Tüp Bebek Tedavisi Nedir?

Tüp bebek (IVF) yöntemi, çocuk sahibi olamayan çiftlere uygulanan ve uzun süredir kullanılan bir yardımcı üreme tekniğidir. Günümüzde en çok tercih edilen kısırlık tedavilerinin başında “Tüp bebek” geliyor.

Nedeni açıklanamayan kısırlık, enfeksiyon, tüplerde tıkanma, erkeğin sperm kalite düşüklüğü, kilo veya ileri yaştan kaynaklanabilen durumlarda tüp bebek yöntemi ile çiftler bebek sahibi olabiliyor.

Tüp bebek tedavisi, kadın üreme hücreleri olan yumurtaların ve erkek üreme hücreleri olan spermlerin toplanarak vücut dışında, laboratuvar ortamında bir araya getirilerek döllenmenin elde edilmesini sağlayan tedavi sürecini kapsamaktadır.

Döllenen yumurtalar bölünmeye başlayıp, embriyo adı verilen ilk gelişim aşamalarını laboratuvar ortamında geçirirken, anne adayının rahmine yerleştirilir. Bu aşamadan sonra elde edilen gebeliğin doğal yollarla oluşan gebeliklerden farkı kalmaz.

Doğal gebelikten farkı dölleme işleminin laboratuvar koşullarında gerçekleştirilmesi ve döllenen yumurtaların anne rahmine tekrar geri yerleştirilmesidir.

Özellikle erkeğe bağlı kısırlıkta tüp bebek tedavisinden önce Aşılama tedavisi de tercih edilebiliyor. Bu yöntemde toplanan spermler rahim içine transfer ediliyor.

Tüp bebekte yumurtaların yerleştirilme işlemi iki şekilde yapılır:

  • Laboratuvar ortamındaki dölleme işlemi ya spermleri yumurtaların yanına bırakıp bu spermlerin kendi kendilerine yumurtanın içine girip dölleme işlemini gerçekleştirmesini beklemek şeklinde (klasik tüp bebek-IVF) olur.
  • Mikroskop altında spermin bir pipet yardımı ile direkt olarak yumurtanın içine enjekte edilerek döllemenin sağlanması (mikroenjeksiyon) şeklinde olmaktadır. Tüp bebek uzmanları iki yöntem arasındaki tercihi çiftlerin özelliklerine göre belirler.

Amaç çift için en yüksek başarı şansını yakalamaktır.

Aşılama Tedavisinin Tüp Bebekten Farkı Nedir? Ne Zaman Uygulanır?

Özellikle erkeğe bağlı ve nedeni açıklanamamış kısırlık olgularında tüp bebek tedavisinden önce tercih edilen tedavilerin başında Aşılama Tedavisi gelmektedir.

Aşılamada, tüp bebek tedavisinde olduğu gibi kadının yumurtalıkları uyarılır, yumurtalar çatladıktan sonra erkekten alınan spermler rahim içine bir kanül ile transfer edilir.

Aşılamanın uygulanabilmesi için kadının tüplerinden en az birinin açık olması gerekmektedir. Erkeğin sperm analizi sonuçları normal ya da normale yakın olmalıdır. Ayrıca kadında, gebeliğin tutunmasını engelleyecek endometrial bir patoloji (endometriozis hastalığı) olmamalıdır.

Tüp Bebek Tedavi Süreci Neleri Kapsar?

Düzenli adet gören kadınlar her ay tek bir yumurta oluşturmaktadırlar. Tüp bebek tedavisinde dışardan verilen hormon ilaçları ile bu sayıyı artırmak amaçlanır.

Her tedavi protokolü farklılıklar gösterse de temel olarak yumurta gelişimini sağlayan ve erken yumurtlamayı engelleyen iki paralel hormon tedavisi uygulanmaktadır.

Bu hormon ilaçlarının kullanımı esnasında yumurtalıkların verdiği cevabı yani yumurta gelişimini takip etmek ve gerekli durumlarda doz ayarlamalarını yapmak üzere ultrason ve kan testleri yapılmaktadır.

Bu şekilde olgunluğa erişen yumurtalar çatlatma iğnesi olarak bilinen basit bir iğne aspirasyon yöntemi ile toplanmakta ve laboratuvar ortamında erkekten alınan spermler ile döllenmeleri sağlanmaktadır.

Yumurtaların toplanması genel anestezi altında yapılabildiği gibi sedasyon ve lokal anestezi altında da yapılabilmektedir.

Bu döllenme işlemi klasik IVF yönteminde sperm ve yumurtaların yan yana bırakılması ile sağlanabildiği gibi mikro-enjeksiyon olarak adlandırılan her bir spermin yüksek büyütmeli mikroskop altında tek bir yumurta içine enjeksiyonu ile de yapılabilmektedir. Hekiminiz hangi yöntemin size daha uygun olduğunu açıklayacaktır.

Döllenen yumurtalar 2 ila 3 gün boyunca ya da bazı durumlarda 5 ila 6 gün süresince laboratuvarda ısı ve atmosfer kontrollü kültür ortamlarında gelişmeye bırakılmakta ve bu süre sonunda en iyi gelişen embriyolar seçilerek rahim içine geri yerleştirilmektedir.

Transfer edilecek olan embriyo sayısının belirlenmesi gebelik şansına ve çoğul gebelik riskine direkt olarak etki edeceğinden embriyo kalitesinin belirlenmesini takiben bu sayı sizinle transfer öncesi ayrıntılı olarak görüşülecektir. Embriyo transfer işlemi çok nadir durumlar haricinde anestezi ve sedasyon gerektirmemektedir.

Hangi durumlarda tüp bebek tedavisi yapılır?

Herhangi bir korunma yöntemini kullanmadan cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen 1 yıl ve daha fazla boyunca hamile kalınamıyorsa, infertilite konusunda bir Tüp Bebek Merkezi’ne başvurulmalıdır.

Tüp bebek tedavisi kaç yaşına kadar uygulanabilir? Tüp bebekte yaş sınırı nedir?

Tüp bebek tedavisinde ilk olarak kadının yumurtalık rezervleri değerlendirilir. Adetin 3. gününde yapılan hormon testleri ve ultrasonografi ile yumurtalık rezervinin durumuna bakılır.

Bu incelemede yumurtalık rezervinin iyi olduğu tespit edilirse, 45 yaşına kadar tüp bebek tedavisi yapılabilir.

Ancak yaş ilerlemesinin olumsuz etkilerinden dolayı kromozomlar bakımından embriyonun incelenmesi gerekmektedir. Yanı sıra 38 yaşından sonra tüp bebek tedavisine başlayacak kadınların preimplantasyon genetik tanı yöntemine başvurması ve embriyolarının durumunu değerlendirmesi gerekmektedir

Kadınların 35 yaşından sonra yumurta sayısı azalır, yumurtlama bozulur ve yumurtanın kalitesi kötüleşir. Yumurtalık rezervleri tüp bebek için uygun olsa bile tüp bebekte başarı şansı da düşmektedir.

Bu nedenlerle kısırlık sorunu yaşayan kadınların çocuk sahibi olabilmeleri için ileri yaşları beklemeden tedaviye başlaması önemlidir.

Yaşı ilerlemiş ve yumurtalık haznesinde sorun olan bir kadın için ise tüp bebek tedavisinde gebeliğin gerçekleşmesi adına bir yöntem mevcut değildir.

Ülkemizde ileri yaşta çocuk sahibi olmak isteyen ve düşük yumurtalık rezervine sahip kadınlar yumurta dondurma işlemiyle ileri yaşta hamile kalabilmektedir.

35 yaş üstü gebelikler yüksek riskli gebelik sınıfına girer ve perinatoloji uzmanlarınca tarafından takip edilmelidir.

Erkekler için tüp bebekte yaş sınırı var mıdır?

Erkeğin sperm üretimi her yaşta devam etmektedir. Ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte sperm kalitesinde düşüş gerçekleşir. 55 yaş üzerindeki erkeklerde sperm hareketliliği yüzde 54 azalabilir. Bunda etken olarak yaş olarak sperm DNA'sının bozulduğu düşünülmektedir.

Çoğul gebelik riski var mı?

Ülkemizde uygulamada olan Yardımcı Üreme Teknikleri Yönetmeliği’ne göre 2 taneden fazla embriyo transfer edilmesi yasaktır. Tek embriyo verildiğinde ikiz gebelik olma şansı (tek yumurta ikizliği) oldukça azdır.

2 embriyo verildiğinde ise ikiz gebelik (çift yumurta ikizliği) yaklaşık üçte bir oranında.

Çok nadiren 2 embriyo verildiği halde 3 hatta 4 bebek oluşabiliyor; verilen embriyolardan birisi, bazen de ikisi birden bölünerek tek yumurta ikizliğine dönüşebiliyor.

Tüp bebek ve aşılama gibi yardımcı üreteme tedavisi gören ve uzun zaman çocuk sahibi olamayan çiftler, çoğul gebeliği özellikle isteyebiliyor.

Çoğul gebelik riskli sayıldığından transfer edilecek embriyo sayısına doktor ve hastanın birlikte karar vermesi gerekiyor. Transfer edilmeyen embriyolar dondurularak 5 yıl saklanabiliyor.

Günümüzde yardımcı üreteme teknikleri ile çoğul gebelik oluşma oranı % 20 ila 30 arası. Çoğul gebeliklerin büyük kısmını ikizler nadiren üçüzler ve daha fazlası oluşturuyor.

Tüp Bebek Kimler İçin Gerekli?

Korunmadan düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen bir yıl içerisinde gebelik elde edilememesi durumunda, kısırlığın tedavisi ve yardımcı üreme teknikleriyle çocuk sahibi olmak için bir merkeze başvurulmalıdır.

Doktorunuzla şu durumlarda iletişime geçebilirsiniz:

  • Gebe kalmayı düşünüyorsanız ve 30 yaşından büyükseniz ilaveten 6 aydır menstrual kanamanız olmadıysa,
  • Menstural periyodlarınız düzensiz veya ağrılı geçiyorsa, pelvik ağrı, endometrioz (çikolata kisti gibi) veya tekrarlayan düşük durumları varsa (2 veya daha fazla düşük),
  • Düşük sperm sayımı, testis ve prostat hastalıkları geçmişi veya cinsel problemler varsa.

Tüp bebek tedavisinin uygulandığı diğer durumlar şunlardır:

  1. Doğal yollarla bir gebeliğin oluşabilmesi için kadının yumurtalık kanallarının hem açık olması hem de normal fonksiyon görmesi gereklidir.

    Halk arasında yumurtalık kanalları olarak da bilinen kadın fallop tüplerinin tıkalı, ciddi derecede hasar görmüş ya da cerrahi olarak alınmış olması durumunda tüp bebek tedavisi uygulanmalıdır.
  2. Kadın üreme organları çevresinde, yumurtalıklarda gelişen yumurtaların fallop tüpleri tarafından yakalanmasını önleyecek yapışıklıkların olması durumunda da tüp bebek tedavisi gerekebilir.

    Bu karın içi yapışıklıklar ya bu bölgelerde daha önce gerçekleştirilmiş olan ameliyatlara (örneğin; yumurtalık kisti ameliyatı, miyom çıkartılması, dış gebelik ameliyatı gibi...) ya da farkına varılmış ya da varılmadan geçirilmiş olan kadın iç genital sisteminin iltihabi durumlarına bağlı olabilir.

    Bu durumda ilk tedavi aşaması olarak laparoskopik (kapalı) cerrahi ile bu yapışıklıklar açılarak normal tüp-yumurtalık ilişkisinin sağlanmasına çalışılabilir. Eğer bu sağlanamaz ise veya sağlanmasına rağmen cerrahiden sonra belli bir süre içerisinde kendiliğinden gebelik olmaz ise tüp bebek tedavisine geçilmelidir.
  3. Yumurtlama problemi olan kadınlarda, yumurtlamayı sağlayan ilaç tedavisi ile yumurtlamanın elde edilmesine rağmen hala gebe kalınamıyor ise tüp bebek tedavisine geçilmelidir. Bu grubun önemli bir bölümünü polikistik over sendromlu kadınlar oluşturmaktadır.
  4. Kadında endometriozis hastalığı var ise tüp bebek tedavisi gerekebilir. Endometriozis hastalığı, normalde rahim içinde bulunması gereken ve her adet döneminde dışarı atılan endometrium tabakasının rahim dışında, tüplerin çevresinde, yumurtalıklarda ve bağırsak üzerinde bulunmasıdır.

    Endometriozis hastalığı, kadının gebe kalmasını engelleyebilir. Cerrahi olarak bu hastalığın temizlenmesini takiben belirli bir süre içerisinde gebelik sağlanamamışsa tüp bebek tedavisine geçilir.
  5. Erkekteki sperm sayısı, sperm hareketi ve sperm şeklinde (sperm morfolojisi) bozukluk ve yetersizlik var ise tüp bebek tedavisi gerekebilir.

    Günümüzde tüp bebek / mikroenjeksiyon uygulaması, erkek faktörüne bağlı kısırlıkta en yüksek başarı ve gebelik oranlarını veren tedavi yöntemidir. Erkek faktörüne bağlı infertilitesi olan çiftlerin tüp bebek tedavisine erken sevk edilmeleri başarı şansını artırır.
  6. Erkekte sperm analizinde hiç sperm hücresi bulunmaz ise tüp bebek tedavisi ile sonuca gidilebilir. Bu durumda, sperm hücreleri cerrahi yollarla epididim veya testisden elde edileceği için tek tedavi yöntemi olarak tüp bebek / mikroenjeksiyon tedavisi uygulanması gerekir.
  7. Açıklanamayan kısırlık varlığında tüp bebek tedavisi gerekebilir. Tüp bebek, doğal yoldan çocuk sahibi olmak için girişimde bulunmuş, muayene ve incelemelerinde herhangi bir sorun saptanamamış çiftlerin, açıklanamayan kısırlık durumunda da uygun bir seçenektir.

    Bu çiftlerin her zaman için kendiliğinden gebe kalma şansları olsa da, yıllar geçtikçe ve kadının yaşı ilerledikçe bu şans giderek ve belirgin bir şekilde azalır. Bu çiftlerde tüp bebek tedavisi iyi sonuç vermekte ve çiftlerin üzerindeki stres ve gerginliği en kısa yoldan ortadan kaldırmaktadır.
  8. İmmünolojik kısırlık var ise tüp bebek / mikroenjeksiyon tedavisi ile sonuca gidilebilir. Menide veya kadın üreme sistemi içerisinde sperm hücrelerine karşı antikorlar gelişiyor ve diğer tedaviler ile bir sonuca ulaşılamıyor ise tedavi olarak tüp bebek tedavisine düşünülmelidir.
  9. İleri kadın yaşı söz konusu ise tüp bebek tedavisi düşünülmelidir. Doğurganlık ilerleyen yaş ile birlikte azalma gösterir. Bu azalma özellikle 35 yaştan sonra hız kazanır. Bu nedenle, özellikle 38 yaş ve üzerinde olup bebek sahibi olmak isteyen kadınlarda vakit kaybetmeden tüp bebek tedavisine başlamak etkin ve sonuç getiren bir yaklaşımdır.

    Diğer infertilite tedavileri ile yerine konulamayacak bir zaman kaybı, bu yaştaki kadınlar için yüksek bir bedel demektir. Zamana karşı yarışılan bu dönemde tüp bebek tedavisi en doğru seçim olabilir.
  10. Preimplantasyon genetik tanı uygulaması gereken durumlarda tüp bebek tedavisi yapılmalıdır.

Sonuç olarak;

Tüp bebek tedavisindeki başarı oranlarının artması bu tedaviyi son başvurulacak bir tedavi seçeneği halinden çıkartarak kısırlık tedavileri içinde en ön sıraya yerleştirmiştir.

Tüp bebek tedavisinin ön saflara geçmesi birçok çifti uzun yıllar çocuksuz kalmanın sıkıntı ve gerginliğinden erken dönemde kurtarmaktadır.

Adım Adım Tüp Bebek Tedavisi

Başlangıç aşaması: Eğitim

Tüp bebek tedavisinin ilk basamağını tüp bebek koordinatörünün vereceği eğitim oluşturmaktadır. Bu aşamada işlemler hakkında bilgi verilerek, tedavinin planı ve nasıl yürütüleceği anlatılmakta, ilaçlarınızı nasıl kendi kendinize alacağınız öğretilmekte ve gerekli onay formları imzalatılmaktadır.

Birinci Aşama: Yumurtalıkların Uyarılması ve Yumurta Gelişiminin Takibi

Tüp bebek tedavisinin temelini, kadının yumurtalıklarının tamamıyla kontrol altına alınması oluşturmaktadır. Bu amaçla bazı ilaç tedavileri uygulanır.

Bu ilaçlar sizin istenilen zamandan önce yumurtlamanızı engellerken; burun spreyi ya da cilt altına uygulanan enjeksiyon şeklindedir. Kendi kendinize kullanmanız için gerekli eğitim size verilecektir.

Tüp bebek tedavisinin başarısı kadın yumurtalıklarında çok sayıda yumurta üretilmesine bağlıdır. Bu amaçla, daha önce belirtilen ilaçlar ile kontrol altında tutulan yumurtalıklar, yumurta gelişimini uyaran ilaçlar ile uyarılır. Bu ilaçlar cilt altına veya kas içine yapılan iğnelerdir.

Yumurtalıkların bu ilaçlar ile uyarılması yaklaşık 10 gün sürer. Bu süreç içerisinde yumurta gelişiminizin takibi için birkaç kez kontrol edilmeniz gerekmektedir.

Bu kontrollerde ultrasonografiniz yapılır ve gerekli duyulduğunda kanınızda hormon düzeylerine bakılıp ilaçlarınızın doz ayarlaması yapılır.

İkinci Aşama: Yumurtaların Toplanması

Yumurta gelişiminin takibi sırasında, yeterli sayıda yumurtanın olgunlaştığı tespit edildiği gün, yumurtaların en son gelişim basamağını tamamlamak üzere enjeksiyon yapılır.

Yumurtaların toplanması bu son ilaç enjeksiyonundan sonraki 36. saate programlanır.

Yumurtaların toplanması sırasında sakinleştirici, uyku verici ilaçlar verilebileceği gibi işlem tümüyle anestezi altında da gerçekleştirilebilir.

İşlem, yumurta gelişim takiplerinizde yapılan vajinal ultrasonografi uygulamasına benzer. Tek farkı vajinal ultrasonografi aletine bağlı bir iğnenin vajenden geçirilip yumurtalıklarınızın içerisindeki yumurtaları toplamasıdır.

İşlemin süresi ortalama 30 dakikadır. Sperm hücreleri ile dölleme işlemi yumurtaların toplandığı gün gerçekleştirilir. Yumurtaların toplanmasını takiben 2-3 saatlik dinlenmenin ardından çift hastaneden taburcu edilir.

Tüp bebek tedavisinin bu aşamasından sonra kullanılacak ilaçlar konusunda çifte bilgi verilir.

Üçüncü: Laboratuvar İşlemleri

Yumurtaların toplanmasından bir gün sonra, yumurtalardan kaçının normal şekilde döllendiği konusunda çifte bilgi verilir.

Bu aşamadan sonra normal olarak döllenen yumurtalar laboratuvarda 2 ile 5 gün arasında izlenerek, uygun görülen zamanda, aralarında en kaliteli olanlar belli sayıda seçilerek anne rahmine geri yerleştirilirler. Bu yerleştirme işleminin ne zaman gerçekleştirileceği konusunda çifte bilgi verilir.

Dördüncü ve Son Aşama: Embriyo Transferi

Tüp bebek tedavisinin son aşaması olan embriyo transferi işlemi öncesinde, çifte transfer edilecek embriyo sayısı ve kalitesi konusunda bilgi verilir.

Ebriyo transferi, çok basit bir muayene işleminden farksızdır. Herhangi bir anesteziye gerek duyulmaz. Transfer öncesi tek istenilen anne adayının su içip idrar torbasını bir miktar doldurmasıdır. Çünkü transfer işlemi ultrasonografik gözlem altında yapılmakta ve bunun için de idrar torbasının bir miktar dolu olması gerekmektedir.

Transfer işlemi sırasında, embriyolar ile yüklenmiş olan bir kateter vajenden ve rahim ağzından geçirilerek rahim içerisine yerleştirilir ve embriyolar rahim içerisine bırakılır.

Eğer yerleştirme işleminden sonra geride iyi kalitede embriyo veya embriyolar kalmış ise çiftin onayı alınıp embriyolar dondurma işlemi yapılır ve ileride kullanılmak üzere dondurulup saklanır.

Transfer sonrası 3-4 saat hastanede dinlendikten sonra çift evine yollanır ve kadının o günü dinlenerek geçirmesi istenir.

Gebeliğin gelişimini desteklemek için progesteron, östrojen ve/veya diğer ek takviyelere yumurtaların toplanmasından veya embriyoların transferinden sonra başlanabilir.

Tüp bebek tedavisinin sonucunu, transferden 14 gün sonra yapılan gebelik testi ile öğrenmek mümkündür. Eğer testiniz olumlu çıkarsa 3 hafta sonra bebeğinizin kalp atımlarını gözlemek için ultrasonografi randevusu verilir.

Tüp Bebek İle Ne Kadar Şansınız Var?

Tüp bebek tedavisinin başarısı, tedavinin bitiminden 9 ay sonra sağlıklı bir bebekle evinize dönebilmenizdir.

Ülkemizde genel olarak her üç çiftten biri ilk tüp bebek denemesinde çocuk sahibi olabilmektedir.

Uzmanlara göre 2027'ye kadar dünyada tüp bebek başarı oranlarının yüzde yüze çıkabileceği öngörülmektedir. Türkiye, tüp bebekteki başarı oranları açısından Avrupa ülkeleri arasında 5, dünyada ise 7. sıradadır. Tüp bebek tedavisinde en yüksek başarı oranına sahip ülke ise ABD'dir.

Tüp bebek tedavisinde yüksek başarı sağlamak için, aşağıdaki faktörler önemlidir. Kadın doğum doktorunuz risk faktörlerine dayanarak başarıyı artıracak uygun tedavileri ve güncel tüp bebek yöntemlerini kullanarak başarı şansını artıracaktır.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranını etkileyen faktörler şunlardır:

  • Kadının yaşı (35'ten sonra hamilelik şansı azalmaktadır)
  • Yüksek kilo (30'un üzerinde VKİ değeri)
  • Azalmış yumurtalık rezervi
  • Sperm kalitesi
  • Sperm sayısında azalma, spermin tutunma sorunu
  • Yumurtalık ve spermlere zarar veren bağışıklık sistemi sorunları
  • Nedeni açıklanamayan kısırlık
  • Rahim ve fallop tüplerindeki sorunlar
  • Rahimde tutulmayı engelleyen miyop, polip, yapışıklık, endometriozis’in varlığı
  • Her iki çift için sigara kullanımı
  • Stresten uzak durma, dengeli beslenme, alkolden uzak durma

Tüp bebek tedavisi ile şansınızın ne olabileceği size anlatılırken her başlanan tedavi denemesinden kaçının canlı doğum ile sonuçlanacağının dikkate alınması doğru ve gerçekçi bir yaklaşımdır.

Bazen başarı oranları söylenirken tedavi sonrası kanda ölçülen gebelik testinin (Beta Hcg değeri) yüksekliğini temel alınabilir. Ancak, kanda gebelik testinin yükselmesi her zaman bu gebeliğin doğum aşamasına kadar gideceğini göstermez.

Bazı durumlarda kanda gebelik testinin pozitif çıkmasına rağmen ultrasonogfide görülmeden gebeliğin kaybedilmesi demektir. Buna biyokimyasal gebelik demektir. Ya da gebelik kesesi gözlense bile içinde kalp atımı olan bir bebek gelişmeyebilir.

Bu nedenlerle tüp bebek tedavisi ile başarılı olabilme şansını değerlendirirken ve bu konudaki yayınları okurken her başlanan tedavi denemesinden kaçının canlı doğum ile sonuçlanacağının dikkate alınması daha doğru ve gerçekçi bir yaklaşımdır.

Psikolojik Destek

Günlük yaşamın koşuşturmaları yanı sıra kısırlık problemleri olan ve IVF tedavisi alan çiftlerde ruhsal gerilim sıklıkla gözlenen bir durumdur.

Acıbadem hastanelerindeki Tüp Bebek Merkezlerimiz’de de görev alan her kez bu gerçeğin bilincinde olup size tedaviniz boyunca ve sonrasında gerekli destek ve bilgilendirmeye hazırdır. Eğer bu konuda daha çok zamana ve desteğe ihtiyaç duyuyorsanız psikolojik destek size tedaviniz çevresinde gelişen duygusal sorunların değerlendirilmesinde yardımcı olacaktır.

Ruhsal destek; kısırlık ve tedaviniz ile ilgili düşüncelerinizi, duygularınızı ve tecrübelerinizi bu konuda size vaktini daha rahat sunabilecek, uzmanlık düzeyinde bilgi, yetenek ve yaklaşım sahibi biri ile paylaşmak olanağını verir.

Hissettiğiniz sıkıntılar üzerinde daha kapsamlı düşünmenize ve daha etkili baş etme yöntemleri ve çözümler üretmenize yardımcı olur. Tedaviniz öncesinde, devamında ve sonrasında size ihtiyaç duyduğunuz desteği verir.

Fertilite sorunlarının ailenizle, dostlarınızla ve çevrenizle olan ilişkilerinize olan etkisini daha farklı ve olumlu bir bakış açısından değerlendirmenize yardımcı olur.

Psikoloğumuz ile yapacağınız görüşmelere eşinizle birlikte katılabileceğiniz gibi bireysel olarak da katılabilirsiniz. Ruhsal destek esnasında yapılan görüşme size özel ve gizlidir.

Hizmetler

Tüp Bebek Tedavisinin Riskleri

Tüp Bebek Tedavisi Sonrasında Çoğul Gebelik Riski

Doğal gebeliklerde çoğul gebelik oranı her 80 doğumda 1 iken bu oran tüp bebek tedavisi sonrasında 20 kat artmaktadır. Yaklaşık olarak her 4 tüp bebek gebeliğinden biri çoğul gebeliktir.

Çocuk arzusu ile tedaviye başladığınızda gebelik düşüncesi özellikle birden fazla çocuk olasılığı heyecan verici bir başarı olarak algılansa da çoğul gebelik hem bebekler hem de anne adına ciddi riskler ifade etmektedir.

Çoğul gebeliklerde düşük, erken doğum, prematüriteye bağlı bebek ölümleri, spastisite, gelişme gerilikleri, annede yüksek tansiyon, şeker hastalığı, operatif doğum, gebelikte ve doğum sonrasında kanama riskleri ciddi olarak artmaktadır.

Normal doğum ağırlığı olan 3.3 kg oranla ortalama doğum kilosu ikiz bebeklerde 2.5 kg, üçüz bebeklerde ise 1.8 kg a düşmektedir.

IVF tedavisini takiben tekli gebeliklerde gebelik kaybı riski % 1’den az iken bu oran ikiz gebeliklerde % 4.7 ye, üçüz gebeliklerde ise % 8.3 e çıkmaktadır.

Doğum sonrası bebeklerin uzun süre hastanede kalması, anne ve babanın çocukların bakımı ile fazlaca yorgun düşmeleri aile içi huzuru da olumsuz etkileyebilmektedir.

Fertilite tedavilerinde kullanılan ilaçlar birden fazla yumurta gelişimini amaçladığından çoğul gebelik riski hemen hemen tüm fertilite tedavilerinde karşılaşılan bir sorundur.

Genelde gebelik şansını artıran faktörler çoğul gebelik riskini de artırdığından gebelik şansını azaltmadan çoğul gebelik riskinin kontrol altına alınması önemlidir.

Tüp bebek tedavisinde transfer edilecek embriyoların sayısı bu açıdan kritik bir rol oynamaktadır. Embriyoların kalitesi, kadının yaşı, önceki gebelik ya da tedavi hikayesi, bir bütün olarak değerlendirilmeli, transfer edilecek embriyo sayısı bu doğrultuda belirlenmelidir.

Çoğul gebelik riski sadece tüp bebek tedavisine özgü olmayıp yumurtlama ve aşılama tedavilerinde de karşılaşılmaktadır.

Tedavi esnasında yapılan ultrason ve kan testlerinde planlanandan yüksek sayıda yumurta geliştiği gözlenirse hekiminiz sizinle tedavinin iptali, yumurtalamadan önce fazla yumurtaların toplanması, ya da tüp bebek tedavisine geçişi de içeren bir dizi seçeneği konuşacaktır.

Eğer tedavi sonrasında üçüz ya da daha yüksek sayıda gebelik oluşursa iki ya da daha fazla sayıdaki gebeliğin seçici olarak sonlandırılması, kalan (maksimum) ikiz gebeliğin sağlıklı doğum şansını artırmaktadır.

Bu hem çift hem de doktoru için verilmesi zor bir karardır ve nadiren de olsa tüm gebeliklerin düşükle sonlanmasına yol açabilmektedir.

Overian Hipersitimülasyon Sendromu

Diğer bir önemli risk overian hipersitimülasyon sendromu olarak adlandırılan yumurtalıkların istenenden fazla sayıda yumurta oluşturması durumudur.

Overian Hipersitimülasyon Sendromu (OHSS) fertilite ilaçlarının kullanımına bağlı gelişen nadir fakat ciddi bir komplikasyondur. Tüp Bebek tedavisi alan her 100 kadından yaklaşık 2’sinde görülür.

Yumurtalıkların OHSS’ye yol açan aşırı uyarılması daha ziyade polikistik over rahatsızlığı olan genç kadınlarda gözlenmektedir. Tedavi öncesi yapılacak ultrason testi ile polikistik over rahatsızlığının olup olmadığı anlaşılabilmektedir.

Tüp bebek tedavisi süresince yapılacak ultrason ve kan testleri yumurtalıkların tedaviye istenenden daha fazla cevap verip vermediğini dolayısı ile OHSS riskinin derecesini gösterecektir. Eğer cevap istenenden fazla ise riskin derecesine göre ya ilaç dozu azaltılacak, ya da kısa bir süreliğine ilaç tamamen kesilecektir.

Nadiren de olsa tedavinin tamamen iptalinin gerektiği durumlar olabilir. Eğer tedavi tamamen iptal edilirse bir sonraki adet kanamasına kadar cinsel ilişkide bulunmamanız ve gebelikten kaçınmanız önerilecektir. Genelde bir kaç hafta içinde tedaviye daha düşük doz ile yeniden başlanabilmektedir.

OHSS’nin belirtileri genelde yumurta toplama işlemini takiben ortaya çıkmakta ve gebelik oluşursa daha da şiddetlenmektedir.

OHSS’nin belirtileri

  • Karında gitgide artan şişkinlik hissi ve rahatsızlığı
  • Art arda gelen bulantı ve kusmalar
  • Art arda gelen ishal
  • Az miktarda koyu renkli idrar
  • Nefes darlığı

Belirtiler hastalığın şiddetine göre hafif, orta ve ciddi düzeyde olabilir. Hafif şiddette gelişen OHSS ayaktan tedavi edilirken daha şiddetli durumlarda hastaneye yatış gerekmektedir.

Bol miktarda su içilmesi, hafif yürüyüşlerle hareketsizlikten kaçınılması, gerekirse ağrı kontrolü önerilmektedir. Yukarıda bahsedilen belirtiler gelişirse en kısa sürede hekiminiz haberdar edilmelidir.

OHSS varlığında gebelik için nasıl bir yol izlenir?

Eğer yumurta toplama işlemini takiben OHSS erken dönemde gelişirse ya embriyo transferi yapılmamakta ve tüm embriyolar dondurularak tam iyileşmeyi takiben sonraki aylarda kullanılmak üzere saklanmaktadır.

Diğer bir seçenek uygun olduğu düşünülen durumlarda embriyoların 5. güne kadar kültür ortamında saklanması ve sadece 1 embriyo transfer edilmesidir. Bu sayede çoğul gebelik riski ve OHSS şiddetinin azaltılması amaçlanmaktadır.

Dış Gebelik

Dış gebelik riski özellikle fallop tüplerindeki problemlere bağlı infertilite durumunda artış gösterebilmektedir. Bunu önlemek mümkün olmasa da her gebeliğin kan testleri ve ultrason ile çok yakından takip edilmesi sayesinde dış gebelikler sizlere tıbbi bir zarar vermeden erken dönemde yakalanabilmektedir.

Dış gebeliğin tedavisi genelde ameliyat olsa da bazı durumlarda ilaç tedavisi de uygulanabilmektedir.

Fertilite ilaçlarına karşı ciddi sistemik alerjik reaksiyon riski düşüktür. Bazı hallerde enjeksiyon yerinde kızarıklık oluşur ve yerel alerjik reaksiyon gözlenebilir.

Kullanılan ilaca göre sıcak basması, baş ağrısı, ruhsal dalgalanmalar hissedilebileceği gibi karında hafif dolgunluk hissi de gelişebilir.

İLETİŞİM FORMU

ACIBADEM, iletişim formlarının kullanımı sırasında talep ettiği bu kişisel bilgileri, site kullanıcılarıyla iletişime geçmek amacıyla kullanabilir. Kullanıcılar bu sözleşme ile kendileri ile kurulacak her türlü iletişime (arama, sms, e-posta vb.) onay vermiş sayılır. Gönderilecek e-postaları almak istemezseniz, dilediğiniz zaman gönderdiğimiz e-postaların alt kısmında bulunan "E-posta listemizden çıkmak için tıklayınız" linkine tıklayarak e-posta üyeliğinden tek tıkla, kolayca çıkabilirsiniz.
Kullanım koşullarını kabul ediyorum.