Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Apati, bireyin duygusal tepkisizlik, ilgisizlik ve motivasyon eksikliği yaşadığı bir durumdur. Çoğu zaman günlük aktivitelerden zevk alamama, enerji düşüklüğü ve sosyal izolasyonla kendini gösterir. Depresyon, nörolojik bozukluklar ve kronik hastalıklar gibi faktörlerle ilişkili olabilir. Apati teşhisi, psikiyatrik değerlendirme ve diğer tanı yöntemleriyle konulur. Tedavi sürecinde psikoterapi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri önemlidir. 

İçindekiler

Apati Nedir?

Apati, bireyin duygusal, zihinsel ve fiziksel tepkilerinde belirgin bir azalma yaşadığı bir durumdur. Kişi, çevresindeki olaylara veya aktivitelere karşı ilgisizlik ve duyarsızlık gösterir. Bu durum, bireyin günlük yaşamını etkileyen motivasyon eksikliği ile karakterizedir. Apatinin temel özellikleri arasında enerji düşüklüğü, sosyal etkileşimlerden kaçınma ve kişinin hedeflerine yönelik çabasını kaybetmesi yer alır. Nörolojik bozukluklar, depresyon ve kronik hastalıklar apatinin yaygın nedenlerindendir. Ancak apati, kişinin isteyerek seçtiği bir durum değil, genellikle altta yatan bir sağlık sorununun işareti olarak değerlendirilir.


Apati ile Depresyon Arasındaki Farklar

Apati ve depresyon, benzer belirtiler gösterse de farklı durumlardır. Apatide duygusal tepkisizlik ve ilgisizlik ön plandadır; kişi bir hedefe ulaşmak veya aktiviteye katılmak için motivasyon geliştiremez. Depresyonda ise ilgisizlikle birlikte yoğun bir duygusal acı, üzüntü ve umutsuzluk hâkimdir. Depresyonda genellikle suçluluk duyguları ve özsaygı kaybı görülürken, apati bu tür duygusal değişiklikler olmaksızın daha çok duyarsızlık hissiyle ilerler. Nörolojik hastalıklar (örneğin alzheimer veya parkinson) genellikle apati ile ilişkilendirilirken, depresyon psikolojik ve çevresel stres faktörlerinden kaynaklanabilir.

Apatinin Belirtileri Nelerdir?

Apati, kişinin hem duygusal hem de davranışsal düzeyde belirgin bir azalma yaşadığı bir durumdur. Bu belirtiler bireyin sosyal, kişisel ve profesyonel iş yaşamını olumsuz etkileyebilir. Apatinin yaygın belirtileri şunlardır:

Duygusal Tepkisizlik ve İlgisizlik

Apati yaşayan kişiler, çevresel uyarıcılara karşı duygusal bir tepki göstermekte zorlanır. Sevdikleriyle geçirilen zaman, hobiler veya başarılar gibi genelde mutluluk veren durumlar kişide heyecan veya sevinç yaratmaz. Ayrıca kişi, olaylara karşı ilgisiz bir tutum sergileyerek günlük yaşam aktivitelerine karşı isteksizlik gösterebilir. Bu durum, genellikle duygusal tepkisizlik olarak tanımlanır.

Motivasyon Eksikliği ve Enerji Düşüklüğü

Apatinin bir diğer belirgin belirtisi ise bireyin herhangi bir aktiviteye başlama veya tamamlama konusunda ciddi motivasyon eksikliği yaşamasıdır. Günlük işler bile yorucu veya anlamsız görünebilir. Bu durum, genellikle fiziksel enerjide belirgin bir düşüşle birlikte seyreder. Kişi, bir şeyler yapmak istemesine rağmen kendini yorgun hisseder ve harekete geçmekte zorlanır.

Sosyal İzolasyon ve İçe Kapanma

Apati, bireyin sosyal yaşamını da önemli ölçüde etkiler. Kişi, arkadaşlarından, ailesinden ve sosyal etkinliklerden uzaklaşabilir. Sosyal izolasyon eğilimi, kişiyi yalnızlık ve içe kapanma durumuna iter. Başkalarıyla konuşmak veya etkileşimde bulunmak zorlayıcı hâle gelir, bu da bireyin ilişkilerinin zayıflamasına neden olabilir.

Apatinin Nedenleri Nelerdir?

Apati, farklı fiziksel, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkabilir. Altta yatan nedenlerin belirlenmesi, doğru teşhis ve tedavi açısından kritik öneme sahiptir. Apatinin nedenleri arasında aşağıdakiler yer alır:

Psikolojik Faktörler

Apati, genellikle depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkların bir sonucu olarak ortaya çıkar. Depresyonun aksine, apati genellikle duyarsızlık ve boşluk hissiyle kendini gösterir. Ayrıca travmatik olaylar, uzun süreli stres veya kronik anksiyete gibi durumlar da kişinin duygusal tepkisinde azalmaya yol açabilir. Psikolojik faktörler bireyin motivasyonunu zayıflatarak yaşamdan zevk alma becerisini etkiler.

Nörolojik Bozukluklar

Beyin sağlığıyla doğrudan ilişkili olan nörolojik hastalıklar, apatinin önde gelen nedenlerindendir. Alzheimer, Parkinson ve demans gibi rahatsızlıklar, beyindeki kimyasal dengenin bozulmasına neden olarak bireyin çevresine olan ilgisini kaybetmesine yol açabilir. Beyin travmaları veya bazı enfeksiyonlar da apatiye neden olabilir. Nörolojik bozukluklara bağlı apati genellikle diğer belirtilerle (örneğin hafıza kaybı veya hareket kısıtlılığı) birlikte görülür.

Kronik Hastalıklar ve İlaç Kullanımı

Bazı kronik hastalıklar, kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyerek apatiye yol açabilir. Uzun süreli fiziksel rahatsızlıklar, bireyin sosyal ve duygusal enerjisini tüketebilir. Ayrıca, belirli ilaçlar da yan etki olarak apatiyi tetikleyebilir. Özellikle sinir sistemi üzerinde etkili olan ilaçlar, bireyin motivasyonunu ve enerjisini düşürebilir. Bu tür durumlarda, ilacın etkileri dikkatle değerlendirilmelidir.


Apati Nasıl Teşhis Edilir?

Apati, genellikle diğer sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilen bir durum olduğu için doğru teşhis önemlidir. Kapsamlı bir değerlendirme ile apatiye yol açan nedenler belirlenebilir ve uygun tedavi planı oluşturulabilir.

Psikiyatrik Değerlendirme

Apati teşhisinde ilk adım, kişinin psikiyatrik durumunun değerlendirilmesidir. Uzman bir psikiyatrist, kişinin belirtilerini, yaşam öyküsünü ve psikolojik geçmişini detaylı şekilde inceler. Duygusal tepkisizlik, motivasyon eksikliği veya ilgisizlik gibi belirtiler, depresyon ya da diğer ruhsal bozukluklarla karşılaştırılarak değerlendirilir. Apatiyi diğer psikolojik rahatsızlıklardan ayırmak için bu süreçte yapılandırılmış görüşme teknikleri kullanılır.

Fiziksel Muayene ve Laboratuvar Testleri

Apati, bazı fiziksel sağlık sorunlarının belirtisi olabilir. Bu nedenle, kapsamlı bir fiziksel muayene yapılır ve gerekli durumlarda laboratuvar testleri istenir. Vitamin eksiklikleri, tiroid bozuklukları ya da enfeksiyonlar gibi durumlar apatinin altında yatan nedenler arasında olabilir. Beyin görüntüleme yöntemleri de nörolojik bozuklukları belirlemek için kullanılabilir.

Ayırıcı Tanı Yöntemleri

Apati, depresyon, anksiyete veya demans gibi rahatsızlıklarla benzer belirtiler gösterebilir. Bu nedenle ayırıcı tanı yöntemleri uygulanır. Psikolojik ve nörolojik testler, kişinin durumunu diğer bozukluklardan ayırt etmek için önemlidir. Doğru tanı, bireye özel tedavi planlarının oluşturulmasını sağlar.

Apatinin Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Apati tedavisinde, altta yatan nedenlerin belirlenmesi ve kişiye özel bir yaklaşım geliştirilmesi esastır. Tedavi süreci genellikle psikoterapi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişikliklerinin bir kombinasyonunu içerir.

Psikoterapi

Psikoterapi, apatinin duygusal ve davranışsal yönlerini ele alarak bireyin motivasyonunu yeniden kazandırmayı amaçlar.

  • Bilişsel davranışçı terapi: Bireyin düşünce kalıplarını ve davranışlarını değiştirerek apatiye neden olan unsurları çözmeyi hedefler. Terapist, kişiye daha pozitif düşünme ve etkin problem çözme yollarını öğretir. Bu terapi, apatinin depresyonla bağlantılı olduğu durumlarda özellikle etkilidir.
  • Psikodinamik terapi: Bireyin geçmiş yaşantılarından kaynaklanan duygusal çatışmaları ele alır. Apatiye neden olabilecek bilinçaltı problemleri çözmeyi hedefler ve kişinin içsel motivasyonunu yeniden kazanmasına yardımcı olur.

İlaç Tedavisi

Bazı durumlarda, apatiyi tedavi etmek için ilaç tedavisi gerekebilir. İlaçlar, genellikle apatinin depresyon, anksiyete ya da nörolojik bozukluklarla ilişkili olduğu durumlarda kullanılır. Tedavi sürecinde ilaç seçimi, bireyin ihtiyaçlarına ve belirtilerine göre belirlenir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Apatinin etkilerini azaltmak için yaşam tarzında yapılan değişiklikler önemlidir. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı bir beslenme düzeni ve kaliteli uyku, kişinin enerji seviyesini artırarak motivasyonunu geri kazanmasına yardımcı olabilir. Ayrıca sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi ve stres yönetimi teknikleri de tedaviyi destekler.

Apati ile Başa Çıkma Stratejileri

Apatiyle başa çıkmak, bireyin hem duygusal hem de fiziksel sağlığını destekleyen etkili stratejilerle mümkündür. Kişinin yaşadığı durumu anlaması ve kontrol altına alması için farkındalık geliştirmesi, sosyal bağlarını güçlendirmesi ve yaşamına aktif bir yaklaşım kazandırması önemlidir.

Farkındalık ve Kabul

Apatinin üstesinden gelmek için ilk adım, bu durumun farkına varmak ve kabul etmektir. Kişinin kendini yargılamadan durumunu anlaması, başa çıkma sürecini kolaylaştırır. Farkındalık teknikleri, bireyin hislerini tanımasına ve bu hislerle nasıl başa çıkacağını öğrenmesine yardımcı olur. Mindfulness uygulamaları ve meditasyon, bu süreçte sıkça kullanılan etkili yöntemlerdir. Farkındalık geliştirmek, kişinin günlük yaşamındaki kontrol duygusunu artırır.

Sosyal Destek ve Etkileşim

Sosyal ilişkiler, apatinin etkilerini azaltmada önemli bir rol oynar. Aile üyeleri ve arkadaşlarla açık bir iletişim kurmak, kişinin yalnızlık hissini hafifletebilir. Grup etkinliklerine katılmak veya gönüllü çalışmalara dahil olmak, sosyal bağları güçlendirerek bireyin duygusal sağlığını destekler. Ayrıca, bir destek grubuna katılmak, benzer deneyimler yaşayan kişilerle etkileşim kurarak motivasyonu artırabilir.

Düzenli Fiziksel Aktivite

Fiziksel aktivite, hem bedensel hem de zihinsel sağlığı iyileştirir. Düzenli egzersiz, beyindeki mutluluk hormonu seviyelerini artırarak enerji düşüklüğünü ve motivasyon eksikliğini azaltabilir. Yürüyüş, yoga veya yüzme gibi aktiviteler, apatinin olumsuz etkilerini hafifletmek için önerilen yöntemler arasındadır. Fiziksel aktivite ayrıca, kişinin kendine olan güvenini ve genel yaşam kalitesini artırır.

Apati ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Apati geçici bir durum mudur?

Apati, geçici veya kronik olabilir. Stresli bir dönemden geçmek gibi geçici faktörlere bağlı olarak gelişen apati, genellikle altta yatan durumun çözülmesiyle ortadan kalkar. Ancak nörolojik veya psikiyatrik bir rahatsızlığa bağlı apati, uzun vadeli bir tedavi süreci gerektirebilir.

Apati her yaşta görülebilir mi?

Evet, apati her yaş grubunda görülebilir. Ancak çocukluk ve ergenlik döneminde genellikle psikolojik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkarken, ileri yaşlarda nörolojik hastalıklar veya kronik rahatsızlıklarla ilişkilendirilebilir.

Apati ile tükenmişlik sendromu arasındaki fark nedir?

Apati, duygusal tepkisizlik ve ilgisizlikle karakterize bir durumken, tükenmişlik sendromu genellikle yoğun stresin ve iş yükünün bir sonucu olarak gelişir. Tükenmişlik sendromunda bireyde aşırı yorgunluk ve başarısızlık hissi ön plandayken, apatide genel bir umursamazlık hakimdir.

Apati tedavi edilmezse ne gibi sonuçlar doğurabilir?

Tedavi edilmeyen apati, bireyin sosyal ilişkilerini, iş performansını ve genel yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, altta yatan nedenin ilerlemesine bağlı olarak depresyon veya demans gibi ciddi durumların ortaya çıkma riski artabilir.

Apati için bitkisel veya doğal tedavi yöntemleri var mı?

Apati için doğrudan etkili bir bitkisel tedavi bulunmamaktadır. Ancak sağlıklı bir diyet, yeterli uyku ve stresi azaltmaya yönelik doğal yöntemler (örneğin yoga ve meditasyon) tedavi sürecine destek olabilir. Bitkisel ürünler kullanmadan önce mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Apati çocuklarda da görülebilir mi?

Evet, apati çocuklarda görülebilir ve genellikle altta yatan psikolojik bir durumun işareti olabilir. Aile içi çatışmalar, okulda yaşanan zorluklar veya travmatik olaylar çocuklarda apatinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu durumda bir uzman desteği almak önemlidir.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 24 Haziran 2025 Salı Yayımlanma Tarihi: 10 Aralık 2024 Salı
Bu içeriği ortalama 7 dakikada okuyabilirsiniz.

Tıbbi Birimler

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""