Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Wilms tümörü (nefroblastom), çocuklarda görülen en yaygın böbrek kanseri türüdür ve genellikle 3-5 yaş arasında ortaya çıkar. Böbrekteki embriyonel hücrelerin anormal büyümesiyle oluşur. En sık belirtisi karında fark edilen ağrısız bir kitle olup, idrarda kan, iştahsızlık ve yüksek tansiyon da görülebilir.

Genetik faktörler ve kalıtsal sendromlar hastalığın oluşumunda rol oynar. Tanı; fiziksel muayene, görüntüleme yöntemleri ve biyopsiyle konur. Tedavi genellikle cerrahi ile başlar, kemoterapi ve radyoterapi ile desteklenir. Erken teşhisle iyileşme oranı yüksektir.

İçindekiler

Wilms Tümörü Nedir?

Wilms tümörü , çocuklarda görülen nadir ama en sık rastlanan böbrek kanseri türüdür. Genellikle 3 ila 5 yaş arası çocuklarda ortaya çıkar ve çoğu zaman yalnızca bir böbrekte gelişir. Tıbbi literatürde "nefroblastom" olarak adlandırılır ve böbrekteki ilkel hücrelerin anormal şekilde çoğalmasıyla oluşur.

Aile öyküsü, bazı genetik sendromlar (örneğin WAGR sendromu, Denys-Drash sendromu) ve doğumsal anomaliler risk faktörleri arasında yer alır. Wilms tümörü çoğunlukla karnın bir tarafında fark edilen ağrısız bir kitle ile kendini gösterir.

Bunun yanı sıra karın ağrısı, ateş, iştahsızlık, mide bulantısı, yüksek tansiyon ve idrarda kan görülmesi de diğer belirtiler arasında olabilir. Erken tanı konulduğunda tedaviye oldukça iyi yanıt verir. Cerrahi, kemoterapi ve bazen radyoterapi ile tedavi edilir.

Wilms Tümörünün Belirtileri Nelerdir?

Çocuklarda böbrek tümörü olan Wilms tümörü genellikle karında fark edilen ağrısız bir kitleyle belirti verir. Bunun yanı sıra karın ağrısı, iştahsızlık, ateş ve idrarda kan görülmesi gibi şikayetler de ortaya çıkabilir. Erken evrede belirtiler hafif olabilir, bu nedenle dikkatli gözlem büyük önem taşır.

Wilms tümörü belirtileri şunlardır:

  • Karında şişlik veya kitle
  • Karın ağrısı
  • Ateş
  • İştahsızlık
  • Mide bulantısı veya kusma
  • Kabızlık
  • Yorgunluk
  • İdrarda kan (hematüri)
  • Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
  • Ani kilo kaybı

Karında Ele Gelen Kitle veya Şişlik

Wilms tümöründe en sık rastlanan bulgulardan biri karında ele gelen kitle veya şişliktir. Aileler genellikle çocuklarının karnında fark ettikleri bu sertlik nedeniyle doktora başvurur. Yapılan incelemelerde böbrekte kitle tespit edilmesi, tanı sürecinde önemli bir ipucu sağlar.

Karın Ağrısı ve Rahatsızlık Hissi

Wilms tümörlü çocuklarda karın ağrısı ve rahatsızlık hissi sık görülen belirtilerdendir. Karında şişlik ile birlikte hissedilen ağrılar, çocuğun huzursuzluğuna ve iştahının önemli ölçüde azalmasına sebebiyet verebilir. Özellikle karın ağrısı devamlılık gösteriyorsa altta yatan ciddi bir durumun habercisi olabilir.

İdrarda Kan Görülmesi (Hematüri)

Wilms tümöründe idrarda kan (hematüri) görülmesi önemli belirtilerden biridir. Aileler, çocuğun idrarında pembe ya da kırmızı renk fark edebilir. İdrarda kan (hematüri) , böbrekteki tümörün idrar yollarını etkilemesinden kaynaklanabilir.

Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon)

Wilms tümörüne sahip bazı çocuklarda yüksek tansiyon (hipertansiyon) gelişebilir. Bu durum, tümörün böbrek fonksiyonlarını etkilemesiyle ortaya çıkabilir. Yüksek tansiyon (hipertansiyon) , baş ağrısı, yorgunluk veya huzursuzluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

İştahsızlık ve Kilo Kaybı

Wilms tümörlü çocuklarda iştahsızlık ve kilo kaybı sık karşılaşılan genel belirtiler arasındadır. Tümörün vücut üzerindeki etkisi, çocuğun beslenme düzenini olumsuz yönde etkileyebilir. İştahsızlık ve ani kilo kaybı, hastalığın ilerlediğine dair bir işaret olabilir ve mutlaka değerlendirilmelidir.

Halsizlik ve Yorgunluk

Wilms tümörüne sahip çocuklarda halsizlik ve yorgunluk sıkça gözlemlenen şikayetlerdir. Tümörün vücutta yarattığı stres ve enerji ihtiyacı, çocuğun günlük aktivitelerinde zorlanmasına neden olabilir. Halsizlik ve yorgunluk, genellikle diğer belirtilerle birlikte görülerek hastalığın tanısında yardımcı olabilir.

Wilms Tümörü Neden Olur?

Wilms tümörü, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkabilir. Ailede Wilms tümörü öyküsü veya bazı genetik sendromlar, hastalığın gelişme riskini artırabilir. Ayrıca gebelik sırasında yaşanan bazı çevresel etkiler ve embriyonik gelişimle ilgili problemler de hastalığın nedenlerinden biri olabilir.

Wilms tümörü nedenleri şunlardır:

  • Genetik mutasyonlar
  • Ailede Wilms tümörü öyküsü
  • WAGR sendromu
  • Denys-Drash sendromu
  • Beckwith-Wiedemann sendromu
  • Doğumsal böbrek veya üriner sistem anomalileri
  • Aniridi (doğuştan iris yokluğu)
  • Hemihipertrofi (vücudun bir tarafının diğerine göre daha büyük olması)

Genetik Faktörler ve Sendromlar

Wilms tümörünün gelişiminde genetik faktörler etkili olabilir. Özellikle bazı doğumsal sendromlar ve genetik mutasyonlar, bu tümörün riskini artırabilir. WAGR, Denys-Drash ve Beckwith-Wiedemann sendromları gibi kalıtsal hastalıklar, genetik faktörlerin etkisiyle Wilms tümörünün oluşmasına sebebiyet verebilir.

Embriyonik Gelişim Sorunları

Embriyonik gelişim sırasında meydana gelen sorunlar, Wilms tümörünün oluşumuna zemin hazırlayabilir. Böbreklerin doğru şekilde gelişmemesi, bu tür tümörlerin oluşma riskini artıran embriyonik gelişimsel bozukluklar arasında yer alır. Genetik faktörlerin yanı sıra embriyonik gelişim sürecindeki aksaklıklar, böbrek hücrelerinde anormal büyümeye yol açabilir.

Çevresel Faktörlerin Rolü

Çevresel faktörler, nefroblastom gelişiminde etkili olabilir. Özellikle anne karnındaki gelişim sürecinde maruz kalınan toksik maddeler veya kimyasallar, böbrek hücrelerinin normalden farklı şekilde büyümesine yol açabilir. Ayrıca hamilelik sırasında kullanılan ilaçlar veya annenin sağlık durumu da embriyonik gelişimi etkileyerek bu tür tümörlerin ortaya çıkma riskini artırabilir.

Wilms Tümörü Nasıl Teşhis Edilir?

Wilms tümörü teşhisi , çocuğun fiziksel muayenesine ek olarak yapılan görüntüleme testleri ve laboratuvar incelemeleriyle konur. Karında fark edilen bir kitle ya da belirtiler nedeniyle doktora başvurulduğunda, tanıyı kesinleştirmek için bir dizi test uygulanır. Erken ve doğru teşhis, tedavi planlamasında büyük önem taşır.

Wilms tümörünün teşhisi için uygulanan yöntemler arasında şunlar yer alır:

  • Fiziksel muayene ve hasta öyküsü
  • Ultrasonografi incelemesi
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) ve MR görüntüleme
  • Böbrek biyopsisi ve patolojik inceleme
  • Evreleme ve hastalığın yayılımının değerlendirilmesi
  • Erken teşhis, tedavi sürecinde büyük önem taşır ve başarı oranını artırır.

Fiziksel Muayene ve Hasta Öyküsü

Fiziksel muayene ve hasta öyküsü oldukça önemlidir. Çocuğun karın bölgesinde şişlik veya kitle varlığı, ilk belirtidir ve bu genellikle aile tarafından fark edilir. Ayrıca hastanın geçmişteki sağlık durumu, ailede benzer hastalık öyküsünün olup olmadığı gibi faktörler de teşhise yardımcıdır.

Fiziksel muayene sırasında karın bölgesindeki hassasiyet, şişlik gibi anormal durumlar kontrol edilir. Bu ön değerlendirmeler, görüntüleme testlerine yönlendirilmeden önce tanıyı daraltmada etkili olur.

Ultrasonografi İncelemesi

İlk tercih edilen görüntüleme yöntemidir. Ultrasonografi , karın bölgesindeki şişlik veya kitlenin varlığını tespit etmek için kullanılır ve böbreklerin yapısı hakkında detaylı bilgi verir. Bu yöntem, invaziv olmayan bir yaklaşım sunarak tümörün boyutunu ve yerini belirlemek için etkili bir araçtır.

Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve MR Görüntüleme

Wilms tümörünün kesin tanısı için bilgisayarlı tomografi (BT) yaygın olarak kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. BT, tümörün boyutunu ve böbrekteki yerini net bir şekilde ortaya koyar.

BT ayrıca tümörün çevre doku ve organlara yayılıp yayılmadığını görmek için de kullanılır. BT taramaları, tedavi planlaması ve cerrahi müdahale için önemli bilgiler sağlar. MR ise tümörün iç yapısını daha iyi gösterebilir ve tedavi sürecine yön vermek için kritik veriler sunar.

Manyetik rezonans görüntüleme (MR) , bilgisayarlı tomografi ile benzer şekilde tümörün detaylı bir şekilde incelenmesine olanak tanır. MR, özellikle yumuşak dokuların değerlendirilmesinde hassas sonuçlar verir ve daha az radyasyon içerdiği için çocuklar için tercih edilebilir.

Böbrek Biyopsisi ve Patolojik İnceleme

Böbrek biyopsisi , tümörden örnek alarak hücresel yapıyı ve kanserin türünü incelemek için kullanılır. Bu işlem, cerrahi müdahale öncesinde tümörün özelliklerini anlamaya yardımcı olabilir ve tedavi sürecini şekillendirebilir. Patolojik inceleme ise alınan örneğin mikroskop altında incelenmesiyle tümörün malign olup olmadığını ve diğer önemli özelliklerini belirler.

Evreleme ve Hastalığın Yayılımının Değerlendirilmesi

Hastalığın yayılımını ve tedaviye yanıtını belirlemek için önemlidir. Evreleme ve tanı süreci, tümörün böbrek dışında başka organlara yayılıp yayılmadığını saptamak amacıyla görüntüleme testleriyle yapılır.

Evreleme, tedavi planını oluşturmak için kritik bir adımdır ve cerrahi müdahale, kemoterapi veya radyoterapi gibi tedavi seçeneklerinin belirlenmesine yardımcı olur. Bu aşamada, bilgisayarlı tomografi ile manyetik rezonans görüntüleme gibi yöntemler, hastalığın yayılımını belirlemekte kullanılır.

Wilms Tümörü Nasıl Tedavi Edilir?

Wilms tümörü tedavisi , genellikle cerrahi müdahale ile başlar. İlk aşamada tümörlü böbrek genellikle cerrahi olarak çıkarılır ve bu işlem, tümörün çevre dokulara yayılmadığı durumlarda yapılır. Tümörün büyüklüğü ve yayılma durumuna bağlı olarak tedaviye kemoterapi veya radyoterapi eklenebilir.

Kemoterapi, tümör hücrelerini yok etmek ve nüksü önlemek için yaygın olarak kullanılır. Ayrıca bazı durumlarda radyoterapi de tümörün boyutunu küçültmek ve tedaviye destek olmak için tercih edilebilir. Tedavi sürecinde hastanın yaşı, sağlık durumu ve tümörün evresi önemlidir.

Cerrahi Tedavi (Tümörün Çıkarılması - Nefrektomi)

Cerrahi tedavi (nefrektomi), Wilms tümörünün tedavisinde en sık uygulanan ilk adımdır. Bu işlem sırasında tümörlü böbrek tamamen çıkarılarak hastalığın yayılması engellenmeye çalışılır. Cerrahi tedavi (nefrektomi) , erken evre tümörlerde genellikle başarılı sonuçlar verir ve diğer tedavi yöntemleriyle birlikte kullanıldığında iyileşme şansını artırır.

Kemoterapi Tedavisi

Kemoterapi, Wilms tümörünün tedavisinde cerrahi müdahale ile beraber sık kullanılan yöntemdir. Tümör hücrelerini yok etmeye yönelik ilaçlar, damar yoluyla verilir ve genellikle birkaç haftalık kürler halinde uygulanır. Kemoterapi , tümörün nüks etmesini önlemek ve vücutta yayılmış olabilecek kanser hücrelerini yok etmek amacıyla tedavi planına dahil edilir.

Radyoterapi Yaklaşımları

Radyoterapi , Wilms tümörünün ileri evrelerinde veya cerrahi sonrasında kalan kanser hücrelerini ortadan kaldırma amacıyla uygulanır. Özellikle tümörün böbrek dışına yayıldığı durumlarda radyoterapi, tedaviye destek olarak kullanılır. Radyoterapi, yüksek enerjili ışınlarla kanserli dokuları hedef alarak sağlıklı dokulara minimum zarar verecek şekilde planlanır.

Tedavi Sonrası Takip ve İzlem

Tedavi sonrasında hastaların düzenli takip ve kontroller ile izlenmesi büyük önem taşır. Bu süreçte olası nükslerin erken tespiti ve hastanın genel sağlık durumunun değerlendirilmesi amaçlanır. Düzenli takip ve kontroller sayesinde uzun vadeli komplikasyonlar erken fark edilerek gerekli müdahaleler yapılabilir.

Wilms Tümörü ve Tedavi Sonrası Yaşam

Wilms tümörü tedavi edildikten sonra çocukların yaşam kalitesini korumak ve olası nüksleri önlemek için düzenli izlem gereklidir. Erken teşhis önemi bu süreçte bir kez daha ortaya çıkar.

Erken fark edilen tümörler, tedaviye daha iyi yanıt verir ve uzun vadeli sonuçlar daha olumlu olur. Tedavi sonrası dönemde büyüme ve gelişme takibi, böbrek fonksiyonlarının izlenmesi ile psikososyal destek büyük önem taşır.

Tedavi Sonrası Böbrek Fonksiyonları ve Takip

Wilms tümörü tedavisi sonrasında böbrek fonksiyonlarının düzenli olarak izlenmesi gerekir. Özellikle tek böbrekle yaşamına devam eden çocuklarda böbrek fonksiyon testleri ile organın sağlıklı çalışıp çalışmadığı takip edilir. Bu testler sayesinde olası böbrek yetmezliği veya başka komplikasyonlar erken dönemde tespit edilerekgerekli önlemler alınabilir.

Düzenli Pediatrik Onkoloji Kontrolleri

Tedavi sonrası süreçte düzenli pediatrik onkoloji kontrolleri, hastalığın takibi ve genel sağlık durumunun izlenmesi açısından büyük önem taşır. Pediatrik onkoloji uzmanları, çocuğun tedaviye verdiği yanıtı değerlendirir ve uzun vadeli etkileri izler. Bu kontroller sayesinde olası nüksler erken tespit edilerek zamanında müdahale gerçekleştirilebilir.

Psikolojik Destek ve Aileye Yönelik Öneriler

Wilms tümörü tedavisi sonrasında hem çocuk hem de ailesi için psikolojik destek büyük önem taşır. Bu süreçte multidisipliner yaklaşım , sadece fiziksel değil duygusal iyilik halini de kapsayacak şekilde planlanmalıdır.

Psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ile sağlık profesyonellerinden oluşan ekip ailenin tedavi sürecine uyum sağlamasına ve çocuğun duygusal gelişimini desteklemesine yardımcı olur.

Wilms Tümörü (Nefroblastom) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Wilms Tümörü Nedir?

Wilms tümörü, genellikle küçük yaşlarda görülen ve böbrek kaynaklı olan nadir bir kanser türüdür. Tıbbi olarak nefroblastom olarak da adlandırılan bu tümör, böbrek hücrelerinin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla oluşur.

Wilms Tümörü Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler arasında karında fark edilen şişlik ya da kitle, karın ağrısı, iştahsızlık ve kilo kaybı yer alır. Ayrıca idrarda kan (hematüri), yüksek tansiyon (hipertansiyon), halsizlik ve ateş de görülebilir.

Wilms Tümörü Hangi Yaşlarda Görülür?

Wilms tümörü, genelde 3 ila 5 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Nadiren 5 yaşından sonra da ortaya çıkabilir.

Wilms Tümörü Genetik midir?

Wilms tümörü, bazı genetik sendromlar nedeniyle daha yüksek risk taşır, ancak tüm vakalar genetik değildir. WAGR, Beckwith-Wiedemann ve Denys-Drash sendromları gibi kalıtsal durumlar, bu tümörün gelişme olasılığını artırabilir.

Wilms Tümörünün Tanısı Nasıl Konulur?

Fiziksel muayene ve görüntüleme testleriyle konulur. Ultrasonografi, ilk aşamada böbreklerdeki şişlik veya kitlenin tespit edilmesine yardımcı olur, ardından bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile tümörün boyutu ve yayılımı incelenir.

Wilms Tümöründe Cerrahi Tedavi Şart mıdır?

Cerrahi müdahale gerektirir. Tümörlü böbreğin cerrahi olarak çıkarılması, tedavi sürecinin temel adımını oluşturur ve hastalığın yayılmasını engellemeye yardımcı olur. Ancak cerrahi tedavi, kemoterapi ve radyoterapi gibi diğer tedavi yöntemleriyle desteklenebilir.

Nefroblastom İyi Huylu mu?

Hayır, nefroblastom kötü huylu (malign) bir tümördür. Genellikle çocuklarda görülen bu tümör, tedavi edilmezse çevre dokulara yayılma ve metastaz yapma riski taşır.

Nöroblastom Tekrarlar mı?

Evet, nöroblastom bazı durumlarda tedavi sonrası tekrar edebilir. Tekrarlama riski, tümörün evresi, hastanın yaşı ve tedaviye verilen yanıta bağlı olarak değişiklik gösterir.

Wilms Tümörü Tedavi Edilebilir mi?

Tedavi edilebilir, özellikle erken evrelerde ve uygun tedavi yöntemleriyle yüksek iyileşme oranları mevcuttur. Cerrahi müdahale, kemoterapi ve gerekirse radyoterapi, tümörün tamamen tedavi edilmesinde etkili olabilir. Erken teşhis ve tedavi, hastanın sağkalım şansını önemli ölçüde artırır.

Wilms Tümörü Tekrarlayabilir mi?

Tedavi edildikten sonra tekrarlayabilir. Özellikle tümör erken evrede tedavi edilmezse veya tümör hücreleri tam olarak yok edilmezse nüks riski artar. Bu nedenle tedavi sonrasında düzenli takip ve izleme, olası bir nüksün erken tespit edilmesi için önemlidir.

Wilms Tümörü Sonrası Çocukların Yaşam Kalitesi Nasıl Olur?

Tedavi süreci başarılı bir şekilde yönetildiğinde çocukların yaşam kalitesi genellikle iyileşir. Ancak tedaviye bağlı yan etkiler ve böbrek fonksiyonlarındaki değişiklikler uzun vadeli izleme gerektirir.

Wilms Tümöründe Erken Teşhis Neden Önemlidir?

Erken teşhis, tedavi sürecinde başarı oranını yükseltir ve tümörün yayılmadan önce kontrol altına alınmasını sağlar. Erken evrede tespit edilen tümörler, cerrahi müdahale gibi tedavilerle daha etkili bir şekilde yönetilebilir.

Wilms Tümörü Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Wilms tümörü, çocuklarda böbrekten kaynaklanan kötü huylu bir kanser türüdür. Belirtileri arasında karında kitle, ağrı, ateş ve idrarda kan yer alır.

Wilms Tümörü İçin İyileşme Oranı Nedir?

Erken evrede tanı konulan hastalarda iyileşme oranı %90’ın üzerindedir. Tedavi cerrahi, kemoterapi ve bazen radyoterapi ile gerçekleştirilir.

Wilms Tümörü Nereden Kaynaklanır?

Bu tümör, embriyonel dönemdeki böbrek hücrelerinin doğum sonrası yok olmayıp çoğalmaya devam etmesiyle oluşur. Genellikle böbreğin birinden köken alır.

Wilms Tümörü Neden Olur?

Genetik faktörler ve bazı kalıtsal sendromlar tümörün gelişiminde rol oynayabilir. Ancak birçok vakada kesin neden saptanamaz.

Wilms Tümörü İyi Huylu mu?

Hayır, Wilms tümörü kötü huyludur ve kanser hücreleri içerir. Ancak tedaviye yüksek oranda yanıt verir.

Wilms Tümörü Ölümcül müdür?

İleri evrelerde tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Erken teşhisle sağkalım oranı oldukça yüksektir.

Nefroblastom Nedir Tıpta?

Nefroblastom, Wilms tümörünün tıbbi adıdır. Çocukluk çağında gelişen malign bir böbrek tümörüdür.

Wilms Tümörü En Sık Nereye Metastaz Yapar?

En yaygın metastaz bölgesi akciğerlerdir. Ayrıca karaciğer ve lenf düğümlerine de yayılabilir.

Wilms Tümörü Nereden Kaynaklanır?

Tümör, böbreğin gelişiminde görevli olan ilkel hücrelerden kaynaklanır. Bu hücreler normalde yok olması gerekirken büyümeye devam ederek tümör oluşturur.

Nefroblastom ve Wilms Tümörü Aynı Şey mi?

Evet, nefroblastom ve Wilms tümörü aynı hastalığı ifade eder. Wilms tümörü, çocukluk çağında görülen bir böbrek kanseri türüdür ve tıbbi literatürde "nefroblastom" olarak adlandırılır.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 13 Mayıs 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 22 Nisan 2025 Salı
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""