Gastroenterit, mide ve ince bağırsakların iltihaplanmasıyla ilişkili olan, halk arasında "mide üşütmesi" veya "mide gribi" olarak da bilinen yaygın bir sağlık sorunudur. Genellikle virüsler, bakteriler veya daha nadiren parazitler gibi enfeksiyöz ajanların neden olduğu bu durum, kontamine yiyecek ve su tüketimiyle veya enfekte kişilerle temas yoluyla bulaşabilir.
Başlıca gastroenterit belirtileri arasında ani başlayan sulu ishal, kusma, karın ağrısı, kramplar, mide bulantısı ve bazen de ateş bulunur. Her yaştan insanı etkileyebilmekle birlikte, özellikle bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde sıvı kaybına (dehidratasyon) bağlı olarak daha ciddi seyredebilir ve dikkatli takip gerektirebilir.
Gastroenterit Nedir?
Gastroenterit , mide ve bağırsakların iltihaplanmasıyla gelişen, genellikle ishal, karın ağrısı, bulantı ve kusma şikâyetleriyle seyreden; virüsler başta olmak üzere bakteriler veya parazitlerin tetikleyebildiği yaygın bir sindirim sistemi enfeksiyonudur.
Gastroenterit, özellikle bağışıklık sistemi zayıf bebekler, ileri yaştaki bireyler, kronik hastalığı olanlar, seyahat edenler ve hijyen koşullarının yetersiz olduğu kalabalık ortamlarda yaşayan kişilerde daha sık görülür.
Gastroenterit vakalarında en önemli adım, bol sıvı tüketerek vücudun kaybettiği su ve elektrolitleri yerine koymaktır; hafif beslenme, istirahat ve gerekirse doktorun önerdiği probiyotik veya antiemetik ilaçlar iyileşmeyi hızlandırır, ateş ile ishal uzun sürüyorsa tıbbi destek alınmalıdır.

Gastroenterit Belirtileri Nelerdir?
Gastroenterit belirtileri arasında ani başlayan sulu ishal, karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, ateş ve halsizlik bulunur; özellikle küçük çocuklar ve yaşlılarda bu şikâyetler hızla sıvı kaybına yol açabileceği için dikkat gerektirir.
Gastroenterit enfeksiyonu olan hastaların belirtileri genellikle ani başlar ve birkaç gün sürer. Erken fark edilmiş gastroenterit, özellikle çocuklar ve yaşlılarda dehidrasyon olarak adlandırılan ciddi sıvı kaybını önlemek açısından önemlidir.
En yaygın belirtiler arasında sulu ishal, sık tuvalete çıkma ihtiyacı ve tekrarlayan kusma bulunur. Karın bölgesinde kramp tarzı ağrılar, şişkinlik ve mide guruldaması da sık görülür. Bu şikayetler hastalığın ilk 24-48 saatinde en yoğundur.
| Aşama | Süre | Belirtiler | Açıklama |
|---|---|---|---|
| İnkübasyon (kuluçka) | 1–3 gün (virüs türüne göre değişir) | Hafif halsizlik, iştahsızlık | Virüs veya bakteri vücuda girdikten sonra ilk belirtilerin görülmediği dönemdir. |
| Akut faz (başlangıç) | 1–2 gün | Ani başlayan ishal, kusma, karın ağrısı, ateş, baş ağrısı | Belirtiler ani gelişir. En bulaşıcı dönemdir. Dehidratasyon riski yüksektir. |
| Devam eden semptomlar | 2–5 gün | İshal devam eder, karında gurultu, hafif mide bulantısı | Vücut patojene karşı savaşırken sıvı kaybı devam eder. İştahsızlık olabilir. |
| İyileşme dönemi | 5–7 gün (bazı durumlarda 10 gün) | Belirtiler hafifler, bağırsak hareketleri normale döner | Hasta sıvı dengesini kazandıkça toparlanır. Hafif halsizlik devam edebilir. |
| Yol açabileceği sorunlar (nadir) | Değişken (özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklığı düşük olanlarda) | Ciddi dehidratasyon, elektrolit bozuklukları, hastaneye yatış gerekebilir | Tedavi edilmeyen vakalarda ortaya çıkabilir. Oral veya damar içi sıvı tedavisi gerekir. |
Bazı kişilerde sistemik belirtiler de gelişir. Örneğin düşük veya orta yüksek ateş, titreme, baş ağrısı, genel halsizlik ve kas-eklem ağrıları. Bu bulgular bağışıklık tepkisinin hastalıkla mücadele ettiğini göstermekle birlikte kişinin günlük aktivitelerini kısıtlayabilir.
Sık ishal ve kusma nedeniyle vücut hızla sıvı ve elektrolit kaybeder; bu da dehidrasyona yol açabilir. Yoğun susuzluk hissi, ağız kuruluğu, cilt turgorunda azalma, baş dönmesi ve koyu, seyrek idrar temel uyarıcı işaretlerdir.
Yüksek ateşin 38, 5 °C üzerine çıkması, kanlı ishal, şiddetli karın ağrısı, devamlı kusma veya iki günden uzun süren semptomlar varsa doktora başvurulmalıdır. Bebekler, bağışıklığı baskılanmış bireyler ve yaşlılar için erken tıbbi değerlendirme özellikle gereklidir.
Gastroenteritin belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
- Ani, sulu ishal
- Karın ağrısı ve kramp şeklinde sancılar
- Mide bulantısı
- Kusma
- Hafif ateş ve titreme
- Halsizlik, yorgunluk hissi
- Baş ve kas ağrıları
- İştahsızlık
- Dehidrasyon bulguları (ağız kuruluğu, azalmış idrar, baş dönmesi)
Gastroenterit Neden Olur?
Gastroenterit virüsler, bakteriler, parazitler, kontamine yiyecek ve su tüketimi, hijyen eksikliği, bağışıklık sisteminin zayıflığı, antibiyotik kullanımı ve stres gibi çeşitli etmenlerin bağırsak mukozasını enfekte etmesi nedeniyle ortaya çıkar.
Gastroenterit en yaygın olarak kontamine yiyecek-içecek veya kişiden kişiye temasla alınan enfeksiyon ajanlarıyla tetiklenir. Virüsler en yaygın sebeptir; norovirüs her yaşta salgınlara yol açarken rotavirüs özellikle iki yaş altı çocuklarda ağır ishale neden olur. Astrovirüs ve adenovirüs serotip 41-42 de daha hafif ama bulaşıcı tablolardan sorumludur.
Bakteriyel gastroenterit genellikle Salmonella, Campylobacter jejuni, Shigella, patojenik Escherichia coli ya da Vibrio türlerinin kontamine hayvansal ürünlerde çoğalmasıyla gelişir. Cryptosporidium, Giardia ve Entamoeba histolytica gibi parazitler de özellikle kötü hijyen koşullarında veya seyahat sonrası görülen vakalarda rol oynar.
Antibiyotiklerin bağırsak florasını bozması, laktoz intoleransı, ağır alkol kullanımı veya gıda zehirlenmesine yol açan toksinler de enfeksiyon dışı gastroenterit olgularını tetikleyebilir. Bağışıklığı baskılanmış bireyler, bebekler, huzurevi sakinleri ve kruvaziyer yolcuları daha yüksek risk altındadır.
Patojenler dışkı-ağız yoluyla bulaşır; yetersiz el yıkama, kirli su, iyi pişmemiş et veya pastörize edilmemiş süt başlıca gastroenterit nedenleri arasında yer alır. Temiz su kullanımı, gıda hijyeni, rotavirüs aşısı ve salgın dönemlerinde yüzey dezenfeksiyonu, gastroenteritin neden olduğu toplu vakaları azaltmada etkilidir.
Vücuda zarar vermesi muhtemel mikroorganizma ya da maddeler vücuda girdiğinde veya vücutta iyileştirilmesi gereken bir doku hasarı olduğunda bağışıklık sistemi hızla harekete geçer.
Mide ve bağırsakları bu maddelerden korumak ya da dokuyu tedavi etmek için enflamatuar hücreleri devreye sokar. Yani vücut bilinçli olarak iltihap üreterek sağlığı korumaya çalışır. Bunun sonucunda da gastroenterit ortaya çıkar. Gastroenteritin oluşmasında birçok farklı zararlı madde ya da organizmalar da rol oynayabilir.
Gastroenteritin nedenleri şu şekildedir:
- Rotavirüs, norovirüs, kalicivirüs gibi virüsler
- Kampilobakter gibi bakteriler
- Kriptosporidium, giardia lamblia gibi parazitler
- Bakteriyel toksinler
- Kandidiyaz, aspergilloz gibi mantarlar
- Kurşun gibi kimyasallar
- Kemoterapi ilaçları gibi bazı ilaçlar
- Alkolün aşırı kullanımı
- Bazı bağımlılık yapıcı maddeler
Kişiden kişiye gastroenteritin nedeni değişse de hastalığın %60'ı virüslerden kaynaklanır. Norovirüsün ise tek başına bu vakaların yarısının nedeni olduğu söylenebilir.
Gastroenterit Nasıl Bulaşır?
Gastroenterit kirli su ve gıda tüketimi, iyi pişmemiş et veya süt ürünleri, kişiden kişiye yakın temas, ortak kullanılan yüzeyler, yetersiz el hijyeni, enfekte hayvanlarla temas, kusmuk ya da dışkı parçacıklarının havaya karışması gibi yollarla kolayca bulaşabilir.
Gastroenterit bulaşma yolları şu şekildedir:
- Kontamine (mikropla kirlenmiş) içme suyu veya buz tüketimi
- Yıkanmamış meyve ve sebzelerin yenilmesi
- Yetersiz pişmiş et, tavuk, yumurta ve deniz ürünleri
- Hasta kişiyle el sıkışma, öpüşme, bakım verme gibi doğrudan temas
- Bebek bezinin değiştirilmesi sırasında dışkı temasları
- Ortak tuvalet, lavabo, oyuncak, kapı kolu gibi yüzeylerden çapraz bulaş
- Mutfak tezgâhı ve ekipmanlarının iyi temizlenmemesi, kesme tahtalarının karışık kullanılması
- Enfekte hayvan dışkısı veya kafes temizliği sırasında temas
- Norovirüs gibi etkenlerde kusmuk ya da dışkı damlacıklarının havaya karıştığı kapalı alanlar
Bunlar dışında az pişmiş ve kirli yiyecekler yemek hastalığın bulaşma yolları arasında önemli bir yere sahiptir. Ayrıca enfekte kişilerin kusmuğuna temas etmek de viral gastroenterite sebep olabilir. Kimyasal gastroenteritler kişiden kişiye bulaşmaz. Ancak aynı çevrede bulunarak toksik zehirlenmeye maruz kalan çok sayıda insanda aynı anda görülebilir.
Gastroenterit Neye Yol Açabilir?
Gastroenterit özellikle sıvı takviyesi gecikirse dehidrasyon, sodyum-potasyum dengesizliği, tansiyon düşmesi, baş dönmesi, böbrek fonksiyon bozukluğu, kas krampları, bilinç bulanıklığı, çocuklarda kilo ve büyüme geriliği, geçici laktoz intoleransı, nadiren bağırsak delinmesi veya sepsis gibi ciddi tablolara yol açabilir.
Gastroenteritin olası sonuçları:
- Şiddetli dehidrasyon ve susuzluk
- Elektrolit dengesizliği (sodyum, potasyum kaybı)
- Hipotansiyon ve şok riski
- Akut böbrek yetmezliği
- Kas krampları ve halsizlik
- Baş dönmesi, bilinç bulanıklığı veya nöbet
- Çocuklarda kilo kaybı ve büyüme geriliği
- Geçici laktoz intoleransı ve malabsorpsiyon
- Nadiren bağırsak perforasyonu
- Bakteriyel enfeksiyonlarda sepsis gelişimi
Gastroenterit Nasıl Teşhis Edilir?
Öncelikle gastroenteritin teşhisi yalnızca uzman bir doktor tarafından konulur. Hekim ilk aşamada yaşanılan semptomları detaylı olarak dinler. Hastanın sağlık geçmişi hakkında sorular sorabilir. Sonrasında gerekli görürse fiziksel muayene gerçekleştirir. Kan ve dışkı testi isteyebilir. Tüm bu aşamalardan sonra doktor kesin tanıya karar vererek tedaviyi planlar.
Gastroenterit teşhisi için izlenen adımlar şunlardır:
- Semptomlar sorgulanır (ishal, kusma, ateş, karın ağrısı).
- Hasta öyküsü alınır (yemek, seyahat, temas).
- Karın muayenesi yapılır.
- Gerekirse dışkı testi istenir.
- Kan testleriyle enfeksiyon ve sıvı dengesi kontrol edilir.
- İdrar testiyle dehidratasyon değerlendirilir.
- Şüpheli durumlarda görüntüleme yöntemleri uygulanır.
Gastroenterit Nasıl Tedavi Edilir?
Dinlenmek ve sıvı alımıyla genelde iyileşme görülen gastroenteritin daha ciddi olduğu durumlarda farklı tedaviler gerekli görülebilir. Gastroenteritin tedavisi, gastroenteritin nedenine göre değişiklik gösterir. Bakteri kaynaklı gastroenteritte doktor antibiyotik reçete ederken parazit kaynaklı rahatsızlıklarda parazit öldürücü antiparazitik ilaçlar tercih edebilir.
Bunun yanı sıra hastalık süresi ve gösterilen belirtilerin şiddeti de tedavinin belirlenmesinde rol oynayabilir. Örneğin doktor, ishali ya da mide bulantısını hafifletmek için farklı ilaçlar kullanılmasını isteyebilir. Sıvı kaybını gidermek için serum takviyesi sağlanabilir. Doktor, hastalığı ağır geçiren bireyleri bir süre hastanede misafir ederek gözetim altında tutmaya karar verebilir.
Doktor kontrolünden geçilmesine rağmen aşağıdaki belirtilerin bir ya da birkaçının görülmesi durumunda en yakın sağlık kuruluşuna ulaşmak faydalı olabilir. Bu belirtiler hastalığın ciddileştiğinin habercisi olabilir:
- 5 günden uzun süren belirtiler göstermek,
- 40 dereceden yüksek veya 3 günden uzun süren ateş,
- Şiddetli karın ağrısı,
- Karında sertlik ve şişlik,
- Dışkıda kan,
- Anormal solunum ya da kalp atışı.
Özel Yaş Grupları ve Durumlar İçin Gastroenterit
Gastroenterit, yaşa ve özel durumlara göre bazı gruplarda hassas bir şekilde ele alınır. Söz konusu çocuklar, yaşlılar ve gebeler gibi hassas gruplar olduğunda, hem hastalığın seyrinin hem de ortaya çıkabilecek başka sorunların riskinin belirgin biçimde artması, erken tanı ve özenli bakım gerekliliği gerektirebilir.
Çocuklarda Gastroenterit
Yetişkinlerde ortaya çıkabildiği gibi bebek ve çocuklarda gastroenterit görülebilir. Bebeklerde ve çocuklarda gastroenterit, yetişkinlerde görülen benzer belirtilerle ortaya çıkar. Gastroenterit olan çocuklarda yoğun bir şekilde kusma ya da ishal semptomları gösteriyorsa sıvı alımına dikkat edilmesi gerekir.
Sıvı olarak su ya da seyreltilmiş ve evde hazırlanmış meyve suları tercih edilebilir. Her kusma ve ishal atağından sonra çocuğun sıvı alması sağlanabilir. Eğer kusma ya da ishal çok sık tekrarlanıyorsa sık sık ve az miktarda sıvı alması sağlanabilir.
Bebek çok küçükse ve anne sütüyle besleniyorsa sıvı alımı için emzirilebilir. Bebek 6 aydan daha küçükse doktor 6 ila 12 saat arasında bebeği tekrar kontrol etmek isteyebilir. Çocuklar ya da bebekler genelde kısa sürede toparlanarak eski sağlığına kavuşur. Ancak şu durumlarda acil müdahaleye ihtiyaç olabilir:
- 38, 9 dereceden yüksek ateş,
- Kanlı ishal,
- Yorgunluk ve sinirlilik,
- Aşırı huzursuzluk.
Bebeklerdeyse bu belirtiler ciddi bir sorunun işaretçisi olabilir:
- 6 saattir altını ıslatmamak,
- Kanlı dışkı ya da ishal,
- Sık sık kusma,
- Bıngıldakta çökkünlük,
- Ağız kuruluğu,
- Gözyaşı dökmeden ağlama,
- Aşırı uyku hâli,
- Tepkisizlik.
Yaşlılarda Gastroenterit
Yaşlı bireylerde bağışıklığın daha düşük olması nedeniyle gastroenterit görülme riski daha yüksektir. Buna paralel olarak yaşlıların dehidrasyon yaşama olasılığı da artabilir. Doktorlar dehidrasyonun önüne geçmek için serum uygulamalarını tercih edebilir.
Gebelikte Gastroenterit
Hamilelik döneminde gastroenterite yakalanmak anne adayları için oldukça korkutucu olabilir. Ancak her insanda olduğu gibi hamile kadınlarda da sıkça gastroenterit görülür. Gebelerin yaklaşık üçte biri gastroenterite yakalanır. Genellikle birçok gebede hastalık hafif seyreder ve bebek rahatsızlık nedeniyle zarar görmez. Ancak bazı durumlarda gastroenterit bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebilir, çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir ya da erken doğuma neden olabilir.
Bu nedenle özellikle 2 günden uzun süren rahatsızlıklarda mutlaka doktora başvurulmalıdır. Doktor gerekli müdahalelerle bebeğin zarar görmesinin önüne geçebilir. Ayrıca gebelik dönemi boyunca rahatsız edici semptomları bastırmak için reçetesiz ilaç kullanmaktan kaçınmak da büyük önem taşır.
Gastroenteritte Dikkat Edilmesi Gerekenler
Gastroenterit tanısı alındıysa en kısa sürede iyileşmek için doktorun hazırladığı tedavi mutlaka uygulanmalı ve kontroller aksatılmamalıdır. Tedavinin yanı sıra hastalık geçirilirken bu noktalara dikkat etmek daha iyi hissetmeye yardımcı olabilir:
- Mide gribini kolayca atlatmak için bol bol dinlenmeye özen gösterilmelidir. Kişi tam olarak iyileşmeden günlük hayata dönmeye çalışmamalıdır. Ayrıca hastalık süresince evde kalınmasıyla başka insanlara bulaş riski de azaltılmış olur.
- Hastalık sürecinde idrar durumu takip edilmelidir. İdrarın açık renkte ve berrak olması beklenir. Eğer idrar koyu renkliyse dehidrasyon yaşama riski mevcut olabilir. Bu durumda doktora danışmak faydalı olabilir.
- Evi ve uyuduğunuz odayı sık sık havalandırarak bakteri ve virüslerin yayılmasına engel olabilirsiniz.
Gastroenteritte Beslenme
Gastroenterit geçiriyorken iştah kapalı olabilir ve rahatsızlığın ilk başlarında yemek yemek zor gelebilir. Bu süreçte sindirimi kolay ve yumuşak yiyecekleri tercih etmek fayda sağlar. Tüketilebilecek bazı besinler şöyle sıralanabilir:
- Karpuz,
- Elma püresi,
- Muz,
- Kızarmış ekmek,
- Kraker,
- Pirinç lapası,
- Yulaf lapası,
- Çorba çeşitleri.
Bunların yanı sıra vücudun susuz kalmaması için bol bol su içmeye de özen gösterilmelidir. Bitki çayları da tercih edilebilir. Ayrıca hastayken aşağıdaki yiyeceklerden uzak durmak da semptomların kötüleşmesinin önüne geçmeye yardımcı olur:
- Tatlılar,
- Yapay tatlandırıcılar,
- Süt ürünleri,
- Kafein içeren içecekler,
- Alkol,
- Yağlı yiyecekler,
- Kırmızı et,
- Baharatlı yiyecekler,
- Cips ve diğer abur cuburlar.
Gastroenterit Ne Kadar Sürer?
Gastroenterit semptomları çoğunlukla 24 ila 72 saatte ortadan kalkar. Bazı durumlarda daha uzun sürebilir.
Gastroenteritten Korunmak İçin Neler Yapılmalıdır?
Gastroenterit zaman zaman zorlayıcı bir rahatsızlık olsa da hayat tarzında yapılabilecek bazı değişikliklerle ondan korunmak mümkün olabilir.
Elleri Düzenli Olarak Yıkamak
Gastroenteritten ve diğer bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en iyi yolu elleri hijyen kurallarına uygun biçimde su ve sabunla yıkamaktır. Elleri doğru şekilde yıkamak için bu noktalara dikkat edilebilir:
- Elleri en az 20 saniye yıkamaya özen gösterilmelidir.
- Elleri sabunlarken parmak araları, tırnak içleri ve tırnak çevresi unutulmamalıdır. Eğer tırnaklar uzun tercih ediliyorsa tırnak araları manikür fırçasıyla fırçalanabilir.
- Eller yıkadıktan sonra mutlaka kurulanmalıdır. Bu sayede ıslak bölgede kolayca yayılabilen mikropların farklı yerlere bulaşmasının önüne geçilebilir.
Elleri yıkarken özen gösterilmesi gereken noktalara değindik. Şimdi de özellikle ne zaman ellerin yıkanması gerektiğine değinelim:
- Tuvaleti kullandıktan ya da bebek bezi değiştirdikten sonra,
- Yemek hazırlamadan veya yemek yemeden önce,
- Dışarıdan eve döndüğünüzde,
- Çöp attıktan sonra,
- Hapşırdıktan ve öksürdükten sonra,
- Sigara kullandıktan sonra,
- Evcil hayvanları sevdikten ve onların tuvalet ya da yemek kaplarını temizledikten sonra eller yıkanmalıdır.
Bu noktada el yıkamanın mümkün olmadığı durumlarda dezenfektan kullanımının etkili olup olmayacağını merak edilebilir. Dezenfektan kullanımı elleri su ve sabunla yıkamanın yerini tutamaz. Aşırı kirli, yağlı ve mikrop oranı yüksek yerlerle temas eden ellerin dezenfektesinde yeterli performansı göstermeyebilir. Ancak yine de dezenfektan kullanmak gerekirse alkol oranı en az %60 olan ürünler tercih edilebilir.
Tek Kullanımlık Ürünleri Tercih Etmek
Bazı bakteriler nesnelerin üzerinde çok uzun süre hayatta kalabilir. Bu da enfeksiyon riskini artırabilir. Bu yüzden banyoda ve mutfakta kumaş havlular kullanmak yerine tek kullanımlık kâğıt havlular tercih edilebilir. Temizlikte tek kullanımlık bezler kullanılabilir ya da bezleri iyice temizlemeye özen gösterilebilir.
Mutfakta Hijyene Dikkat Etmek
Gastroenteritten korunmak için mutlaka mutfakta hijyene özen gösterilmelidir. Dikkat edilebilecek bazı noktalar şöyle:
- Mutfak tezgâhları ve tüm mutfak gereçleri düzenli olarak temizlenmelidir.
- Yiyeceklerin iyice piştiğinden emin olunmalıdır.
- Sebze ve meyveler yenmeden önce özenle yıkanmalıdır.
- Çiğ etleri hazırlamak için kullanılan mutfak eşyası iyice temizlenmediği takdirde diğer gıda maddelerini hazırlarken kullanılmamalıdır.
- Pişirilen yemeklerde bakteri oluşumunu engellemek için sıcak yemekler 60 derecenin üzerinde, soğutulmuş yemekler 5 derecenin altında muhafaza edilmelidir.
Seyahat Ederken Dikkatli Olmak
Gelişmemiş ve hijyen konusunda eksiklikleri olan ülkelere seyahat ederken enfeksiyon kapma riski artış gösterebilir. Bunun önüne geçmek için:
- Yalnızca şişelenmiş su tüketmeye özen gösterilmeli ve dişler de şişelenmiş suyla fırçalanmalıdır.
- Pişmemiş yiyecekler, kabuğu soyularak satılan meyve ve sebzeler hatta salata tüketmekten kaçınılmalıdır.
- Açıkta satılan yemekleri yememeye dikkat edilmeli ve az pişmiş et, tavuk ya da balık tüketilmemelidir.
- Buzlar kirli suyla hazırlanabileceğinden soğuk içecek alırken içine buz ilavesi yaptırılmamalıdır.
İlaç Kullanımında Doktora Danışmak
Bazı ilaçlar da gastroenterite sebep olabilir. Bunun önüne geçmek için kişi kendi başına ilaç kullanmaktan kaçınmalıdır. İlaç dozunun yetersiz olduğu düşünülüyorsa veya ilaçların yan etkisi görüldüyse ilacı bırakmadan ya da doz artırımında bulunmadan önce doktora danışılmalıdır.
Doğru Stres Yönetimi Yapmak
Uzun süre devam eden stres bir enfeksiyona yakalanma riskini artırabilir. Hastalıkları önlemekle görevli T hücrelerini baskılayarak bağışıklık sisteminin iyi bir şekilde çalışmasına engel olabilir. Dolayısıyla gastroenterit ve diğer birçok rahatsızlıktan korunmak için stresi iyi yönetmeye özen gösterilmelidir.
Bunun için daha iyi hissetmeye yardımcı olacak hobiler edinilebilir, düzenli egzersiz yapılabilir. Sevilen insanlarla daha sık vakit geçirilebilir, yoga ve meditasyon uygulamalarına şans verilebilir. Stresini tek başına yönetmekte zorlandığını fark edenler klinik psikolog ya da psikiyatristlere başvurarak destek alabilir.
Çevredeki Bireylere Hastalık Bulaştırmamak
Gastroenterit tanısı alındığında çevredeki bireylere enfeksiyonu bulaştırmamak için semptomlar sona erse bile 48 saat boyunca evde kalmaya ve kimseye temas etmemeye dikkat edilmelidir. Tuvalet ve banyo gibi ortak kullanım alanları çamaşır suyuyla iyice temizlenmelidir.
Mümkünse kapı kolları, klozet kapakları ve musluk gibi alanları dezenfekte etmekte yarar var. Ayrıca çamaşırlar sıcak ayarda yıkanmalı ve yüksek ısıda ütülenmelidir. Kişisel eşya ortada bırakılmamalıdır. Bununla birlikte hasta olmayan yakınlar için yemek hazırlamaktan kaçınılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Gastroenterit öldürür mü?
Gastroenterit geçiren birçok kişi çoğunlukla kısa bir sürede kendiliğinden iyileşir. Ciddi vakalarda dehidrasyon görülebilir. Bu vakaların tedavi edilmemesi durumundaysa dehidrasyon ilerler, nörolojik problemler ve böbrek yetmezliği görülebilir hatta müdahale edilmeyen ağır gastroenterit hastalarında ölüm riski bile söz konusu olabilir.
Grip ve viral gastroenterit farkı nedir?
Grip yani influenza sıkça üst solunum yollarını etkilerken viral gastroenterit mide bağırsak sorunlarına yol açar. İki rahatsızlığa birbirinden farklı virüs türleri neden olur.
Diyare ve gastroenterit ilişkisi nedir?
Diyare (ishal), genellikle gastrointestinal sistemin iltihabi bir durumu olan gastroenteritin en belirgin belirtilerinden biridir. Gastroenterit, mide ve ince bağırsağın enfeksiyonu sonucu gelişen bir durumdur ve sıklıkla virüsler, bakteriler ya da parazitler tarafından tetiklenir.
Gastroenterit tekrarlar mı?
Gastroenteritin bir kere geçirilmesi tekrar geçirilmeyeceği anlamına gelmez. Rahatsızlığa yol açan virüs, bakteri ya da parazit tarafından tekrar enfekte olunabilir. Özellikle küçük yaştaki çocuklar bir yıl içinde birden fazla kez gastroenterite yakalanabilir.
Gastroenterit ve apandisit arasında bir ilişki var mı?
Hem apandisitte hem gastroenteritte karın ağrısı, ishal, mide ağrısı ve kusma gibi semptomlar yaşanır. Bu yüzden birçok kişi zaman zaman iki rahatsızlığı birbiriyle karıştırır. Ancak apandisit belirtileri zaman geçtikçe kötüleşirken gastroenterit belirtileri birkaç gün içinde düzelir.