Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Lejyoner hastalığı, Legionella pneumophila adı verilen bir bakterinin neden olduğu ciddi bir akciğer enfeksiyonu türüdür. Bu bakteri genellikle göl ve nehir gibi doğal su kaynaklarında bulunur, ancak binaların su sistemlerinde, soğutma kulelerinde, klima sistemlerinde, duş başlıklarında ve jakuzilerde de çoğalabilir.

Lejyoner hastaları, genellikle bu bakteriyi içeren küçük su damlacıklarının solunması yoluyla bulaşır ve özellikle yaşlılar, sigara içenler, kronik akciğer hastalığı olanlar veya bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha ağır seyredebilir. Ateş, öksürük, kas ağrıları ve baş ağrısı gibi belirtilerle kendini gösterir ve zatürreye benzer bir tablo oluşturur. Erken teşhis ve uygun antibiyotik tedavisi ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilirken, tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilir.

İçindekiler

Lejyoner Hastalığı Nedir?

Lejyoner hastalığı , genellikle kirli su kaynaklarında bulunan Legionella pneumophila bakterisinin neden olduğu bulaşıcı ve ciddi bir akciğer enfeksiyonudur. İnsanlar buharlaşmış su damlacıkları yoluyla bakteriyi soluduklarında enfekte olabilirler.

Dünyada nadir görülse de, lejyoner hastalığı özellikle toplu yaşam alanlarında veya seyahat sonrası gelişen zatürre vakalarında dikkate alınması gereken bir hastalıktır. Ayrıca su sistemlerinin düzenli olarak temizlenmemesi ya da yeterince klorlanmaması bu bakterinin yayılmasına neden olabilir.

Lejyoner enfeksiyonu , özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde, yaşlılarda ve kronik hastalığı olanlarda daha ağır seyreder. Belirtiler genellikle ateş, öksürük, nefes darlığı, kas ağrıları ve baş ağrısı şeklinde başlar; ardından zatürreye benzer ciddi solunum problemleri gelişebilir.

Lejyoner hastalığının tanısı genellikle hastanın idrarında Legionella antijeninin saptanması veya balgam örneklerinden yapılan kültür testleriyle konur. Bu sayede erken teşhis mümkün olur ve uygun antibiyotik tedavisiyle başarılı şekilde tedavi edilebilir.

Lejyoner hastası olanlarda bakteri doğrudan kişiden kişiye geçmez bulaş çoğunlukla bakterili su buharının solunması ile gerçekleşir. Çoğu zaman yaz aylarında ve nemli ortamlarda daha sık görülür.

Aşama Tanım
Kuluçka Dönemi Bakteriyle temas sonrası 2-10 gün sürebilir (genellikle 5-6 gün).
Başlangıç Evresi Yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları gibi grip benzeri semptomlar görülür.
Akciğer Enfeksiyonu Kuru öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı başlar. Bazı vakalarda balgamlı öksürük olabilir.
Sistemik Yayılım Mide bulantısı, ishal, bilinç bulanıklığı, böbrek fonksiyonlarında bozulma gelişebilir.
Komplikasyon Evresi Tedavi edilmezse solunum yetmezliği, sepsis ve çoklu organ yetmezliği gelişebilir.

Lejyoner Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Lejyoner hastalığının en belirgin özelliği, yüksek ateş ve zatürre (pnömoni) ile birlikte seyreden şiddetli solunum yolu enfeksiyonudur. Genellikle grip benzeri başlasa da zamanla ağırlaşabilir. Yüksek ateşe zamanla titreme, öksürük, nefes darlığı gibi sistemik belirtiler de eşlik edebilir. Özellikle yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve sigara içenlerde daha şiddetli seyredebilir.

Lejyoner belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Yüksek ateş ve titreme
  • Kuru öksürük
  • Nefes darlığı ve göğüs ağrısı
  • Baş ağrısı
  • Kas ve eklem ağrıları
  • Mide bulantısı, kusma
  • İshal
  • Zihin karışıklığı ya da bilinç bulanıklığı (özellikle yaşlılarda)
  • Halsizlik ve genel yorgunluk hissi

Lejyoner hastalığının belirtileri, diğer zatürre türlerine kıyasla daha şiddetli ve hızlı ilerleyici olabilir. Özellikle bağışıklığı baskılanmış bireylerde, yaşlılarda ve sigara kullananlarda daha ciddi solunum yetmezliğine yol açabilir. Tipik zatürrelerde görülen balgamlı öksürük yerine Lejyoner hastalığında kuru öksürük, yüksek ateş ve bilinç değişikliği gibi daha sistemik belirtiler ön planda olabilir.

Yüksek Ateş ve Titreme

Yüksek ateş vücudun zararlı mikroorganizmalarla mücadele ederken gösterdiği savunma tepkilerinden biridir. Bu tabloya eşlik eden titreme ise iç ısı artışına rağmen hissedilen yoğun üşüme hissiyle kendini gösterir. Ateşin düşmemesi durumunda altta yatan enfeksiyonun hızla ilerleyebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Kuru veya Balgamlı Öksürük

Kuru öksürük Lejyoner hastalığının erken evrelerinde görülen rahatsız edici bir belirtidir. Boğazda tahriş hissiyle başlayan bu refleks, zamanla daha sık tekrar ederek dinlenmeyi zorlaştırır. Özellikle gece saatlerinde artış göstererek uykusuzluk ve halsizlik yaratabilir.

Balgamlı öksürük, enfeksiyon ilerledikçe solunum yollarında biriken iltihabın dışarı atılmasıyla kendini gösterir. Yoğun kıvamlı salgı, akciğerlerin temizlenmeye çalıştığını ve bağışıklık tepkisinin sürdüğünü gösteren bir işarettir. Her iki öksürük tipi de Lejyonella enfeksiyonunun ciddiyetine dair ipucu verdiğinden göz ardı edilmemelidir.

Kas Ağrıları ve Halsizlik

Kas ağrıları , Lejyoner hastalığında sık rastlanan ve günlük hareketleri kısıtlayan bir yakınmadır. Özellikle sırt, bel ve bacak bölgelerinde yoğunlaşan bu sızılar, dinlenmeye rağmen geçmeyen bir yorgunluk hissi yaratır. Vücutta yayılan bu rahatsızlık, enfeksiyonun sistemik etkilerinin sonucu olarak ortaya çıkar.

Solunum Güçlüğü ve Göğüs Ağrısı

Solunum sıkıntısı aniden bastırdığında, kişi sanki derin nefes almak isterken görünmez bir duvara çarpıyormuş gibi hisseder. Havanın yetmemesiyle birlikte baş dönmesi, konuşma sırasında kelimeleri yarıda kesme gibi durumlar ortaya çıkar. Bu hissin sürekli hale gelmesi, akciğerlerin iltihapla mücadele ettiğinin bir göstergesidir.

Göğüs ağrısı bu tabloya eklendiğinde ise, her nefes alış verişi batma veya sıkışma şeklinde rahatsız edici bir hisle kendini belli eder. Özellikle öksürük sırasında hissedilen zonklama, dinlenmeyle geçmeyen bir baskı duygusuna dönüşebilir. Bu belirtinin ortaya çıkması, enfeksiyonun ciddi boyuta ulaştığını düşündürür.

Baş Ağrısı ve Bilinç Değişikliği

Zihni baskılayan bir ağırlık hissiyle başlayan baş ağrısı, zamanla konsantrasyon kaybı ve dalgınlık gibi sorunlara yol açabilir. İleri vakalarda yön bulma güçlüğü, ani unutkanlık veya çevreye tepkisizlik gibi belirtiler de tabloya eklenebilir. Baş ağrısı ve halsizlik birlikte görüldüğünde bu durum, sinir sistemini etkileyen sistemik bir enfeksiyonun habercisi olabilir.

Lejyoner Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Lejyoner hastalığına neden olan başlıca etken, Legionella pneumophila adlı bakteridir. Genellikle su sistemlerinde üreyen ve yayılan bu bakteri klimalar, havalandırma sistemleri, jakuziler, süs havuzları, sıcak su tankları gibi nemli ortamlarda çoğalarak akciğerleri enfekte eder. İnsanlar bakteriyi kirlenmiş su buharının solunmasıyla alırlar. Doğrudan kişiden kişiye bulaşması ise oldukça nadirdir.

Lejyoner hastalığının nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Legionella bakterisi ile kontamine olmuş suyun solunması
  • Klimaların ve havalandırma sistemlerinin düzenli temizlenmemesi
  • Otel, hastane, spa gibi toplu kullanım alanlarında bakımı yapılmamış sıcak su sistemleri
  • Süs havuzları, jakuziler, duş başlıkları gibi nemli yüzeylerde bakterilerin çoğalması
  • Su tankları ve boru sistemlerinde uzun süre duran sular
  • Bina su sistemlerinde yetersiz klor seviyesi veya uygun olmayan sıcaklık kontrolü
  • Endüstriyel tesislerdeki soğutma kulelerinin kontaminasyonu

Legionella Bakterisi ve Bulaş Yolları

Legionella bakterisi , genellikle nemli ortamlarda ve su kaynaklarında bulunan bir mikroorganizmadır. Havanın içerisinde asılı kalabilen bu bakteri özellikle klimalar, sıcak su sistemleri ve jakuzi gibi ortamlarda hızla çoğalabilir. Bu bakteriyi solunum yoluyla vücuda alarak enfekte olunabilir.

Kontamine Su ve Havalandırma Sistemleri

Kontamine su kaynakları bakterilerin hızla çoğalabileceği ortamlardır. Sıcak suyun durgun kaldığı bölgeler, suyun bakteriyel enfeksiyonlar için uygun bir zemin oluşturmasına neden olur. Bakteri, boru hatları ve su depolarında birikerek çevreye yayılabilir.

Havalandırma sistemleri ise su buharı ile bakterinin atmosferde yayılmasını sağlar. Bu sistemler, bakteri içeren küçük su damlacıklarını havaya bırakır ve solunması kolaylaştırır. Özellikle kapalı alanlarda hava akımının yönlendirilmesi, bakterinin hızla yayılmasına olanak tanır.

Risk Grupları ve Hassas Kişiler

Lejyoner hastalığı, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde daha fazla tehlike yaratır. Yaşlılar, sigara içenler ve kronik hastalıkları olan kişiler, bu enfeksiyon karşısında daha savunmasız haldedir. Zatürre (pnömoni) gibi ciddi solunum yolu hastalıklarının gelişmesi, bu gruptaki kişileri daha yüksek risk altında bırakır.

Lejyoner Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Lejyoner hastalığının teşhisi klinik belirtiler ve laboratuvar testlerinin bir araya gelmesiyle yapılır. Erken tanı, tedavi sürecini hızlandırarak ciddi komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilir. Lejyoner hastalığının teşhisi için kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Klinik belirtiler ve fizik muayene
  • Legionella idrar antijen testi
  • Akciğer grafisi ile bilgisayarlı tomografi (BT)
  • Laboratuvar testleri ile balgam kültürü

Klasik zatürre genellikle akciğer grafisi ve balgam kültürüyle tanınırken Lejyoner hastalığı tanısında idrar antijen testi ve özel kültür ortamları gerekebilir. Bu nedenle tüm zatürre vakalarında Lejyoner hastalığı akla gelmez; ancak seyahat öyküsü, toplu yaşam alanı geçmişi ya da standart tedaviye yanıt vermeyen vakalarda mutlaka düşünülmelidir.

Doğru teşhis için birden fazla testin bir arada yapılması gerekebilir. Bu sayede enfeksiyonun kaynağı belirlenerek etkili bir tedavi süreci başlatılabilir.

Klinik Belirtiler ve Fizik Muayene

Lejyoner hastalığının klinik belirtileri, genellikle yüksek ateş, baş ağrısı ve kas ağrıları ile başlar. Fizik muayene sırasında hastanın solunum hızı ve kalp atışları izlenerek vücudun enfeksiyonla nasıl başa çıktığı değerlendirilir. Ayrıca göğüs bölgesinde duyulan raller ve solunum yetmezliği gibi bulgular, hastalığın ciddiyetini gösterir.

Legionella İdrar Antijen Testi

Legionella testi (idrar antijen testi) , bakterinin idrarda bulunduğunu tespit etmek için kullanılan hızlı bir tanı aracıdır. Bu test, enfeksiyonun başlangıcında bile sonuç verebilir böylece tedaviye erken başlanabilir. Özellikle diğer tanı yöntemleriyle birleştiğinde doğru bir teşhis koyulmasına yardımcı olur.

Akciğer Grafisi ve Bilgisayarlı Tomografi (BT)

Akciğer grafisi ve tomografi , akciğerlerdeki iltihaplanma ve sıvı birikintilerini görsel olarak tespit etmek için kullanılır. Bu görüntüleme yöntemleri, hastalığın ilerleyip ilerlemediğini göstererek tedavi sürecini yönlendirir. Tomografi, özellikle daha ayrıntılı ve net görüş sunarak enfeksiyonun boyutlarını daha iyi değerlendirir.

Laboratuvar Testleri ve Balgam Kültürü

Laboratuvar testleri, Lejyoner hastalığının tanısını doğrulamak için önemlidir ve bakterinin varlığına dair kesin sonuçlar verir. Balgam kültürü, enfeksiyonun kaynağını belirlemek amacıyla kullanılır ve bakterinin türünü tanımlamak için detaylı inceleme yapılır. Bu testler, bakteriyel enfeksiyonların doğru tanımlanmasında kritik rol oynar.

Lejyoner Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Lejyoner hastalığının tedavisi sıklıkla antibiyotiklerden destek alınarak gerçekleştirilir. Erken müdahale enfeksiyonun yayılmasını engellemeye yardımcı olur. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar, bakterinin hızla yok edilmesini sağlamaya yöneliktir. Lejyoner hastalığının tedavisinde başvurulan yöntemler şunlardır:

  • Antibiyotik tedavisi ile etkili ilaçlar
  • Hastane yatışı ve destekleyici bakım
  • Solunum desteği ve yoğun bakım yaklaşımları

Erken tedavi, komplikasyonları önlemenin yanında iyileşme sürecini hızlandırmak bakımından da önem taşır. Tedavi sürecine dikkatli bir şekilde uyulması, hastalığın olumsuz etkilerini minimuma indirir.

Antibiyotik Tedavisi ve Etkili İlaçlar

Antibiyotik tedavisi Lejyoner hastalığının etkili bir şekilde kontrol altına alınmasında temel yöntemdir. Bu tedavi genellikle hastalığın ilk belirtilerinin görülmesinin ardından hızla başlatılır. Florokinolonlar ve makrolidler gibi ilaçlar, hastalığa karşı en etkili seçenekler arasında yer alır.

Hastane Yatışı ve Destekleyici Bakım

Lejyoner hastalığının şiddetli vakalarında hastane yatışı gereklidir. Bu süreçte hastaların düzenli olarak izlenmesi ve destekleyici tedavi yöntemlerinin uygulanması sağlanır. Oksijen desteği ve sıvı gibi tedavi seçenekleri hastanın durumuna göre ayarlanır.

Solunum Desteği ve Yoğun Bakım Yaklaşımları

Solunum desteği Lejyoner hastalığının ağır vakalarında hayati öneme sahiptir. Bu tedavi, oksijen seviyelerinin stabil tutulmasını ve hastanın solunum fonksiyonlarının iyileştirilmesini sağlar. Ciddi vakalarda mekanik ventilasyon gibi ileri düzey destekler de kullanılabilir.

Solunum yolu enfeksiyonu , hastanın solunum sistemi üzerinde ciddi etkilere yol açabilir ve bu durum tedavi sürecini daha karmaşık hale getirebilir. Yoğun bakım ünitelerinde, hastaların solunum yolu enfeksiyonlarına karşı sürekli izlenmesi gereklidir. Bu tür enfeksiyonların önlenmesi için solunum desteği titizlikle uygulanır.

Lejyoner Hastalığından Korunma Yöntemleri Nelerdir?

Lejyoner hastalığı, Legionella bakterisinin su sistemlerinde çoğalmasıyla bulaştığı için özellikle otellerde, hastanelerde, spa merkezlerinde bulunan havalandırma ve su tesisatlarında bakteri üreyebilir. Lejyoner hastalığına yakalanmamak için su sistemlerinin düzenli bakımı, sıcaklık kontrolü, klorlama gibi hijyen önlemleri alınmalıdır. Ayrıca durgun su birikintilerinden kaçınmak, klima sistemlerini düzenli temizletmek ve riskli alanlarda çalışanların gerekli önlemleri alması önemlidir.

Lejyoner hastalığından korunmak için şu yöntemler önerilir:

  • Su depoları ve tesisatlarının düzenli olarak temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi
  • Su sıcaklığının 50 °C üzerinde tutulması, soğuk suyun ise 20 °C altında olması
  • Özellikle hastane, otel, hamam gibi yerlerde klima, havalandırma sistemlerinin düzenli bakımı
  • Durgun su birikintilerinin engellenmesi ve kullanılmayan boru hatlarının boşaltılması
  • Sıhhi tesisatlarda biofilm oluşumunu önleyici kimyasalların kullanılması
  • Whirlpool, jakuzi gibi cihazların sıklıkla temizlenmesi ve filtrelerinin değiştirilmesi
  • Risk grubundaki bireylerin (yaşlılar, bağışıklığı zayıf olanlar) bu ortamlarda dikkatli olması
  • Çalışanlara ve teknik personele gerekli eğitimlerin verilmesi ve periyodik denetimlerin yapılması

Bu önlemler, hastalığın bulaşmasını engellemeye yönelik etkili adımlardır. Ayrıca risk grubundaki bireylerin bu korunma yöntemlerini özellikle takip etmeleri önerilir.

Su Sistemleri ve Havalandırma Temizliği

Su sistemlerinin düzenli bakımı, bakterilerin üremesini engellemek adına kritik öneme sahiptir. Bu sistemlerdeki suyun durgunlaşması, mikropların çoğalmasına neden olabilir, bu yüzden sürekli olarak temizlenmesi gerekir. Aynı zamanda havalandırma sistemlerinin bakımının yapılması, havada bulunan patojenlerin yayılmasını önler.

Kişisel Hijyen ve Sağlık Önlemleri

Hijyen önlemleri , enfeksiyonlardan korunmanın en etkili yollarından biridir. Özellikle ellerin düzenli olarak yıkanması, bulaşıcı hastalıkların önüne geçilmesinde yardımcı olur. Ayrıca kişisel temizlik alışkanlıklarının benimsenmesi, vücuda giren zararlı mikroorganizmaların sayısını azaltır.

Sigara Kullanımından Kaçınmak

Sigara kullanımı, solunum sistemi üzerinde zayıflatıcı etkiler yaratarak, kişiyi enfeksiyonlar karşısında daha savunmasız duruma getirir. Sigara içmek, bakterilerin vücuda daha kolay giriş yapmasına neden olabilir. Bu nedenle sigara kullanımı ve risk faktörleri göz önünde bulundurularak kullanımdan kaçınmak sağlık açısından büyük fayda sağlar.

Lejyoner Hastalığı ile İlgili Merak Edilen Sorular

Lejyoner Hastalığı Nedir?

Lejyoner hastalığı, Legionella bakterisinin neden olduğu önemli bir akciğer enfeksiyonudur. Genellikle hava yoluyla solunan kirli su bu hastalığı bulaştırabilir.

Lejyoner Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Lejyoner hastalığı, çoğunlukla kirli su kaynakları aracılığıyla havaya yayılan bakterilerin solunmasıyla bulaşır. Sıcak su sistemleri, havalandırma sistemleri ve jakuziler gibi yerlerden kolayca yayılabilir.

Lejyoner Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Lejyoner hastalığının belirtileri, yüksek ateş, öksürük gibi gribe benzer semptomlarla başlar. Ayrıca baş dönmesi, yorgunluk ve nefes darlığı gibi ciddi durumlar da görülebilir.

Lejyoner Hastalığı Ölümcül müdür?

Lejyoner hastalığı tedavi edilmezse ölümcül olabilen bir hastalıktır. Bu noktada erken teşhis ve tedavi ile risk önemli ölçüde düşürülebilir.

Lejyoner Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Genelde idrar antijen testi ve kan testleriyle teşhis edilir. Akciğer grafisi ve balgam kültürü de yardımcı tanı yöntemlerindendir.

Lejyoner Hastalığı Antibiyotikle Geçer mi?

Lejyoner hastalığı antibiyotiklerle tedavi edilebilir ancak tedavi süreci uzun olabilir. Erken tedavi, iyileşme aşamasını hızlandırırken komplikasyon riskini azaltabilir.

Lejyoner Hastalığının Tedavi Süresi Ne Kadardır?

Tedavi süresi sıklıkla 2 ya da 3 hafta arasında değişir. Tedavi süresi, hastalığın şiddeti ve tedaviye verilen cevaba bağlı şekilde farklılık gösterebilir.

Lejyoner Hastalığından Nasıl Korunabilirim?

Hastalıktan korunmak açısından su sistemlerinin düzenli biçimde temizlenmesi ve havalandırma bakımı yapılması önemlidir. Ayrıca sıcak su kullanımında hijyenik önlemler alınmalıdır.

Lejyoner Hastalığı Kimlerde Daha Sık Görülür?

Lejyoner hastalığı, bağışıklık sistemi zayıf olan, yaşlı bireyler ve sigara içen kişilerde daha yaygın olarak görülür. Ayrıca kronik hastalığı olan kişilerin de risk altında olduğu bilinir.

Lejyoner Hastalığı Zatürreden Farklı mıdır?

Lejyoner hastalığı, zatürreye benzer semptomlar gösterse de farklı bir bakteriyel enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkar. Zatürre genellikle başka patojenler tarafından tetiklenirken lejyoner hastalığı Legionella bakterisiyle ilişkilidir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 26 Mayıs 2025 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 22 Nisan 2025 Salı
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""