Daha iyi bir deneyim için konum izni vermelisiniz.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Çoklu organ yetmezliği, vücuttaki birden fazla hayati organın işlevini sürdürememesi durumudur. Genellikle ağır enfeksiyonlar, travmalar veya şiddetli hastalıklar sonrasında gelişen bu tablo, hızla müdahale edilmezse ölümcül sonuçlar doğurabilir. Kalp, akciğer, karaciğer, böbrek gibi sistemlerin aynı anda bozulması vücudun denge mekanizmalarını altüst eder. 

Tedavi sürecinde öncelikle altta yatan neden tespit edilerek yoğun bakım desteği sağlanır. Yapay organ destekleri, sıvı tedavisi, oksijen desteği ve gerekirse diyaliz gibi yöntemler kullanılarak organ fonksiyonları stabilize edilmeye çalışılır. Erken tanı multidisipliner yaklaşım ve sürekli izlem bu zorlu sürecin yönetiminde kritik rol oynar.

İçindekiler

Çoklu Organ Yetmezliği Nedir?

Çoklu organ yetmezliği, vücudun birden fazla sisteminde eş zamanlı yaşanan ciddi işlev bozukluklarını tanımlar. Bu durum hastanın bağışıklık sisteminin çökmesiyle birlikte gelişerek savunma mekanizmalarının yetersiz kalmasına yol açar. Organ fonksiyon kaybı ilerledikçe dokulara oksijen ve besin taşınamaz bu da hücresel düzeyde yıkıma neden olur.

Süreç, genellikle yoğun bakım gerektiren kritik klinik senaryolarda ortaya çıkarken acil müdahale gerektirir. Bağlantılı sistemlerin birbirini olumsuz etkilemesi, durumu daha karmaşık ve tehdit edici hale getirir. Hastanın yaşam şansı müdahalenin hızı, organların direnci ve klinik desteğin etkinliğiyle doğrudan ilişkilidir.

Çoklu Organ Yetmezliğine Yol Açan Nedenler

Çoklu organ yetmezliği, genellikle vücut dengesini sarsacak kadar şiddetli durumların sonucunda ortaya çıkar. Bu tabloya zemin hazırlayan etkenler birden fazla sistem üzerinde baskı kurarak zincirleme hasar süreci başlatabilir. Başlıca nedenler şunlardır:

  • Sepsis veya sistemik enfeksiyonlar
  • Travma ve şiddetli yaralanmalar
  • Şok durumu ve dolaşım yetersizliği
  • Büyük cerrahi operasyonlar ve komplikasyonları
  • Kronik hastalıklara bağlı organ hasarları

Organların bu denli baskı altında kalması, bir noktadan sonra sistemin kendi kendine toparlanma gücünü kaybetmesine neden olur.

Sepsis ve Sistemik Enfeksiyonlar

Sepsis vücudun enfeksiyona karşı verdiği aşırı yanıt sonucu dokulara ve organlara zarar vermesiyle ortaya çıkan tehlikeli bir durumdur. Bu süreçte bağışıklık sistemi kontrolden çıkarak sağlıklı hücreleri de hedef alır. Erken müdahale edilmediğinde dolaşım bozuklukları ve çoklu sistem hasarı gelişebilir.

Sistemik inflamasyon , enfeksiyonun sadece lokal kalmayıp tüm vücuda yayılmasıyla başlayan yoğun bir bağışıklık tepkisidir. Bu tepki, damar geçirgenliğinin artmasına ve hayati sıvı dengesinin bozulmasına neden olur. İlerlemesi halinde organ fonksiyonları hızla zayıflar ve yaşamı tehdit eden klinik tablolar kaçınılmaz hale gelir.

Travma ve Şiddetli Yaralanmalar

Ağır fiziksel hasar sonucunda gelişen doku kaybı, bedenin onarım sürecini ciddi biçimde zorlar. İç organların doğrudan etkilenmesi, sistemler arası dengenin bozulmasına yol açar. Özellikle çok bölgeli yaralanmalarda kontrolsüz iltihabi yanıtlar, zincirleme organ etkilenmelerini tetikler.

Şok Durumu ve Dolaşım Yetersizliği

Şok durumu dokulara yeterli oksijen ve besin taşınamamasıyla sonuçlanan hayati bir bozulmadır. Bu yetersizlik sürdükçe hücresel düzeyde enerji üretimi durur, organlar fonksiyonlarını sürdüremez hale gelir. Sonuçta hayati sistemlerin ardışık şekilde devre dışı kalması kaçınılmaz olabilir.

Büyük Cerrahi Operasyonlar ve Komplikasyonları

Geniş kapsamlı ameliyatlar sonrası yaşanan kanama, enfeksiyon veya doku kaybı, fizyolojik rezervleri zorlayabilir. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerde bu komplikasyonlar ciddi sistemsel yanıtlar doğurur. Cerrahi stres altında kalan organlar, bazı durumlarda kalıcı işlev kaybına uğrayabilir.

Kronik Hastalıklara Bağlı Organ Hasarları

Zamanla ilerleyen kronik rahatsızlıklar, ilgili organların dayanıklılığını büyük ölçüde azaltır. Sürekli yük altında çalışan sistemler bir noktadan sonra adaptasyon yetisini kaybeder. Bu durum, yeni bir tetikleyiciyle karşılaşıldığında sistemsel çökmenin hızla gelişmesine neden olabilir.

Çoklu Organ Yetmezliği Belirtileri Nelerdir?

Çoklu organ yetmezliği, vücudun hayati sistemlerinde meydana gelen işlev bozukluklarıyla kendini gösteren ciddi bir klinik tablodur. Genelde sinsi başlayan bu süreç, kısa sürede belirgin belirtilerle ağırlaşabilir. Dikkat edilmesi gereken başlıca işaretler şunlardır:

  • Solunum güçlüğü ve akciğer problemleri
  • Böbrek fonksiyonlarında azalma
  • Karaciğer yetmezliği bulguları
  • Kalp ritmi bozuklukları ile hipotansiyon
  • Bilinç değişiklikleri ve nörolojik belirtiler

Bu belirtiler bir arada gözlemlendiğinde zaman kaybetmeden tıbbi destek alınması hayati önem taşır. Erken müdahale organların kalıcı hasar görmesini önleyebilir.

Solunum Güçlüğü ve Akciğer Problemleri

Solunum güçlüğü, akciğerlerin oksijen sağlama kapasitesinin yetersiz kaldığı bir durumu işaret eder. Akciğer yetmezliği , vücuda yeterli oksijenin ulaşmamasıyla dokuların oksijen eksikliği yaşamasına yol açar. Bu durum, hızla artan nefes darlığı ve oksijen tedavisi gereksinimiyle kendini gösterir.

Böbrek Fonksiyonlarında Azalma

Böbrekler, vücudun atık maddeleri ve fazla sıvıları filtrelemede kritik rol oynar. Böbrek yetmezliği , bu işlevlerin bozulması sonucu sıvı ve elektrolit dengesinin değişmesine yol açar. Erken evrede tedavi edilmezse böbrek fonksiyon kaybı hızla ilerleyebilir ve yaşamı tehdit eder.

Karaciğer Yetmezliği Bulguları

Karaciğer yetmezliği , vücudun detoksifikasyon ve metabolizma işlevlerini yerine getirememesi ile karakterizedir. Bu durum sarılık, karın ağrısı ve kanama eğiliminde artış gibi belirtilerle kendini gösterir. Karaciğerin işlevini yitirmesi, toksinlerin vücutta birikmesine neden olarak hayatı tehdit eden bir durumu beraberinde getirir.

Kalp Ritmi Bozuklukları ve Hipotansiyon

Kalp ritmi bozuklukları, kalbin verimli çalışamaması sonucunda kanın vücuda düzgün dağılmamasına yol açar. Kardiyak yetmezlik durumunda kalp yeterli miktarda kan pompalayamazken düşük tansiyon ve halsizlik gibi şikayetlere neden olur. Uzun süreli bozukluklar, organlara giden oksijenin azalmasına sebep olabilir.

Bilinç Değişiklikleri ve Nörolojik Belirtiler

Beyin fonksiyon bozukluğu vücudun merkezi sinir sisteminde ciddi etkiler yaratabilir. Bu durum kafa karışıklığı, bilinç kaybı veya nöbet gibi ciddi sonuçlarla kendini belli edebilir. Beynin oksijen yetersizliğinden etkilenmesi, uzun vadede kalıcı nörolojik hasarlara yol açabilir.

Çoklu Organ Yetmezliği Nasıl Teşhis Edilir?

Çoklu organ yetmezliği, birden fazla hayati sistemin aynı anda işlevini yitirmesiyle ortaya çıkan ciddi bir tablodur. Tanı sürecinde kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

  • Laboratuvar testleri ve organ fonksiyon değerlendirmesi
  • Görüntüleme yöntemleri
  • Klinik bulgular ve fizik muayene

Elde edilen tüm veriler klinik tabloyla birlikte değerlendirilerek doğru tanıya ulaşılır. Bu süreçte prognostik faktörler , tedavi stratejisinin belirlenmesinde önemli bir rol oynar.

Laboratuvar Testleri ve Organ Fonksiyon Değerlendirmesi

Organların genel durumu hakkında fikir edinmek için kan ve idrar analizleri büyük önem taşır. Enzim düzeyleri, elektrolit dengesi ve inflamatuar belirteçler üzerinden organ sistemlerinin ne derece etkilendiği anlaşılabilir. Bu veriler, klinik kararların yönünü belirleyen temel dayanaklardan biridir.

Görüntüleme Yöntemleri

Röntgen, ultrason ve bilgisayarlı tomografi gibi teknikler, iç organlardaki yapısal değişimleri ortaya koyar. Bu yöntemlerle akciğer ödemi, karaciğer büyümesi ya da böbrek hasarı gibi durumlar somut şekilde değerlendirilir. Görsel veriler, tanı sürecini hızlandırarak erken müdahale şansı sağlar.

Klinik Bulgular ve Fizik Muayene

Hekim gözlemi ve fiziki değerlendirme, hastanın genel durumunu ortaya koymada temel basamaklardandır. Nabız, solunum sayısı, bilinç durumu gibi göstergeler dikkatle izlenir. Bu bulgular, ileri tetkikler için yol gösterici nitelik taşır.

Çoklu Organ Yetmezliği Tedavi Yaklaşımları

Çoklu organ yetmezliği tedavisinde temel hedef, yaşamsal işlevleri koruyarak organ hasarının ilerlemesini durdurmaktır. Bu süreçte her hasta için özel olarak oluşturulan tedavi protokolü , klinik duruma göre sürekli güncellenir. Tedavi yaklaşımlarında öne çıkan başlıca adımlar şunlardır:

  • Yoğun bakım desteği ve izlem
  • Solunum desteği ile ventilatör kullanımı
  • Böbrek yetmezliğinde diyaliz tedavisi
  • Enfeksiyon kontrolü ve antibiyotik tedavisi
  • Kardiyak destek ve dolaşım yönetimi

Erken tanı ve hızlı müdahale, hastanın iyileşme şansını belirleyen en önemli faktörlerdendir. Tüm bu süreç, sürekli değerlendirme ve disiplinler arası iş birliği gerektirir.

Yoğun Bakım Desteği ve İzlem

Yoğun bakım ünitesi çoklu organ yetmezliği yaşayan hastaların ileri düzeyde izlenmesi ve stabilizasyonu için önemlidir. Burada uygulanan sürekli monitörizasyon, hayati parametrelerdeki değişimleri anlık olarak takip etme imkanı sunar. Uzman ekiplerin koordinasyonu, hastanın genel durumuna uygun tedavinin zamanında uygulanmasını mümkün kılar.

Solunum Desteği ve Ventilatör Kullanımı

Solunum desteği akciğer fonksiyonlarının yetersiz kaldığı durumlarda oksijen düzeyini korumak ve karbondioksit atılımını sağlamak amacıyla devreye girer. Mekanik ventilatörler aracılığıyla yapılan bu müdahale, solunum kasları üzerindeki yükü azaltarak iyileşme sürecine katkı sağlar. Bu süreçte, akciğerlerin korunmasına yönelik basınç ve hacim ayarları büyük önem taşır.

Böbrek Yetmezliğinde Diyaliz Tedavisi

Diyaliz tedavisi , böbreklerin yeterli çalışmadığı vakalarda vücuttaki atık maddelerin ve fazla sıvının temizlenmesi için önemlidir. Hemodiyaliz ya da sürekli renal replasman teknikleri kullanılarak metabolik dengenin korunması amaçlanır. Zamanlama ve uygun diyaliz protokolü, tedavi başarısı üzerinde doğrudan etkilidir.

Enfeksiyon Kontrolü ve Antibiyotik Tedavisi

Enfeksiyon kontrolü gelişebilecek sepsis riskini en aza indirmek açısından büyük önem taşır. Kültür sonuçlarına göre seçilen antibiyotikler, hedef odaklı bir şekilde uygulanır. Aynı zamanda el hijyeni, sterilizasyon ve izolasyon önlemleriyle bulaş zinciri kırılmaya çalışılır.

Kardiyak Destek ve Dolaşım Yönetimi

Kardiyak destek ile dolaşım yönetimi, kalbin pompalama gücünün azaldığı durumlarda hayati sistemlerin beslenmesini sağlamak üzere uygulanır. Gerekli görülen vakalarda inotropik ajanlar ya da sıvı replasmanları devreye alınarak dolaşım dengesi sağlanır. Bu süreçte uygulanan yaşam desteği , hemodinamik stabiliteyi koruyarak çoklu sistem çöküşünü engellemeyi hedefler.

Çoklu Organ Yetmezliği Tedavisinde Kritik Noktalar

Çoklu organ yetmezliği tedavisinde başarı, zamana karşı yarışılan bir süreçte doğru adımların hızla atılmasına bağlıdır. Farklı sistemlerin aynı anda etkilenmesi, kapsamlı ve disiplinler arası bir yaklaşımı zorunlu kılar. Bu açıdan kritik noktalar şöyle sıralanabilir:

  • Erken tanının önemi
  • Sıvı-Elektrolit ve beslenme yönetimi
  • İmmün sistemin desteklenmesi

Kritik hasta yönetimi , çoklu sistem desteğini koordine ederken hasta başı karar süreçlerini de yönlendiren temel unsurdur. Uygulanan tedavi yaklaşımları, yalnızca yaşam süresini değil aynı zamanda organların fonksiyonel geri dönüş potansiyelini de artırmayı hedefler.

Erken Tanının Önemi

Erken tanı , hastalığın ilerlemeden tedavi edilmesine olanak tanır ve hayati riskleri azaltır. Bu sayede organ fonksiyonlarındaki kayıplar minimuma indirilebilir. Zamanında müdahale tedavi sürecinin daha etkili olmasını sağlayarak iyileşme şansını artırır.

Sıvı-Elektrolit ve Beslenme Yönetimi

Sıvı-elektrolit dengesi çoklu organ yetmezliği tedavisinde hayati bir rol oynar. Düzgün bir sıvı-elektrolit yönetimi, organların fonksiyonlarını sürdürebilmesi için gereklidir. Bu denge sağlanmadığında organlarda ilave hasar meydana gelebilir ve iyileşme süreci olumsuz etkilenebilir.

İmmün Sistemin Desteklenmesi

İmmün sistemin baskılanması, çoklu organ yetmezliği sürecinde enfeksiyonlara açık hale gelinmesine neden olur. İmmün sistem çöküşü , vücudun savunma mekanizmasının işlevsiz kalmasıyla birlikte klinik gidişatı ciddi şekilde olumsuz etkiler. Bu nedenle bağışıklık yanıtını destekleyen tedaviler, iyileşme sürecinde hayati bir rol oynar.

Çoklu Organ Yetmezliği Sonrası Süreç ve İyileşme

Çoklu organ yetmezliği atlatıldıktan sonra, hastanın toparlanma süreci hem fiziksel hem de psikolojik açıdan dikkatle izlenmelidir. Organ fonksiyonlarının kademeli olarak normale dönmesi, uzun vadeli izlem ve rehabilitasyon desteğiyle mümkün hale gelir.

İyileşme Süreci ve Rehabilitasyon

Yoğun bakım sürecinden çıkan bireylerde, kas gücü kaybı ve hareket kısıtlılığı gibi sorunlar sık görülür. Bu nedenle fizyoterapi uygulamaları ve kişiye özel egzersiz programlarıyla fonksiyonel kapasitenin yeniden kazanılması hedeflenir. Rehabilitasyonun erken dönemde başlatılması, genel sağlık düzeyinin daha hızlı toparlanmasını sağlar.

Uzun Vadeli Komplikasyonlar ve Yönetimi

Çoklu organ yetmezliği sonrası dönem, nörolojik defisitler, metabolik dengesizlikler ve kronik yorgunluk gibi kalıcı etkiler bırakabilir. Bu durumların kontrol altına alınması için multidisipliner bir yaklaşım benimsenmelidir. Düzenli takip, komplikasyonların ilerlemesini önleyerek yaşam kalitesinin korunmasında belirleyici rol oynar.

Hastaların ve Yakınlarının Psikolojik Destek İhtiyacı

Ağır hastalık süreci yalnızca fiziksel değil aynı zamanda ruhsal izler de bırakır. Hem hasta hem de ailesi, belirsizlik ve yoğun stres karşısında psikolojik desteğe ihtiyaç duyar. Profesyonel yardım, bu zorlu sürecin daha sağlıklı atlatılmasını sağlayarak duygusal dayanıklılığı artırır.

Çoklu Organ Yetmezliği Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Çoklu Organ Yetmezliği Nedir?

Çoklu organ yetmezliği, birden çok hayati sistemin işlevini yitirmesi durumudur. Bu tablo, genellikle yoğun bakım gerektiren kritik sağlık krizlerinin sonucudur.

Çoklu Organ Yetmezliğinin Belirtileri Nelerdir?

Nefes darlığı, düşük tansiyon, bilinç değişiklikleri ve idrar çıkışında azalma yaygın belirtiler arasındadır. Her organın etkileniş şekli farklı semptomlara neden olabilir.

Çoklu Organ Yetmezliği Neden Meydana Gelir?

Şiddetli enfeksiyonlar, travmalar veya ciddi iç hastalıklar tetikleyici olabilir. Vücut sistemlerinin birbiri ardına iflas etmesiyle tablo ağırlaşır.

Çoklu Organ Yetmezliği Ölümcül müdür?

Erken müdahale edilmediğinde hayatı tehdit eden bir durumdur. Ancak uygun tedaviyle hayatta kalma şansı artırılabilir.

Çoklu organ Yetmezliği Hangi Organları Etkiler?

En sık etkilenenler arasında akciğer, böbrek, karaciğer ve kalp bulunur. Sinir sistemi de ilerleyen süreçte zarar görebilir.

Çoklu Organ Yetmezliği Nasıl Teşhis Edilir?

Tanı, laboratuvar testleri, görüntüleme yöntemleri ve klinik bulguların değerlendirilmesiyle konur. Uzmanlar tüm vücut sistemlerinin genel durumunu dikkate alır.

Çoklu Organ Yetmezliği Tedavi Edilebilir mi?

Durumun şiddetine bağlı olarak tedaviyle stabil hale getirilebilir. Destekleyici yaklaşımlar ve yoğun bakım uygulamaları sürecin temelini oluşturur.

Çoklu Organ Yetmezliğinde İyileşme Mümkün müdür?

Erken tanı ve yoğun destekle iyileşme şansı vardır. Ancak bu süreç uzun süreli rehabilitasyon ve yakın takip gerektirir.

Çoklu Organ Yetmezliği İçin Hangi Tedaviler Uygulanır?

Solunum desteği, diyaliz, enfeksiyon kontrolü ve dolaşım takibi tedavi planında yer alır. Her sistemin ihtiyaçlarına özel müdahaleler belirlenir.

Çoklu Organ Yetmezliğini Önlemek Mümkün mü?

Riskli hastalarda erken müdahale ve düzenli takip koruyucu etki sağlar. Ayrıca enfeksiyonların zamanında kontrol altına alınması önleyici rol oynar.

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Güncellenme Tarihi: 28 Nisan 2025 Pazartesi Yayımlanma Tarihi: 28 Nisan 2025 Pazartesi
Bu içeriği ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Bilgi talepleriniz için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Acıbadem Sağlık Grubu olarak size daha iyi ve kaliteli bir hizmet sunabilmemiz için istek, öneri, teşekkür ve şikayetlerinizi aşağıdaki formu doldurarak ya da 444 55 44 numaralı telefondan tarafımıza ulaşarak bildirebilirsiniz.

Devamı
Devamı
Güvenlik Kodu

KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile EK-1’de listelenen hâkim ve bağlı şirketleri (her biri ayrı ayrı “Şirket”, hepsi birlikte “Şirketler” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, elde edilen genel nitelikli ve/veya özel nitelikli kişisel verileriniz (sağlık verileri dâhil ancak bununla sınırlı olmamak üzere) (“Kişisel Veri”), aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

I. Kişisel Veri’lerin Elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

Kişisel Veri’leriniz sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Şirket’in faaliyet konularına uygun düşecek şekilde sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik (internet sitesi, mobil uygulamalarımız, çağrı merkezi gibi) kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Kişisel Veri’leriniz, Şirket tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın, faaliyet konusuna uygun olduğu ölçüde, bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

Elde edilen her türlü Kişisel Veri, Kanun’un 5. ve 6. maddelerinde belirtilen Kişisel Veri işleme şartları uyarınca; aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

Uzaktan sağlık hizmeti almanız halinde bu kapsamda elektronik ortam (internet sitemiz ve/veya mobil uygulamamız) aracılığıyla elde edilen Kişisel Veri’leriniz, yukarıda belirtilen Kişisel Veri işleme amaçlarına ek olarak aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Veri’leriniz, tarafımıza ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

II. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel Veri’ileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla ilgili Şirket tarafından,  (i) özel sigorta şirketleri, (ii) T.C. Sağlık Bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, (iii) yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz ve avukatlar, (iv) vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, (v) düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, (vi) sağlık hizmetlerimizi geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve EK-1’de yer alan Şirketlerle paylaşılabilecektir ve (vii) sosyal medya hesaplarımız veya ilgili mesaj uygulamaları üzerinden mesaj paylaşımı yapmanız veya internet sitelerimiz üzerinden canlı destek almanız halinde paylaşacağınız bilgileriniz ve beyan ettiklerinizle sınırlı olarak Kişisel Veri’leriniz ilgili sosyal medya hesabının veya mesaj uygulamasının sahibi yurtiçinde ya da yurtdışında mukim diğer veri sorumlusu gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işlenebilecektir.

III. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel Veri’leriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Şirket’in faaliyet konusuna dâhil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Şirket’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişisel verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

IV. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

Kişisel Veri’lerinizin korunmasına yönelik haklarınız Kanun’un 11. maddesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca aşağıda belirtilen haklara sahipsiniz:

Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

V. Veri Güvenliği

Şirketler, Kişisel Veri’lerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

VI. Şikâyet ve İletişim

Kişisel Veri’leriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/images/Ac%C4%B1badem_Veri_Sahibi_Basvuru_Formu.pdf internet adresindeki “Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Veri Sahibi Başvuru Formu” nu doldurarak;

i. Atatürk Mahallesi, Feza Sokak, No:3 İç Kapı No:8 K:12 Ataşehir, İstanbuladresine kargo ile ıslak imzanızı taşıyan bir dilekçe ile “Kurumsal Sekretarya” departmanı dikkatine Zarfına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Bilgi Talebi” yazarak,

ii. Noter kanalıyla,

iii. acibademsaglik@hs02.kep.tr adresine güvenli elektronik ya da mobil imzalı olarak, kayıtlı elektronik posta adresi veya sistemimizde kayıtlı elektronik e-posta adresiniz aracılığıyla,

iv. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.’ne hitaben yazdığınız dosyayı güvenli e-imza ile imzalayarak kisiselveri@acibadem.com adresine e-posta’nın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Bilgi Talebi” yazarak veya

v. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun belirleyeceği diğer yöntemlerle iletebilirsiniz.

EK-1: Şirket’lerin listesi;

 

YUKARI
İçindekiler x""