Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Rahim duvarı kalınlaşması, tıbbi adıyla endometrial hiperplazi, rahim iç yüzeyini kaplayan dokunun normalden fazla kalınlaşmasıdır. Genellikle hormonal dengesizlikler, özellikle östrojen hormonu fazlalığı ve progesteron eksikliği ile ilişkilidir. Anormal vajinal kanama, adet düzensizlikleri ve menopoz sonrası kanama en yaygın belirtileridir. Tanı ultrason, biyopsi ve histeroskopi ile konulur. Tedavi seçenekleri arasında hormon tedavisi, cerrahi yöntemler ve yaşam tarzı değişiklikleri yer alır. 

İçindekiler

Rahim Duvarı Kalınlaşması Nedir?

Rahim duvarı kalınlaşması , tıbbi adıyla endometrial hiperplazi , rahim iç yüzeyini kaplayan endometrium dokusunun normalden fazla büyümesidir. Bu durum, genellikle östrojen hormonu fazlalığı ve progesteron eksikliği gibi hormonal dengesizliklerden kaynaklanır. Hormonal değişiklikler endometrium hücrelerinin anormal bir şekilde çoğalmasına yol açarak rahim kanseri riskini artırabilir.

Endometrial Hiperplazi Nedir?

Endometrial hiperplazi, endometrium hücrelerinin anormal şekilde büyümesi ve kalınlaşmasıyla ortaya çıkar. Basit hiperplazi genellikle kansere dönüşme riski taşımayan bir yapıya sahipken, atipik hiperplazi hücresel değişimlerle seyreder ve tedavi edilmezse rahim kanserine ilerleyebilir.

Endometrium Kalınlığı Normalde Ne Olmalıdır?

Endometrium kalınlığı, kadınların adet döngüsü ve yaş dönemine göre değişiklik gösterir. Üreme çağındaki kadınlarda, adet döngüsünün luteal fazında 8-14 mm arasında olması beklenir. Menopoz sonrası kadınlarda ise 5 mm’yi geçmemesi normal kabul edilir. Endometrium kalınlığının bu sınırları aşması, anormal vajinal kanama gibi belirtilerle birlikte görülürse detaylı bir inceleme gereklidir.


Rahim Duvarı Kalınlaşmasının Belirtileri Nelerdir?

Rahim duvarı kalınlaşması , kadınlarda çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir ve bu semptomlar genellikle hormonal dengesizliklere bağlıdır. En sık rastlanan şikâyetler arasında anormal vajinal kanama, adet düzensizlikleri ve menopoz sonrası kanama bulunur. Bu belirtiler, rahim iç dokusunun fazla kalınlaşmasına bağlı olarak ortaya çıkar ve günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, pelvik bölgede ağrı ve rahatsızlık hissi de bu durumun göstergesi olabilir.

Anormal Vajinal Kanama

Anormal vajinal kanama, rahim duvarı kalınlaşmasının en belirgin işaretlerinden biridir. Kanama miktarındaki artış veya adet döngüsü dışındaki zamanlarda kanama yaşanması dikkat çekicidir:

  • Adet döngüsü dışında kanama
  • Aşırı yoğun adet kanamaları
  • Adet kanamasının uzun sürmesi

Adet Düzensizlikleri

Hormonal dengesizlikler nedeniyle rahim duvarı kalınlaşması, adet düzeninde değişikliklere yol açabilir:

  • Adet aralıklarının kısalması veya uzaması
  • Adet günlerinde belirsizlik
  • Adet kanamasının kesilmesi

Menopoz Sonrası Kanama

Menopoz döneminde görülen kanamalar, genellikle rahim duvarı kalınlaşması ile ilişkilendirilir:

  • Menopoz sonrası ortaya çıkan beklenmedik kanamalar
  • Az miktarda veya yoğun şekilde devam eden kanamalar

Pelvik Ağrı ve Rahatsızlık

Pelvik bölgede oluşan rahatsızlık hissi, rahim duvarı kalınlaşması ile ilişkili olabilir:

  • Alt karın bölgesinde sürekli ağrı
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Pelvik bölgede dolgunluk hissi

Rahim Duvarı Kalınlaşmasının Nedenleri Nelerdir?

Rahim duvarı kalınlaşmasının ortaya çıkmasında birden fazla faktör etkili olabilir. Bunların başında hormonal dengesizlikler gelir. Östrojen fazlalığı ve progesteron eksikliği , endometrium dokusunun kontrolsüz şekilde büyümesine neden olur. Ayrıca polikistik over sendromu, menopoz sonrası değişimler ve obezite gibi durumlar da bu sorunun önemli nedenleri arasındadır.

Hormonal Dengesizlikler

Rahim duvarı kalınlaşmasında en önemli etken hormonal dengesizliklerdir. Östrojen hormonu, endometriumun büyümesini sağlar; progesteron ise bu büyümeyi kontrol ederek denge oluşturur. Östrojen seviyelerinin yüksek olması ve progesteron eksikliği durumunda, endometrium aşırı kalınlaşır. Bu dengesizlik, özellikle adet düzensizlikleri ve anormal kanamalara yol açar.

Polikistik Over Sendromu

PCOS, kadınlarda hormonal dengeyi etkileyen yaygın bir durumdur. Yumurtlamanın düzensiz olması nedeniyle progesteron üretimi azalır ve östrojen seviyeleri kontrolsüz şekilde yükselir. Bu hormonal değişiklikler, rahim duvarının normalden fazla kalınlaşmasına neden olabilir.

Menopoz ve Hormon Değişiklikleri

Menopoz döneminde progesteron hormonu üretiminin azalması, östrojenin endometrium üzerindeki etkisini artırır. Bu durum, menopoz sonrası kadınlarda rahim duvarı kalınlaşması ve kanama gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Özellikle menopoz sonrası dönemde görülen kanamalar, rahim duvarının incelenmesini gerektiren önemli bir işarettir.

Obezite ve Metabolik Sorunlar

Obezite, vücutta östrojen üretimini artırarak hormonal dengesizliğe yol açabilir. Yağ dokuları, östrojen hormonu üretimini destekler ve bu durum, endometriumun aşırı büyümesine neden olur. Ayrıca diyabet ve insülin direnci gibi metabolik bozukluklar da rahim duvarı kalınlaşması riskini artıran faktörler arasında yer alır.


Rahim Duvarı Kalınlaşması Nasıl Teşhis Edilir?

Rahim duvarı kalınlaşmasının teşhisinde, hem görüntüleme yöntemleri hem de doku örneklerinin incelenmesi önemli bir rol oynar. En sık kullanılan teşhis araçları arasında ultrasonografi, endometrial biyopsi ve histeroskopi bulunur. Bu yöntemler sayesinde rahim iç dokusunun kalınlığı ölçülerek, hücresel yapıdaki değişiklikler tespit edilir.

Ultrasonografi ile Görüntüleme

Ultrasonografi, rahim duvarı kalınlaşmasının tespitinde ilk tercih edilen yöntemdir. Özellikle transvajinal ultrasonografi, endometrium kalınlığını net bir şekilde görüntülemeyi sağlar. Adet döngüsüne veya menopoz sonrası duruma bağlı olarak ölçülen kalınlık değerleri, doktorlara tanı koymada önemli ipuçları verir. Normalden fazla kalınlaşma tespit edilirse, ileri tetkikler gereklidir.

Endometrial Biyopsi ve Patoloji İncelemesi

Rahim duvarı kalınlığının anormal olması durumunda, kesin tanı koymak için endometrial biyopsi uygulanır. Bu işlem sırasında rahim iç yüzeyinden küçük bir doku örneği alınarak laboratuvar ortamında incelenir. Biyopsi , hücresel düzeydeki değişikliklerin belirlenmesine olanak tanır ve atipik hiperplazi veya rahim kanseri gibi ciddi durumların tespit edilmesinde hayati bir rol oynar.

Histeroskopi ile Detaylı İnceleme

Histeroskopi, rahim iç dokusunun detaylı olarak incelenmesine olanak tanıyan bir yöntemdir. Bu işlem sırasında, histeroskop adı verilen ince bir kamera rahim içine yerleştirilerek, endometriumun doğrudan görüntülenmesi sağlanır. Histeroskopi, biyopsi ile birlikte uygulanarak tanıyı doğrulamak ve gerektiğinde tedaviye yön vermek amacıyla kullanılır.

Rahim Duvarı Kalınlaşmasının Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Rahim duvarı kalınlaşmasının tedavisinde, durumun şiddeti, altta yatan nedenler ve hastanın genel sağlık durumu göz önünde bulundurulur. Tedavi yöntemleri arasında hormon tedavisi , cerrahi müdahaleler ve yaşam tarzı değişiklikleri yer alır. Bu tedaviler, hem belirtilerin hafifletilmesini hem de komplikasyonların önlenmesini hedefler.

Hormon Tedavisi

Hormon tedavisi, rahim duvarı kalınlaşmasının kontrol altına alınmasında sıkça kullanılan bir yöntemdir. Özellikle hormonal dengesizliklerin giderilmesi için tercih edilir.

  • Progesteron takviyesi: Progesteron, östrojenin etkisini dengeleyerek rahim duvarının kalınlaşmasını engeller. Bu tedavi genellikle tablet, krem veya rahim içine yerleştirilen cihazlar aracılığıyla uygulanır. Progesteron takviyesi, atipik hiperplazisi olmayan hastalarda etkili bir çözümdür.
  • Doğum kontrol ilaçları: Doğum kontrol ilaçları, östrojen ve progesteron hormonlarını dengeler. Bu ilaçlar, adet döngüsünü düzenleyerek rahim duvarının kalınlaşmasını önler ve anormal kanamaların kontrol altına alınmasına yardımcı olur.

Cerrahi Müdahale

İleri vakalarda veya hormon tedavisine yanıt alınamayan durumlarda cerrahi yöntemler uygulanabilir.

  • Küretaj işlemi: Küretaj, rahim iç yüzeyindeki fazla dokunun kazınması işlemidir. Hem tanı hem de tedavi amacıyla yapılabilir. Özellikle kanama kontrolünde etkili bir yöntemdir.
  • Endometrial ablasyon: Endometrial ablasyon, rahim iç dokusunun tamamen yok edilmesi işlemidir. Bu yöntem, çocuk sahibi olmayı düşünmeyen hastalar için uygundur ve anormal kanamaların önlenmesinde etkili bir tedavi seçeneğidir.
  • Histerektomi: Histerektomi, rahmin tamamen alınması işlemidir. Atipik hiperplazisi olan veya kanser riski yüksek hastalarda son çare olarak uygulanır. Bu işlem, rahim kaynaklı sorunların kalıcı olarak çözülmesini sağlar.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Rahim duvarı kalınlaşmasının tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri, hormon dengesini sağlamada ve hastalığın kontrol altına alınmasında etkili bir destek sağlar. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve stresi azaltmaya yönelik önlemler, tedavi sürecini iyileştirerek rahim duvarının normal fonksiyonlarına dönmesine yardımcı olur.

Diyet ve egzersiz önerileri: Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz, hormonal dengenin sağlanmasına yardımcı olur. Aşırı kilonun kontrol altına alınması, östrojen seviyelerinin düzenlenmesinde etkilidir.

Hormonal dengelenme için destekleyici tedaviler: Doğal hormon dengeleyici yöntemler, stresi azaltma ve yeterli uyku gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenebilir. Bu yaklaşımlar, rahim duvarı kalınlaşmasının tekrarlama riskini azaltabilir.

Rahim Duvarı Kalınlaşması ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Rahim duvarı kalınlaşması hamile kalmayı zorlaştırır mı?

Evet, rahim duvarı kalınlaşması hamile kalmayı zorlaştırabilir. Bunun nedeni, kalınlaşmış endometriumun embriyonun rahim içine yerleşmesini engellemesidir. Bu durum, özellikle uzun süreli ve tedavi edilmeyen vakalarda, kısırlık sorunlarına yol açabilir. Ancak, uygun tedavilerle bu sorunlar çoğu zaman çözülebilir. Hamilelik planlayan kadınların bu durumu mutlaka bir kadın doğum uzmanıyla değerlendirmesi gerekir.

Rahim duvarı kalınlaşması kansere dönüşebilir mi?

Evet, rahim duvarı kalınlaşması bazı durumlarda kansere dönüşme riski taşır. Özellikle atipik hiperplazi olarak adlandırılan, hücresel değişimlerin görüldüğü tiplerde bu risk daha yüksektir. Erken tanı ve düzenli takiplerle bu risk en aza indirilebilir. Bu nedenle, rahim duvarı kalınlaşması teşhisi konulan hastaların doktor tavsiyelerine uyması ve kontrollerini aksatmaması son derece önemlidir.

Rahim duvarı kalınlaşması menopoz sonrası dönemde de görülebilir mi?

Evet, menopoz sonrası dönemde de rahim duvarı kalınlaşması görülebilir. Menopoz sonrası östrojen seviyelerindeki değişimler, endometriumun kalınlaşmasına yol açabilir. Bu durum genellikle menopoz sonrası vajinal kanama ile belirti verir. Menopoz sonrası herhangi bir kanama, mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmelidir çünkü bu kanamalar ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir.

Rahim duvarı kalınlaşması nasıl tedavi edilir?

Rahim duvarı kalınlaşmasının tedavisi, durumun şiddetine ve altta yatan nedenlere bağlıdır. Hormonal dengesizliklerden kaynaklanan durumlarda genellikle progesteron tedavisi veya doğum kontrol ilaçları tercih edilir. Daha ileri vakalarda, küretaj ya da endometrial ablasyon gibi cerrahi yöntemlere başvurulabilir. Kansere dönüşme riski taşıyan vakalarda ise histerektomi (rahmin alınması) gerekebilir. Tedaviye karar verilirken hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve çocuk sahibi olma isteği göz önünde bulundurulur.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 3 Eylül 2025 Çarşamba Yayımlanma Tarihi: 4 Aralık 2024 Çarşamba
Bu içeriği ortalama 7 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""