Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
İçindekiler

Lyme Hastalığı Nedir?

Aynı zamanda Lyme Borreliosis olarak da bilinen Lyme Hastalığı, en yaygın olarak keneler tarafından yayılan Borrelia bakterisinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalığa verilen isimdir. Lyme hastalığının en sık görülen enfeksiyon belirtisi, kene ısırığının meydana gelmesinden yaklaşık bir hafta sonra ortaya çıkan ve genişleyen eritema migrans isimli, kaşıntılı ya da ağrılı olmayan döküntüdür. 

Lyme hastalığına aynı zamanda Ixodes adı verilen tipik olarak siyah bacaklı bir kene türü olan geyik kenesi tarafından taşınan dört farklı Borrelia bakteri türü neden olabilir. Borrelia afzelii ve Borrelia garinii Avrupa ve Asya'da hastalığın önde gelen nedenleri iken, Borrelia burgdorferi ve Borrelia mayonii ise yaygın olarak Amerika kıtasında Lyme hastalığına yol açar. 

Lyme hastalığı taşıyan keneler yaygın olarak çimenli ve yoğun ormanlık alanlarda yaşarlar. Bu sebeple bu bölgede yaşayan veya zaman geçiren bireylerin Lyme hastalığına yakalanma olasılığı daha yüksektir. Lyme hastalığından korunmak üzere kene istilasının olduğu bölgelerde önlemler almak gereklidir.


Lyme Hastalığı Neden Olur?

Lyme hastalığına siyah bacaklı geyik kenesi tarafından taşınan Borrelia bakterileri neden olur. Bu kene türünün genç türleri genellikle bir susam tanesinden daha büyük değildir ve bu da onları fark etmeyi güçleştirir. 

İnsanların Lyme hastalığına yakalanması için, enfekte bir geyik kenesi tarafından ısırılmaları gereklidir. Bakteriler ısırık yoluyla önce bireyin cildine, sonra da kan dolaşımın sistemine girerler. Bir çok vakada Lyme hastalığının insana geçmesi için kenenin en az 36 ile 48 saat süreyle yapışık kalması gereklidir. Vücutta bulunan kenenin şişmiş olması bakteri bulaştıracak kadar uzun süre beslendiğine işaret edebilir. Kenenin mümkün olan en kısa sürede doğru yöntemlerle çıkarılması enfeksiyon gelişmesini önleyebilir.

Bireyin çalıştığı, yaşadığı, ziyaret ettiği, tatile gittiği ya da hobilerini gerçekleştirdiği bölge Lyme hastalığına yakalanma şansını doğrudan etkileyebilir. Lyme hastalığı için en yaygın risk faktörleri arasında ormanlık veya çimenli alanlarda zaman geçirmek, açık havada cildi açık bırakmak ve keneyi bir an önce düzgün bir şekilde çıkarmamak bulunur. Yapışan bir keneyi iki günden önce çıkarmak lyme hastalığına yakalanma riskini en aza indirir.

Lyme Hastalığı İle Ortaya Çıkabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

Tedavi edilmeyen Lyme hastalığı özellikle dizlerde kronik eklem iltihabına yani diğer adıyla Lyme artritine, yüz felci ve nöropati gibi nörolojik semptomlara, hafıza bozukluğu gibi bilişsel kusurlara ve kalp ritmi düzensizliklerine yol açabilir.

Lyme Hastalığı Nasıl Önlenir?

Lyme hastalığını önlemenin en iyi yolu geyik kenelerinin özellikle yaşadığı yerler olan uzun çimenli, ağaçlık, çalılık alanların bulunduğu bölgelerden kaçınmaktır. Bu bölgelerde bulunmak durumunda kalan bireyler ise bir takım basit önlemlerle Lyme hastalığına yakalanma riskini en aza indirebilirler.

Öncelikle örtünmek önemlidir. Ormanlık veya çimenli alanlarda kapalı ayakkabı giyilmeli, uzun pantolonlar, uzun kollu gömlekler, şapka ve eldivenler tercih edilmelidir. Pantolon paçaları çorapların içine sokulmalıdır. Arazide dolaşırken varolan patikaların dışına çıkmamaya özen gösterilmeli, alçak çalılıklar ile uzun çimlerin üzerinde yürümekten kaçınılmalıdır. Bireyin yanında gezdirdiği evcil hayvanları tasmalı tutulmalıdır.

Geyik kenesi bulunması ihtimali olan bölgelerde bulunan bireyler cilde uygulanabilir böcek kovucu ilaçlardan faydalanmalıdır. Çocuklara da böcek kovucu ilaç uygulanmalı, ancak bu kimyasal böcek savar ilaçların toksik olabileceği unutulmamalı ve çocuğun ellerine, gözlerine ya da ağzına bulaşmamasına dikkat edilmelidir. Bu tür böcek kovucuları kullanan bireyler, bu ilaçları kullanma talimatlarına harfiyen uymalıdır. Bireyler kullandıkları kıyafetlere permetrin içeren ürünler uygulayabilirler. 

Geyik kenesi bulunan bölgelerde yaşayan bireyler evlerini ve bahçelerini kenelerden arındırmak için gerekli önlemleri almalıdır. Kenelerin yaşadığı yerlerde çalılıklar ve yapraklar temizlenmeli, çimler düzenli olarak biçilmelidir. Kullanılan odunlar buraya yuvalanabilecek ve üzerlerinde çeşitli kene türlerini taşıyabilen kemirgenleri uzak tutmak için kuru ve sıcak bir alanda düzgün bir şekilde istiflenmelidir. 

Bireyler ormanlık veya çimenli alanlarda vakit geçirdikten sonra özellikle dikkatli olmalı ve kıyafetlerini, kendilerini, çocuklarını ve evcil hayvanlarını keneler için kontrol etmelidir. Geyik keneleri beslenmeden önce yaygın olarak bir toplu iğnenin başından daha büyük değildir, bu onları saptamak için çok dikkatli olmak gerekir.

Dışarıdan eve gelen bireyler bir an önce duş almalıdır. Keneler yaygın olarak bireye yapışmadan önce ciltte saatlerce kalırlar. Bir duş almak ve kurulanmak, henüz sıkıca tutunmamış keneleri çıkarabilir.

Daha önce Lyme hastalığına yakalanmış bireyler bağışıklıklarına güvenmemelidir. Yapılan araştırmalar Lyme hastalığına birden fazla defa yakalanmanın mümkün olduğunu göstermiştir.

Vücudunda kene tespit eden kişiler, kenenin uygun bir şekilde çıkarılabilmesi için tıbbi yardıma başvurmalıdır.

Lyme Hastalığı Belirtileri Ve Tipleri Nelerdir?

Lyme hastalığının belirti ve semptomları farklı vakalarda değişiklik gösterebilir. Hastalığın belirti ve semptomları genellikle aşamalar halinde görünür, ancak bu aşamalar bazı vakalarda birbiri ile çakışabilir.

Lyme hastalığına sebep olabilecek kene türünün ısırığı sivrisinek ısırığına benzer küçük, kırmızı bir yumrudur. Bu yumru genellikle kenenin ısırdığı ya da vücuttan söküldüğü yerde görülür ve genellikle birkaç gün içinde geçer. Bu normal bir olaydır ve kendi başına Lyme hastalığının varlığına işaret etmez.

Lyme hastalığının erken aşamadaki ilk belirti ve semptomları birey enfekte olduktan sonraki 1 ay içinde ortaya çıkabilir.  Lyme hastalığının erken dönem belirti ve semptomları arasında öncelikle döküntü olmak üzere; ateş, titreme, yorgunluk, vücut ağrıları, baş ağrısı ve şişmiş lenf düğümleri bulunabilir.

Lyme hastalığının erken aşamasında bireyin geliştirdiği döküntü kendine has bir özelliğe sahiptir. Enfekte bir kenenin bireyi ısırmasından 3 ila 30 gün sonra, ortasında bir hedef tahtası gibi daha belirgin bir nokta ile çevresinde bir halkadan meydana bir alanda kızarma görülebilir. Kızarıklık zaman içerisinde yavaşça genişler ve bazı vakalarda yaklaşık 30 santimetre çapına kadar yayılabilir. Bu kızarıklık tipik olarak kaşıntılı veya ağrılı değildir ancak dokuya temas edildiğinde sıcaklık hissedilebilir. Eritema migrans, Lyme hastalığının ayırt edici özelliklerinden biridir ve vakaların yaklaşık yüzde 80’inde gelişir. Bu kızarıklık bazı vakalarda bireyin vücudunun birden fazla yerinde gelişebilir.

Tedavi edilmeyen Lyme enfeksiyonunun yeni belirti ve semptomları ilerleyen zamanla birlikte bir kaç hafta ya da ay içerisinde ortaya çıkabilir. Eritema migrans kızarıklığı bireyin vücudunun diğer bölgelerinde de görülebilir.

Birey zaman içerisinde şiddetli eklem ağrısına ve eklemlerde şişmeye maruz kalabilir. Bu eklem ağrıları ve şişliği özellikle bireyin dizlerini etkileme eğilimindedir ancak bazı vakalarda ağrı bir eklemden diğerine kayabilir.

Enfeksiyon ilk ısırıktan haftalar, aylar ve hatta yıllar sonra bireyin beynini çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya yani menenjit, Bell felci (yüzün bir tarafında geçici felç), uzuvlarda uyuşma veya güçsüzlük ve kas hareketinde sinir sisteminden kaynaklı bozulma gelişmesi gibi nörolojik sorunlara yol açabilir.

Daha nadir olarak bazı vakalarda bireyler enfeksiyondan sonra birkaç hafta içinde kalp çarpıntısı ya da düzensiz nabız gibi kalp problemleri, gözde iltihaplanma, karaciğerde iltihaplanma yani hepatit ve şiddetli yorgunluk gibi belirti ve semptomları da geliştirebilir.

Her kene ısırığı lyme hastalığına yol açmaz. Hastalığa yakalanma riski kenenin bireyin cildine yapışık olarak ne kadar uzun süre durduğu ile doğru orantılı bir şekilde artar. Kenenin 36 ile 48 saatten daha kısa süre cilde tutunduğu vakalarda Lyme enfeksiyonu gelişmesi ihtimali düşüktür.

Bir kene tarafından ısırılan ve yukarıdaki belirtileri gösteren bireyler bir an önce tıbbi yardım almak üzere bir doktora başvurmalıdır. Lyme hastalığının sık görüldüğü bir bölgede yaşayan bireyler de kene ısırığından sonra doktora başvurmalıdır. 


Lyme Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Lyme hastalığının belirti ve semptomlarının büyük bir kısmı genellikle başka tıbbi durumlarda da görülür, bu nedenle hastalığın teşhisi zor olabilir. Dahası, Lyme hastalığını ileten keneler aynı zamanda başka hastalıkları da yayabilir.

Lyme hastalığının karakteristik hedef tahtası döküntüsünün görülmediği vakalarda Lyme hastalığı tanısının konulması için doktor öncelikle bir fizik muayene gerçekleştirir ve hastanın sağlık geçmişi hakkındaki bilgileri soracağı çeşitli sorular ile öğrenmeyi hedefler. Hasta gözlemlediği bütün belirtilerini bu muayene sürecinde doktor ile konuşmalı ve sahip olabileceği diğer koşullar veya hastalıklarla ilgili bilgileri paylaşmalıdır. Örneğin doktor bireye Lyme hastalığının daha yaygın görüldüğü yaz aylarında açık havada arazide bulunup bulunmadığı ve kendisini kene ısırığı açısından kontrol edip etmediğini sorabilir.

Fizik muayenenin yanı sıra bakterilere karşı doğal olarak oluşturulan antikorları tanımlamaya yönelik laboratuvar testleri, Lyme hastalığının varlığını doğrulamaya veya ekarte etmeye yardımcı olabilir. Bu testlerin yapılması için ideal zaman bireyin vücudunun antikor geliştirmeye başladığı enfeksiyon başlangıcından birkaç hafta sonrasıdır.

Lyme hastalığının teşhisini kolaylaştıran belirleyen testler arasında ELISA testi ile Western blot testi bulunur.

Enzime bağlı immünosorbent testi yani kısaca ELISA testi Lyme hastalığını tespit etmek için en sık kullanılan testtir ve Borrelia burgdorferi bakterisine karşı vücudun oluşturduğu antikorların varlığını tespit etmeye dayalıdır. Ancak bu testin bazı vakalarda bazen yanlış pozitif sonuçlar vermesi ihtimalinin bulunması sebebiyle teşhis için tek dayanak olarak kullanılmaz. ELISA veya IFA antikor testinin pozitif olduğu vakalarda, durumu doğrulamak ve hastalık tanısını kesin olarak koyabilmek için Western blot testi yapılır. Bu iki aşamalı yaklaşımda, Western blot testi Borrelia burgdorferi bakterisinin çeşitli proteinlerine karşı vücudun geliştirdiği çeşitli antikorları tespit eder.

Lyme Hastalığı Nasıl Geçer?

Lyme hastalığının erken aşama belirti ve semptomları zaman içerisinde hafifleyebilir ve kendiliğinden ortadan kaybolabilir. Lyme hastalığının belirti ve semptomları kendiliğinden geçmiş veya düzelmiş gibi göründüğü durumlarda dahi bireyler doktora başvurmalıdır. Semptomların ortadan kalkması hastalığın geçtiği anlamına gelmez. Tıbbi yöntemler ile tedavi edilmeyen Lyme hastalığı, enfeksiyondan birkaç ay ya da birkaç yıl sonra bireyin vücudunun diğer bölgelerine yayılabilir daha ciddi nörolojik sorunlara neden olabilir. Keneler Lyme hastalığının yanı sıra babesiosis ve hummalı ateş gibi diğer hastalıkları da insanlara bulaştırabilir.


Lyme Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Lyme hastalığının tedavisinde antibiyotikler kullanılır. Antibiyotik tedavisi ne kadar erken başlarsa, iyileşme o oranda hızla gerçekleşir ve bütünüyle olumlu sonuç verebilir. 

Oral yani ağızdan alınan antibiyotikler erken aşamadaki Lyme hastalığı için standart tedavi yöntemidir. 

Lyme hastalığının ilerleyerek merkezi sinir sistemini etkilediği vakalarda doktor 14 ila 28 gün boyunca damar içinden yani intravenöz antibiyotik tedavisi önerebilir. Bu tedavi kürü enfeksiyonun ortadan kaldırılmasında etkilidir, ancak bireyin semptomlardan bütünüyle kurtulması vakit alabilir. 

Tedaviden sonra, az sayıda vakada hala kas ağrıları ve yorgunluk gibi bazı semptomlar görülmeye devam edebilir. Buna tedavi sonrası Lyme hastalığı sendromu adı verilir. Bu devam eden semptomların nedeni tıp uzmanları tarafından henüz kesin olarak belirlenememiştir ve daha fazla antibiyotik kullanımı duruma yardımcı olmamaktadır. 

Lyme Hastalığı İçin Yaşam Tarzı Değişiklikleri Ve Evde Bakım

Antibiyotikler Lyme hastalığı için kanıtlanmış tek tedavi yöntemidir ve en etkili tedavi süreci için mutlaka doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır Lyme hastalığı olan veya Lyme hastalığı olduğunu düşünen kişilerin rahatlama için başvurdukları çeşitli alternatif tedavi yöntemleri mevcuttur, ancak ne yazık ki, bu tedavilerin etkili olduğu ya ya bilimsel kanıtlarla kanıtlanmamıştır ya da test edilmemiştir. Bir çok vakada bu tedaviler birey için zararlı veya ölümcül sonuçlara yol açabilir. Lyme hastalığı için herhangi bir alternatif tedavi düşünen bireyler mutlaka önce bir doktor ile konuşmalıdır.


Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 10 Ağustos 2022 Çarşamba Yayımlanma Tarihi: 10 Ağustos 2022 Çarşamba

Tıbbi Birimler

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

2. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

5. Veri Güvenliği

Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

6. Şikayet ve İletişim

Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

YUKARI
İçindekiler
Size nasıl yardımcı olabiliriz?