseri türüdür.
  • Fibrosarkom: Kemiğin hücredışı yapısını üreter fibroblastların aşırı çoğalması sonucunda ortaya çıkan kanser türüdür. Sıklıkla bacak kemikleri ve alt çene kemiğinde ortaya çıkar.
  • Ewing Sarkomu: Ewing sarkomu birincil kemik kanseri türleri arasında yer alan, kemik ve yumuşak dokularda oluşan bir kanser türüdür. Hastalığa gen mutasyonlarının neden olduğu bilinmektedir. Genellikle bacak bölgesinde, pelvis ve kaburga bölgesinde oluşur.

İkincil (Sekonder) Kemik Kanseri Türleri

Metastatik Kemik Tümörleri: İlk olarak kemik, kemik iliği ya da kıkırdak dokularında oluşmayan, vücudun başka bölgelerindeki kanserli dokuların metastaz yaparak yayılması sonucu kemikte de görülen kemik kanser türüdür. Bu nedenle bu kemik kanserine, ikincil yani sekonder kemik kanseri denir. Birincil kemik kanseri türlerine göre daha yaygındır. Kemik tümörlerindeki belirtilere belirtilere ek olarak, metastaz yaptığı organın kanser şikayetleri de hastada bulunabilir.

İyi Huylu Kemik Tümörleri

İyi huylu kemik tümörlerine selim leyozlar da denebilir. Bu tür tümörler genellikle rastlantısal olarak hekim tarafından saptanır. Bu tümörler, kansere neden olmazlar ancak ağrı ve şişlik şikayetiyle kendini gösterir ilerleyen aşamalarında kemik kırıklarına neden olabilir. İyi huylu kemik tümörleri 3 evrede değerlendirilir:

  • 1. Evre kemik tümörleri genellikle hekim tarafından rastlantısal olarak teşhis edilir. Hastanın herhangi bir şikayeti olmayabilir.
  • 2. Evre kemik tümörlerinde, tümör çevresindeki dokularda yıkıma sebep olabilir. Hastada genellikle ağrı ve şişlik şikayetleri olur.
  • 3. Evre kemik tümörleri yayılmacı karakterde olurlar. Çevre dokularda yıkıma sebep olurlar ve büyüme eğilimleri vardır. Ağrı ve şişlik, kemikte kırılma gibi şikayetlere neden olabilirler.

İyi huylu kemik tümörlerine aşağıdakiler örnek verilebilir:

  • Basit kemik kisti
  • Non-osssifying fibroma (NOF)
  • Osteokondrom
  • Enkondrom
  • Fibröz displazi
  • Kondromiksoid fibrom
  • Osteoblastom
  • Kondroblastom
  • Dev hücreli tümör
  • Anevrizmal kemik kisti

Kemik Tümörü Neden Olur?

Kemik tümörleri genetik faktörler, radyasyona maruz kalma, bazı kemik hastalıkları ve travmalar gibi çeşitli nedenlerle oluşabilir. Genetik yatkınlık, özellikle ailede osteosarkom veya kondrosarkom gibi kemik kanseri öyküsü olan bireylerde riski artırabilir. Yüksek doz radyasyona maruz kalma, kemik hücrelerinde DNA hasarına neden olarak tümör gelişimini tetikleyebilir.

Paget hastalığı gibi kemik dokusunu etkileyen bazı rahatsızlıklar da kemik hücrelerinin anormal büyümesine yol açarak tümör oluşumuna zemin hazırlayabilir. Ayrıca, uzun süreli kemik yaralanmaları veya kronik iltihabi durumlar, hücre bölünmesini hızlandırarak tümör gelişme riskini artırabilir.

Kemik tümörüne yol açan olası nedenler şu şekildedir:

  • Genetik faktörler. Ailede kemik tümörü öyküsü bulunan kişilerde risk artabilir.
  • Radyasyona maruz kalma. Yüksek dozda radyasyon tedavisi gören kişilerde kemik tümörü gelişme riski artabilir.
  • Bazı genetik sendromlar. Li-Fraumeni sendromu, retinoblastom gibi genetik hastalıklar kemik kanseri riskini artırabilir.
  • Paget hastalığı. Kemiklerin anormal büyümesine neden olan bu hastalık, ileri yaşlarda kemik tümörü gelişme riskini yükseltebilir.
  • İyi huylu kemik hastalıkları. Osteokondrom gibi bazı iyi huylu kemik hastalıkları, zamanla tümör gelişimine yol açabilir.
  • Travma ve kronik yaralanmalar. Kesin bir neden olarak kabul edilmese de, bazı vakalarda sürekli travmaya maruz kalan bölgelerde kemik tümörlerinin geliştiği gözlemlenmiştir.
  • Bağışıklık sistemi sorunları. Zayıflamış bağışıklık sistemi, kanserli hücrelerin kontrolsüz büyümesine neden olabilir.
  • Kimyasal ve çevresel faktörler. Bazı toksik kimyasallara veya ağır metallere uzun süre maruz kalmak, kanser riskini artırabilir.

Kemik Tümörleri Risk Faktörleri Nelerdir?

Genetik yatkınlık, çevresel etkenler ve bazı kemik hastalıkları, kesin nedeni tam olarak anlaşılamayan kemik tümörlerinin gelişme riskini artırabilir. Aile öyküsünde kemik kanseri bulunan bireylerde genetik mutasyonların rol oynadığı düşünülmekte olup, bu durum kalıtsal faktörlerin önemini ortaya koyar.

Kemik tümörü riskini artıran faktörler şunlardır:

  • Genetik yatkınlık: Ailede kemik tümörü öyküsü bulunması.
  • Radyasyona maruz kalma: Yüksek doz radyoterapi tedavisi almak veya çevresel radyasyon maruziyeti.
  • Kemik hastalıkları: Paget hastalığı gibi kemik yapısını bozan hastalıkların varlığı.
  • Kalıtsal sendromlar: Li-Fraumeni sendromu ve retinoblastoma gibi genetik hastalıklar.
  • Bağışıklık sistemi sorunları: Bağışıklık sisteminin zayıflaması veya baskılanması.
  • Kanser metastazı: Başka bir kanser türünün kemiğe yayılması (örneğin, meme, akciğer veya prostat kanseri).
  • Kimyasal maddelere maruz kalma: Zararlı kimyasallar ve toksinlere uzun süre maruz kalmak.
  • Hızlı kemik büyümesi: Ergenlik döneminde hızlı kemik büyümesi nedeniyle artan hücre bölünmesi.

Kemik Tümörü Tanısı ve Uygulanan Testler

Kemik tümörü tanısı, hastanın şikâyetleri ve fiziksel muayene ile başlar, ardından kesin tanı için çeşitli görüntüleme ve laboratuvar testleri uygulanır. Röntgen, MRI ve BT taramaları, tümörün yerini, boyutunu ve yayılımını belirlemek için kullanılırken PET taraması metastaz olup olmadığını değerlendirmeye yardımcı olur.

Kan testleri, belirli tümör belirteçlerini tespit edebilir, ancak kesin tanı için biyopsi gereklidir. Biyopside, şüpheli kemik dokusundan alınan örnek patolojik incelemeye tabi tutularak tümörün iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olup olmadığı belirlenir. Erken tanı ve doğru testlerin uygulanması, tedavi sürecinin başarısını artıran en önemli faktörlerdendir.

Kemik Kanseri Tedavisi ve Uygulanan Yöntemler

Kemik kanseri tedavisi, tümörün tipi, evresi ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak belirlenir ve genellikle cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemleri içerir. Cerrahi tedavi, kanserli dokunun tamamen çıkarılmasını amaçlar ve bazı durumlarda uzvun korunmasını sağlamak için rekonstrüktif cerrahi uygulanabilir.

Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek veya küçültmek için güçlü ilaçlar kullanılarak uygulanırken, radyoterapi yüksek enerjili ışınlar yardımıyla tümörlü bölgeyi hedef alarak hücre büyümesini durdurur. İleri evre vakalarda, immünoterapi veya hedefe yönelik tedaviler gibi yeni nesil yöntemler de tedavi sürecine eklenebilir. Erken teşhis ve multidisipliner bir yaklaşımla uygulanan tedavi, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebilir.

Kemik Sağlığının Önemi ve Korunma Yöntemleri

Kemik yoğunluğunu korumak için kalsiyum ve D vitamini açısından zengin bir beslenme programı önemlidir. Süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, badem ve somon gibi besinler, kemik sağlığını destekleyen önemli kaynaklardır. Ayrıca, düzenli fiziksel aktivite, özellikle ağırlık taşıyan egzersizler, kemik yoğunluğunu artırmaya yardımcı olur.

Kemik tümörü çoğunlukla semptom göstermeden ilerlediğinden, ağrı hissedilir hissedilmez veya ele gelen bir kitle olduğunda doktora gitmek büyük önem taşır. Erken tanı, tedavi başarısını artırır ve tedavi sonrası ortaya çıkabilecek başka sorunların riskini azaltır. Bu nedenle, kemiklerde hissedilen herhangi bir anormal durumun ciddiye alınması ve tıbbi yardım alınması gerekir.

Kemik sağlığını korumanın bir diğer önemli unsuru da yaralanmalardan kaçınmaktır. Kemikleri güçlendirmek ve korumak için düzenli egzersiz yapmak ve güvenli hareket teknikleri uygulamak önemlidir. Düşme riskini azaltmak ve kemik kırılmalarını önlemek için çevresel faktörlere dikkat edilmelidir.

İyi Huylu Kemik Tümörü Tedavisi

İyi huylu kemik tümörlerinin tedavisi türüne ve evresine bağlı olarak yapılırlar. Çocuklarda rastlanılan iyi huylu kemik tümörleri kendiliğinden kaybolabilir. İyi huylu kemik tümörlerinde cerrahi yönteme başvurmak yerine, düzenli kontrol ve takip etmek daha büyük önem arz eder.

Cerrahi yönteme başvurmak için; tümörün kemik kırılmasına sebep olacak kadar bünyeye zarar vermesi, kemiğin büyümesini olumsuz yönde etkilemesi, kemikte bir kısalık ya da eğrilik yaratması, tanıyla ilgili bir şüphe mevcut ve o bölgeden örnek almak gibi durumlar sayılabilir.

İyi huylu kemik tümörlerinin tedavisinde temel amaç, mümkün olduğunca tümörü takiple izlemek, tümörün kemik yapılara verdiği ilerleyici bir hasar varsa hastanın kendi dokusunu koruyarak tümörü tekrar etmesini engelleyecek oranda vücuttan uzaklaştırmak ve oluşan kemik boşluklarını hastanın kendisinden alınan ya da kemik bankasından gelen kemik yamaları ile doldurmaktır.

Kemik Kanseri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kemik Tümörü Belirtileri Nelerdir?

Kemik tümörü genellikle kemikte şişlik, ağrı, hareket kısıtlılığı ve bazen kırık ile kendini gösterir. Belirtiler tümörün türüne, boyutuna ve yerine göre değişebilir.

Kemik Tümörü Neden Olur?

Kemik tümörü, genetik faktörler, travmalar veya bazı hastalıklar sonucu gelişebilir. Kesin nedeni her zaman bilinmez ve genellikle ileri tetkiklerle belirlenir.

İyi Huylu Kemik Tümörü Tehlikeli midir?

İyi huylu kemik tümörleri genellikle vücudun diğer bölgelerine yayılmaz. Ancak büyüyerek ağrıya, şekil bozukluğuna veya hareket kısıtlılığına yol açabilir.

Kemik Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Kemik kanserinde şiddetli kemik ağrısı, şişlik, kolay kırılma ve yorgunluk görülebilir. Bazı hastalarda ateş, kilo kaybı ve gece ağrıları da eşlik edebilir.

Kemik Kanseri Ölümcül müdür?

Kemik kanseri, erken teşhis ve tedavi edilmezse yaşamı tehdit edebilir. Ancak modern tedavi yöntemleriyle hastalığın gidişatı büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.

Kemik Kanserinin İlk Belirtileri Nelerdir?

Kemik kanserinin ilk belirtileri arasında genellikle kemikte hissedilen geçmeyen ağrı ve o bölgede şişlik yer alır. İleri aşamalarda hareket kısıtlılığı, kırık riski artışı ve halsizlik gibi semptomlar da görülebilir.

Kemik Kanserinde Nereler Ağrır?

Ağrı genellikle tümörün bulunduğu kemik bölgesinde hissedilir. Bu sıklıkla kol, bacak, kalça veya omurga olabilir. Ağrı başlangıçta aralıklı olsa da zamanla şiddetlenip sürekli hale gelebilir.

Kemik Kanseri Kaç Ay Yaşar?

Kemik kanserinde yaşam süresi, kanserin türüne, evresine ve tedaviye verilen yanıta göre değişir. Erken teşhis edilen ve tedavi edilebilen vakalarda kurtulma şansı daha yüksektir.

Kemik Kanseri Hangi Tahlilde Belli Olur?

Kemik kanseri tanısı genellikle röntgen, MR, kemik sintigrafisi ve biyopsi gibi görüntüleme ve doku inceleme yöntemleriyle konur. Ayrıca kanda yüksek alkalen fosfataz (ALP) gibi bazı değerler de şüphe yaratabilir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 24 Eylül 2025 Çarşamba Yayımlanma Tarihi: 8 Ağustos 2025 Cuma
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Medikal Teknolojiler

Kemik Tümörleri biriminde yer alan tüm medikal teknolojik cihazlarımızı görüntülemektesiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""